Bölüm 14

5000 Words
Umut 'u beklerken baya zaman geçmişti, neredeyse akşam üstü olmuştu ateş ve sude telefonla ilgileniyor, gizem de kitap okuyordu bende televizyona bakıyordum tabi buna bakmak denirse kafamda farklı farklı şeyler dönüyordu, ben yine düşüncelere dalmışken gizem sessizliği bozan taraf oldu "Tuğçe sana bir şey demek istemiyorum" dedi, elleriyle oynarken "söyle canım" dedim tebessüm ederek, ama gizem sıkıntılı duruyordu, "ben burada sen kendini iyi hisset diye duruyordum bir de açıkcası seni yalnız bırakmak içimden gelmedi Ateşe bile sormadan kaldım burada ama iyiysen eğer ben evime gitsem olur mu ne zamandır gitmedim ev sahibi bu aralarda gelmiş olabilir" "ay gizem sen kaç gündür işe de gitmiyorsun hadi okul ve stajdan 2 haftalık izin aldık ama işi komple unttum ben sen ordan da izin aldın mı" dedim, gizem gözlerini kaçırarak derin bir nefes verdi "tuğçe ben oradan ayrıldım yani daha doğrusu kovuldum, dün durumu açıklamak için gitmiştim tabi bende de hata var başta demedim ama o kadar kötüydük ki ev iş hiç aklıma gelmedi, eh kaç günden sonra gidince bu kadar zaman gelmedin bundan sonra da gelmene gerek yok dedi ben izah ettim ama nafile beni dinlemedi "dedi, üzgün bir şekil de ama başka bir şey vardı gizem daha önce de işten kovulmuştu ama onu hiç bu kadar sıkıntılı ve düşünceli görmemiştim. " gizem bana söylemediğin bir şey var ve hemen söylüyorsun beni sinirlendirmek istemezsin "dedim tek kaşımı kaldırarak Yine derin bir nefes alarak ama sesi titreyerek konuşmaya başladı " dün gittim iş yerine olan biteni anlattım ve anlayışla karşılamalarını istedim hatta ek mesai yaparım tüm gün falan çalışırım dedim ama adam Nuh dedi peygamber demedi," dedi gözlerinden yaşlar akerken ve konuşmaya devam etti "sonra adam bir yanda bana farklı şekilde davranmaya başladı, seni affedip burada çalışmana hatta garson şefi falan yaparım dedi ama bir şartla diye de sonuna ekledi tabi bende Bi anda nasıl fikri değişti diye merak ettim ve nasıl diye sordum keşke sormaz olaydım, bana ahlaksız teklifte bulundu neymiş işe girdiğimden beri gözü bendeymiş neymiş bana aşık olmuş beni istemiş falan salak saçma konuştu bana tabi bende sinirlendim haliyle adamın kafasına vazoyu geçirip Bi ton sayıp sövüp çıktım ordan, ama çok gururum incindi, sırf kimsem yok ailem yok bir şeylere muhtacım diye bu kaçıncı bu konuma düşüşüm, kimsesiz olmam bunları hak ediyorum anlamına gelmiyor '" dedi hıçkırarak, hemen kalkıp yanına gittim ve sarıldım omuzlarından " şştt ağlama gizem lütfen ve üstelik kimsesiz falan değilsin sen ben varım ve hep vardım tam belki bu bardağı taşıran son damla olmuş olabilir, ama bir düşün biz seninle nerelerin üstesinden geldik, bu ne ki yarım kalkar gideriz seninle o adamın yanına bir güzel benzetiriz sen merak etmek "dedim Sıkı sıkı sarılarak ona, ateş bize bakarak konuşmaya başladı " siz ikiniz yarın hiçbir şey yapmıyorsunuz, gizem sende bana oranın adresini veriyorsun ben gerekeni yaparım senin benim gözüm de sude den farkın yok sana yapılan terbiyesizlik bana da yapılmıştır bu konuyu ben halledicem tek kelime etmeyin" dedi hafif sinirli bir tonda Gizem hafif tebessüm ederek "teşekkür ederim ama zahmet etme benim için gerçekten bu zamana karşılaştığım durumlardan biri zaten şuan üzüldüm ve geçer birazdan" dedi kırgın sesle, ateş derin bir nefes alarak yine konuşmaya devam etti "gizem ben tuğçeyi 3 ay önce görüp araştırmaya başladığım da seni de öğrendim, geçmişin de ne yaşadığını adımı bildiğim gibi biliyorum hatta bu konuyu sudeyle konuşmuştuk, eğer hayatım da sayılı kadınlara hayranlık duysaydım bu annem ve tuğçe den sonra sen olurdun, o kadar zorluğa rağmen çizgini bozmadan dik durabilmek bu devirde ve de kadın halinle her yiğidin harcı değildir, o yüz den sana geçmişi getiremem hatta düzeltemem de ama tuğçe benim hayatıma girdiği günden itibaren sende benim hayatıma girmiş bulunuyorsun, ve sana abilik yapmak seni sude sen ayırmamak beni yormaz zahmete de sokmaz aksine gurar duyarım, o yüz den sesini çıkarmadan bana adresi söylüyorsun ve ben hallediyorum " dedi sevecan bir şekilde, aşk dolu gözlerle baktım Ateşe oda bana bakıp göz kırptı, bir kez daha emin oldum doğru adamı sevdiğime. " He bu arada bu evin kapısı nasıl sudeye sonuna kadar açıksa sana aynı şekilde açık, ev büyük şuan yattığın oda senin odan olur ister temelli kal istersen istediğin zaman karar senin kardeşim" dedi, tebessüm ederek Gizem ise mahçup ama mutlu bir şekilde "Ateş abi gerçekten o kadar iyi bir insansın ki sana ne yapsam ne söylesem az tekrardan teşekkür ederim" "Ateş abi değil sadece abi, ama enişteyi de kabul edebilirim bana ikisi de uyar, ve dediğim gibi teşekküre gerek yok" dedi gülerek, Gizem de ona tebessüm ederek ayağa kalktı "saol abi ama tuğçe iyiyse gitsem olacak en azına ev sahibine bir gözükmem lazım kaç gündür evde yokum beni yanlış anlayabilir" dedi "sorun değil kardeşim nasıl istersen" dedi ateş geriye doğru yaslanırken Bende ayağa kalkıp gizemin karşına geçtim, hiç buradan gitsin istemiyordum biraz üzülmüştüm açıkcası ama ev sahibi de sıkıntılı bir adamdı Bir yanda da gitmesi şarttı, derin bir nefes alarak "aslında hiç gitmeni istemiyorum ama ev sahibini de tanıyorum o yüz den git ben iyiyim ama yine gel olur mu, bide yemekten sonra gitsen biz bıraksak seni olur mu" diye sordum masum ve kendimi sevimli gösterecek, gizem de bana gülerek "tamam tuğçem kalırım ama yemekten sonra giderim bir aksilik olmazsa da yarın yine gelirim ben" dedi tebessüm ederek ve odaya gidip eşyalarını hazırlaması gerektiğini söyleyip yanımız da ayrıldı, ateş benim üzgün halimi görümce elimden tutup yanına oturttu beni ve "üzülme güzelim gizemin gelmediği günler biz ona gideriz sen yeter ki üzülme" dedi saçlarımı severken Derin bir nefes vererek göğsüne yerleştim, biraz öyle durduktan sonra kapı çaldı gelen umuttu "selamm millett" diye coşkuyla girdi içeri, ateş hemen ayağa kalkıp selamla su umut 'u Umut ; sarışın yeşil gözlü dağınık saçlı 1.90 boylarında hafif kalıplı biriydi bide bir yanağında gamzesi vardı, kaslı çene yapısı ve dik duruşu ile baya sert duruyordu ama şuan ki konuşmaya bakılırsa hiçte öyle değildi Ateş "ooo sonunda beyimiz teşrif edebildi" Umut "ne oldu bebek beni çok mu özledin" Ateş "He ya sorma öldüm özlemimden" Umut "biliyordum bebeğim bensiz olamayacağını" Deyip beraber gülüşüp sarıldılar, sonra ateş beni gösterip "sevgilim tuğçe, hayatım bide bizim gereksiz umut" dedi alaylı bir tarzla Bende tebessüm ederek uzattığı eli sıktım "memnun oldum umut" Umut "asıl ben memnun oldum yenge, sonunda ateş beyimiz muradıma ermiş" dedi Ateşe bakarak ateşte o an umudun karnına bir dirsek attı ve "laga lugayı kes gereksiz" dedi gülerek, umut tekrar bana dönerek "yenge bu arada başın sağ olsun olayları ateş biraz anlattı, üzüldüm, bir şeye ihtiyacın olursa her ne olursa olsun yardım ederim hiç çekinmeden söyle" dedi ciddiyetle Bende başımı sallayıp "saol umut dostlar sağ olsun, ateş plan ve intikam konusunda kafanın çok farklı çalıştığını söyledi bizim de bir kaç planımız var sana anlatmayı düşündük belki o zaman yardımın dokunabilir" dedim tebessüm ederek Umut "ayıpsın yenge plan program intikam denince akla umut gelir yemekte konuşuruz ve hallederiz hiç problem yok" dedi gülerek Bende onlara gülerek bakmaya devam ettim, umut SUDENİN de yanına gidip selam verdi ve Biraz da onunla atıştı en sonda ateş ve benim yanımıza gelerek ateşin yanına oturdu ve eline kumandayı alıp televizyona bakmaya başladı, biz de ateşle havadan sudan konuşurken içeri gizem girdi tabi kendisinden önce sesi gelerek "Tuğçe benim çantam senin odan da mı kalmış" dedi bağırarak içeri girerken biz sesin geldiği yöne bakarken gizem içeri girdi ve umut "oha bu peri kızı da kim" dedi kısık sesle ama ben duymuştum, KAFAMI az eğip umuda baktım, ona baktığımı görünce kafasını bana döndürdü bende tebessüm ederek "arkadaşım" dedim, utanmıştı, zaten sarışın biriydi utanınca yanaklarından hemen belli oluyordu, mahçup bir şekilde kafasını eğip önüne döndü bende gizeme bakarak "evet güzelim benim oda da çantalar aynı olunca seninkini benim sandım " dedim gülerek Gizem ise önce bana sonra umuta bakarak "tamam onu ben yemekten sonra alırım o zaman" dedi ve umuta dönüp "merhaba hoşgeldiniz ben gizem tuğçe'nin arkadaşıyım" dedi tebessüm edip, umut ayağa kalkıp gizemin elini sıktı hala yanakları al aldı, sanırım gizemden etkilenmişti, Gizem şarışım ela gözlü bir kızdı benim aksime gizemin boyu daha kısaydı ama alımlı ve güzel bir kızdı, iki yanağında da gamzesi vardı güldüğü zaman sergilediği görsel şölen karşısında ondan etkilenmeyen adam anca ya kör yada kadınlardan hoşlanmayan biridir, onun dışında kimse gizeme hayır diyemezdi, ve sanırım bu kabileye umuttu katılmıştı, nereden mi biliyorum şuan sadece gizemin elini tutuyor ve konuşmuyordu, ateşin dürtmesiyle kafasını sağa sola sallayıp kendine geldi "ee merhaba ben ee umut, tuğçe nin yani şey ateş in oğlu yani ne oğlusu ya" diyip, gözlerini kapatıp kafasını çevirdi, heyacandan eli ayağına dolaşmıştı, gizem bunu anlayacak olacak ki gülerek "Ateş abinin kuzeni umut" dedi gözlerini umuda çevirerek Umutta kafasını sallayıp "evet ben oyum kafam dağıldı Bi an saçmaladım" dedi, utanarak yine yanakları al al dı, ama hala gizemin elini tutuyordu gizem gülerek karşılık verdi "anladım problem yok ee ama elimi alabilir miyim deminden beri sıkıyorsun bırakmaya niyetin yok" dedi dalga geçerek Umut anında gizemin ellerini bırakıp sağa sola sallamaya başladı elini kolunu nereye koyacağını bilemiyordu "ee ben özür dilerim istemeden yani farkında olmadan öyle tutmuşum" dedi sonlara doğru sesi kısılarak, ateş umudu biraz yaklaşıp kısık sesle "otur birader Allah aşkına konuştukça batıyorsun" dedi gülerek Umut '' bence de "diyip yanımıza oturdu, gizem ise SUDENİN yanına geçip ona telefon dan bişiler gösterdi, umut ise bacağını sallıyor eliyle ensesini ovalıyor gömleğinin üst düğmelerini çekiştiriyordu, ateş yine kısık sesle " lan yeter sakin ol artık bu ne heyacan böyle "dedi alayla Umut " ulan böyle güzel gülünür mü be kafamı Allak bullak etti"dedi ateş te "benden mi bahsediyorsun kardeşim" dedi gülerek Umut "Hee birader senden bahsediyorum," dedi Ateşe dönüp bağırarak sonuna da "tövbe tövbe" diye söylendi. Bu durum çok hoşuma gitmişti ama gizem bir erkek arkadaş istermiydi bilmiyorum onunda benim gibi bu zamana kadar hiç sevgilisi olmamıştı gerçi benim ki tercih onunda ki zorunluluktu çünkü Bu tür şeylere ayıracak vakti yoktu bu sebebten hiç sevgilisi olmamıştı, Herkes kendi arasında konuşup gülüşürken yemeğin Hazır olduğunu öğrendik ve masaya doğru gittik, ateş sofranın başına ben yanına diğer yanına da sude oturmuştu SUDENİN yanına umut benim yanıma ise gizem oturmuştu, umut yemek boyunca arada gizeme bakıp bakıp durdu, ama gizem hiç oralı olmadı zaten kafası da dalgındı yaşadığı olaydan ötürü sessizliği bozan umut oldu, çatalını kaşığını kenara koyu bana bakarak "ee yenge anlat bakalım şu planı nasıl bir şey ne yapabiliyoruz Bi Bakalım" dedi ellerini direklerinin üstünde birleştirerek, bende aynı şekli alarak olanı umut a anlatmaya başladım, sözümü kesmeden beni dinledi sonra boğazını temizleyerek konuşmaya başladı "şimdi önce atladığınız bir detayı size söylemek istiyorum, birincisi içeride adamınız varsa bir çok sizin üstünde duracağını bir çok şeyi o yapar, yemeklere yeteri miktarda uyku ilacı koyması yeterli sonuçta yapılan yemeklerden bütün çalışanlar yiyor ee bu demek oluyor ki yemek yiyen herkes korumalar da dahil herkes uyumuş olacak tek sizin adamınız ve dışarıda vardiya bekleyen korumalar dışında ki diğer herkes uyuduğunda bizim için 3 5 kişinin lafı olmaz, içeri girmek böylelikle planın en kolay kısmı olur "dedi, bize bakarak Gizem söze atladı " mantıklı hiç bu yönden bakmamıştık, biz sadece duygusal acıya odaklandık ufak ve kolay adımlar gözümüzden kaçış "dedi suyundan bir yudum alarak Umut hafif bir gülüşle gizeme bakıp tekrar konuşmaya başladı " olabilir tabi ki, ve bir diğer mevzuya gelirsek, arkadaşınızı erkek kılığına sokup sanki tecavüz ediyor süsü vermek mantıklı ama amatör biri için, sizin karşınız da 3 5 günlük adamlae durmuyor, bu işin kitabını yazmış şerefsizlikte mastır yapmış insanlar var karşınız da bu hamlenizi anlamaları saniyeler sürebilir, eğer gerçekten yaşadığını yaşatmak istiyorsan gözlerinin önünde gerçek bir tecavüz sahnesi sergilemen lazım ki o zaman bir anlamı olsun ve acı çeksinler " DEDİ haklıydı ama böyle bir şey yapmakta içimden gelmiyordu, vicdansız bir insan değildim evet üzüldüm yıkıldım bir hiç uğruna annemi babamı kaybettim onların suçu yoktu ama bedel ödemişlerdi bende aynısını yapabilir miydim bilmiyorum çok karsızdım umuda bakıp "çok kararsızım umut bir yanım her şey nasıl olması gerekiyorsa öyle olsun diyor diğer yanım ise bu kadarını kaldırabilir mi bilmiyorum, ece ve annesi aralarında en masum insanlar evet benim annem de masum Du canını yakmışlardı belki acımamam gerekiyor ama acıyorum işte ve ne yapacağımı bilmiyorum ve üstelik ece babama abisinin planından bahsetmiş eğer babam bize gelirken kaza geçirip geç kalmasa şuan yaşıyorlardı bunu eceye yapmak bu yüzden istemiyorum bide Kaan var salak herif önce beni öldürmek istedi sonra bu gün geldi bana sana aşığım dedi,, offf gerçekten kafam çorba oldu " Dedim sıkıntılı bir sesle Umut şaşırarak bize baktı bunu söylememle ateşin küfür modu yine açılmıştı, sonra umut bir anda gülmeye başladı hepimiz ona şaşkın bakmaya başladık, Ateş " birader kendinde misin sen ne niye gülüyon amk çok komik "dedi sinirle Umut hala gülerek " size inanamıyorum gerçekten ilk başta söylemeniz gereken şeyi en son söylüyorsunuz şuan işiniz olduğundan çok daha basit "dedi hala gülmeye devam ederek Hepimiz bir ağızdan " nasıl yani '' dedi Umut konuşmaya devam etti "kaanın sana aşık olması demek onu kukla gibi kullanmak demek belki buna biraz ateş kızıcak ama ufak bir oyunda bir şey olmaz" dedi omuz silkerek Ateş "bak birader sevgilimi tehlikeye atacak bir şey yaparsam önce seni öldürüm sonra onları haberin olsun" dedi tehtid eder bir şekilde umut yine gülerek "merak etme kardeşim ben yengeyi tehlike ye atacak bir şey yapmam" dedi göz kırparak Gizem söze girdi "ya umut abi artık konuya mı dönsen nasıl işimiz kolay olacak" dedi merakla bende "aynen umut seni bekliyorum" dedim aynı ses tonuyla Gizem umut abi diyince umudun bir an yüzü düştü ve kırgın bir şekilde baktı gizeme "abi demene gerek yok" dedi tok bir sesle biraz kendi aralarında bakıştıktan sonra umut yine boğazını temizleyip konuşmaya başladı. "şimdi şöyle arkadaşınızı falan erkek kılığına sokmanıza gerek yok, her şey olması gerektiği gibi olacak, eve sızma şeklimiz aynı orda bir problem yok sonrasın da bir kaç Adam ayarlayıp gerçekten tacavüz girişimin de bulunacaklar kaanın annesine ama bir noktaya kadar, zaten bu duruma babasında kendisi de dayanamayacağı için sen kaana bir teklif sunacaksın ya sen bu ilacı annene sıkarsın yada annen gözlerinin önünde bu şekilde acı çekerek ölür diceksin ee oda tabi ki ilacı seçicek " dedi ama atladığı bir şey vardı " iyi de umut ilacı annesine yapamam, ters tepki eder insülin aşılasam bile ölme ihtimali çok yüksek "dedim umut gülerek " yenge şuan kalbimi kırdın haberin olsun "dedi gülerek ve konuşmaya devam etti " tabiki de o ilaç ters tepki eder ve ölür ama annesine anında etki eden çok etkili bir uyku ilacı uygularsak sadece uyur " dedi omuz silkerek " inanmıyorum ya bu nasıl aklıma gelmedi benim, bide kafamı topladığımı sanıyorum meğer hala dağınık mış" dedim şaşırarak gerçekten umut plan konusunda baya iyiydi, umut konuşmaya devam etti " bu şekilde olması normal hatta bu kadar düşünüp planın kaba taslak bir şekilde önünüze koyman bile muhteşem bir şey yaşadıkların normal şeyler değildi seni böyle güçlü görmek beni mutlu etti" dedi gururlu bir şekilde HAFİF tebessüm ederek "ne zamana kadar karalar bağlayabilirdim ki Bi şekilde toparlanmam lazımdı tabi bunda ateşin ve kızların payı çok fazla var beni hiç yalnız bırakmadılar" dedim buruk bir tebessümle, ateş elimi tutup sıkıtı ve kaldırıp öptü bende ona gülümsedim umut tekrar konuşmaya başladı "kaanın annesine vereceğimiz ilacı farklı bir şekilde ayarlarsınız bide eceye öyle şeyler yapmanıza gerek yok oda sağlıkçı olduğu için bu durumu illaki anlayacaktır o yüzden ilk saldırı eceye olmalı ve saldırı sırasında iğneyi ona yapmalısınız kaan ve ailesi görme den oda şöyle olur, belirli bir noktadan sonra kafasını sert değil ama sertmiş gibi yere vurur adamların biri de o ara hemen iğneyi yapar bide kafa arkasından kan gibi bir şey çıkarttık mı bu iş tamamdır, burda önemli olan ecenin üstüne salacağımız adamlar her şey gerçekçi olmalı o an bir kaç dokunuştan yada çıkan kıyafetten bir şey olmaz zaten kan aktıktan sonra bide ilaç etki edildikten sonra adamlar çekilir ecenin üstünden öldü diye onlarda gerçek sanar "dedi, " umut gerçekten bu plan çok iyi annesini de ayarlamıştık zaten geriye Kaan babası ve ayhan kalıyor aslında ben burda kaanı da öldürmeyi düşünmüştüm yani en son hayatta ayhan kalsın istiyorum ama tüm gerçekleri de hepsi öğrensin istiyorum sence bu kısmı nasıl yapmalıyım "diye sordum Umut " şöyle yapabilirsin yenge olan biten her şeyi kanıtlarla birlikte hazırlayalım bunlar uyurken bağlıcaz uyancaklar ya heh o zaman ufak bir şov yapabiliriz, ayhana her şeyi kanıtlarla birlikte anlatırız sonra da planın sonraki evrelerine geçeriz, bu arada kayhanın uyuşturucu satarken çekilen bir çok videosu var bende hem de belgelerle birlikte planın sonunda polisi işe dahil ettiğin de kayhanın ve kaanın hapisten çıkma ihtimali yok çünkü elimiz de her iki olaya dair görüntüler var yani her şey tıkırın da giderse mükemmel ve sağlam bir intikam planımız var "dedi arkaya yaslanıp gülerek Bende BURUK bir tebessüm ettim " olaylar bu boyuta gelsin hiç istemezdim, annem babam hiç ayrılmasın isterdim dedem le ayhanı bunu bir şekilde ölüm olmadan halletsin isterdim ama iste hayat insana ne getireceği belli olmuyor" dedim sıkıntılı bir şekilde biraz gözlerim dolmuştu ateş yine elimi tutuyordu umutta derin bir nefes alıp bana baktı "böyle şeyler yaşayan herkes, böyle söyler ama karar bize kalmamıştır, Canlıların birçoğu ölmeyi hak eder ,ölülerin bazıları ise yaşamı O halde öyle hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme. Çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez." dedi, ciddiyetle, sanki şiir okur muş yok sesiyle sonra devam etti " demiş ünlü bir düşünür "diye gülerek ekledi sonuna. "kim demiş onu yoksa gri gandaf mı" dedim gülerek Umut elini şıklatıp işaret parmağını bana gösterip kafasını hafif eğerek "senin le çok iyi anlaşacağımızı biliyordum yenge, yüzüklerin efendisi kırmızı çizgimdir" dedi gülerek bende "bu masada tek kırmızı çizgisi yüzüklerin efendisi olan kişi sen değilsin" dedim gülerek Umut "başka kim var sude harry Potter cı, ne buluyorsa alnı 'n' harfi ile çizilen çocukta anlamış değilim" dedi gülerek, sude de hafif umutun omzuna vurarak "ya umut abi git Allah aşkına sen ne buluyorsun iki üç tane yer cücesinden" dedi sitemli ama gülerek Umut sude ile ufak tefek atışmaya devam etti, yanımda ki gizeme gözüm kaydığında umuta bakarken gördüm onu farklı bakıyordu gizemi ilk defa böyle görmüştüm oda etkilenmişti umuttan, ama sonra kafasını iki yana sallayıp suratını düşürdü neden böyle yaptığını biliyordum bütün ihtimalle maddi yönden kendini ona uygun bulmuyordu ama sevdikten sonra bunun ne önemi vardı ki, gizem hariç herkes sude ve umut un haline gülüyordu umut bir anda durup "başka kim yüzüklerin efendisini seviyor ki" diye sordu "beeeennnn" diye uzatıp gülerek el kaldırdım sonra gizeme dönüp "bide gizem" dedim Göz kırparak, umut gizeme dönüp "ya cidden mi! Abi demem Bi tık sana karşı sinirlenmeme sebeb olsa da bu duruma aşırı sevindim şuan, yani şey olarak güzel film ondan" dedi yine yanakları al al olmuştu afallamıştı belli ki Gizem "bence abi meselesine bu kadar takılmamalısın sonuçta ben ateş abiye de abi diyorum ve sen onunla aynı yaştasın ne dememi bekliyorsun ki, ve evet bende çok seviyorum o filmi ama uzun zamandır izlemedik müsait bir zaman da izleriz belki hep beraber" dedi Durgun bir sesle ama sitemli bir şekilde Umut un bir anda yüzü düştü, bozulmuştu bu duruma, bir süre gizeme öylece baktı sonra kafasını yana çevirip gözlerini sımsıkı kapattıp açtı, ve yüzüne yalamadan bir gülücük ekledi Umut "yanlış anladın gizem takılmadım ben bana abi denilmesin den çok hoşlanan bir insan değilim ama sorun yok nasıl seslenmek istersen ve gerçekten iyi fikir süper olur hatta şimdi izleyelim zaten yemeler bitti sattte erken tatlıları film İzlerken yeriz olmaz mı" diye bir fikir sundu bize bende moreli bozulmuştu ama belli etmemeye çalışıyordu bende Ateşe dönüp "hayatım sen hangisini seviyorsun peki" diye sordum, oda bana bakarak "ben bi tek seni seviyorum" dedi göz kırparak utanmıştım, masada ki herkes ooo larken ben Ateşe utangaç bakışlar atıyordum sonra "ya ateş bir şey sordum ama lütfen cevapla" dedim masumca Ateş "yavrum yalan yok ben ikisini de izlemedim bunlar çok ısrar etti ama vaktim yoktu gereksiz buldum izlemedim" dedi elimi tutarken "o zaman yüzüklerin efendisiniz izliyoruz bu akşam sen ne dersin gizem olur mu" Gizem "ya tuğçe biliyorsun ben eve gidicem şimdi onu izlesek baya geç kalırım eve o yüzden bensiz izleyin siz olmaz mı" Umut "hayır ya olmaz öyle hep beraber izleyelim eğer işin varsa başka zaman yaparız 'dedi ateş ve sude de katıldı umut a Gizem olmaz izleyin siz desede kabul etmedik tam masadan kalkıyorken gizemin telefonu çaldı ekrana bakıp sesli bir şekilde yutkundu ve 'eb sahibi arıyor "dedi tedirgin olmuştu telefonu gösterip' aç dedim kafa salladı ve telefonu açtı 'efendim kazım amca' Gözleri Bi anda kocaman açıldı " ya kazım amca yapma Allah aşkına ne demek eşyalarını çıkarıyorum evden alt tarafı Bi hafta gelemedim eve cenazemiz vardı" dedi devamını getiremeden sözünü kesti kazım amca ve bir şeyler demeye başladı, gizem ise bir eli telefonda diğer eliyle bir ensesine Arada da alnına götürüp duruyordu aynı zaman da masan uzaklaşıp salona doğru gitti biz de kalkıp peşinden gittik, sıkıntı bir şekilde sağa sola gidiyordu gizem aynı zamanda 'ya kazım amca beni bir dinle' diyip duruyordu ama kazım amca izin vermedi konuşmasına EN son elini saçlarına geçirip gözleri dolu bir şekilde derin nefes alarak "tamam kazım amca tamam geliyorum yarım saate eşyalarımı almaya tamam anladım" dedi ve sinirle kapatıp fırlattı telefonu, anında koltuğa oturup başını elleri arasına aldı, Yanına gidip sırtından doğru sarıldım ona, ateş sude ve umut bize bakıyordu gizem ise ağlıyordu ve "tuğçe ben artık yoruldum" dedi hıçkırarak ve bana sarılıp ağladı Gizemin hayatı gerçekten çok zordu, yeni doğmuş bir bebekken annesi gizemi çöpe atmış, oradan şans eseri geçen bir polis bulmuş gizemi tabi anne baba gizemi istemeyince çocuk esirgeme yurduna vermek durumunda kalmışlar, Allah tan yurdun müdürü iyi insanmışta çok güzel bakmış gizeme okula başlayınca yardıma olmuş elinden geldiği kadar ona anne şevkati vermiş ama liseye geçince gizem mecbur hem çalışıp hemde okumak zorundaydı, çünkü 18 yaşına gelene kadar bakıyordu devlet sonrasında yapayalnız kalacaktı, 18 yaşından sonra yurttan ayrıldı gizem başlarda benim yanımda kaldı sonra iş buldu bir gecekondu tuttu hem çalışıp hem okudu bu zamana kadar çok zorluk gördü, çok kez tacize uğradı, çok kez düştü ama her seferin de kalkmayı bildi ama şuan ilk kez gizemi bu kadar üzgün ve yılmış görüyordum, çok kez ona yardım etmek istedim ama benim maddi yardımımı asla kabul etmedi şuan desem yine etmicekti arada kalmıştım arkadaşım kollarımın arasında hüngür hüngür ağlıyordu ama ben hiçbir şey yapamıyordum, sude geldi gizemin diğer yanına oda destek olmak amaçlı sarıldı, biraz öyle kaldıktan sonra gizem kıpkırmızı olmuş gözlerle bana baktı bende "Gizem sen benim sadece arkadaşım değil, kardeşimsin, bak ne senin annen baban var ne de benim ikimizin de ikimizden başka kimsesi yok lütfen bak sana yalvarıyorum lütfen bu zamana kadar sana hiç böyle yaklaşmadım ama şuan sana yalvarıyorum benimle kal lütfen bak ateş te dedi sana kapım sonuna kadar açık diye He olur da rahat edemezsen biz ikimiz bir eve çıkarız ama yalvarırım nolur bundan sonra benimle kal boşver kazım amcayı da evini de gidelim alalım eşyalarını gelelim buraya benimle yaşa lütfen "dedim ağlamaklı ses tonuyla gizem " tuğçe olmaz yapamam, sonradan çıkan gereksiz insan olmak istemiyorum arkadaşının parasını yiyor dedirtmek istemiyorum gururum incinsin yada mahçup olayım istemiyorum lütfen anla beni asla ağlamam biliyorsun ama dün bu gün her şey üst üstte geldi toparlanırım ben sadece bir kaç gün kalmama izin verin ben ev ve iş bulana kadar sonra giderim kalamam burda "dedi üzgün ve ağlayarak Ateş " gizem şu dediklerinle gerçekten kalbimi kırıyorsun, yapma ben sana burası senin de evin demişim sana kardeşim demişim sen niye bu şekilde düşünüyorsun ki, kimsenin sana acıdığı yada farklı gözle baktığı yok ki sen acınacak değil Hayran kalınacak birisisin, gel etme kal burada tuğçenin yanında "dedi, bir abi edasıyla sonra umut girdi lafa " ne yaşadın ne yaşıyorsun bilmiyorum ama bir konuda ateşe katılıyorum sen acınacak biri değilsin kesinlikle, ve üstelik şuan tuğçenin yanında kalman onun içinde senin içinde çok daha iyi olacak çünkü burada onu en iyi sen anlarsın" dedi üzgün bir şekilde gizem ise kafası eğik hala ağlıyordu, kafasını çenesinden tutup kaldırdım ve bana bakmasını sağladım "gizem lütfen bir şey söyle nolur burada kal lütfen" dedim. Gözümdem bir damla yaş akarken, gizem kafasını sağa sola sallayarak "olmaz tuğçe yapamam biliyorsun beni" dedi hıçkırarak Sonra sude lafa girdi "gizem peki şöyle yapsak, burada ki odalardan birini abim sana kiralasa olmaz mı" diye sordu sude, gizem kafasını kaldırıp göz yaşlarını silerek sudeye baktı "nasıl yani anlamadım oda kiralamak nasıl olacak o" Sude "şöyle hemen anlatayım evin büyük odalarından birini abim sana kiraya verecek pansiyonda oda tutmuş gibi düşün hem Tuğçe yanında olmuş olacak hemde sen kendi paranla kendi tuttuğun odada yaşıyor olacaksın bir nevi ev arkadaşı gibi" Dedi hafif tebessüm ederek Gizem düşünür bir şekilde ; "yani olur mu öyle, abi sen bu şekilde bu kabul eder misin?" diye, sordu Ateşe Ateş "Bana kalsa hiç para vermeden gel otur, ama madem senin için böyle rahat edecek olur tabi niye olmasın" dedi, gülerek Gizem "hiç para vermeden burada duramam abi eğer, tam tersi bir şey olsaydı bu, bu zamana kadar koruduğum kişiliğime saygısızlık olurdu" dedi, mahçup bir şekidel, hafif gizem de yana kayıp omuzlarından tutup kafasını göğsüme çekip sarıldım "keşke anlasan ve kabullensen gizem, benim malımı mülkümü kullandığında beni kullanmış olmuyorsun aksine beni mutlu etmiş oluyorsun, ve burada bu şekilde kalmanada razıyım yeter ki yanımda ol" dedim titrek bir sesle gizem hemen bana bakıp "hayır tuğçe ağlamak yok söz vermiştin hatırla ve mutlu ol bak nasıl olduğu önemli değil kalıyorum işte yanında" dedi hafif sitemli ama ağlamaklı ses tonunda sonra Ateşe dönüp "Tabi önce abime kira ne kadar isticek onu sormam lazım" dedi gülerek, Ateş "oo top bana geldi yine" dedi bana göz kırpıp gülerek, bende aynı şekilde karşılık verdim Ateş "şimdi 1. katta büyük bir oda var içinde yatak çalışma masası oturmalık alan giyinme odası ve ebeveyn banyosu ve balkon falan var oraya sen geç orada daha rahat edersin oda için De televizyon var onun dışında sana bilgisayarda koydurturum belki derslerin de yada stajda yardımcı olur diğer bir konuya gelirsek yarın avukatı çağırıp kişisel bir sözleşme yaparız ve sende burada artık kiracı olarak yaşamaya başlarsın tamam mı" dedi gizeme bakarak Gizem kafa sallayarak saçlarını düzeltti ve buruk bir tebessümle " tamam abi olur ama hala kira bedelini söylemedin " Ateş " stajdan ne kadar para alıyor sunuz? " Gizem " 15 bin " Ateş " aylık 2 bin yeter "dedi Gizem " abi yapma Allah aşkına senin saydığın bir odayı ben dışarıda anca 6 7 bine tutabilirim, hatta belki daha fazla 2 Bin bu oda için az" Ateş "gizem abicim sana 2 bin dediysem 2 bin dışarıda kimin kime ne kadar para ile verdiği beni ilgilendirmez ben sana 2 bine kiraya verdim işte üstelik başka bir işte çalışmana da Gerek yok bu evde olduğun sürece sahip olduğum her şeyde senin de söz hakkın var "dedi hafif sitemle gizem derin bir nefes alarak gözlerini kapatıp açtı, kabul etmicek diye içim içimi yedi ama beni mutlu eden bir şey yaptı " tamam abi peki kabul "dedi ve ben der demez resmen gizemin üstüme atladım, biz manyak gibi sarılırken diğerleri bize bakıp gülüyordu Sude " aa ama kendimi dışlanmış gibi hissediyorum hani bana sarılmak yok mu aşk olsun bende sizin arkadaşınız değil miyim ya "dedi dudaklarını büzerek Gizem ile birbirimize bakıp güldük, sude ise yalandan trip atar gibi dudaklarını büzmüş kollarını bağlamış bize bakıyordu, Bi anda onu da kollarından tutup sarılma halkamıza aldık, evet artık kendimi çok daha güçlü hissediyorum sevdiğim adam arkadaşlarım ve dedem... "sizi seviyorum kızlar ve iyi ki varsınız siz olmasaydınız toparlanmam bu kadar kolay olmazdı" dedim gülerek ateşin boğaz temizleme sesini duyduktan sonra ona baktım oda hafif alaylı ama sitemli bir şekilde konuşmaya başladı "aşk olsun benim hiç yardımım dokunmadı mı yani toparlanma sürecin de sadece korkuluk gibi mi durdum" dedi Bende kızlardan ayrılıp koşarak atladım ateşin kucağına başta şaşırsa da düşmemem için hemen tuttu belimden bende bacaklarımı ona sarıp tutundum ve yüzüne baktım "kızım yavaş düşecektik az kalsınn" dedi gülerek, bende manalı manalı ona bakıp yüzünün her yerini öpmeye başladım ateş ise sadece gülüyordu en son dudağından öpüp geri çekildim ve "en çok sen iyi ki varsın ve en çok seni seviyorum" dedim Ateş "AH Allahım sana geliyorum galiba" dedi gülerek sonra devam etti ", bu mutluluğu bana yaşattığın için beni sevdiğin için ve yanında kalmama izin verdiğin en çok ben minntarım sana benden hiç gitme" dedi ve eğilirek dudağıma anlık bir öpücük bıraktı, gözlerine baktığımda sanki çok daha fazlasını istiyor gibiydi yalan yok şu durumda bende daha fazlasını istiyordum ama yanımız da arkadaşlarımız vardı ateş bunu farkına varacak ki "biraz daha bu şekilde kalırsak hiç iyi şeyler olmayabilir" dedi gülerek önce gözlerime sonra dudaklarıma baktı ben kendimi dizginlemeye çalışırken umut boğazını temizleyerek lafa girdi Umut "abi oha yani çıkalım biz siz rahat rahat devam edin" dedi sırıtarak, kafamı çevirip diğerlerine baktığım da hepsi bize gülüyordu ve ben hala ateşin kucağındaydım ve ateş bana hiç iyi bakmıyordu aklından neler geçiyordu acaba boğazımı temizleyip "Ateş hadi artık beni bırak" dedim ona bakarak o ise hala melül melül bakıp "yoo ne münasebet ben gayet rahattım hatta bunlar burda kalsın biz direkt odamıza çıkalım" dedi çapkın sesıyle Herkesten bir 'ooo' sesi yükseldi, tabi ben anında kızardım Sude "yavaş abi yavaş neler diyorsun sen be" diye tepki verdi Gizem "eh yani daha ne diyim dün bir bu gün ikii olur mu hemen öyle şey aa ben hemen teyze olmak istemiyorum daha çok gencim " diye gülerek konuştu Umut ise kahkaha atarak kızların aksine "yakışırrr aslan kardeşime, yürü be kim tutar seni" dedi Tabi ben yine kıpkırmızı oldum hemen ve hafif terlemeye başladım ateş ise sadece bana bakıyordu inmek istediğim de izin vermiyor daha çok sıkıyordu "Ateş bırak beni hadi ama utanıyorum rezil olduk bak" dedim kısık ama utangaç bir sesle, ateş bana biraz daha yaklaşıp Önce kızaran yanaklarım dan sonra boynuma eğilip kokumu içine çekerek bir öpücük bıraktı kafasını kaldırıp tekrar bana bakıp dudaklarıma anlık öpücük bırakıp kulağıma doğru gidip sadece benim duyacağım şekilde "sırf utandın diye bırakıyorum yoksa şu durumda benden kaçmam imkansızdı uyurken alacağım hesabımı" dedi çapkın sesıyle sonra kulağımın altınıda öpüp beni kucağından indirip Ortaya konuştu "sizin içiniz fesat hemen başka şeyler geliyor aklınıza alt tarafı yukarı çıkıp uyuyacaktık" dedi gülerek ateş bende o arada çoktan koltuğa sinmiştim Umut "bu saatte mi birader" dedi gülerek saati göster Di saat daha 18:00 dı, onlar iyice gülüşürken ben kendimi çoktan koltuğuna gömmüştüm,, gizem farkına varacak ki "tamam ya daha fazla utandırmayın arkadaşımı" dedi bana bakıp göz kırparak sonra "hem benim eve geçip eşyalarımı almam lazım gelince de filme başlarız" diye ortaya konuştu, sonra ayaklanarak gitmeye hazırlandı bende onla beraber kalkıp gidişe ilerledim..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD