BÖLÜM 2

739 Words
Söylediğim şarkı sonrası beni alkışlayan okul arkadaşlarıma teşekkür edip yavaş adımlarla sahneden indim. Hâlâ az önceki olayın etkisindeydim. Garip bir an yaşanmıştı. Fakat olayı düşünmeyi bırakıp masamızda oturan Almina’nın yanına adımladım. “Sen nasıl Batuhan’ının yanından gelebildin buraya? “ Espri amacıyla kurduğum cümleye herhangi bir tepki vermediği için kaşlarımı çattım. “Ben…” Daha cümlesini bitirmeden başını kaldırıp bana bakınca gözlerinden akan boncuk boncuk gözyaşları içimin paramparça olması için yeterli bir sebepti. Ne yapacağımı bilememiştim. Yapabildiğim tek şey ona doğru bir hamla yapmak olmuştu. O da zaten bu hamleyi bekliyormuş gibi anında boynuma sarıldı ve hıçkırıklarını serbest bıraktı. Bir yandan sırtını sıvazlıyor bir yandan ne olduğunu düşünüyordum. Oysa ki yan yana gayet iyi vakit geçiriyorlar gibi gözüküyorlardı. Bazen olaylar dışarıdan gözüktüğü gibi olmuyordu ne yazık ki. Ben onun sakinleşmesini beklerken Sinan, Batur ve hâlâ adını bilmediğim, bana küçük hanım diyen, çocuk endişeli bakışlarla yanımıza geldiler. Sinan, gözleri ile omzumda ağlayan Almina’yı işaret ederek ne olduğunu sorduğunda ben de gözlerimle ileride oturan Batuhan’ı gösterdim. Hiçbir şey söylemedi. Almina nihayet sakinleştiğinde ona neler olduğunu sorabilmiştim. “Dans ettikten sonra bana benden hoşlanmadığını, bu dansın ilk ve son olduğunu, peşini bırakmam gerektiğini söyledi. “ Konuşurken gerçekten zorlanmıştı. Bunu sürekli duraksamasından ve yutkunmasından anlamıştım. Gerçi anlamak pek de zor değildi. Konuşması bittikten sonra yeniden ama bu sefer daha şiddetli ağlamaya başladı. Üzülmesi benim de üzülmemi hatta Batuhan denen insan müsveddesini boğmak istememe neden olmuştu. Ama yaptığım tek şey ona daha sıkı sarılmak oldu. Belki acısını hafifletebilirim diye… “Sena, Almina’nın biraz dinlenmeye ihtiyacı var gibi. İsterseniz biz sizi evinize bırakalım.” Bizim gecemiz erken bitecekti fakat Sinan ve Batur’unkini de mahvetmek istemiyordum açıkçası. “Batur çok teşekkür ederiz ama sizin de gecenizi mahvetmek istemem. Biz bir taksiye biner gideriz.” Teklifimde oldukça samimiydim. Ama onların kabul etmeyeceğinin de farkındaydım. “Saçmalıyorsun sizi buraya biz getirdik. Geri götürmek de bizim görevimiz. Hem zaten biz geri döneriz daha kur yapılacak çok kız var. “ İçimin rahat olması için söylemişti bunu. Yoksa geldiklerinden beri bir tane kızın bile yanına gitmemişlerdi. Yine de bir daha itiraz etmedim ve omzumda ağlamaktan helak olmuş dostumu da kaldırarak çıkışa yöneldim. Kapıdan çıkmadan hemen önce yine o göz göze geldiğim adamı gördüm. Aynanın karşısında saatlerce uğraşılmış gibi olan saçları ve uzun boyuyla gerçekten ilgi çekici gözüküyordu. İçimde bir yerlerde yanına gitmem için bağıran sese kulak asmamaya çalıştım. Almina bu haldeyken onu yalnız bırakamazdım. Batur haydi dercesine elini sırtıma koyduğunda ona bakmaya bir son verip kapıdan çıktım. Yol, geldiğimize nazaran daha uzun sürmüştü. Ya da bana öyle gelmişti bilmiyorum. Gelirken olduğu gibi muhabbet etmek yerine sessizliği tercih etmiştik. Almina, arka koltukta Batur’un omzunda ağlarken ben de gördüğüm adımı düşünüyordum. Aklımdan çıkmak bilmiyordu. Hafızamı oldukça zorladığım halde onu daha önce gördüğümü hatırlamamıştım. Fakat göz göze geldiğimizde sanki yıllardır tanışan iki kişiymiş gibi hissetmiştim. Bizim okuldan değildi. Daha doğrusu okulda hiç görmemiştim. Belki birinin abisi ya da kuzeni olabilirdi çünkü kesin olarak bildiğim tek şey benden büyük olduğuydu. Araba evin önünde durduğunda Almina Batur’un yardımı ile arabadan indi. Ben ise inmeden önce ikisine de teşekkür ettim. Önemli olmadığını söyleyip iyi geceler diledikten sonra geldikleri yolu geri dönmek üzere yola koyuldular. Arabanın arkasından bir süre bakıp Almina’nın koluna girdim. Eve girdiğimizde dinlenmek istediğini söyleyip odasına çıktı Almina. Yanına gitmek gibi bir hamle yapmadım çünkü biraz yalnız kalmaya ihtiyacı olduğunu biliyordum. Ne kadar destek olmak istesem de kafasını toparlaması gerekiyordu. Odama çıkıp üzerimi değiştirdim ve Çınar’a bakmaya çıktım. Kapıyı tıklatacağım sırada içeriden gelen gülüşme sesleri ile elim havada kalmıştı. Kız arkadaşı buradaydı. Rahatsız etmemek adına kapıyı tıklatmadan geri odama indim. Biraz temiz havanın iyi geleceğini düşünerek odamdaki küçük balkona ilerledim. Kapısını alıp derin bir nefes aldım. Beklediğim gibi bitmeyen bir gece olmuştu. Almina’nın üzülmesi neredeyse beni ondan daha fazla üzmüştü. Bir yandan da aklım o adamdaydı. Gitmiyordu aklımdan, çıkmıyordu. Gözlerimi açıp etrafa bakındım. Bizim evin hemen karşısındaki ağacın altında gördüğüm karartı ile oraya odakladım bakışlarımı. Gözlerim karanlığa alışır alışmaz karartının sebebini görebilmiştim. Fakat gördüğüm şey ile nutkum tutulmuş hareket etme yetimi kaybetmiş gibi hissetmiştim. Aklımdan çıkmayan bu adamın, evimin önünde ne işi vardı? Onu gördüğümde kalakaldım demiştim fakat eliyle aşağı in işareti yapması ile yüzümün aldığı şekli hayal bile edemiyordum. Panikleyip aniden içeri girdim ve kapıyı kapatıp perdemi çektim. Neler olduğu hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Hızlı adımlarla yatağıma girip gözlerimi kapattım. Nefes nefese kalmıştım. Bu adamın evimi biliyor olması beni telaş yapmaya sürüklemişti. Bizi mi takip etmişti acaba? İyi de neden etmişti? Bunları düşünürken günün yorgunluğu nedeniyle uykum ağır basmış ve uyuyakalmışım. -Bölüm Sonu-
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD