Bölüm 15

4999 Words
gizem "Sen nereye kankacım" dedi gülerek "ee bende geleyim seninle hem yardım ederim hemde yalnız kalmazsın kazım amcanın yanında" dedim gizeme bakarak Gizem "gerek yok tuğçe hem Kaan falan çıkar karşına yine planımızı çok güzel yapmışken maf olmasın ben taksi ile gider gelirim" dedi, böyle söyleyince ateş "yok öyle olmaz abicim taksi falan umut seni götürsün eve kadar eşyalarını alıp geri gelirsiniz buraya" dedi kesin bir sesle Gizem tam ağzını açacakken ateş elini kaldırıp "itiraz istemiyorum gizem dediğim gibi olacak, hadi umut sende kalk gelirken de cips çekirdek kola falan alın en son ben bitirmiştim evde olacağını sanmıyorum" dedi umut a bakarak Umut "tamam birader hadi görüşürüz, yine bir şey lazım olursa aradınız" deyip ayağa kalktı ve kapıya doğru geldi Umut "HADİ gizem gidelim" dedi ve kapıyı açıp dışarı çıktı Bende gizeme bakıp "gizem ne düşündüğünü biliyorum ama bence ona bir şans ver" dedim fısıldayarak gizem derin bir iç çekerek "ne şansın dan bahsediyorsun tuğçe ikimiz çok farklı dünyaların insanıyız olamaz ki öyle bir şey o benim için sadece umut abi olabilir daha fazlası olamaz" dedi kafasını eğerek bende çenesinden tutup bana bakmasını sağladım "ama gizem sen umut için bir kardeş değilsin ve belki de umut senden çoktan etkilenmiş Bile olabilir bunu sende farkındasınn" dedim, gizem gözlerini kaçırıp "farkındayım ama olmaz" dedi sonra derin bir nefes alıp "ben gideyim bir şey olursa beni ararsınız" dedi ve bana sarılıp çıktı, bende ateşin yanına gelip oturdum anında beni kolunun altına alıp saçımdan öptü ve "şu kokuna bayılıyorum" dedi içene çekerken bende elimi bacağına koyup iyice sokulup güldüm Ateş "Tuğçe güzelim tehlikeli sularda yüzüyorsun" dedi kısık ama etkileyici sesiyle sude farkına varacak ki Boğazını temizleyip "ben odaya çıkıyorum bir duş alıcam hem siz De rahat rahat takılın" dedi sonra doğru alaycı bir tavırla, ben utanırken ateş "sude si.. git abicim ne yapıyorsan yap" dedi hafif sinirle Sude ise güle güle odasına gitti, Evet şimdi yalnızdık işte ikimiz de birbirimize bakıp güldük İlk sessizliği bozan ateş oldu "ee güzelim nerede kalmıştık" deyip dudaklarıma baktı ve hafif bana doğru eğildi... "Bir yerde kalmamıştık ateş, geri çek kendini ne bu ilk günden sırnaşmalar falan" dedim, yalandan kendimi sinirli göstererek, Bir anda yüzü düşmüş bir halde geri çekildi boğazını temizleyerek "özür dilerim güzelim Bi an tutamadım kendimi" dedi üzgün bir şekilde gözlerini kaçırarak, kendimi gülmemek için zor tutuyordum en son dayanamayarak kahkaha attım Ateş bir anda bana dönüp sinsi sinsi bakmaya başladı "sennnnn, seni gidi numaracı beni kandırdın demekki" dedi, yavaş yavaş bana yaklaşıp gözlerini kısarak, ateş bana yaklaştıkça ben geriye doğru kayıyordum koltukta, en son "evet seni kandırdım nolmuş" dedim gülerek Biraz sinirli gibi duruyordu o yüzden tetikteydim bir adım daha üstüme hemen kalkıp koşmaya başlıcaktım, "ben sana göstercem şimdi kandırmayı" diyerek üzerime atıldı ateş bende hemen kalkıp evin içinde gülerek sağa sola kaçıyordum en son odalardan birinin içine girdim, oysa ben o kapıyı bahçe kapısı sanıyordum oda olacağı aklıma bile gelmemişti, o an Bi tık hayal kırıklığına uğrasam da yine de odanın içine doğru ilerledim, oda da sadece yatak ve dolap vardı, benim arkam dan hemen ateş girdi içeri ve "oo demek ceylan köşeye sıkışmış" dedi ellerini ovalayarak "şimdi sen görürsün benimle dalga geçek neymiş" dedi tekrar üzerime atılarak, ben yine odasının içinde hem gülüp hemde kaçmaya çalıyordum en sonra yatağın yanından kaçmaya çalışırken ateş beni belimden yakaladı, ağzımdan ufak bir çığlık çıktı ama hala gülüyordum, aynı şekilde ateşte, belimden yakalayınca dengemiz kaybedip yatağa düştük daha doğru ben ateşin üstüne düştüm, kısa bir bakışmadan sonra ateş hızlı bir hamleyle beni altına altı ve üstüme çıktı, bana çok farklı bakıyordu Her bir tarafa dağılmış saçlarıma, gözlerime dudaklarıma ve hızla inip kalkan göğsüme, o an hayatım boyunca yaşayamadığım heyacanlı yaşadım sanki kalbim elimde atıyordu, kalbimin sesini ateşin duyduğuma emindim kısık ama arzulu bir şekilde "Ateş" dedim Bi anda bana bakıp gözlerimi kapattı ve "adımı senin dudaklarından duymak çok hoşuma gidiyor" dedi çapkın ve etkileyici sesiyle ve aramız da ki mesafeyi biraz daha kapatarak, bedenlerimiz arasında hiç mesafe yoktu neredeyse, bana kendini yaslaması bile içimde tuhaf şeylere neden oluyordu, Bana yaklaştı yaklaştı tam dudaklarıma değecekken boynuma doğru ilerledi, önce kokumu içine çekti sonra ufak ama minik minik öpmeye başladı, arada dudaklarını boynumda gezdiriyordu, istemsiz bedenim hareket etmeye başladı ve altında kıpırdandım sonra ateş kafasını kaldırıp bana çapkın çapkın baktı ve "Tuğçe rahat dur bak iyi şeyler olmayacak kıpırdama" dedi gülerek, o an öylece kaldım hiç hareket etmeden, biraz durunca ne demek istediğini anladım yani daha doğrusu hissettim ve utanarak hemen ellerimi yüzüme kapattım Ateş ise kahkaha atarak gülüyordu ama hala üstümdeydi Sonra ellerimi çekip ona baktım hala gülüyordu yüzümde koca bir tebessümle onu izledim biraz sonra "çok güzel gülüyorsun" dedim bir an da biraz gülüşü durgunlaştı ve bana yine derin derin bakarak "sende çok güzel bakıyorsun, gözlerin gülüşün kokun beni benden alıyor ben kendimi senin yanında tanıyamıyorum" dedi arzulu bir sesle, ve bana yaklaşmaya başladı gözleri dudaklarıma kaydı ve aradaki mesafeyi kapattı tam öpecekken ellerimi göğsüne koyup "dur" dedim nefes nefese Bi an geri çekilip bana baktı "noldu güzelim yanlış bir şey mi yaptım" "hayır ateş amaa" "ama nee" "ben..." "Sen ne tuğçe söylesene güzelim işkence çektirme bana" "Ateş ben öpüşmeyi bilmiyorum" dedim ellerimle yüzümü kapatıp ve konuşmaya devam ettim "hatta sevgili olmak ilişki yaşamak bunlara dair bildiğim hiçbir şey yok, şuan ne yapmak istiyorsun bilmiyorum ama ben bu konuda çok tecrübesizim" dedim, ellerim yüzümde konuşarak biraz zaman sonra ateş ellerimi yüzümden çekti ve yanağımı okşadı "bu o kadar güzel bir şey ki, her tatdığın yeni duyguda ilkin olmak bana verilmiş en güzel lutüf, lütfen utanma güzelim ve üstelik seni hiç bir şeye zorlamak istemiyorum şuan sadece seninle öp... Mek istiyorum ama sen dersen ki hayır rızan olana kadar seni zorlamam ama eğer sende istersen dudaklarını açık bırakman yeterli ben sana öğretirim "dedi sevgi dolu bir sesle, açıkca istiyorum diyemezdim Ateşe utanırdım sadece onun gözlerinin içine bakarak hafif kafa sallayıp kapalı olan dudaklarımı araladım sanırım işaret yerini bulmuştu, çünkü ateş hem ağzıyla hemde gözleriyle ışıl ışıl gülüyordu ve arada ki mesafeyi kapatıp dudaklarımı öpmeye başladı başta ne yapmam gerektiğini çok anlamdım ama sonra akışına bırakınca aslında çokta zor bir şey olmadığını gördüm, ya hissettiğim o duygu sevdiğin insanı öpmek ve bu kadar yakın olmak demek insana bu şekilde hissettiriyordu kalbim ellerim de karnımda hatta sanki vücumudun her yerinde atıyordu, şu zamana kadar yaşadığım en güzel duyguydu, arada nefes almak için anlık geri çekiliyordu sadece ondan sonra tekrar beni öpmeye başlıyordu, aynı zamanda da ellerini vücudumda gezdiriyor bana akıl almaz hisler yaşatıyordu uzun bir öpmeden sonra geri çekilip nefes nefese bana baktı "Tuğçe bana engel ol yoksa kendimi tutabileceğimi sanmıyorum," dedi nefes nefese ne kadar zor durumda olduğunu farkına varmıştım, daha fazlası olsun istiyordum ama hazır değildim şuan olmazdı, o yüz den bende saçma sapan bir şey söyleyip dikkatini dağıttım " eee ateşş sanırım kapı çaldı " Biraz dinledi dışarıda ki sesleri sonra "hayır güzelim kapı çalmadı, hem umutlar gelseydi ortalık bu kadar sessiz olmazdı" dedi ciddiyetle "olsun şuan çalmamış olabilir ama bu kapının çalmayacağı anlamına gelmez hadi gel salona geçelim" dedim saçma sapan bir tavırla, ateş anlamış olacak ki biraz uzaklaşıp gülerek "AH güzelim Ah, yeminle ölüm sebebim olacaksın, anladım ne yapmak istediğini hadi kalk" dedi gülerek ve üstümden kalktı Derin bir nefes vererek "ne kadar ağırsın ateş ya, şu kadarcık kızım üstüne çıkmaya utanmıyormusun" dedim, hafif kızarak ateş te bana doğru dönüp "ben o kadarcık kızı yerim de işte hanımefendi biraz utangaç," dedi alayla sonra kapıya doğru ilerledi, tam kapıdan çıkacakken tekrar bana dönüp "böyle dışarı çıkma biraz bekle ondan sonra gel, bizimkilerin dilene düşmeyelim şimdi durduk yere yanlış anlamasınlar" dedi gülerek, ben şaşırmış bir şekilde sadece "nee" dedim, ateşte daha çok kahkaha atarak odadan çıktı, Hem ne vardı halimde anlamıyordum doğru banyoya gittim ve kendimi gördüğümde karşılaştığım manzara gerçekten de yanlış anlaşılmaya müsaitti Saçlarım dağılmış, yanaklarım al al, dudaklarım desen hem şişmiş hemde kıpkırmızı idi biraz şaşırsamda, yaşadıklarım aklıma gelince ellerimi dudaklarıma götürüp hafif sıktım ve tebessüm ettim, biraz o şekilde kaldıktan sonra kendime çeki düzen verip kendime baktım ve tekrar gülmeye başladım kendi kendime "AH ateş Ah bana neler yapıyorsun böyle, kendimi çok farklı hissediyorum, Allahım nolur onu benden alma" dedikten sonra derin bir nefes alıp banyo dan çıktım ve salona doğru ilerledim. Salona geldiğim de ateş bir bacağını diğer bacağının üstüne atmış, elinde kumanda diğer eli koltuğun başında koltuğuna yayılmış televizyona bakıyordu, beni görünce hafif sırıtıp ama istifini bozmadan "gel benim güzel sevgilim, al al olmuş yanaklarını yerim, gel az yanıma da kokunu azcık daha içime çekeyim" dedi göz kırparak, bende utana utana gidip yanına oturdum, anında kolunun altına alarak saçlarımı koklayıp bir kaç öpücük bıraktı "ya ateş yeter artık bak biri gelecek, böyle al al oturmak istemiyorum" dedi kısık ama sitemli sesimle Ateş gülerek "tamam tamam benim utangaç sevgilim, durcam bak sadece sana sarılıyorum o kadar dan da bir şey olmaz herhalde" dedi alaylı sesiyle bende karşılık verdim "kafana ve yüzüne bir iki tane Laz damarı tutmuş tuğçe yumruğu yersen o zaman görürsün sarılmayı öpmeyi, benim sinirlerimi hoplatma daa" diye tek kaşımla kaldırarak tüm ciddiyetimle Ateşe baktım Ateş ise dudaklarını ısırmış gülmemek için zor duruyordu "tamam tamam tuğçe hanım sakin olun bir şey demedin" dedi hafif sırıtarak , bende 'aferim adam ol' bakışları attım ona biraz bakıştıktan sonra yine göğsüne çekip beni kokladı sonra da "gel filmi açalım da hazır olsun gelince izlemeye başlarız" dedi bende kafa salladım ve filmi bulup açtık tam şimdi ne yapalım derken bu sefer geçekten kapı çaldı ateş te gülerek "bak bu sefer gerçekten kapı çaldı ben de duyuyorum" dedi gülerek bende gülmesine eşlik ettim ve kalkıp kapıya yöneldim Kapının deliğinden baktığımda umut ile gizemin geldiğini gördüm ve hemen kapıyı açtım ve 'hoşgeldiniz "diye tebessüm ettim gizem " hiç hoş gelmedim tuğçe "diye sinirle içeri girdi , sonra da arkasında ellerin de poşetlerle umut, ona dönerek " ne oldu umut "diye sordum, oda cevap verdi gizemin aksine sakin bir şekilde " bir şey olmadı yenge, arkadaşın iyilikten anlamıyor sadece o kadar "dedi sitemle içeri yürürken, bende kapıyı kapatıp arkalarından içeri yürüdüm, gizem hala sinirliydi " ya ne demezsin ne güzel iyilik, senin iyilikten anladığın bu mu be adam alla alla "dedi sinirle sonra elini saçından geçirip Ateşe döndü " çok mu aradın abi umut abiyi, sinir olmamak elde değil "diye sinirle konuştu, umut kendince ağzının içinde geveleyip " hay senin abini ben, tövbe "diyip bir tık sinirle kafasını yana çevirdi, ateş de ikisinin aksine sakin ama ufak bir gülüşle gizeme bakarak " insan akrabasını seçemiyor maalesef, ama kurumun kendisi güzel işte "dedi gülerek, gizem hafif tebessüm etse de yine sinirli bir şekilde koltuğa oturdu, o sırada sude indi aşağı " ne oluyor be tee üst kattan duydum sesinizi ne bu kargaşa "dedi merakla Gizem " kuzenin beni deli etmekle meşgul de sude onunla cebelleşiyorum "dedi yine aynı tonda sinirle, sude ise gülerek gizemin yanına oturdu " ooo demek ilk umut dozunu uyguladı sana, merak etme bir yerden sonra alışıyorsun, bak bana kaç senedir çekiyorum ben umut abimi "dedi umuta bakıp gülerek umut ise biraz sinirli biraz alayla " senin büyüdükçe dilin uzuyor abicim, az o dil uzunluğu bırak da boyuna geçsin "dedi, sude de tekrar gülerek gizeme bakıp " bak gördün mü hiç tepki vermiyorum resmen umut abime karşı bağışıklık kazandım "dedi gülerek gizem de ona eşlik etti Sonra ateş gülerek ama sakin bir sesle " güldük eğlendik tamam anlatın bakalım ne oldu "dedi Umut "gizem anlatsın" dedi dudaklarını bükerek o sırada koltuğun başlığından inip oturma yerine oturdu , ve bir ayağını diğer ayağının üstüne koyup elimin birini de başına doğru yasladı ve gizeme baktı Gizem derin bir nefes alıp "ya biz burdan çıktık eve gidine kadar hiçbir şey olmadı yani abi konusunda inatlaşmamızı saymazsak" dedi umuta bakarak umut ise omuz silklip "ne yani istemiyor olmam suç mu" "bu kadar diretiyor olman suç" dedi gizem sinirle hafif bağırarak, sonra kafasını sallayıp devam etti "neyse eve geldik zaten kazım amca sinir herifin teki eşyalarımı çoktan çıkarmaya başlamış bile neyse girdim içeri sakin ol kazım amca toplıcam hepsini az müsaade et gidicem sonra dedim bu yine salak saçma söylenmeye başladı sonra umut abiyi görünce.. (o ara umut yine kafasını yana çevirip si... Cem şimdi ne abiymiş amk 'dedi bende sakin olması için omzunu sıktım bana bakıp kafa salladıktann sonra gizemi dinlemeye devam ettik) "işte umut abiyi görünce iyice zıvanadan çıktı, NEYMİŞ evine erkek getirez mişim kendimi ne sanıyor muşum haddimi aşmışım falan filan ama dinlemiyorum hiç kazım amcayı neyse o ara umut abi de sağ olsun çok yardımcı oldu kazım amcayı sakinleştirmesi gerekirken daha çok sinir edip birbirlerine girdiler kaç yaşında adamla kavga etti ya " Umut " oda haddini bilseydi ileri geri konuşmakta ne olıyor, hem ne yapsaydım yaşlı diye dediklerine susmıydım öyle bir şey lugatım da yok ki üstelik yanlış ve eksik anlatıyorsun doğrusunu anlat gizem "dedi Ben söze girerek " daha başka noldu Ki"diye sordum benden sonra ateş "gizem abicim umut bu dediklerine tepki gösterecek biri değil be oldu anlat çekinme" dedi Gizem ise bakışlarını kaçırıp kafasını yere eğdi, sanırım gizem yine aynı konudan vurulmuştu, umut lafa girdi "gizem hanımın anlatacağı yok belli ki ben anlatayım" dedi öne doğru eğilerek "adam beni görünce zıvadan çıktı tamam bu dediklerine de sinirlendim ama yaşlı diye pek bir şey demedim lan sonra gizeme yanaşmaya başladı bak bak benim yanımda ki kadına yanaşmaya başladı saçma sapan sapık sapık şeyler söyledi kusura bakmada birader durum öyle olunca benim elim armut mu topluyor affedersin bende ne diyon lan sen diye daldım herife adam da yüzsüz hala istersen burada para vermeden oturabilirsin falan diyo bak hatırladım yine sinirlendim amı.... Kodu... İt herifi bir ayağı çukurda dokunsam ölcek söylediği şeylere bak "dedi sinirle hafif bağırarak gizem hala yere bakıyor eliyle oynuyordu umut daha çok sinirlenerek " gizem Allah aşkına şu şekilde durma ya sanki sen bir şey yapmışsın gibi ve üstelik ağlamada da ağlama sil göz yaşlarını bu şekilde oluyor olman canımı sıkıyor, adamı dövmekten başka bir şey gelmiyor elimden" dedi sinirliydi ama gözleri de dolu doluydu gizem ağladıkça ellerini yumruk yapıyordu belliydi onun da üzüldüğü ama elinden bir şey gelmediği Sude gizeme destek olurken ben de yanına gidip sarıldım ona "şşt gizem ağlama artık umut un da dediği gibi bu senlik bir şey değil" dedim Gizem kafasını kaldırarak üzgün üzgün baktı "Neden böyle oluyor tuğçe, kimsem yoksa ve tek başımaysam neden hep aynı muameleye maaruz kalıyorum," diye hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı, bende onu göğsüme çekip sarıldım Sude ateş ve umut a baktığım da hepsi üzgündü umut un elleri yumruk olmuş dolu dolu bakıyordu bize ateş ise kızgın ve öfkeli olduğu her halinden belli oluyordu sude de kafasını öne eğmiş üzgün duruyordu sessizliği bozan ateş oldu "gizem senin soy adın ne" diye sordu alakasız bir şekilde "Ateş şimdi ne alaka gizemin soy adı" dedim şaşkın bir şekilde ATEŞ ise ırar eder bir şekilde "sadece sorumu cevapla soy adın ne?" diye ısrar sordu Gizem kafasını kaldırıp Ateşe baktı ve üzgün sesle " " Öztürk, gizem Öztürk "dedi göz yaşlarını silerek Ateş 'tamam deyip ayağa kalktı ve telefonunu alıp başka bir odaya gitti, biz ne olduğunu anlamamıştık sadece bir birbirimize bakıyorduk aradan bir yarım saat geçtikten sonra ateş yanımıza geldi direkt konuya girdim " Ateş ne oluyor ne yapacaksın gizemin soy ismini hem kiminle konuştun" diye sordum meraklı bir şekilde ATEŞ derin bir nefes alarak yerine oturdu "anlatıcam güzelim bir dk telefon bekliyorum" dedi ve telefonla oynamaya başladı Bende o ara gizemle biraz daha ilgilendim, kalktık banyoya gittik elini yüzünü yıkadı, kısa bir duş almak istedi onu orada bırakıp içeri girdik sude ile, salona geçtiğimiz de umut u derin düşencelere dalmış bir şekilde bulduk sanki bit şeyleri sorguluyor gibiydi Ateş ise umut un aksine daha normaldi ama araların da bir muhabbetin geçtiği çok belliydi, ben de soracaktım ona bu hallerinin sebebini ve gizeme nasıl yaklaşması gerektiğini, Salona gelip ben ateşin yanına sude ise umut un karşımda olan diğer boş koltuğa oturdu ben aklımdakini umut a sormak için ona bakmıştım ki umut benden önce davranıp o konuştu "yenge gizem nerede" "duş almak istedi odasında" dedim Sıkıntılı bir nefes alıp yüzünü saçlarını sıvazlayıp edirseklerini bacaklarına koyarak öne doğru eğildi, sude araya girdi "umut abi iyi misin seni ilk defa böyle görüyorum bir sıkıntı mı var" diye sordu Umut "var abicim var, ama ne olduğunu anlamıyorum saçma geliyor ama kendime de engel olamıyorum" dedi daha sıkıntılı bir sesle bu sefer benn "kendine engel olmamanın gizemle bir alakası var mı peki" diye sordum benden böyle bir şey beklemiyor olacak ki şaşırarak önüne döndü ve konuşmaya başladı " " var yenge, anlamdıramadığım bir şey var, diyorum ki kendi kendime 'saçma sapan hareketler yapma umut daha kızı ilk defa gördün ne bu heyacan' diyorum kendime kızıyorum bakmamaya çalışıyorum ama olmuyor gözüm kulağım kayıyor bir şekilde ona, evet haklı Ateşe nasıl abi diyorsa bana da abi demesi muhtemel bir durum ama neden bu benim canımı acıtıyor neden ağladığı zaman dünyayı yakasım geliyor anlamıyorum, gizemi 3 5 ay görüp tanısam ve sonunda bu duyguları hissetsem şu dediklerimi bir kalıba sığdırabilirdim ama şimdi anlamsız geliyor sanki yada kendime itiraf edemiyorum bilmiyorum "dedi sıkıntı bir şekilde alnını ovaladı " bunlardan başka ne hissediyorsun peki umut, içinde kalmasın anlat belki yardımcı oluruz "dedim Umut " gizemle eve gidene kadar biraz sohbet ettik, yani baya ettik saçma sapandı hatta komikti ama hayatımın en güzel konuşması olabilir, gizem o kadar güzel gülüyor ki her güldüğün de biraz gülüşüne takılıp kalıyorum burdan, çıkıp gizemin evine gidene kadar 5 6 defa kaza atlatmışızdır, yanımdayken ve öyle gülerken yola odaklanmam zor oldu, sonra o adam gizeme öyle dedikten sonra kendimi kaybettim ona dokunması üstüne yürümesi " derken elli yumruk oluyor her defasında daha çok sıkıyordu" "içimde kıyamet koptu sanki baştan ağağı kaynar su gibiydim, adamı parçalarına bölmek istedim, ki zaten gizem tutmasa büyük ihtimalle öyle de olurdu, sonra" dedi, ellerini gevşetip hafif sırıtarak "beni durdurmak için önüme geçti, bana dokundu, elimi tuttu, küçücük kız zaten, beni adamdan uzaklaştırmak için belime sarılıp elleriyle yüzüme dokundu," dedi kafasını iki yana sallayarak ve devam etti "allak bullak oldum, benim bir kavgaya girip bir başkasının tutmasıyla kafam karışmaz hatta daha da öfkelenir daha çok döverim ateş bilir, ama odaklanamadım garip ama adamı lime lime etmek isterken bir anda duruldum, gizeme o kadar yakın olduğumu o zaman farkına vardım nefesim kesildi, kalbim vücudumun her yerinde atıyordu sanki o an aklımdan bir ton şey geçti bir çok şey yapmak istedim, geri çekilmem gerekiyordu ama bunu yapmak o kadar zor geldi ki bana ben hayatım da kalbimle aklım arasında hiç bu kadar sıkışmadım, ne olduğunu bilmiyorum ama iyi şeyler olmadığı kesin "dedi sıkıntılı bir şekilde nefes vererek Ateş le birbirimize bakıp tebessüm ettim, demek oda anlamıştı umut un ne yaşadığını ilk konuşan ateş oldu " geçmiş olsun birader, ilk görüşte aşk kervanına çoktan katılmışsın" dedi hafif alaylı ama tebessüm ederek Umut "ne aşkı ateş kızı daha sabah gördüm" Ateş "aşık olmak zamana yada o kişiyi kaç defa gördüğüne yada kac defa muhabbet ettiğine bakmaz ki, bir gülüşüne bir bakışına yada sana anlık dokunuşuna bile tutulabilirsin bu olası bir şey" dedi ciddiyetle Umut "iyi güzel diyorsun ama gizem i görüyorsun ateş bana ne kadar soğuk hala abi diyor bana ya çıldırıcam" dedi sinirle gülerek ellini saçlarının arasında geçirip arkaya yaslanarak Umutla daha yeni tanışmıştık ama eğer kötü biri olsaydı ateş umut a böyle bir konuşma yapmazdı gizem den uzak dur derdi buna emindim, bişiler demem gerekiyordu bunu umutta benden bekliyordu ama dediklerim onu daha fazla üzecekti gizemin bu konuda tavrı netti çünkü belki zamanla değişirdi ama bu çok uzun bir yoldu sonra umuta dönerek "gizem seni sevse de sana aşık olsa da hatta içinde kıyamet kopsa da sana belli etmez sevdiğini, abi der içi yana yana sarılmak belki elini tutmak ister ama uzak tutar kendini bakmak ister ama öyle hakim olur ki kendine sen yokmuşsun gibi hissedersin, umut gizemin kendi içinde bile aşamadığı duvarları var, senin aşmana kolay kolay izin vermez, güvenmez ve üstelik aranızda ki farkı oda farkında bu yüzden kendini senden uzak tutuyor "dedim, şaşırarak yüzüme baktı " ne farkı, boy farkından falan mı bahsediyorsun yenge, ben sorun etmem ki öyle şeyi aksine hoşuma gidiyor hepte öyle biri olsun istemiştim "dedi gülerek ben ; " hayır umut boy farkından bahsetmiyorum, stadü farkından bahsediyorum, maddi farktan bahsediyorum, aile farkından bahsediyorum, anladın mı demek istediğimi "dedim kaşlarını çatıp bana baktı " yenge saçmalama bunlar da sorun olmamalı ki değil de zaten "dedi hafif sinirle Bende gizemin hayatını ona anlattım, gözleri dola dola dinledi ateş az çok biliyordu ama oda tam net bilmiyordu aynı şekilde sude de hepsine baktığım da ateş ve umut un gözleri dolu doluydu sude nin ise gözünden yaşlar gelmeye başlamıştı "öyle işte umut, hayatı bu şekilde geçen bir kız da bahsediyoruz, en güzel çağlarını iş bulup kafasını sokacak yer bir yer bulmaya çalışan bir kız dan bahsediyoruz,ki kendini bu şekilde kapatmasının tek sebebi de bu değil bak anlatayım lisedeyken gizem bir çocuğa aşık olmuştu çocuğun durumu baya iyi sonra gizem başta tereddüt etti açılıp açılmamak konusunda durdu düşündü ne kaybederim ki dedi ve açıldı çocuğa, çocuk buna hiç tepki vermemiş sadece gülmüş gitmiş biraz bozuldu gibi olmuştu ama çaktırmadı çok sonra ertesi gün o çocuk geldi gizemin yanına benden senden hoşlanıyorum dedi gizem baya mutlu oldu neyse işte bunlar ara ara okulda kantin de falan buluşuyor çocuk bazen gizemin çalıştığı yere falan geliyordu yanlış hatırlamıyorsa 1 hafta sonra çocuk buna evine davet etti doğum günü partisi için kabul etti bende çağırdı tamam dedim gizem sevdi mi tam sever herşeyiyle dedi işte ne hediye alsam neyse baktık biraz çocuğun zevki olan şeyler hep pahalı hiç unutmuyorum 5 gün boyunca geceli gündüzlü çalışıp para biriktirip set almıştı, o zamanlar meşurdu ayakkabı Sweeht kombini neyse güzel hazırlandık gittik başta her şey güzeldi bir problem yoktu sonlara doğru gizemin yüzü düştü dedim noldu işte sana bir şey göstericem diye odaya çıkarmış gizemi orda da taciz etmiş onu taciz diyorum çünkü gizem istememiş öpmek hep kaçmış falan neyse en son bir şekilde durdurmuş indiler aşağı çocuğa baktım gayet mutlu ama gizem çok kötü, ilerleyen zamanlarda çok daha kötü gizem aklına hep kötü şeyler geldi işte amacı farklımıydı acaba falan filan diye neyse dedik biraz düzeldi o ara çocuk pasta falan üfledi gizem yanına gitti hediyesini verdi ama hala mesafesi çocuğa karşı, sonra Bi anda çocuk gülmeye başladı ama nasıl gülüyor ben ve gizem olayı anlamadık başta sonra çocuk hediyeyi açtı gizeme dönüp 'mısır çarşıdan mı aldın bunu yoksa çaldın mı' dedi gizem şok oldu tabi ne diyorsun sen falan filan dedi ondan, kızın geceli gündüzlü uyumadan dinlenmeden onu düşünüp aldığı hediye yi ne yaptı biliyor musunuz parçaladı, bildiğiniz önünde ki bıçakla sweeth param parça etti ayakkabıları da kesmeye falan çalıştı bişiler yaptı tabi şok oldu gizem sadece ne yapıyorsun falan diyo sonra çocuk konuşmaya başladı 'işte kızım sen hayal alemin demi yaşıyorsun sen sadece benim hizmetlim olabilirsin yada tek gecelik ilişkilerimden biri seni sevmek şu yana dursun gözümün ucuyla sana bakmam bile fakir kızlarla üstelik ailesi olmayan p*ç kurularıyla benim hayatta işim olmaz 'gibi rencide edecek bir çok şey söyledi herkesin içinde, biz o gün öğrendik ki meğer iddiaya girmiş arkadaşlarıyla ondan gizeme yanaşmış tabi bizim kızda seviyordu onu böylelikle ilk iddasını kazanmış ama işte birlikte olma kısmı olmayınca onunda böyle hıncını çıkarmış tabi diceksin ki tüm bunlar olurken sen ne yapıyordun ben baştan beri uyardım gizemi ama seviyorum dedi sevme diyemezsin ki yanında oldum hep hatta dedim borç vereyim sana bu kadar çalışma diye ama kabul etmedi o günde çocuk konuştuktan sonra benim aşırı çok pis bir Laz damarım vardır annemden geçmiş sanırım, çocuğu aldığım gibi pastanın içne batırdım tabi o sendeleyince sen benim kardeşime nasıl bunaldı dersin seni buraya gömerim deyip çocuğu sobayla dövmüştüm kimse de engel olması çünkü kimin torunu olduğumu biliyorlardı, tabi bunla da kalmadım gittim bunu dedeme anlattım sonra dedem bunun babasının işine el koydu Bi anda yardıma muhtaç oldular yani sonra dedem yine onlara yardım edip adamın ve çocuğun kendi himayesi altında çalışmasına izin verdi annesinin cemiyeti falan vardı o kısmı da annem halletti tabi bende çocuğu tuvalet falan temizletmiştim ona hizmetli gibi davranmıştım ama gizem yine mutsuzdu hatta yapma uğraşma dedi ama Bi kere koymuştum kafama, her anında yanında olmuştum sonra bir gün unuttun mu gizem bak sen mutlu ol diye bir sürü şey yaptım ona rezil ettim onu falan dedim oda bana şey demişti 'hatırlıyor musun tuğçe gidip hoşlandığımı söylicem en fazla ne kaybederim demiştim hatırlıyor musun' diye sordu bende evet dedim 'ne kaybederim ki diye çıktığım yolda güvenimi kaybettim, kendime olan güvenimi erkeklere olan güvenimi kızlara olan güvenimi kısaca güvene dair her şeyimi kaybettim' demişti bana o günü ölsem unutmam o günden sonra bırak birini sevmeyi bir erkeğe göz ucuyla bile bakmadı umut evet bir yerden sonra düzeldi kendine geldi magazin olayını severdi mesela hatta ateşle ilk tanıştığımızda 'nasıl tanımazsın ya kızım koca ateş kılıçoğlu na kafa tuttun resmen ve adam sana hiç bir şey demedi bence senden hoşlandı' demişti '' dedim Ateşe bakarak oda tebessüm ederek "doğru bilmiş ama eksik hoşlanma diyemezdim hissettiğim duyguya aşk tı benim ki diyip yanağımdan öptü bende tebessüm ederek umuta döndüm " yani umut şuan bu şekilde davranıyor olması çok normal sana güvenmesi zaman alır sana kendini hemen açmaz o yüzden onu ve kendini sorgulamak yerine bırak sana abi demesine izin ver arkadaş olarak yaklaş ona ki eminin buna hayır demez çünkü sen kazım amcadan onu koruyarak ve onu düşünerek bir hamle yapmışsın bu onun hoşuna gitmiştir bakma kızdığına üzüntüsünü kızgınlığa vuruyor ve üstelik ne olursa olsun ona çok yaklaşma mesafen olsun Bırak sana ilk yaklaşan gizem olsun kendine engel ol çünkü ona ilk seferde farklı şekilde yaklaşırsan yine onu üzersin ve kaybedersin "dedim umut a bakarak, Umut ise üzgün gözleri kızarmış yeri bakıyordu burnunu çekerek sağa sola baktı bakışları beni bulduğun da konuşmaya başladı " ben gizemi farklı bir sebeb ten dolayı istemiyorum, ailesinin olmaması onun suçu değil ki ne ben ne ailem onu bu şekilde yargılamaz gizem çok farklı biri hem dış görünüş olarak hemde karakter olarak sanırım beni gizeme iten de bu oldu ondan kendime engel olmadım galiba, ama sen böyle diyorsan tamam kendime engel olmaya çalışırım ama onu korumaktam asla vazgeçmem beni sevse de sevmese de "dedi üzgün bir şekilde ve ekledi " şu çocuğun adını soyadını versene bana bir bakayım nerede ne yapıyor "dedi sinirle " umut saçmalama çok zaman oldu unutuldu gitti "dedim gülerek Umut " yenge ver sen ver gizemi üzmek neymiş göstereyim ona o p*ç kurusu öyle davranmasaydı belki gizem bu kadar önyargılı olmazdı "dedi daha çok sinirle " tamam umut sakin ol atarım sana msj olarak ne yapmak istiyorsan yap ama gizeme belli etme "dedim oda başını sallayarak onayladı biraz zaman geçtikten sonra gizem içeri girdi YÜZÜ gözü şişmiş sanırım duş alırken yine ağlamaya devam etmişti gelip SUDENİN yanına oturdu ve önce umut a sonra bize baktı " umut abi sen ağladın mı daha doğrusu hepiniz niye ağladınız" diye sordu umut gülerek "Ateş tuğçeye olan aşkını anlatırken olayı mecnuna bağladı da da biraz yengem duygusallıktan sude ve ben gülmekten olayı abartmış olabiliriz" falan deyip daha çok gülmüştü Gizem de umut un gülüşüne eşlik etti, Gizem "evet umut abi güzel espri ama doğrusunu söyleyin" dedi, zaten inanmasın beklemiyordum ama bu şekilde yine gülerek konuşması tek şeyi ifade ediyordu hala üzgün Dü ve belkide bizi duymuştu ama ne olursa olsun belli etmiyordu bende bunu anladığım için gizeme dönüp "gizem bu kart uzun süre banyoda mı kaldın yoksa salon kapısının girişinde mi" diye sordum Herkes çıt çıkmadan gizem den gelen cevabı bekliyordu, gizem derin bir nefes alarak ve gözleri dolarak "salonum kapısında" dedi gözlerini silerek sonra umut a dönüp "emre" dedi Umut "ne" DİYE tepki verdi Gizem "tuğçeye sordun ya adı ne diye emre, emre çoban" dedi düz bir sesle, sonra devam etti "seni kırdıysam özür dilerim, umut" dedi buruk bir tebessümle Umut ise 32 diş sırıtarak "sadece umut demen bile yeterliydi, özüre gerek yok" dedi Gizem gülerek karşılık verdi Bende gizeme dönerek elini tuttum "denemene sevindim, her şeyde yanındayım, herkesi her şeyi unut ama bunu unutma" dedim gülerek oda "unutmam, merak etme" dedi diğer eliyle elimi tutarak Umut anlamayan gözlerle bize bakarak "neyi denemeye karar verdin" diye sordu merakla Ateş ise kahkaha atarak "ne salak adamsın ya" dedi gülerek Sude "ay umut abi yeminle Aptal bir çocuksun bak adam demiyorum çocuk diyorum, Aptal çocuk diyorum" diye gülmeye başlamıştı daha doğrusu herkes gülüyor Du umut hariç "şimdi ben ne dedim de siz bu kadar güldünüz alt tarafı neyi denemeye karar verdiniz dedim bunda bu kadar gülünecek ne var alla alla" deyip sinirle arkasına oturdu , o sırada ateşin telefonu çaldı sanırım beklenen telefon buydu hemen yerinden kalkıp başka tarafa gitti biz de ona bakıp gözden kaybolunca yine umutla dalga geçmeye devam ettik hala inatla anlamamaya çalışıyordu sanki ama olsun gizem mutluydu bunu gülüşünden anlıyordum arada 5 10 dakika geçince ateş içeri girdi ve bende o oturu oturmaz sordum "evet ateş bey anlat bakalım ne bu gizemli gizemli konuşmalar neler çeviriyorsum" dedim alaylı bir tavırla ateş ise göz kırparak çapkın ses tonuyla "senin bey diyen ağzını..."dedi bana melül melül bakarken utanmıştım, herkes te Bi oo yavaş muhabbeti falan oldu güldüler sonra ateş konuşmaya devam etti " neyse şimdilik bir şey demiyorum, Fahri amca ve bizim avukatla görüştüm ya "dedi " ne için dedemle görüştün ne avukatı ateş şu hallerini bırakıp adam akıllı anlatır mısın "diye sordum diğerleri de bana destek oldu ateş boğazını temizleyip konuşmaya başladı " şimdi öncelikle rızanı almadığım için özür dilerim gizem ama sana bunu teklif etsem hayatta kabul etmezdin bende o yüzden sana sormadım ama pişman değilim ben kardeşimin daha çok üzülmesine sebeb olamam benim için sude den bir farkın yok" dedi düz sesle Gizem şaşırarak "Ateş abi anlamıyorum hangi konuda rızamı alacaktın" dedi Ateş "bundan sonra yani daha doğru yarından itibaren senin adın soy adın gizem aslanoğlu" dedi hep birlikte "neee" diye tepki verdik Gizem "ne nasıl abi ne aslanoğlu falan ne oluyor anlamıyorum" dedi Ateş "Sen bundan sonra Fahri amcanın kızısın gizem, Fahri amca seni yarından itibaren nufusuna alıcak ve sende bundan sonra bir aslanoğlu olarak hayatına devam ediceksin kafanı eğmeden aynı kardeşin tuğçe gibi dimdik duracaksın, bundan sonra sana hizmet edecekler sen onlara değil ve bu gün burda konuşulan her konu duysan da duymasadan da burada kalacak ve sen yarın gizem aslanoğlu olarak yeni bir hayata başlayacaksın "dedi kesin bir sesle Gizem ise şaşkın şaşkın bakıyordu bir yanda da ağlıyordu umut gizemin yanına gelerek diz çöktü " ağlama artık dayanamıyorum " dedi gözlerinden yaş akarken
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD