Bölüm 19

4985 Words
Ben öylece telefona bakarken ateş duştan çıkmıştı, bir elinde havlu saçlarını kurularken Bi ona Bi elim de ki telefona baktım Gözlerim dolmuştu Ateş "güzelim sen üstünü değiştirmedin mi daha" dedi bana bakarak, sadece Ateşe kitlenmiş ona bakıyordum Ateş "Tuğçe, güzelim bir şey mi oldu" deyip yanıma doğru gelmeye başladı Gözlerimden yaş akarken elimde ki telefonu ona doğru attım ve avazım çıktığı kafar bağırdım "Sen iğrenç bir adamsın, sana inandığım için kendimden nefret ediyorum yaklaşma bana gelme yanıma" deyip odadan çıkmak için hamle yaptım ateş ise hiçbir anlamamış gibi sadece bana bakıyordu kapıya tam AÇACAKKEN "Tuğçe güzelim ne oluyor hiç bir şey anlamıyorum neden kızdın noldu yapma böyle konuş" diye oda bağırdı ben ise kolumu ondan kurtarmaya çalışıyordum aynı zaman da ağlayarak, hala anlat nolur gitme diye bağırıyordu ben ise sadece aklıma gelen ne varsa sayıp sövüyordum ona Ateş " bak güzelim hiç. Bir şey anlamıyorum ne oldu anlat alt tarafı banyoya girdim çıktım ne olmuş olabilir anlat artık" dedi sinirle Bende "ne oldu öyle mi çok mu öğrenmek istiyorsun ateş bey, git o zaman o çok ateşlisin dediğin seni havalara uçuran esraya sor benim de peşimi bırak kendi intikamımı da kendim alırım sana ihtiyacım yok" dedim gözlerine bakarak sinirli sinirli Afallamıştı her halinden belliydi kafasını sallayıp "ne diyorsun tuğçe ne esrası" dedi Hemen kolundan çıkıp yere attığım telefonu aldım ve gördüğüm msjları gösterdim ona Bir telefona bir bana bakıyordu anlamıştı tekrar bana dönerek "bak tuğçe ne kafar saçma bir durum olduğunu biliyorum ama açıklayabilirim gerçekten anladığın gibi değil" dedi üzgün Sinirle ellerimi saçlarımdan geçirip yüzme baktım "nasıl bir açıklaması olabilir ateş bu durumun ne nasıl bir açıklaman var merak ediyorum" diye bağırdım o kadar çok bağırdım ki kapıya gizem ve umut barış ve sude de gelmişti Umut "ne oluyor kardeşim neden bağırıyorsunuz" sordu Ben "o çok sevdiğin kardeşin anlatacak şimdi ben de merakla bekliyorum" dedim sinirle ama aynı zaman da bağırarak Ateş "bak tuğçe yeminle bunlar senden önce olan şeylerdi gerçekten ben seninle tanıştıktan sonra kimseye o gözle bile bakmadım yapma Allah aşkına" dedi Ben "ya ateş neyden bahsediyorsun ya msjlara hiç mi bakmadın ya Aptal mıyım ben kadın sana en son geçen hafta bide bu gün msj atmış, ne yaptın ateş sen ben sana hayır dediğim için kendini bende hazırladın o kadında mı buldun soluğu ne iğrenç adamsın ya sana inandığım güne lanet olsun ya bu mu seni seviyorum deme şeklin, geçen hafta ya geçen hafta, ben her gece uyuyamıyorken sen beni uyutup o kadının yanına mı gidiyordun He söylesine, benim yanımda olman bana bakman bana söylediğin o sözler hepsi yalan mıydı ateş , sen, sen beni sadece cinsellik için mi istedin He bunun için mi yanaştın yanıma bunun için miydi bunca şey çabana Hayran kaldım bravo, sana daha diyecek hiçbir şeyim yok "deyip kapıdan çıkmak için hamle yaptım ateş kolumdan tuttu Ateş " Tuğçe güzelim deme öyle şeyler ben öyle bir adam değilim, saçmalama ben o kadınla en son seni görmeden önce gördüm yemin ederim böyle bir muhabbet aramızda geçemedi bile yapma lütfen seni cinsellik için istediğim yok yemin ederim ben seni sen olduğun için seviyorum nolur inan bana "dedi Daha çok bağırarak " ya ateş, salak mısın hala yapmadım diyorsun ya hala yapmadım diyorsun, resim var resim anladın mı onu da geçtim lan msjlar duruyor ya tarih saat her şey duruyor ve sen hala yapmadım diyorsum kimi kandırmaya çalışıyorsun, Bırak kolumu gidicem ateş ben" dedim Ateş "hayır tuğçe gidemezsin bırakmam seni o kadar bekledim şimdi saçma sapan bir şey için beni bırakmana dayanamam" dedi "hala ne diyor ya, neyden bahsediyorsun sen ateş Allah aşkına bana bu msjları açıkla kalayım bende o zaman" dedim kollarımı birbirine kebetleyip Ateş "ya nasıl oldu ne zaman oldu bilmiyorum ama o msjlar bana ait değil ben de numarası bile yok kadının resmini görmesem hatırlamam bile yapma tuğçe ben değilim gerçekten ben değilim tamam telefon benim ama Allah kahretsin ki msjlar bana ait değil nolur gitme "dedi üzülerek Ben " Ateş yorma kendini çünkü konuştukça batıyorsun bırak gidiyorum ben"dedim ve kapıdan çıktım Arkamdan oda söylenip küfür edip duruyordu odama geçtim hızlı hızlı ve eşyalarımı Bi yandan toplamaya başladım gizem yanıma gelip "Tuğçe sakin ol canım bi dur düşün nereye gidicez" dedi "gidicez değil gizem gidicem sen kal burada umutla" "saçmalama tuğçe sen nereye gidersen bende oraya gelirim ama dur sadecee bir konuşalım" dedi Elimdekileri hepsini yere atıp kendime yatağa yaslanıp kafamı ellerimin arasına aldım ve ağlamaya başladım aklıma gelen ilk şeyle "gizem kapıyı kilitle kimse gelsin istemiyorum" dedim oda hızla gidip kapıyı kapatıp kilitledi sonra yanıma gelip "HADİ güzelim noldu anlat bana bir sakince düşünelim ne olur" dedi o tam o sırada kapı çaldı "istemiyorum kimse kapıya gelemesin istemiyorum" diye bağırdım "Tuğçe benim sude lütfen içeri girmeme izin ver abim yüzüne bana sırtını dönme lütfen" dedi üzgün sesiyle gizem bana bakarak "ne yapayım tuğçe alayım mı içeri" dedi biraz ona bakarak "al ama emin ol arkasın da ateş olmasın" dedim ağlayarak Gizem ayağa kalkıp kapıyı gitti açtığında sadece sude vardı içeriye yanıma doğru geldi ve "Tuğçe üzme kendini ne olur olayı bize Bi anlat Bi çaresine bakalım ama lütfen gitme bak dışarıda yine kaanın arabası varmış yapma sana bir şey olcak diye korkuyorum oda da kal buradan dışarı çıkma hatta abim gitsin evden ama sen gitme kal lütfen" dedi ağlayarak aynı şekilde bende göz yaşlarıma hakim olamayarak "ya sude kalamam anlamıyor musunuz kalamam, ben dışarı çıktığım da Kaan benim canımı alsa bile bu evde kalmak istemiyorum çok kızdım çok kırıldım Ateşe yalanmış hepsi" dedim ağlayarak Kızların ısrarı üzerine olan biten her şeyi anlattım, ne gördüğümü ne yazdığını her şeyi anlattım gizem "inanmıyorum ya şaka gibi bu gerçek olmaz bana ateş abi böyle yapmaz gibi geliyordu" dedi hayretle ben hala ağlıyordum Sude "ben hala inanmıyorum tuğçe abim seni seviyor bunu ben kendi gözlerimle gördüm üstelik abim doğru söylüyor bu Esra senden önceydi seni görmeden önce, hatta annem falan bile tanır yani esra yı" dedi bana bakarak Ben "nasıl yani ne demek herkes biliyor" Sude "yani şöyle, abim çok şarhoş olduğu bir gün öyle takılmalık şey olmuş, sonra biz kızdan bir türlü kurtulamadık gerçekten eve geldi babamı aradı dedemle kavga etti hatta Bi ara hamileyim bile dedi sırf sadece abimle olmak için elinden gelini yaptı valla tabi sonra anladık ki kadın takık hamilelik gibi bir şey de olmamış, yani anlıcan psikopat gibi bir şey Bi ara yoktu ortalıkta ama belli yine çıkmış " Ben göz yaşlarımı silerek " iyiy de sude msj ları gördün mü sen hiç geçen haftaya ait bütün msjlar saatleri falan bu nasıl oluyor peki bunu nasıl açıklayacak " Sude " o kısmı biz de anlamadık ben buraya gelmeden önce abimler biraz konuştular saatlere ve tarihe baktılar işte geçen hafta neredeydin falan diye sordu umut abim oda söyledi işte 'ben geçe hafta sadece bir dün evden çıktım onda da mekana gittim geldim' dedi sonra barışta olan ne olduysa sanırım mekanda olmuş gidip oraya bakalım dedi işte abim de beni buraya gönderdi engel ol gitmesin dedi ben her şeyi açıklıcam ona dedi sinirle gittiler işte " Ben " offf sude gerçekten neye inanacağımı şaşırdım, ne bilim bana aşağıda hemen evlenelim demesi sonra bana yaklaşımı sanki her şeyi beni elde etmek için yapıyor sandım bide msjları görünce üstüne tuzu biberi oldu "dedim ağlayarak Sude " Tuğçe ağlama artık, kim olsa bu şekilde yanlış anlardı ama abim böyle bir insan değil senden yararlanmaz, bak ben abini çok iyi tanırım daha önce de olmuştu biliyorum gerçi sonra dağıttı ama sonuç olarak abim sevdiği zaman tam sever yarı yolda bırakmaz zorlamaz, sen anne ve babanı kaybettiğin gün kötüydün hiç görmedin abimi ama ben gördüm abim yıkıldı ortalığı birbirine kattı 'sevdiğim kız acı çekiyor ben hiç bir şey yapamıyorum' diye yıktı ortalığı ağladı çocuk gibi oturup saatlerce ağladı ama senin yanına geldiğin de sana belli etmedi sana dağ oldu ben çok seveyim tuğçeyi, ona yalnızlık hiç hissettirmeyim o zaman tuğçe düzelecek ben eminim diyip elinden geleni yaptı, Abim her zaman planlı çalışır sabah aynı saatte kalkar aynı saatte işe gider hatta eğlenme saatleri bilr belirlidir sırf sen iyi ol yalnız olmaz diye bunların hepsini yok etti abim bunu sadece umut abim ben ve barış anlayabilir, yapma tuğçe abim gelince dinle onu zaten yine gitmek istersen abim bırakır seni ama yapma kıyma abime ben eminim abim böyle bir şey yapmamıştır mutlaka bir açıklaması vardır "deyip elimi sıktı Gözlerine bakarak kafamı eğdim ya doğru değilse olan her şey işte o zaman ne yapacaktım, gelince onu dinlemeye karar verdim sude doğru söylüyordu eğer her şeye rağmen yine gitmek istersem beni bırakırdı ama aklıma takılan bir şey var Dı "sude bir şey soracağım, daha önce de olmuştu dedin ya ne oldu" dedim tedirgin bir sesle Sude "Tuğçe bunu abim anlatsa daha iyi olur benim anlattığımı duyunca kızabilir ama şunu unutma abim ne olursa olsun yalan söylemez ona inan, eğer gerçekten böyle bir şey yapmış olsaydı sen ona bunu ilk dediğin de kabul ederdi abimi iyi tanıyorum" dedi Ben "peki, gelsinler bakalım nasıl bir açıklaması olacak yada olcak mı, bende kalkıp üstümü değiştireyim kaldım elbiseyle" dedim ayağa kalkınca yavaş yavaş giyinme odasına gittim, aklım da bir sürü şey geçiyordu, yalan söylemez diyordu ama yine de emin olamıyordum sonuçta ateş hayatım da 2 3 haftadır olan biriydi, kafam da sorularla üstümü çıkartıp gecelik şortlu takımımı giydim saçlarımı da salıp taradıktan sonra kızların yanına geldim yatağa oturdum, yine kızlarla aynı konuyu konuşup durduk biraz ağladım biraz kızdım saat epey geç olmuştu, telefonuma baktığım da gece 3 e geliyordu kızlara dönerek "kızlar ben uyumak istiyorum artık hadi siz de gidin uyuyun" dedim Başta istemeseler de sonunda gitmişlerdi oda da yalnız kalınca herşeyi baştan düşündüm ve biraz hava almak için balkona çıkmaya karar verdim uzaktan denizin sesi geliyordu ve o masmavi huzur şuan önümde siyah bir boşluk olarak duruyordu, etrafa sağa sola bakmaya başladım, gözüm yola değdiğin de bir araba dikkatimi çekti tanıdıkdı bu daha önce de görmüştüm, şöför koltuğun daki cam açılınca kim olduğunu anlamıştım Kaan dı Bu adam hiç mi uslanmazdı onu da geçtim hiç mi korkusu yoktu bu kadar korumanın üstüne o yine yolda duruyordu, o an aklıma bir şey geldi ya ateş in adamı gibi onunda adamı bizim evdeyse bunu nasıl anlayacaktık, ben bunları düşünürken Kaan elini kaldırıp telefonu işaret etti ve o an telefonum çaldı, ekrana baktığım da bir numaranın beni aradığını gördüm kaşlarımı çatarak açtım biraz bekledikten sonra ilk ses veren karşı taraf oldu "Tuğçe merhaba nasılsın" dedi Kaan dı bu kafamı kaldırıp ona baktım bana tebessümle bakıyordu tekrar ses verdiğin de cevap verdim kızgınlıkla ve hala ona bakarak "ne istiyorsun Kaan, nasıl olduğum çok mu umurunda" Kaan "yapma tuğçe lütfen, çok pişmanım biliyorum bu bir şeyi değiştirmeyecek ama pişmanım lütfen dinle beni" Ben "vayy demek çok pişmansın He ay çok üzüldüm" Kaan "yapma tuğçe düşünemedim hırsıma yenik düştüm" Ben "Kaan senin pişman olman senin özür dilemen senin üzgün olman annemle babamı geri getirmiyor, sen benim hayatım da hiç bir zaman olamayacaksım boşuna uğraşma, senin çektiğin vizdan azabı yeter sana" Kaan "haklısın senin hayatında yerim yok ama kendime de engel olamıyorum çok özlüyorum seni Ben " Kaan sen ne saçmalıyorsun Allah aşkına, sakın bir daha karşıma çıkma ne yüzsüz bir insansın ya şu dünya da en son sen kalsan dönüp sana bakmam yanımda ölsen bir yudum su vermem, kaan bu dünya da en az benim kadar acı çekerek yaşa, ateş ve benden uzak dur seni bir daha görmek istemiyorum Kaan "ne demek sen ve Ateş, ateş ne alaka tuğçe" Benn "sanane Kaan sanane, kaan benim sevgilim uzak dur bende de ondan da hayatımız dan da uzak dur yolda acımam gerçekten acımam sıkarım kafana zaten kendimi zor tutuyorum, ayağını denk al" Kaan "Sen zaten şu lafınla beni öldürdün, yandı içim" Ben "iyi olmuş iyi yapmışım bir daha çıkma karşıma hadi eyvallah" dedim ve telefonu kapatıp içeri geçtim Biraz hava almak istemiştim, yaşadığım şu duruma bak ya sinirlenip yatağıma oturdum, Bi an olsun bu durum hoşuma gidiyordu daha planı uygulamamıza vardı ama Kaan şimdi den acı çekmeye başlamıştı bu işime geliyordu, ben böyle düşünürken kapım çaldı, kapıya doğru gittiğim de biraz durup dinledim.. "Tuğçem, güzelim ne olur aç kapıyı da konuşalım sana her şeyi anlatayım lütfen" Gelen ateş ti, ve sesi çok üzgün geliyordu, daha fazla beklemeden açtım kapıyı ve şaşkınlıkla baka kaldım Ateş yüzü gözü şişmişti ve biraz alkol almıştı sanırım dağıtmış gibiydi "ne oldu sana ateş böyle, ne bu halin" "ne yapayım tuğçem, bana inanmadın bana neler dedin, kaldıramadım, gittim bunu yapanı buldum bir güzel dövdüm, sonra içtim yüzün gözümün önüne gelince daha çok içtim ama yine dönüp dolaşıp sana geldim, tuğçem güzelim senin göğsüne sığınmaya ihtiyacım var bu sefer sen alır mısın beni göğsüne "dedi gözlerinden yaşlar akarken. " Ateş yapma böyle, lütfen "dedim gözlerim dolarak Ateş daha çok ağlayarak " lütfen tuğçem izin ver senin yanında uyuyayım sabah sana olan biten her şeyi anlatırım sana yine istemezsen söz ben götürürüm seni eve, lütfen belki de son kez sarılmış Olcam sana, ne olur bana izin ver "dedi bitkin Bi halde Bende dayanamadım gözümden yaşlar aktı, kıyamadım kapıdan çekildim elimle içerisini işaret ettim, yavaş yavaş sendeleyerek girdi içeri sonra, bana bakıp dolu gözlerle baktı Bende yavaş yavaş yatağıma geçtim, kendimi yatak başlığına dayandım ve ateşin yanıma gelmesini bekledim, üzerin deki ni çıkarıp yanıma yaklaştı, ve yatağa girip göğsümün üstüne kafasını koydu kollarıyla sıkıca sardı beni, ben öylece durdum sarılmadım ona, biraz zaman geçtikten sonra hıçkırık sesleri geldi sonra göz yaşları tenime değdi, şaşırmıştım ağlıyordu ateş hem de sesli bir şekilde hıçkıra hıçkıra bana daha çok sarılarak ağlıyordu, kollarımı kaldırıp bende sarıldım ona saçlarını sevdim "Ateş, ağlama lütfen sakin ol" dedim ama daha çok ağlıyordu Bende susup daha çok sarıldım, evet ona kırgındım ama bu haline dayanamıyordum, biraz zaman geçti ateş ağladı ve artık ağlamalı iç çekişlere döndü sonra kısık ama üzgün bir sesle konuşmaya başladı "yemin ederim seni kandırmadım, sana yemin ederim ben kadınla seni gördükten sonra hiç görüşmedim sadece o değil başka herhangi bir kadınlar bile sohbet etmedim, ben seni sevdiğim için seninleyim ben sana seni sevdiğim için yardım ediyorum ben seni sevdiğim için senin yanındayım lütfen, lütfen bana inan, seninle hemen evlenmek istemem seni daha fazla zor durumda bırakmamak için Di, seni daha fazla korumak için Di yeminle başka hiçbir sebebim yok seni cinsellik için istemiyorum seni sen olduğun için istiyorum seni sevdiğim için istiyorum, ben senden bedenini değil ben senden kalbini istiyorum, belki akşam çok fazla üzerine gelmiş olabilirim kendimi tutmalıydım özür dilerim bunun seni üzebileceğini düşünemedim, lütfen affet beni özür dilerim "dedi her konuşmasın da daha çok ağlayarak Derin bir nefes alarak " Ateş her şey iyi hoş ta peki o msjlar onlarda mı yalandı "dedim sesim titreyerek ODA ben gibi derim bir nefes aldı kendini topladı ve daha çok sarılarak anlatmaya başladı " geçen hafta sen uyuduktan sonra telefonum çaldı benim mekanda bir olay çıkmış hemen gel dediler gitmem gerekiyordu sana diyecektim ama çok güzel uyuyordun, zaten uyuman zaman alıyor rüya görüyorsun diye sana demeden çıktım gittim mekana, ben gittiğim de hala kavga devam ediyordu ayırmaya çalıştım bağırdım çağırdım neyse hallettim sonra odama geçip bir kaç evrak almam lazımdı neyse odaya geçtim işimi hallettim sonra Bi anda telefona gitti elim belki uyanmışta beni aramış olabilirsin diye düşündüm ama yoktu sağa baktım sola baktım bulamadım sonra bizim çocuklara söyledim onlarda aradılar nerden baksan yarım saat bir saat kadar telefonumu aradım sonra barın orda bulundu dedim herhalde kavgayı ayırırken oldu aldım telefonu bakmadan koydum cebime geldim sonra yanına yattım uyudum bu güne kadar böyle bir msjlaşma olduğunu bile bilmiyordum " Dedi sıkıca sarılarak yine biraz ağlayıp iç çekmeye devam etti " Sen bu gün bana öyle davranınca ne yapacağımı bilemedim boşluğa düştüm sanki, sağlıklı düşünemedim, sonra umut baktı bir şeylere dedi böyle böyle gidelim bakalım kayıtlara gittik saatlerce her detayına baktım, tuzak mış hepsi ben kavgayı ayırırken cebimden almışlar sonra o kadın gelmiş bir şeyler yaptı telefonuma büyük ihtimalle kendinden bana msj atıp ben de de cevapladı kilidim vardı amk nasıl açtı diye düşündüm onunda çözümünü bulmuş açıyordu bir şekilde çok anlamadım video da her şey kayıtlı "dedi benden kalkarak yerde yatan pantolonun cebinden telefonu alıp video açıp bana verdi ve yine göğsüme sarıldı " al izle ve ne olur beni affet ben seni kullanmadım "dedi ağlayarak bende videoyu izlemeye devam ettim Her şey ateşin dediği gibiydi, kadın ustalıkla telefonu açıyor ve gerçekten te sanki msjlaşma olmuş gibi konuşuyordu sinirlendim kızdım, ama Ateşe söylediklerim için çok daha kızdım kendime, ama ne yapabilirdim o an sadece aklıma gelen oydu, telefonu kapatıp 'ateş' diye seslendim 'hıı' diye ses verdi sadece sanırım uyumuştu ben de telefonu bırakıp biraz ağaşa doğru kaydım neredeyse sabah olacaktı ama biz hiç adam akıllı uyumamıştıl bende kafamı onun kine yaslayıp uyku moduna geçtim sabah ilk iş özür dilemek ve kaanla olan muhabbeti anlatmaktı, gözlerimi kapadım ve ateşin kollarında uykuya daldım, bu şekilde uyumak bana iyi geliyordu. Sabah gözlerimi kapının çalma sesine açtım bir anda anda yerimden hopladım dedemler bize gelecekti unutmuştum, ben hemen kalkınca ateş "ne oluyor ya bir şey mi oldu" diye uyku sersemliğine söyleniyordu, bende kapıya doğru gidip "efendim" dedim Çalışanlardan biri "efendim herkes aşağıda sizi bekliyorlar, kahvaltı da hazır bilgi vermek istedim" dedi Ben "tamamdır 10 dakikaya geliyoruz, siz söylersiniz" dedim. Ve kadının cevabını dinlemeden ateşin yanına gittim, çok masum çok güzel uyuyordu biraz izledikten sonra "Ateş kalk hadi bak dedemler falan gelmiş bizi bekliyorlar, hadi uyan" dedim ama nafile sürekli 'hıı' diyip diyip duruyordu en son biraz sarstım ve 'ateşş' diye biraz yüksek sesle bağırdım bu sefer kafasını kaldırıp gözlerini açmaya çalıyordu Allahım tam Bi çocuk tu resmen çok tatlıydı, '' ne oluyor ya, ne oldu, bir şey mi oldu '' dedi gözlerini açmaya çalışarak biraz daha yanına yaklaşıp gülerek "Ateş kalk ya bak dedemler geldi kalkta üstünü giyin" dedim ve dudağından öptüm O gözlerini zorla açan adam bir öpücüğe şak diye açmıştı gözlerini bana gülümseyerek bakıyordu Ateş "rüyada mıyım, Allahım çok güzel bir rüya hemde mükemmel ne olur hiç uyanmayayım" dedi şapşal şapşal gülerek Bende tekrar eğilip onu bir kez daha öptüm ve "rüya olamayacak kadar gerçek herşey, ve artık kalk dedemler bizi bekliyor ben üstümü giyinmeye gidiyorum sende kalk üstünü giyin hadi" dedi ve kalkıp önce banyoya gittim. Elimi yüzümü yıkadım Banyodan çıktım ve giyinme odasına girdim günlük elbiselerim den birini şeçip saçlarımı saldım vucut losyonumu da sıktıktan sıktıktan sonra odaya girdim Ateş de uyanmış pantolonunu giyiyordu arkası bana dönüktü Boğazımı temizleyerek "günaydın" dedim anında bana dönüp gülümse di. Ateş "günaydın güzelim" dedi kocaman gülerek ve yanıma gelip alnımdan öptü geri çekilip bana baktı "ben bir banyoya girip çıkayım böyle inmeyeyim aşağı sen istersen in istersen bekle uzun sürmez zaten" dedi eliyle yanağımı severken bende düz bir ifade ile "bekliyorum seni ateş gir hemen çık bir şey demem lazım, sonra aşağı ineriz" dedim ona bakmadan Oda beni onaylayıp kendi odasına gitti, biraz üstümü başımı düzelttikten sonra kapıdan çıktım ve bende ateşin odasına gittim kapıyı tıklattım ses yoktu herhalde hala banyo da yada giyinme odasında beni duymuyor olarak düşündüm ve içeri girdim, evet hala banyodaydı bende onu beklerken odasının için de tur atmaya başladım, dün burada sinirlenince odasını biraz dağıtmıştım çalışma masasına doğru gidip oradaki kitaplara baktım göz gezdirdim, rastgele bir kitabi alıp içine bakmaya başladım ben kitaba bakarken içinden bir şey çıktı bir fotoğraf gibi, alıp yerden baktığım da benim resmim olduğunu gördüm. Fotoğrafta gülüyordum hemde çok içten durdum baktım kendi fotoğrafıma ve düşündüm acaba bir daha böyle içten gülebilecek miyim diye ve öylece dalmışım ateş in sesine irkildim "seni sevdiğimi anladığım ilk zaman çektim bunu gizli gizli, zaten bundan sonra da kendimi senin kapında yada senin fotoğrafını çekerken buldum kendimi" dedi gülerek Bende fotoğrafı aynı şekilde kitabın arasına koyup kapattım ve yerine koydum "Hadi ateş oyalanma da üstünü giyin gidelim aşağı bir an önce '' dedim siz düz bir sesle Ateş, giyinme odasına doğru giderek " ne oldu sen bana ne diceksin '' diye sordu Şimdi dün Kaan aradı desem şuan söylenecek şey değildi, şüpheleniyorum eve adam sokmuştur desem yine konu kaana bağlacaktı bende dün gece ki halinden konuştum " dün gece ki halini soracaktım, o kadar dağıtmana gerek var mıydı" diye ben duysun diye bağırdım, derin bir nefes verdiğini duydum Ateş "bana inanmadın tuğçe ne yapmamı bekliyordun sakin kalmamı, gerçi şuan bile ne düşünüyorsun neye karar verdin bilmiyorum ama zaten duymakta istemiyorum" dedi oda HAFİF bağırıp üzgün bir sesle tebessüm ettim Haklıydı ateşin bir suçu yoktu, durum böyleyken onu daha fazla üzemezdim ben öylece dışarı bakarken yola kaydı gözlerim yine kaanın arabası oradaydı ve camı açıktı uyuyordu, bu adam hiç pes etmeyecekti ama önemli olan o arabayı nasıl korumalar göremiyordu şüphelerim de yanılmıyordum bence yoksa bu şekilde rahat olmasının başka bir açıklaması olmazdı Ateş "Kaan dün geceden beri kapının önün de bilerek bir şey yapmıyorum ama inan onu öldürmemek için zor duruyorum" dedi saatini takarken Ben "kapının önün de bu kadar koruma varken bu şekilde rahat rahat durması hiç. Normal değil evin içinde adamı olabilir mi neyine bu kadar güveniyor" diye sordum yanıma gelip Ateş "onu bende düşündüm o yüzden plan işini evde konuşmasak daha iyi olur hep beraber bizim mekana yada farklı bir yere gidelim ama birinin olup olmadığını anlamak için de ortaya bir yem atmam lazım ki oltaya gelsin yoksa birinin olup olmadığını anlamam zor olabilir "dedi bana bakarak Ben " Ateş biz planı zaten konuştuk evde ya öğrenmişlerse o zaman ne olacak " Ateş " biz planı konuşurken evde kimsenin olmamasına özen gösterdim hepsini dışarıda bırakırım duyduklarını sanmıyorum ama eğer öyleyse farklı bir plan yapmamız lazım çünkü her şeyden haberleri olmuş olacak "dedi tedirgin bir şekilde bende ona bakarak Benn " tamam neyse hadi aşağa inelim bizi bekliyorlar aşağıda planın değiştiğini işte hepsini takip edip en son geriye ayhan kalana öldürmeyi falan düşündük deriz aşadakilede de bozuntuya vermemleri için telefonla msj atarız" dedim Ateş "evet olabilir aşağı inmeden ben atayım umut a o diğerlerine atar msj" dedi eline telefonu alarak ve sonra ekledi "BİR şey söylemeyecek misin tuğçe" Benn "ne konuda" Ateş "dün akşam ki mevzu ile alakalı" Ben "söyleyeceğim ateş beni dikkatli dinle" dedim yanına biraz gelerek "telefon numaranı değiştiriyorsun, ve telefonuna güvenlik uygulaması yüklüyorsun yabancı biri girdiğin de anlaşılsın diye ve ben uyusam da uyumasam da bana haber ver ne olursa olsun ki bileyim ne olduğunu ne yaptığını, benden önceki hayatın beni ilgilendirmez ama yine önüme böyle bir şey gelirse bu sefer affetmem haberin olsun "dedim ona bakarak Ateş " yani bu şuan seni affettim demek mi oluyor "dedi gülerek Bende " evet "dedim gülerek Anında yanıma gelip bana sarıldı sıkı sıkı kokumu içine çekti aynı benim ona yaptığım gibi ve ben konuşmaya devam ettim " bende özür dilerim ateş msj ları görünce ne yapacağımı şaşırdım sana bir sürü şey dedim kalbini kırdım sen de beni affet" dedim yumuşak bir sesle benden biraz uzaklaşıp yüzüme baktı hafif gülüşle ve "seni affetmek mi, ben sana hiç küsmedim ki bunu nasıl yapabilirim ölürüm ben öyle bir şey olsa" dedi alnımdan öperek ellerini tuttum ve kapıya doğru yürütmeye başladım "HADİ gel gidelim artık geri kalanı sonra konuşuruz" dedim gülerek oda arkamdan aynı gülüşle geldi. Merdivenlerden el ele tutuşarak indik, herkes gelmişti bizi görünce herkes gülümsedi "günaydın herkse hoşgeldiniz" deyip ufak bir kucaklama faslı oldu ve sonra biz de yerlerimize geçip kahvaltı yapmaya başladık. Kahvaltı işi bitince ilk konuya giren desem oldu "evet çocuklar anlatın bakalım plan nasıl bir şey" Ateş söze girerek "Fahri amca aslında klasik bir plan ama tuğçe böyle olsun istedi, kaanı ve ailesini biri tarafından her gün takip edicez ve boş bulundukları bir zaman da kaçırıp işkence etmeyi düşündü sonrası işte ne kadar yaşayabilirlerse" Ben "aslında yine iyi niyetli davranıp çok bir şey yapmak istemiyordum ama Kaan sınırlarını çok zorladı dede daha fazla beklemek istemiyorum" Dedem "sınırlarını çok zorladı derken ne yaptı sana zarar verecek bir şey mi yaptı" Ben "karşıma geçip sana aşığım dedi bana dede bide çok pişmanım affet ediyor hırsına yenik düşmüş beyefendi" Dedem "vay şerefsize bak sen yüzsüz herif şu söylediklerine bak" Ben "dede bide sürekli kapımız da buraya gelirken farkına varmadınız mı siyah Mercedes arabanın içindeydi" Dedem "farkına varmadım zaten varsaydım sizi beklemez öldürürdüm" Ben "her şeyin zamanı var dede merak etme oda olacak, siz bu gün umut ve gizemle soyadı işleri için gerekenleri yaparsınız bende ateşle olucam bir kaç işimiz var" Dedem "tamam kızım olur da ben bişiler seziyorum daha başka neler oldu Bi anlatın bakalım" Hasan amca "valla Fahri onu bende sezdim benim kız da bişiler var oğlan dersen Leyla" dedi herkes bir güldü Halime teyze "ay onu bende sezdim şuan siz den güzel ve mutlu haberler bekliyorum hadi inşallah her şey gönlümce olur" dedi koca bir gülüşle Mehmet amca "çocuklar ne oluyorsa artık söyleyin yoksa anneniz burada heyacan dan gidicek" dedi gülerek Ateş elimi tutarak "zaten biliyordunuz ben tuğçeyi seviyordum, ama onun da bana onay vermesini bekliyordum oda bana tamam dedi tuğçe artık sevgilim" dedi elimi öperek Halime teyze 'ayy' diye ellerini birleştirip bize öpücük attı dedem ise kendine çekerek saçımdan öptü sonra ateş konuşmaya devam etti "belki ne ara diceksiniz ama umuz ve gizem de sevgili olma yolunda hatta onların ki o kadar hızlı oldu ki haftaya evlilik kararı aldık deseler şaşırmam" dedi gülerek, dedem biraz şaşırdı halime teyze ise yine aynı şekilde gülümsedi ve "valla bu duruma en çok eltim sevinecek üzülüyordu oğlum birini bulamadı evde kaldı diye" dedi ve güldü Umut "aman yenge anneme bir şey deme ben söylerim ona akşam eve gidince gerçi der demez hemen ne zaman evlilik diye soracak ama yapacak bir şey yok kızımız pek nazlı" dedi gizeme bakarak, gizem de utanarak kafasını önüne eğdi Dedem "oo kızlarım elden gitmiş haberim yok" dedi gülerek Sofrada kalan herkes gülüşmeya başladı ateş derin bir nefes alarak sude ve barışa baktı sanırım nasıl söylesem diye düşünüyordu "sude nin de sevgilisi var artık" dedi Bi anda Halime teyze "ne kim ayyy" diye tepki verdi heyacanla Ateşe bakıyordu, sude kıpkırmızı olmuş kafasını öne eğmişti mehmet amca "Bir babaya söylenecek şey mi o ateş ne diyorsun sen kimmiş o" dedi hafif sinirle Hasan amca ise "torunum o kadar büyüdü mü ya ama bize sevgili olayı ters ciddisin gelsin tanışalım evlensinler" dedi sonra halime teyze yine "kızım kim yavrum söylesenize çatlatmayın insanı" diye çıkıştı Ateş barışla sude ye bakıp "sakin olun önce Bi benim rızam da onayım da var ilk başta söyleyim sonra daa o şansız damat bizim barış" Halime teyze gözlerini pötleterek kaldı Mehmete amca ise ağzı açık bir sudeye bir barışa baktı hasan amcanın ise kaşları çatılmıştı Herkes susmuş kimse bir şey demiyordu Sessizliği bozan ilk sude oldu " Neden susuyorsunuz bir şey söylesenize "dedi endişeli bir ses tonuyla.. Mehmet amca " benim diyecek bir şeyim yok sen daha düne kadar barışa, barış abi diyordun ne ara bu durum daha farklı bir boyuta dönüştü "diye kızgın kızgın konuştu ,sude ve barış ne yapacaklarını bilmiyordu öylece sessiz bir şekilde durmuş kafa eğik yere bakıyorlardı halime teyze girdi bu sefer söze ''ben de size diyecek bir şey bulamıyorum kızım sen nasıl böyle bir şey yapabilirsin ya sen barış senelerdir evimize girdin çıktın yeri geldi ben kızımı sana emanet ettim bu yaptığın oldu mu başta mutlu olmuştum kızım büyüdü sevgilisi var diye ama şimdi hayal kırıklığı yaşadım " dedi önüne dönerken hasan amca ise ellerini yumruk yapmış olan biteni dinliyordu sonra barış konuşmaya başladı "efendim haklısınız ne söyleseniz yeri ama bilmediğiniz bir şey var ben suğde yi seviyorum ,ne yaparsam yapayım engel olamadım böyle tepki vereceğinizi elbette düşündüm ,yapma dedim kendime ama yapamadım ,uzak dur yoluna bak dedim yapamadım ,benim hakkım da arkadaşının kardeşine yan gözle baktı da diyebilirsiniz ama size yemin ederim çabaladım 5 sene boyunca aklı karışmasın okuluna engel olmayayım diye hep uzak durdum bana abi dedi canımdan can gitti ama yinede belli etmedim ,yine etmezdim eğer bana karşı duyguları olmasaydı ,ben suğdenin beni ab olarak görmediğini öğrendim dünyalar benim oldu ,ben onunla gönül eğlendirmek için 5 sene beklemedim öyle bir niyetim asla yok bana deseniz ki gel iste olmaz böyle isterim eğer suğdenin rızası varsa tabi yok hayır derse rızası olana kadar beklerim ,bu sizin için de geçerli efendim beni tanır bilirsiniz olmaz derseniz suğde den vazgeçmem ama siz evet diyene kadar beklerim " dedi önüne dönerek suğdenin gözünden yaşlar akmaya başlamıştı. ortam biraz sessiz kaldıktan sonra hasan amca konuşmaya başladı "bak barış evladım torunlarım benim için önemlidir birinin saçının teline zarar gelsin dünyayı yakarım benim 3 tane erkek bir tane de kız torunum var oda suğdem ,benim prensesim benim için onun mutluluğu daha önemli tabi annesi babası ne der ben bilmem ama benim torunum seninle mutlu ise size karşı çıkmam ,bunda seni tanımamın da büyük payı var dedeni anneni babanı tanırım seni bilirim bu konuda ben den yana sıkıntı yok lakin prensesimi üzdüğünü göreyim yada duyayım o zaman işte benden kork o zaman karşında tam bir kılıçoğlu görürsün buda sana uyarım olsun ,karar annesi ve babasına ait benden çekinmenize gerek yok "dedi durgun bir sesle ve önüne döndü mehmet amca konuya girdi "benim rızam yok seni de kızımın yanında görmeyeceğim bu konuda burada kapandı " dedi sert bir şekilde suğde ağlayan gözlerle babasına baktı "ama baba " dede tam sözlerini tamamlayacaktı ki babası eli ile onu susturarak durdurdu "aması yok dedim suğde sen utanmıyor musun ya abi dediğin insanı sevmeye bide ne yüzle gelip bana bunu söylüyorsun bide abisini arkasına almış neymiş ateş beyimizin rızası onayı varmış ,benim yok efendim hiçbir zaman da olmayacak ,"dedi biraz bağırarak suğde ise çoktan ellerini yüzüne kapatarak ağlamaya başlamıştı barış ise sadece suğdeye bakıyordu ve " lütfen ağlama suğdem dayanamıyorum "diyordu ateş te üzülmüştü boğazını temizleyerek konuşmaya başladı "baba abartmıyor musun sence de biraz ,sonuçta insan kimi seveceğini bilemiyor üstelik barış benim arkadaşım suğdenin hiçbir şeyi değil ona zamanında abi diyor olması onu gerçek abisi yapmaz ve barış benim görüp görebileceğim en dürüst insanlardan biri ,mafyayla silahla yada adam öldürme gibi saçma sapan şeyleri yok kardeşimi her gün acaba bu gün hangi düşmanla baş edice diyen bir adama vermektense barışa emanet ederim daha iyi ben bu tepkini abartı buluyorum " dedi kızgın bir sesle mehmet amca "vay vay bak sen ateş beyimize demek abartmışım babayım ben ateş baba emin ol senden daha çok düşünüyorum kardeşine ve ondan hayır diyorum bide bunca zaman saklamışsınız bravo "dedi yine aynı tonda "baba sen birbirlerini sevdiklerine değil senden sakladıklarına kızıyorsun ama onlarda daha düne kadar bilmiyordu ki dün öğrendiler birbirlerini sevdiklerini bu gün karşınıza çıkıp söylediler ,bunda bu kadar abartlacak bir şey yok " dedi
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD