Bölüm 17

4935 Words
UMUT 'TAN Kızlar mutfağa geçtikten sonra ateşle baş başa kalmıştık, ikimiz de düşünceli düşünceli duruyorduk sessizliği bozan ben oldum "ne geceydi ama" dedim gülerek oda "sorma birader Bi güldük Bi ağladık yaşadığım en tuhaf geceler arasın da bir numara ya bu günü koyabilirim, resmen duygudan duyguya geçiş yaptım" dedi gülerek Ben "ama en bomba olanı sence de sude değil mi beklemiyordum böyle bir şey" dedim tek kaşımı kaldırarak Ateş "ne yalan söyleyim bende beklemiyordum, ama sevmiş işte daha ne yapabilirim ki, kardeşim büyümüş ve imkanız diye adlandırdığı birine aşık olmuş sevinsem mi üzülsem mi bilemedim" dedi bıkkınlıkla Benn "aslında imkanız değil ateş, ben eminim bak barış ta boş değil sudeye karşı, bir ara karşımıza alıp konuşsak mı ki" Ateş "ya öyle olsa bile yine de tuhafıma gidiyor, arkadaşım dostum dedim ortak oldum kardeşime vurulmuş düşünsem şöyle bir şey aklıma gelmez" Umut "ya ateş saçmalama sevmenin insanı zamanı vakti mi olur sen kendin diyordun az önce bana şimdi dediğine bak, hem şöyle düşün barış ciddi bir adam öyle laylaylom değil efendi annenler zaten seviyor ee saygılı işi de var ve en önemlisi mafyalık gibi abidik kubidik işleri yok, ee aşk ve sevgililik konusunda da tepkisini az çok biliyoruz, sence de kardeşimizin tanıdığımız ve bildiğimiz birisiyle olması güzel bir şey değil mi? "diye sordum Ateş " elbette bunu bende düşündüm, ama aralarında bir şey olsa ben kardeşim den yana olucam ve barış belkide benim hayatım da eski konumun da olmıcak bu kısım biraz sıkıntı ama onun dışında doğrusun eğer birine kardeşimi vermek zorunda olsam bu barış olur Du" dedi rahat tavrıyla Umut "bu kısım da onlara kalmış bir şey ateş, bir şeyleri yaşayıp görecekler" Ateş "peki sen umut, seviyor musun gizemi" dedi bana bakarak, derin bir nefes alarak Ateşe baktım "yani eğer hissettiğim bu şeyler aşka evet, ama yinede bir kaç saattir tanıyorum kızı ama her şeye rağmen dik duruşu ve kendini korumuş olması beni Bi mesth etmedi değil, kalbimin ritmini değiştirdiği belli" dedim gülerek Ateş "hemen sevgili olacaksınız diye bir şey yok ki, konuşursunuz arada buluşursunuz baktınız oluyor ondan sonra sevgililik yoluna girersiniz, her şey pat diye olacak diye bir şey yok, tuğçeyi araştırdığım ve takip ettiğim zamanlarda gizeme de denk gelmiştim o zamandan biliyorum hayat hikayesini yani az çok ayrıntılı değil tabi bu gün bir çoğunu ama bende senin gibi duruşuna Hayran kaldım ve içten içe helal olsun dedim çünkü zaman da bu şekilde kız bulmak çok zor " dedi Ben " aynen öyle anne baba eksikliği olsa bile yine de dağ gibi ayakta, ama bana kendini bıraksın isterim, bıraksın ki ona yuva olayım hayat olayım "dedim Ateş " bana bak umut kıza acıdığın için böyle demiyorsun dimi, yoksa kötü niyetin buysa baştan sınırını bil " Umut " saçmalama ateş ben öyle bir insan mıyım, hem ben daha onun hayat hikayesini bilmeden ondan etkilenmiştim sadece bu duyduklarım üzerine daha çok düşmeme sebeb oldu o kadar "dedim ciddi bir şekilde Ateş "ben baştan uyarayım da sonra seninim papaz olmayalım, deminden dediklerimi duydun sude 1 gizem 2 kardeşim onlar benim" dedi hafif alayla bende "tamam abi en büyük sensin" deyip güldüm ateş "Allah aşkına umut şunlara Bi bak ya saat kaç oldu gittiler gelemediler bir türlü," dedi bıkkınlıkla "içeride günün dedikodusunu yapıyorlardır, gidem de hem gizemi mi hemde ne konuşuyorlar Bi bakayım" dedim alayla Ateş gülerek "salak herif" deyip sırtıma hızla vurdu bende gülerek mutfağa yol aldım, Biraz daha mutfağa yaklaştığım da dediğim gibi bişiler konuştukları çok net duyuluyordu, ve gizeme beni sordular Duyduklarım beni üzdü Demek içeride bana öyle şekilde davranmasından pişman olmuştu ya sonra söyledikleri, ben ondan bir şey istemedim ki ne parası ne pulu ne ailesi ne cemiyeti bunlar benim için gereksiz ve saçma şeylerdi ben sadece gizemden beni sevsin istemiştim ama o sanırım tereddütlüydü emre denen şerefsiz yüzüne onu bulup gerçekten gebertmeyi düşünüyordum, gizem gibi birine sahip olsam onu mutlu etmek ağlatmamak için elimden geleni yapardım ama o it tam aksini yapmıştı ama pes etmicem gizem den vazgeçmicem onu ikna ermek için ne gerekiyorsa yaparım ve yapardım da ve sonunda ağlayarak ellerini başına koyduğunda konuşmaya karar verdim "gizem bırak ben tamamlayayım bizi" dedim Bir hışımla dönüp bana baktı gözyaşlarını silerek, bu kızın ağlaması içimde depremlere sebeb olıyordu, o güzel gözleri hep bana ışıl ışıl baksın, inci gibi dişleriyle bana gülümsesin yanağında ki gamzelere bakmaya doyamayım istiyordum, hep yanımda kalsın güzel kokusunu içime çekeyim istiyordum, bana bir evet dese onu dünyanın en mutlu kadını yapardım ama işte gizem hemen güvenemiyordu, Biraz baktıktan sonra gizem "Sen bizi mi dinliyorsun umut" diye sordu "hayır siz gelmeyince ateş size. Bakmamı söyledi o yüzden geldim konuşmalarında tesadüfen duydum ama iyi kide duymuşum" dedim üzgün sesle içeri doğru ilerken, bişiler konuşacağımız belliydi ve tuğçe bunu anlamıştı o yüzden bizi gizem ile yalnız bırakıp içeri geçtiler Bende söze başladım "gizem neden bu tür şeyleri sorun ediyorsun, neden bir kere kendini bırakmayı deneniyorsun" diye sordum Gizem "yapamam umut, senin bu tür diye ötekileştirdiğin şeyler benim hayatım boyunca yaşadığım sorunlardı ben aynı şeyi sana yaşatamam rezil olmanı istemem" dedi gözünden yaş akarken, sinirlenmiştim ve bağırarak konuşmaya başladım "gizem saçmalıyorsun cidden, ne rezilliğinden bahsediyorsun ya, senin hayatına bir kaç oruspu çocuğu girip seni bu denli üzdüyse benim de öyle olacağımı nasıl düşünürsün, benim ailem bu tür şeylere önem vermez gitsem anneme desem ki anne bak bir kız var adi gizem şöyle şöyle bir hayatı var ve ben bu kızı seviyorum desem annem bana hayatından banana sana sevgi saygı sunuyor mu diye sorar, "dedim biraz daha ona yaklaşarak, ağlıyordu ellerini tuttum ve konuşmaya devam ettim " annem ve babam onunla tanışmak isteyen bir anne baba istemezler gizem senin durumuna parana puluna bakmazlar sana acımazlar annem seni tanısa sana hayran olur aynı ben gibi yapma Allah aşkına deminden söylediğin ne varsa benim için önemsiz ben sadece beni sev istiyorum sen ben sev ben zaten tamamlanırım" dedim üzgün bir sesle benim de gözlerim dolmuştu ilk defa bir kızın karşısın da kendimi bu kadar aciz hissediyordum, gizem konuşmaya devam etti Gizem "umut şuan böyle söylüyorsun ama ilerleyen zamanlar da böyle düşünmiceksin, girdiğin ortamlarda sana beni sorduklarında beni öveceğin bir şey olmayacak işte o zaman eksileceksin, beni seni yanına yakıştırmadıkları zaman deliye döneceksin evet ama ondan sonra sorgulayacaksın yine elsimeye devam ediceksin, yapma umut bunu ne kendine ne bana yapma uzak dur benden ben sana hiç bir şey olamam "diye bağırdı ağlayarak Ben " asıl sen yapma gizem, yapma nolur yapma, seni övebileceğim o kadar şey var ki hangisinden başlayacağımdan bilemem ben sen benim yanıma o kadar çok yakışıyorsun ki bunu gören herkes farkına varacak olmasa Bile senin dediğin olsa bile umrumda değil gizem değil, ben bir tek seni istiyorum, bana sarıl bana o güzel gözlerinle ışıl ışıl bak güldüğünde ki o gamzen gömülmek istiyorum, ben sadece seni ve beni sevmeni istiyorum lütfen benden bunu esirgeme "dedim gözlerim dolu dolu Gizem bir iki adım geri giderek ve bağırarak " ne sevmesin den bahsediyorsun sen umut He ne sevmesin den, ne kadar süre oldu da sevsin beni, anla artık be adam senin ki sevmek değil seni ki bana acımak senin ki ateşle tuğçeyi özenmek anla artık şunu anla beni sevmiyorsun beni istemiyorsun anla" dedi bağırarak, sinirlenmiştim çünkü bu dediklerinin hiçbiri olmamıştı ben kendimi biliyordum hikayesini dinlemeden önce vurulmuştum ben zaten sona yaşadıkları hislerimi etkilememişti, hızlıca yanına gidip aramız daki mesafeyi kapattım ve belinden tutup kendime çektim biraz şaşırdı ama umurumda değildi tam gözlerinin içine bakarak "gizem 29 yaşındayım ben çocuk değilim, acımak ile özenmek arasında ki farkı çok net anlarım , aynı şekilde birini sevdiğimi de anlarım, ben seni bu sabah buraya geldiğim de gördüm sen o kapıdan gülerek girdiğin de nefesim kesildi, sana uzun uzun bakmak istedim ama yapamadım geldin elini uzattın tanıştın çocuk gibi karşında kekeledim elimi tuttun ben kendimi kaybettim geldin bana sarıldın ben aklımı kaybettim sana sarılıp kokunu içime çekiyor olmak sana dokunuyor olmak beni cennetim de hissettirdi, orospu çocuğunun teki kansızın teki seni üzdü diye dünyayı yakasım geldi gizem ve sen karşıma geçmiş anla be adam sen beni sevmiyorsun diyorsun yanılıyorsun aksine sana seni ilk gördüğüm de vuruldum aşık oldum kızım ben sana senden ne para pul ne de cemiyet ne de aile bekliyorum, senden sadece bana evet deyip şans vermeni istiyorum bana adım at istiyorum bana kalbini sevgini ver istiyorum, sen bana yeter ki gel gizem ben sana yuva da olurum eş de olurum her şey olurum yeter ki sen bana gel "dedim Sesim titreyek Fazla yakındık, hemde çok fazla gözlerine baktım uzun uzun sonra nefes alış verişim hızlandı onunda öyleydi, bir ara dudaklarına baktım, öpmek için yanıyordum resmen, ama şuan onu öpmem ters tepki edebilirdi ve bu en son isteyeceğim şey olurdu tekrar gözlerine bakıp uzaklaştım ondan ve devam ettim "bunları yaşıyor olman senin suçun değil senin hatan değil ama sen bunun cezasını bana kesiyorsun kendinden uzak tutarak, yapma kıyma bana sadece bize bir şans ver seni buna pişman edersem işte o zaman sıkarsın kafama bir tane ama önce Bi dene lütfen, ama yine de olmaz dersen zorlamam seni kendi haline bırakırım ve sen bana gelene kadar beklerim gizem yaparım bunu o yüzden bana şimdi bir şey söyle "dedim yüzüne bakarak Şaşkın şaşkın bakıyordu bana gözlerin deki yaş duruyordu göz pınarın da, gözlerini kırpıp göz yaşını eliyle sildi, derin bir nefes alarak " umut ben "dedi ve kaldı konuşmasını bölerek "gizem bak aynı şeyleri tekrar tekrar anlattırma bana He anlat ispatla kanıtla dersen bir yolunu bulur yaparım ama önce bir dene bakma bana öyle üzgün üzgün, ağlıyor oluşuna dayanamıyorum, kızım bu kadar yakında dururken seni sarıp sarmamalayama dayanamıyorum, elini tutamıyorum öpemiyorum beni yanlış alıcaksın diye gönül rahatlıyla gözlerine bakamıy- "derken gizem anında yanıma gelip dudaklarıma yapıştı, bunu beklemiyordum, başta donup kalsam da ellerimi boynuyla yüzü arasına koyup öpüşüne karşılık verdim, Hayatıma bir çok kadın girdi ve hepsiyle olmasa da bir birliktelik yaşadım daha önce de bir kadını öptüm ama şuan gizemi öptüğüm de hissettiğim duygunun birazını bile hissetmemiştim, bu kızın bana hissettirdikleri bambaşkaydı Biraz öpüştükten sonra nefes nefese geri çekildik ve konuşan ilk gizem oldu "ne çok konuşuyorsun be adam" dedi hafif utanmış ama gülerek, yanakları al al olmuştu bir daha öpesim geldi ama durmalıydım "beni bu şekilde susturacağını bilseydim, daha önce çok daha fazla konuşurdum" dedim gülerek ODA dudaklarını ısırıp başını öne eğdi, ellerim hala boynunda baş parmağım ile yanağını okşuyordum, DERİN bir şekilde yutkunarak "dudağını ısırma güzelim, daha fazla öpesim geliyor" dedim burunlarımız bir birine değerken başını kaldırıp gülen gözleriyle bana baktı ve "öp o zaman" dedi, onayı almıştım, direkt yapıştım dudaklarına, bir elim hala boynunda ve baş parmağımla yanağını tutarken diğer elimle belini kavrayıp kendime yasladım ve bir öncekine bakarak çok daha tutkulu ve hızlı öpüyordum sanki ne kadar çok öpersem öpeyim doyamıyordum, biraz öyle öpüştükten sonra yine ayrıldık yine burunlarımız birbirine değerken "doyamıyorum, asla buna doyacağımı sanmıyorum bana ne yaptığını farkında değilsin gizem, ama ne yapıyorsan yapmaya devam et ben seninle mutluyum" dedim nefes nefese oda gülerek başını öne eğdi, daha fazla ileri gitmemek için ondan biraz uzakkaşıp kafasını göğsüme yasladım ve "bunu evet olarak algılıyorum gizem aslanoğlu, ve bu gün ikimizin dönüm noktası olsun" dedim saçlarından öperek Gizem "ne yaparsam yapayım uzak duramadım senden, dediğin gibi olsun umut kılıçoğlu deneyelim bakalım, ama olur da üzersen o kurşunu kafana sıkmaktan asla geri durmam" dedi gülerek Kalp atışım hızlandı, aşırı mutlu olmuştum neredeyse ağzım kulaklarıma varıyordu daha çok sarıldım, daha çok kokusunu içime çektim sonra alaylı bir sesle "bana karşı koyamadığını anladım zaten, o nasıl bir öpüştü kız" dedim gülerek Gizem belime sarıla olan elini yumruk yaparak sırtıma vurdu Hııığğğ diye bir ses çıkardım eli ağırdı baya "yaa umut, utandırma beni sus lütfen" dedi kısık sesle Bende kahkaha atarak "seni utandırmak şimdiden hoşuma gitti, ama" diyip kendimden uzaklaştırdım anlamayan bakışlarla bana baktı ve devam ettim "bana söylemen lazım, neyi seversin neyi sevmezsin bilmem lazım sana nasıl davranmam gerekiyor bunu sen belirle sınırı sen çiz o şekilde daha rahat edersin" dedim ciddi bir tonda Bunu beklemiyor olacak ki şaşırdı ve aşırı tatlıydı bir kez daha öpmek için canımı verirdim ama dikkat etmem ve kendime hakim olmam lazım Dı sevdiğim kadını üzemezdim Gizem "Sen neden daha önce çıkmadın karşıma" diye gözleri dolu dolu baktı Gülerek "demekki bu yaşından sonra hayatında olmam lazım mış, ama bende isterdim en başta hayatına dahil olmayı, olsun biz bu saatten sonra hayatımızı dolu dolu yaklaşım" dedim gülerek Gizem "aslında belirli bir şartım yok sadece güvenmek istiyorum seni tanımak istiyorum, her şeyi hızlı hızlı değil de yavaş yavaş tadını çıkara çıkara yaşamak istiyorum seninle her şeyi ama yine de kendini tutman gereken yerler de tut, çünkü benim her şeyim seninle ilk olacak hatta oldu mesela ben ilk kez biriyle öpüştüm "dedi düşerek, gözlerimi açarak ona bakdım şaşırmıştım " ne yani daha önce hiç biriyle öpüşmedim mi yada başka bir şey "dedim tedirgin olarak, Gizem gözlerini kaçırarak kafasını sağa sola salladı " hayır olmadı hiç öyle şeyler benim öptüğüm ilk erkek sensin, diğer şey de olmadı hiç istemedim "dedi utanarak Ellerimi yüzüne götürüp yanaklarını sevdim ve " Neden 'diye sordum Tam gözlerimin içine bakarak "benim için böyle şeyler özel ve güzel şeyler bunu öyle sıradan gelip geçici insanlarla yaşamak istemedim, kendime bir söz vermiştim evlendiğim adama saklıcaktım bütün ilklerimi bende öyle yaptım" dedi kafasını eğerek Bende "ne yani şimdi ben.." dedim derin nefes alarak mutlu olmuştum, beni evlendiği adam olarak görmesi hoşuma gitmişti Soruma kafa sallayıp "evet umut öyle, benim için çok farklısın seni bu sabah tanıdım ama sanki yıllardır tanıyor gibiyim ben daha önce hiç kendimi böyle hissetmemiştim, ve kendime hakim olamıyorum sen konusunda benim için özelsin o yüzden seni öptüğüme pişman değilim" dedi yanaklarımı severken aynı zaman da da gülümsüyordu eğilip oluşan gamzelerinden öptüm, ufaktan kıkırda dı öyle yapınca daha çok öpmeye başladım, her defasında daha çok gülüyordu ellerimi beline dolayıp kendime çektim ve gözlerine baktım "seni geç buldum ama erken kaybetmeye niyetim yok hiç, seni bir kez daha öpebilir miyim" dedim Gizem de kafa sallayarak bana yaklaştı ve bir kez daha dudaklarım dudaklarına değdi, ve ben bir kez daha aklımı kaybettim biraz öptükten sonra ayrılıp nefes nefese "bu dudaklarının tadına doyamıyorum gizem hanım hep öpmek isterim haberiniz olsun" deyip güldüm Gizem "Neden olmasın ama abartma lütfen" dedi gülerek, tekrar başını göğsüme yaslayıp "bakarız ona, hadi içeri gidelim bizi film için bekliyorlar" dedim kendim den ayırarak, elimi uzattım anında elimi tuttu, bende kendime çekip anlık öpücük bırakıp elinden tutup içeriye yürüdüm. 29 yaşındayım, hayatım da hiç bu kadar mutlu olmamıştım, TUĞÇE 'DEN biz ateşle tatlı tatlı atışırken, mutfak tarafından ayak sesleri gelemeye başladı kafamı çevirip baktığım da şaşırmam bir oldu "ohaaa" diye bağırınca ateş ve sude benim baktığım yöne doğru baktı onlarda şaşırmışlardı "yuh, çüş, yok artık" diye bütün şaşırma nidalarını sıralıyordu Ateş ise bizim aksimize daha sakin ama gülerek umut ve gizeme bakıyor Du, Evet kapıda gördüğüm manzara umut gizemin elini tutmuş ve ikisi de 32 diş sırıtarak içeri giriyordu, gizemin yanakları al al dı sanırım farklı şeylerde olmuştı ama ne olmuş olursa olsun iyi kide olmuştu gizemi bu şekilde mutlu ve gülerken görmek beni çok mutlu etmişti yanımıza geldiklerin de onlar bize gülerek biz ise onlara ağzımız açık bakıyorduk ilk sessizliği bozan umut oldu "eee niye öyle duruyorsunuz konuşsanıza" dedi gülerek Gizem "kızlar ya lütfen öyle bakmayın bana valla yerin dibine giricem şimdi" dedi yine utanarak Ben sudeye döndüm ufak bir bakışmanın ardın dan kocaman bir kahkaha atarak gizeme doğru koştuk başta biraz sendelesek te ona sıkıca sarılıp tebrik ettik, umut hala gizemin elini tutuyordu ve biz fısır fısır ayak üstü olan biteni anlamaya çalışıyorduk sonra umut "eee ama yeter yediniz sevgilimi yok ettiniz bırakın da hatunu mu" diyerek kendine çekti Gizem derin bir nefes vererek "ya umut çuval mıyım ben nasıl çektin beni öyle" "ne yapayım güzelim baksana sana ahtapot gibi sarılmışlar bırakmıyorlar Bi an bana kalamıcan sandım" dedi gülerek Biz de onların gülüşlerine eşlik ettik sonra ateş kalktı ayağa ve umut a bakarak "umut kardeşim hayırlı olsun tebrik ederim kardeşim sana emanet bir üzdüğünü göreyim yerin dibine gömerim seni" dedi hem ciddi hem alaylı bir tavırla ve erkekçe sarılıp tokalaştılar Umut "eyvallah birader gizemede dedim size de diyorum siz de bilin eğer gizemi bir gün üzersem ve onu bu duruma pişman edersem sıksın kafama" dedi gizeme bakarak Gizem "öyle bir şeyin olmaması dileğiyle, ben seninle hep mutlu kalmak istiyorum" dedi umuta sarılarak Umut "elimden geldiği kadarıyla her zaman" deyip başından öptü Sude ve ben gizem le umut a aşk dolu bakarken ateş bi anda elimden tutup yanına çekip sarıldı bana ve "senin yerin benim yanım hatun benden uzak durma özlüyorum" dedi kulağıma doğru fısıldıyarak bende cilveli Bir şekilde gülüp ona daha çok sokuldum sonda gözüme sude çarptı derin bir iç çekip önce gizemlere sonra da bize baktı gözleri dolmuş durgundu göz göze gelince kafasını eğdi Ateş Bi anda konuşmaya başladı "kaldır kafanı sude başını eğik görmek istemiyorum, şimdi herles otursun bir kaç bir şey var aklımda onları söyleyip filmi izleyip yatacağız anlaştık mı" diye sordu ortaya herkes kafa sallayıp koltuğa doğru yöneldi, gizem ve umut bir koltukta birbirlerine sarılarak aynı şekilde oturdu ben ve ateş ise kalktığımız koltuğa oturduk sude ise tekli koltuğa gidiyordu ki ateş " sude sen de gel yanıma "dedi ve önce beni bi kolunun altına alıp göğsüne çekti sonra ise sudeyi alıp diğer kolunun altına alıp diğer göğsüne çekti biz sude ile ateşin göğsün de birbirimize bakıp tebessüm ettik sonra ateş " benim göğsüm ikimize de yeter, filmi böyle izleyeceğiz ama şimdilik doğrulmam lazım bu şekilde konuşamam," deyip bir anda ayağa kalkıp karşımıza geçti sonra konuşmaya başladı "şimdi yarın sabah saat 10 da bizimkiler kahvaltıya gelicek ve plandan onlara bahsedip günü belirleyeceğiz, sabah erkenden umutla biraz işimiz var ondan sonra barış la geleceğiz eve oda kahvaltı da olacak" dedi sudeye bakarak sude ise şaşırıp hemen kafasını öne eğdi kısa bir bakışmanın ardından "kahvaltı faslı bittikten sonra umut gizem ve fahri amca soy adı değişimi için avukatla beraber adliyeye gitmeniz lazım tuğçe sen ve ben benim mekana geçip bir kaç bilgiyi belgelememiz lazım onları halledeceğiz seninle sonra sude Sude başını kaldırıp " efendim abi" dedi yüzüne hüzünlü bakarak Ateş "Sen barış ile ilaçları temin ediceksin ne gerekiyorsa onları alıp ayarlıcaksınız" dedi sudeye bakarak, sude şaşkın bir şekilde ve biraz üzgün "bana ceza vermek için mi böyle yapıyorsun abi eğer öyleyse yapma ben dayanamam, inan artık abi demek zor geliyor yıkılırım" dedi gözünden yaş alarak kafasını öne eğdi Ateş sıkıntılı bir nefes verip SUDENİN dizlerinin dibine çöktü be eliyle çenesinden tutup kaldırdı 'sude abicim hiç olur mu öyle şey neden sana ceza vereyim "dedi üzgün bir şekilde Sude " ama abi beni sevmediğini bile bile beni onunla bir yerlere gönderiyorsun ben buna nasıl dayanırım "dedi ağlayarak Ateş " sudem abicim ben bu zamana kadar sana zarar verecek herhangi bir şey yaptım mı, yapmadım ve şuan da da öyle sana bunu söylüyorsam var bir bildiğim ki gidin siz yapım diyorum, yarın ilaç işi sen ve barış ta eğer zaten aksi yada farklı bir durum olursa ben her şekilde engel olurum unutma "dedi sevecan bir şekilde sude kafa sallayıp kabul etti, tekrar ayağa kalkarak 'dediklerim anlaşıldı umarım, bide yarın her şeyin tamamen planını programını yapıyoruz ve bir haftalığına bir yerlere tatile gidiyoruz biraz kafa dağıtıp toplamak iyi gelicek" dedi tereddütle vereceğim tepkiden korkuyordu ve gözlerim den gözlerini çekmedi devam etti "tabi eğer tuğçe isterse bu karara ona kalmış" dedi ellerini birbirine kenetleyerek Derin bir nefes alıp biraz düşünmek istedim haklıydı biraz ara vermek uzaklaşmak iyi gelebilirdi daha sağlıklı olabilirdim ama planı uygularken yine kötü olacaktım acaba plandan sonra mı gitseydik karar verememiştim, herkes bana bakarken arada kaldığım sorunu onlara da dedim "aslında evet iyi olur toparlanırım eminim ama planı uyguladığımız da da yine aynı şekilde kötü olucam plandan sonra gitsek plana bu kafa ile toparlanmak düşünmek yine benim için zor olacak siz ne diyorsunuz ben arada kaldım çünkü" diye sordum Ateş "bana kalırsa gidelim plana daha sapa sağlam dönelim hem onlarda her şey yoluna girdi olarak düşünür plandan sonra da kutlama için intikamını aldığın için ödül olarak yine gideriz bunu dert etme sen" dedi hafif tebessümle mantıklı geldi Umut "bende Ateşe katılıyorum biraz farklı şeyler yapmak hepimize iyi gelicek" dedi Gizem "peki nereye gideceğiz ve kim kim" diye sordu Ateş "nereye gideceğimize sen karar vereceksin gizem bu günün en mutlusu ve hak edeni olarak" dedi gülerek Gizem heyacanla "aslında yurtdışını görmek istiyorum paris Fransa çok güzel olmaz mı" diye sordu Sude "harika bence de yurt dışı olsun ben kabulüm" dedi Gizem "ya çok güzel yurt dışı dedim de benim pasaportum yok" dedi biraz üzülerek umut "yarın onu da hallederiz metak etme hem gidersek özel uçakla gideriz sorun olmaz Birtanem" dedi gözlerine bakarak çok tatlı olmuşlardı ya Ateş bana dönüp "evet güzelim sen ne diyorsun tamam mı" diye sordu benden onay alması hoşuma gitmişti bende gülerek kafa sallayıp "evet aşkım tamam gidelim ve eğlenelim" dedi yanına gidip sarılarak hepimiz gülüşmeye başladık GİZEM "kim kim gidicez peki, aynı bu şekilde mi abi" diye tekrar sordu Ateş "duruma göre barış ta gelecek" dedi Sude Bi anda dayanamayarak ağlamaya başladı, ne olduğunu anlamadık ateş hızla SUDENİN yanına gelerek ellerini tutmaya başladı ama sude hıçkıra hıçkıra ağlıyordu Ateş "sude abicim ne oldu neden ağlıyorsun" diye telaşla sordu Sude iç çeke çeke "Neden abi neden böyle yapıyorsun barışı seviyorum diye mi neden bana bu işkenceyi çektiriyorsun ya sen böyle değildin abi bana bunu asla yapmazdın bu ceza değil bu bana işkence" dedi daha çok ağlayarak ateş sıkıntılı bir nefes verip "sude güzelim yapma ben sence senin böyle bir şeye sürükler miyim seni bu denli üzer miyim belli değil dedim hem bilmediğin şeyler var" dedi üzgün üzgün Sude "üzüyorsun ama abi söylediğime pişman oldum, sevdim diye bu kadar acıya maaruz kalmamalıyım engel olamadım ne yapayım barışa bile demeden geldim ilk sana söyledim onu beni sevdiğini bilsem bile yine ilk gelir sana söylerdim ama sen ne yaptın abi şu halime yıllarca çekmediğim acıyı çekiyorum şuan "dedi hıçkıra hıçkıra Ateş sıkıntılı bir nefes verip sağa sola gitmeye başladı Umut " Ateş sakin ol söyle o zaman sudeye kız üzülmesin daha fazla " Ateş " söylersem ve olmazsa daha çok üzülecek bunu kaldıramam "dedi Umut " ara o zaman barışı gelsin konuşalım yarına ertelemeye gerek yok"dedi sinirle Ateş elini ensesine getirip sürekli sağa sola gidiyordu, gizem ben sudeye sarılmış bir şekilde teselli etmeye çalıyorduk en son ateş sinirle bağırarak "sik**cem böyle işi ya ver şu telefonu" diye bana bağırdı, Aslında biraz bozulmuştum ama onu da anlıyordum ne yapacağını bilmiyordu, bende elime telefonu alıp yanına gittim, elimi yanağına koyup okşadım anında gözlerini kapadı, ve nefesini dışarı verdi Ateş "özür dilerim sana bağırmak istememiştim" dedi daha sakin bir sesle Ben "sorun değil sevgilim ama sakin ol" deyip yanağından öptüm Ateş "yaşama sebebimsin tuğçe az önce evi yakasım vardı şuan o duygudan eser kalmadı" dedi aynı şeklide bana sarılıp yanağımdan öperken, biraz sarılıp kendine geldi ve telefonu alıp barışı aradı bir kaç defa çaldıktan sonra telefon açıldı Ateş "alo barış neredesin" Karşıdan konuşma sesleri geliyordu "tamam birader seninle acil bir şey konuşmam lazım çık bizim eve gel" deyip karşı tarafı dinlemeden kapattı, Sude "abi neden çağırdın barışı bak lütfen kötü bir şey yapma hiçbir şeyden haberi yok" dedi kendini toplamaya çalışarak Ateş "sakin ol abicim kötü bir şey yapmıcam sadece konuşuncam" Dedi ve saatine baktı derin bir nefes vererek beni de alıp koltuğa oturdu "ulan kahvaltıdan sonra yaşadığımız şeyleri düşünüyorum da ne gündü ya ne yaşadık biz güya film izlicektik saate bak saat 21:00 olmuş, derdim zaten film izlemek değil de işte farklılık olur kafamız boşalır diye düşündüm ama son bu son barış gelsin ondan sonra bütün meseleleri kapatıp gecemize bakıyoruz bu gönül meseleleri beni fazla yordu "dedi sinirle sesle Umut " yaşlandın çünkü ondan "deyip gülmeye başladı daha doğrusu herkes gülüyor Du Ben " aaa öyle demek umut çakı gibi benim kocam sana bana bize hepimize taş çıkartır "dedim hafif alayla ama Ateşe bakarak Ateş " bana diyene bak sanki kendisi 20 yaşında sende 29 yaşındasın oğlum ayık ol bütüm sinirim senden çıkar haberin olsun "dedi ve sonra bana dönüp " senle şu işler bittikten sonra evlensek ya ne gerek var uzatmaya planı uyguladıktan sonra seni istemeye geleyim "dedi ciddiyetle Ben " Ateş sen ciddi misin "diye sordum şaşırarak Ateş " dalga geçer gibi bi halim mi var gayette çok ciddiyim neyi bekliyorum zaten beklicem kadar bekledim evet dersen sabah dedene açarım konuyu "dedi ciddiyetle Ben " Ateş saçmalama daha yeni yeni tanıyorum seni daha her şeyin başındayız ne evlenmesi "dedim Ateş " biliyoruz çok başındayız ama dayanamıyorum ne yapayım sen düşün karar ver sonucuna göre hiç beklemediğin bir anda ederim teklifi mi her şey istediğin gibi olur "dedi yine aynı ciddiyetle bana bakarak Bende şaşırmış öylece ateş e bakıyordum,tamam ben de onunla evlenmek istiyordum ama bu kadar çabuk değil hala ona bakarken sude sessizliği bozan kişi oldu Sude " abi sence de erken değil mi yani bana kalmaz sizin ilişkiniz ama daha yeni olaylar yaşandı tuğçe kendine yeni yeni gelmeye başladı şimdi yakın bir zaman da böyle bir şey olsa millet çok yanlış anlar üstelik tuğçe için de zor olur" dedi tedirgin bir şekilde ateş bana bakıp "ne diyorsun" diye sordu tedirgin bir şekilde Ben "Ateş şuan herhangi bir şey söyleyip kalbini kırmak istemiyorum o yüzden sadece sus kendi işine bak" diyip yanından kalkıp tekli koltuğa gittim ateş yanıma gelip "Tuğçe yapma böyle güzelim ya amacım seni üzmek değildi gerçekten ben artık seni hep yanımda olsun istiyorum ondan bu acelem lütfen asma yüzünü bana" dedi üzgün üzgün Ateşe bakıp "Ateş kalk git yanımdan seninle konuşmak istemiyorum 'dedim yüzümü çevirerek " peki "deyip sude nin yanına geçti bende elimi çeneme koyup biraz düşünmeye başladım, Bende sude gibi düşünüyordum daha annemi babamı yeni kaybetmiştim böyle bir şeyi nasıl düşenemezdi, nasıl bencil davranırdı anlayamıyordum sessizce düşündüm ateş te aynı şekilde sadece bana bakıyordu bunu ona bakmadan bile hissedebiliyordum, sude ve gizem kendi aralarında konuşuyor umut ise Bi yandan hem gizemin elini tutuyor hemde telefonla ilgileniyordu aradan biraz zaman geçtikten sonra ateş tekrar yanıma geldi Ateş "TUĞÇEM güzelim ne olur yapma böyle yeminle kötü bir niyetim yoktu sadece seninle olmak istiyorum o kadar ne olur güzel yüzünü esirgeme benden" dedi üzgün bir sesle sadece yüzüne bakıp kafamı çevirdim ve hiçbir şey söylemedim elimi tutmak istedi izin vermedim bana çok masum bakıyordu ama çok kırılmıştım yüzüne bakıp "Ateş üstüme gelme şuan sinirliyim sana çok kırıldım rahat bırak beni biraz" dedim hafif kızgın sesle "peki tamam tuğçem dediğin gibi olsun" dedi ve yerine geçti o sırada kapı çaldı sanırım barış gelmişti Umut kalkıp kapıyı açtı "selam millet" diye içeri uzun boylu HAFİF kalıplı kumral kirli sakallı biri girdi güler yüzlü sevecan birine bakıyordu direkt ateşin yanına gelip eliniz uzatıp erkekçe selamlaştılar ateş biraz soğuk gibiydi ama duruşunu bozmadı sonra barış sude ye dönüp kaşlarımı çattı "sude hayırdır ne oldu ne bu surat" diye merakla sordu Sude başını eğip "BİR şey yok" dedi sadece sonra ateş beni gösterip "barış bu sevgilim tuğçe" dedi Elini uzatmadan sadece başını eğdi "memnun oldum yenge bende barış" Bende aynı şekilde başımı hafif eğip "bende tanıştığıma memnun oldum barış" dedim gülerek Barış "yenge bu arada başın sağ olsun olanları biliyorum ateş bir kaç bir şey anlattı çok üzüldüm, nasılsın iyi misin" diye nazikçe sordu bende "saol barış dostlar sağolun, ne kadar iyi olunabilirse o kadar iyiyim işte" dedim hafif tebessümle Barış ta aynı şekilde gülümseyip Ateşe döndü efendi çocuktu halinden tavrından belliydi, ateş bu sefer gizemi gösterip "barış buda benim ikinci kardeşim gizem aynı zamanda umut un sevgilisi" dedi aynı ses tonunda Barış "memnun oldum kardeşim bende barış buarada hayırlı olsun" dedi Gizem "bende tanıştığıma memnun oldum barış" dedi tebessümle Barış gülümsedi ve umut un yanına oturdu "ee ne yapıyorsunuz bakalım beni apar topar çağırdınız ne oldu" dedi ateş ve umut a bakarak ateş "seninle bir şey konuşmam lazım barış ondan çağırdım" dedi soğuk sesiyle barış kafasını sallayıp "tamam konuşalım" dedi sonra gözü televizyona kaydı "yüzüklerin efendinisi mi izliyordunuz" diye sordu Bende "yani aslında izleyecektik ama daha henüz başlayamadık, sever misin seriyi" diye sordum Barış "yani izledim de ben harry Potter cıyım" dedi gülerek sude de çaktırmadan güldü Ben "ya demek sende öylesin 4 e ikisiniz 2 niz" dedim gülerek Barış "4 derken ateş te mi yüzüklerin efendisini seçti" diye sordu Ben "yani daha izlemedi ama sonuçta ben seviyorum o da sever" dedim gülerek, tamam Ateşe kızgındım ama bunu bilmelerine gerek yoktu Ateş "aynen barış hanımım ne derse o ' dedi bana bakıp gülerek Bende sadece tebessüm ettim sonra ateş " HADİ barış gel konuşalım şu mevzuyu sonra da kapatalım gitsin, hadi umut sende gel dışarıda konuşalım "dedi sıkıntılı şekilde sonra ayağa kalktı Sude de yemem ayağa kalkarak " abi ne olur bir şey yapma valla hiçbir şey den haberi yok valla bak "dedi ağlayarak Barış " sude ağlama ya ne oldu da şimdi ağlıyorsun ağlama sakin ol "dedi SUDENİN ağlıyor oluşu onu biraz germişti, acaba umut un dedikleri doğru muydu Ateş " sude abicim sakin ol bir şey yapmayacağım konuşuncam sadece "dedi sakin bir şekilde Sude " abi korkuyorum lütfen "dedi sadece sonra Bi anda sendelemeye başladı düşecek gibi oldu anında barış tuttu ve " sude, sude kendine gel, sude iyi misin "diye telaşlı bir şekilde sarsmaya başladı ateş " sude abicim kendine gel abicim uyan "diye saçlarını seviyordu Sude hareketsiz barışın kucağında yatıyordu öylece Biraz kolonyo falan döktükten sonra sude kendine geldi başladı ama hala barışın kolları arasında idi, tam anlamıyla gözlerimi açtığında barışla göz göze geldi " barış "diye sessizce söyleyip hüngür hüngür yine ağlamaya başladı, barış şaşkın şaşkın sude ye bakıyorsu sanırım SUDENİN barış diye söylemesi onu afallatmıştı, ateş hemen sudeyi kucağına alıp koltuğa koydu Sude " abi ne olur beni böyle cezalandırma ne olur abi dayanamam abi lütfen barışa bir şey söyleme" diye kesik kesik ağlamaya devam ediyordu Barış "ya sude kendine gel lütfen bak" diyordu sürekli oda telaşlanmıştı sonra Ateşe dönüp "Sen bana ne diceksin Ateş Allah aşkına ne diceksin sude bu hale geldi sorun ne, ne diye ona ceza veriyorsun" diye bağırdı Ateş "sus Barış sus, sude abicim yapma bak beni sen hiç bu konuda cezalandırır mıyım ben o kadar kötü bir abi miyim" dedi gözünden yaş gelerek.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD