mehmet amca daha fazla kızarak söze girdi
"ben hayır diyorsam hayır ,eğer kızımız çok isterse onu isteyen birine veririz olur biter ama barış olmaz dedim " dedi bağırarak
suğde kafasını kaldırarak babasına baktı gözlerinden yaşlar akarken kırılmıştı her halinden belli idi ve konuşmaya başladı
"bu kadar mı yani baba gerçekten mi ,ya ben bu yaşıma kadar dediğiniz her dediğinizi yaptım ya ben hayallerimden vazgeçtim sizin için ya yapma dediniz yapmadım gitme dediniz gitmedim ya ben ne çocuk oldum ne genç onu yapma suğde bunu yapma suğde adımızı mı çıkartacaksın suğde yok sen suğde kılıçoğlusun ona göre davran suğde şimdi ne var baba barışı sevemezsin benim dediğim biriyle mi evlen direksin ya sen değil misin en yakın dostunun kardeşine sevdalanan he annemle nasıl tanışıp evlendiğinizi biliyorum baba en azına barış gelip senden rızanı istedi ya sen onu bile yapmamıştın ,sana diyecek bir şey bulamıyorum baba gerçekten dedemin onayı var abimin de sizin de ister olsun ister olmasın umrunda değil ben artık o küçük suğde değilim barışı seviyorum ve bırakmayacağım daha da başka bir şey demek istemiyorum " dedi ağlayarak sonra barış konuşmaya devam etti
"mehmet amca neden onay vermiyorum bilmiyorum ama ben suğde den vazgeçmem istersen öldür istersen tehtid et istersen batır beni ama bırakmam suğdeyi de başkasına yar etmem ,evet ben anlamam mafyalık olaylarından ama suğdenin kılına zarar gelsin yada o üzülsün elimden ne geliyorsa daha fazlasını yaparım ama yine de ondan vazgeçmem " dedi kesin bir sesle ve masada ki peçeteyi alıp suğdeye uzattı
"suğdem ağlama artık bak dayanamıyorum siz gözyaşlarını ,her ne olursa olsun ben yanındayım bırakmam seni "dedi yumuşak bir sesle
uzun bir süre herkes birbirine baktı ortam da huzursuz bir sessizlik oldu ve bi anda mehmet amca ile halime teyze gülmeye başladı ,başta kimse hiçbir şey anlamadı öylece baka kaldılar bir süre sonra dedem ve hasam amca da onların gülüşlerine eşlik ettiler biz yine anlamaz gözlerle onlara bakıyorduk sonra halime teyze
"gördün mü bak bey ben sana demiştim de sen bana inanmamıştın" dedi gülerek
mehmet amca
'' gözünden de bir şey kaçmıyor maşallah hanım eline su dökemem '' dedi yine aynı gülerek suğde dayanamayıp sordu
"ya anne ne oluyor neden gülüyorsunuz "
halime teyze
"ah kızım sen o yolları giderken biz dönüyorduk anlamadık mı sanıyorsun barışa karşı bireyler hissettiğini ,'yok anne bu gün barış abi de gelse olur mu ' yada' aybi barış abi gelecek mi ' falan demeler ,barış gelince süslenmeler falan salak mıyız kızım biz anlamıştık babanla sadece bu günü bekledik ve söylerlerse böyle bir şaka yapalım demiştik ,ama size çok kırıldım diyeyim biz bu kadar anlayışsız birer anne ve baba mıyız da bu şekilde tepki verdiniz üzüldüm açıkçası "
Sude şaşkın şaşkın annesine bakıyordu barışta aynı şekilde ateş tepkisiz sadece olanları izliyordu sonra Mehmet amca konuşamaya başladı bu
" barış seni uzun zamandır tanırım babanla da zamanında iş yaptığımız oldu efendi saygılı bir çocuksun ki bunu hemen bizden rıza istememden bir kez daha anladım, belki bu yaptığımız çocukçaydı ama size ufak bir şaka yapmak istediği sadece o kadar yoksa bende ateş gibi düşünüyorum kızımı sana gözü kapalı emanet ederim "dedi gülerek
Sude ve barış hala şaşkın şaşkın bakıyorlardı ne yapacaklarıbı bilemiyorlardı ateş araya girerek
" aloooo tepki verin artık "deyip yanında ki sudeyi dürttü
Sude irkilerek direkt annesine baktı
" ya anne çok kötüsüz gerçekten böyle şaka mı olur ölücem sandım "dedi sitemle hemen ayağa kalkıp annesine sarıldı
Halime teyze
" oy kızım napalım kızım ilk defa aşık olmuş bunu bir şekilde komik hatırlamız lazım Dı. "dedi sarılarak
Aklıma annem gelmişti gülen yüzüm düştü ama hala onlara bakıyordum halime teyze nin dediği tek bir cümle bana annemi hatırlatmıştı annem de bana ölmeden önce 'kızım aşık olmuş' demişti sarılmıştım ona doya doya koklamıştım ama son olduğunu bilseydim gitmezdim hiç evden, gözlerim doldu ama hala sude ve halime teyzeye bakıyordum sarılıp öpüyordu annesini tıpkı benim bir zamanlar annemi öpüp kokladığım gibi bunu bir daha yapamayacak olmak canımı yaktı, her şeyi görüyordum ama beynim uyuşmuş gibiydi, barış kalktı annesinin babasının elini öptü sonra Hasan amcanın elini öptü yine sarıldılar ama ben hala halime teyze ve sudeye bakıyordum gözlerimden yaşlar akmıştı artık kimse görsün istemedim hızla sofradan kalkıp koşa koşa odama çıktım ve banyoya girip kapıyı kitledim sesim çıksın istemiyordum o yüzden banyoda ki bütün suları açtım ve olduğum yere çömelip ağlamaya başladım, artık zor geliyor du bir şeyleri yokmuş gibi yapmak sanki mutluymuş gibi davranmak artık zor geliyordu çok yorulmuştu.
Yere çömelmiş ağlarken çok zaman geçmeden kapıya hemen ateş geldi
"Tuğçe güzelim hadi aç kapıyı konuşalım kaçma bu şekilde" dedi bana
Kaçmıyordum ki bu benim kaçabileceğim bir sorun değildi, ağır geliyordu sadece annesizlik ağır geliyordu, nefesim kesilene kadar ağladım dedem geldi kapıya birşeyler söyledi ama açmadım ateş sürekli olarak hep bir şeyler anlattı söyledi ama hayır kararlıydım çıkmayacaktım sakinleşe kadar sude geldi kapıya özür diledi ama yok yinede de çıkmadım çünkü hem hala ağlıyordum hemde berbat görünüyordum en son gizem konuştu
"bence biz çıkalım çünkü biz burada oldukça tuğçe çıkmaz biliyorum onu sakinleşmeye ihtiyacı var, bence biz bize verilen görevleri yapmak için çıkalım evden ateş abi sende tuğçeyi bekle sonra siz de işlerinizi halledersiniz" dedi
Dedem
"kızım doğru söylüyor çıkmaz Banyodan hadi biz işimize bakalım" dedi dedem ve herkes çıkmaya başladı tek bir kişi hariç ateş
Kapının önüne oturduğunu camdan ve kapının altından görebiliyordum, ama yine de ağlamamı susturamıyordum ne kadar süre ağladım bilmiyorum ama bu süre zarfında evde ki herkes işlerini halletmek üzere çıkmışlardı ateş işe hala kapının önünde bekliyordu hiç konuşmadan sonra konuşmaya başladı
"ne kadar üzdün ve yorgun olduğunu anlayabilirim, ama bunu kendine yapma ağla yine ağlamak istiyorsan bağıra bağıra ağla ama içine atma tek kalma çık dışarı bana sarılarak ağla yada bana kız vur hiç fark etmez ama yeter ki yalnız kalma içine atma ne sen kendin üzül nede bana bu şekilse işkence çektir, dayanamıyorum be güzelim anla benden uzak kalmana kalp acına derman olamıyorum bu beni bitiriyor anla elimden hiçbir şey gelmiyor "dedi üzgün sesiyle
Bende daha fazla dayanamadım ve ayağa kalktım çünkü birinin bana sarılmasına ihtiyacım vardı, bana zor geliyordu artık bu durum,
Kapı kilidini açar açmaz ateş ayağa kalktı ve bende hemen ona sarıldım beni sıkı sıkı sardı daha çok ağlamaya başladım ve dudaklarım dan sadece şu kelimer döküldü
"Ateş annemi ve babamı çok özledim" dedim, ve içinde tuttuğum ne kadar göz yaşı varsa hepsini akıttım, daha çok sarıldım ona daha sıkı sardı beni en son bacaklarım beni taşıyamadı yere oturdum ateş te benimle birlikte oturdu, ağladım avazım çıktığı kadar bağıra bağıra ağladım, ne kadar öyle kaldım nasıl durumdaydım bilmiyorum ama ateş in de benimle birlikte ağladığını gördüm yine ona bakıp gözlerim dolduğunda yüzümü ellerinin arasına alıp
"şşş tamam, tamam sakin ol ağlama daha fazla bak içim gidiyor kendini yıpratıyorsun ve ben hiçbir şey yapamıyorum elimden bir şey gelmiyor yapma lütfen yapma tuğçem ağlama daha fazla" dedi göz yaşlarını silerken
Yorulmuştum artık gerçekten, içime atmak bana hiç iyi gelmemişti, kendimi yorgun hissediyordum, ateş biraz hava alalım diye beni kaldırdı ve balkona çıkarta orada denize bakıp biraz daha doldu gözlerim yine aklıma geldi annem, evimiz de deniz kenarında kahve içtiğimiz günler canlandı gözümde ver bir daha gerçekleştiremeyeceğim bir sürü anı tekrar doldu gözlerim, ve göz yaşlarım yine akmaya başladı, biraz ateşin göğsün de etrafa baktım sonra aklıma bir den kaanın hala burada olacağı aklıma geldi direkt ateşten ayrılıp yol kısmına baktım doğru tahmin etmiştim oradaydı ve yine bize bakıyordu, anında öfke bürüdü içimi ellerimi yumruk yaptım içimdeki acı bir anda inanılmaz bir hınc alma duyguna çevrildi ona bakarak göz yaşlarımı sildim ve içeriye doğru gittim koşar adım aşağa indim ateş beşimden geliyordu aynı zamanda bağırarak Bi anda durup döndüm ona
"ya gel benimle oraya, sadece beni bekle yada kal burada karışma" dedim kızgın bir şeklide endişeli gözlerle bana bakıp
"tabiki de seninle geliyorum tuğçe seni a it le yalnız bırakamam" dedi
Bende daha fazla oyalanmadan çıkış kapısına yürüdüm ve çıktım dışarı gözüm dönmüştü, korumalar ile göz göze gelince bağırdım
"bana hemen bir sopa bulun" dedim
Anında bir kaç Adam sağa sola doğru koşmaya başladı, sonunda biri elimde orta boy kalın bir sobayla göründü elime verir vermez kaan ın olduğu yere doğru yürümeye başladım, arabasına yaklaştığım da Bi gördüğüne emindim ki öylede oldu arabasın dan indi ve karşıma dikildi, hiç vakit kaybetmeden elimdeki sopayla ona vurmaya başladım neresine denk gelirse geldin umurumda değildi hem vuruyor hemde bağırıyordum
"demek pişmansın He, demek gözünü hırs bürümüştü He, ne demek özür dilersin He," deyip daha çok vuruyordum sadece kafasını kolluyordu başka hiç bir şey yapmıyordu arada canı acıdığına dair çıkardığı sesler dışında, daha çok vurup daha çok bağırmaya başladım
" Allah senin belanı versin, senin yüzünden annem babam öldü, sizin saçma salak işleriniz yüzünden ben babamdan, babamın sevgisin den mahrum kaldım yıllarca boş yere suçladım onu, seni öldüreceğim Kaan seni bu hayatta yaşatmayacağım bide hala gelmiş kapımda beni izliyorsun utanmasan arıyorsun beni neymiş çok seviyormuş beni pişmanmış "
Elimde ki sopayı sırtına doğru daha sert vurdum ve acıyla yere düştü hiç durmadan bir ayağımla birde sopayla vurmaya başladım ve aynı zamanda yine bağırarak konuştum
" senin pişman olman anne ve babamı bana geri getirmiyor lan senin üzgün olman annemle eski günlerimizi geri getirmiyor kaann seni parçalarına seni parçalarına ayırmak istiyorum, saçma sapan bir mafyacılık olma hırsın yüzünden ben annemi kaybettim annemi benden aldın mutluluğumu gülüşlerimi anneme sarılmamı öpmemi benden aldın kaaan seni yaşatmayacağım bunu bil sen ve senin o gereksiz ailen bunu kafanıza sokun seni ve sizi yaşatmayacağım "dedim sonralara doğru sesim daha alçak ama tehtitvar şeklinde çıkarak,
Nefes nefese kalmıştım, kaan ise yerde yüzünün belirli yerlerin de kan bir çok yerini ise oynamıyordu ama ben rahatlamıştım ona bunları söylemek ve bu şekilde davranmak beni rahatlatmıştı Ateşe dönüp bir kaç Adamla bir kağıt kalem getirmesini istedim, kaanın bilinci yerinde değil gibiydi ama umrum da da değildi ben öylece ona bakarken arkadan bir kaç Adam geldi elinde ki kağıt ve kalemi bana uzattı, arabaya geçerek yazmaya başladım ateş ise sadece izliyordu
"selam çakal naber görmeyeli keyfin yerinde dir diye tahmin ediyorum ama hediye mi görünce sanırım ufacık keyfin kaçacak ama olsun olurda hediye mi beğenmemezlik yaparsan sorun değil sonuçta oğlun gelinin ve o güzeller güzeli torunun da aynı hediyenin tadına varır. Beni zora itme çakal kız olmam seni öldüremeyeceğim anlamına gelmiyor nasıl kaanı dövdüysem canını da almasını bilirim sadece arkanı değil sağını solunu da kolla, buda sana ufak bir kıyahım olsunn...
Tuğçe aslanoğlu "
Diye yazıp adamlara döndüm
" bıçağı olan var mı "diye sordum ateş anında
" Tuğçe saçmalama ne yapacaksın bıçağı "diye endişelenerek sordu Ateşe dönüp bağırarak
" Ateş sana karışma dedım ya bana şimdi bir bıçak verirsiniz yada gider kendim mutfaktan gözüme kestirdiğim en büyük bıçağı alırım, ama kendim alırsam o bıçağı size de zarar vermeden bırakmam o yüz den şimdi hemen çıkarın şu bıçağı"
diye bağırdım korulamalardan biri Ateşe yaklaşıp sadecee
" abi "dedi ateş ise " tamam ver "dedi ve adam anında orta boy cep bıçağı çıkartıp bana uzattı elinden alır almaz kağıdı bıçağa geçirdim ve kaana doğru yürüme başladım bacak kısmına gelince onu sakat bırakmayacak ama sağlam canını yanacak olan bir yerine doğru sapladım acıyla bağırdı ama umrumda değildi kaana dönüp
"dedene vermen gereken ufak bir notum var, nasıl sen annemden bana haber gönderdiysen bende aynı metodu uyguladım" dedim buz gibi sesimle bacağını sıkıntım daha çok acısın diye Kaan da yerde hem kıvranıyor hemde bağırıyordu
Biraz daha sıktıktan sonra bıraktım durulmaya başlamıştı bana baktı ve sadece "özür dilerim" dedi güçlükle aynı soğuk ifadem ve sesimle
"özür dilemenin hiç bir hükmü yok bu çektiğin acıyı unutma Kaan çünkü yeri ve zamanı geldiğinde daha fazlasını çekeceksin" dedim biraz geri geri ona bakarak yürüdüm sonra Ateş ve adamlara dönerek
"bunu alın evinin kapısının önüne atın bakın bırakın demiyorum atın diyorum şu arabasını da alın buradan" dedim ve ateşin elini tutup kaana yine baktım bize bakıyordu gözleri hem acı için de hemde bir bana bir de ateşin elini tuttuğum eline bakıyordu istediğim olmuştu iki türlüde yakıyordum içini ama zerre umurum da değildi
"Hee bu arada Kaan seni bir daha evimin yakınlarında dahi görmeyeceğim sevgilimle olan huzurumu bozuyorsun, He illa inat eder gelirsen şu karşılaştığın muameleden daha fazlasını görürsün haberin olsun" dedim ve ateşle beraber içeri yürüdüm adamlar ise dediğimi yapmak için işe koyulmuşlardı.
Eve girdiğimiz de ateşin bir şey demesine müsaade etmeden
"duşa giriyorum çıkınca bizimkilerle nerede buluşacaksak gidelim" dedim ve ona bakmadan yürüdüm.
Odama girdiğim de suyun hala açık olduğunu farkına vardım direkt banyoya doğru ilerledim kapayıp üstümdeki kıyafetlerden kurtuldum aynada kendime bakarken gözlerim elime değdi kan vardı ellerim de annemi babamı hayatımı ellerimden alan o şerefsizin kanı vardı ellerim de, önceden sadece insanlara yardım etmek için ellerim kan olurkem şimdi birinin canına kast etmiştim değiştiğimi farkındaydım ama zerre umurumda değildi, ellerimi suya tutup yıkadım sonra suyun altına girerek rahatlamak istedim ama yapamadım ağladım çok ağladım gözümün önüne annem geldi ağladım anneme sarıldığım o an geldi aklıma daha çok ağladım bir daha bunları yapamayacak olmam geldi aklıma daha fazla ağladım, anneme verdiğim söz hiç olmuştu özür dilerim anne artık daha fazla dayanamıyorum ve sizi çok özlüyorum.
Banyoda işim bitince bornuzu üstüme geçirdim, ayna da kendime baktığım da berbat halde idim göz altlarım şişmiş gözlerim kızarmış tam bir hastalıklı gibi görünüyordum, uzun zamandır kendime bakım yapmadığım aklıma geldi ve her zaman ki yaptığım bakımlardan yaptım kendime yüzüme nemlendiricisi kremimi sürüp küçük maskelerim den birini yaptım, saçlarımı kremledim tarafım ve biraz öyle durması için saldım, yüzümü güzelce yıkayıp banyodan çıktım, kapıyı açtığımda ateş ile göz göze geldim hiçbir şey söylemeden direkt giyinme odama girdim iç Çamışırlarımı giydikten sonra altıma dar açık mavi kot pantolon üstümü de beyaz kısa kollu yarım bustiyerlerim den birini giydim ayağıma her zaman ki beyaz spor ayakkabılarımı giydikten sonra içeri geçtim, ateş hala beni bekliyordu ayak sesimi duyunca kafasını kaldırıp bana baktı bir şey demeden yine makyaj aynamın karşına geçtim saçları mı kurutmak için hamle yaptığım sırada ateş konuştu
"Tuğçe ben kurutayım mı saçlarını" diye sordu biraz aynadan ona bakıp kafa salladım hızlı adımlarla yanıma gelip makinayı aldı elimden ve narin davranmaya çalışarak saçlarımı kurutmaya başladı bende o sırada onu izliyordum yavaş yavaş narin bir şekilde saçlarımı kurutmaya çalışıyordu, parmakları saçlarımın arasından geçerken gözlerimi kapatma hissi hissettim çünkü saçımı kurulurken bile bana olan sevgisini hissediyordum kurutma işi bitince tarağı eline alıp yavaş yavaş taradı bu hali tebessüm etmeme sebeb oldu ki bunu oda gördü ve yarım ağız gülerek
"nee" dedi
Bende
"hiçç bakamaz mıyım" dedim
Ateş
"bakarsın tabi hatta en çok sen bak Bi tek sen" dedi göz kırparak sonra ekledi
"başka bir şey yapacak mısın saçına yoksa böyle salık mı kalacak"
Benn
"biraz şekil vermeyi düşündüm ama ben hallederim teşekkür ederim" dedim gülümseyerek
Ateş
"yok öyle yarıda bırakmak saçını ben yapıyorum bu gün sen makinanın fişini tak ben hallederim" dedi gülerek
Aynı şekilde bende gülerek cevap verdim
"ya ateş sen ne anlarsın şekil vermekten ben hallederim bırak"
Ateş
"sude küçükken saçlarını bana yaptırırdı lise zamanı az yapmadım kardeşimin saçını bırak yapayım işte beğenemezsen sen devam edersin" dedi gözlerimin içine bakarak
Bende
"iyi peki madem yap bende biraz makyaj yapayım" dedim ve istediğim malzemeleri bulmaya çalıştım ilk önce yüzüme güneş kremini sürüp sonra göz altlarım kapatıcı sürdüm ne kadar ile yarasa artık ben bunları yaparken ateş saçlarıma şekil veriyordu başta yapamaz sandım ama gerçekten baya iyi oluyor gibiydi
Ateş
"yüzüne çok fazla makyaj yapma bence doğalken çok daha güzelsin gerek yok" dedi bana bakmadan saçlarımı yaparken
Benn
"daha fazla güzel olmak için değil ki kendimi iyi hissetmek için yapıyorum uzun zamandır yapmadım"
Dedim ona bakarak "peki tamam" deyip işine devam etti bende bir rimel ve ruj sürdükten sonra işimi tamamladım, ateş ise saçlarımı gerçekten çok iyi yapmıştı arka saçlarım hafif dalgalı idi ve ön perçemlerime geldiğin de çok özenle dikkat ederek yukarı kıvırdı bende gülerek
"Ateş sen kuaförcü falan olman lazımmış mafya olarak çok ters bir meslek seçtin" dedim gülerek ateş te aynı şekilde
"Sen iste onu da olurum ama sadece sana" dedi göz kırparak
İşi bittiğin de elime sapitleyeci kremi alıp saçlarıma sürüp dağıttım ve Ateşe dönerek
"HADİ de şu işimizi halledelim" dedim ve elinden tutarak evden çıktım.
Ateş hiçbir şey dememişti, kaana yaptıklarım hakkında aslımda konuşmak istemiyordum ama ne düşündüğünü de merak ediyordum biraz sessiz kaldıktan sonra dayanamayıp Ateşe bakıp
"Ateş ne düşünüyorsun" diye sordum
Ateş bana bakıp gülümsedi sonra yola bakıp
"ne konuda kaanı nasıl dövdüğün hakkında mı yoksa Banyodan çıktıktan sonra ne kadar çekici olduğun konusunda mı"
Gözlerimi devirerek
"yaa ateş" dedim gülerek sonra ona bakarak
"Hadi cevapla" dedim.
Ateş
"tam benim karım olacak kadınsın sana yemin ediyorum her konuda bak bide güzel yemek yapıyorsan ben seni ömrümün sonuna bırakmam" dedi elimi tutarak ondan sonra kendine çekip elimin üstünden öptü
Ben
"ya ateş yine çok farklı bir şey söyledin ben onu mu soruyorum ama" dedim
Ateş
"başta yapamaz dedim Allah var incecik kızsın o kadar güçlü değildir diye düşündüm ama daha ilk vuruşta indirdin koca adamı bi gurur duymadım değil, ama işte Kaan sana karşılık vermedi verseydi aynı şey olur muydu bilmiyorum" yandan gülüşle
Kendimden emindim bana karşılık verseydi Bile onu yine aynı şekilde döverdim çünkü bunun eğitimini almıştım, dedem bana zamanında bana her şeyi öğretmişti ama tabi ki bunu ateş bilmiyordu bende aynı şekilde gülerek
"beni daha henüz tanımıyorsun ateş bana karşılık verseydi Kaan yine aynı şekilde olurdu bunu emin olabilirsin" dedim gülerek
Ateş
"bak senn demek öyle bu hünerlerini ben de görmek isterim hanımefendi"
Ben
"tabi ki ateş beycim neden olmasın her şeyin üstün den bir geçeriz hem bana da provo olmuş olur" dedim gülerek
Ateş
"nerede ve ne zaman"
Ben
"bu akşam olabilir şu işlerimizi bir bitirelim ondan sonra" dedim ve önüme döndüm
Ateş
"geldik zaten '
Dedi etrafa baktığım da mekana gelmiştik, arabayı park ettikten sonra yanıma gelip elimi tuttu içeri havalı bir şekilde giriş yaptık gündüz olmasına rağmen çok kalabalıktı ve herkes bize bakıyordu biz direkt ateşin odasına doğru yol aldık karanlık bir salondan geçtiktem sonra deri kaplamalı bir kapı çıktı karşımıza hiç zaman kaybetmeden girdik içeri, bizden önce herkez gelmişti zaman kaybetmemek açısından umut biz gelmeden önce bütün planı anlatmıştı biz de ateşle masaya doğru ilerledik halime teyze ve sude bana bakıyorlardıı mahçup bir şekilde onlara bakıp gülümsedim ve
"sorun yok bakmayın bana öyle sadece tutamadım kendimi bir an canınız sıkılmasın" dedim gülerek
Halime teyze
"ne yapsak ne etsek yada ne söylesek içinde ki acıyı dindirmez bunu biliyorum ama eğer istersen seni de sarıp sarmalarım kızım, sakın beni yanlış anlama ama olur mu sen benim kardeşimin yavrususun ee teyze demek anne yarısı demek bunu unutma sakın" dedi samimi bir gülüşle
Başta sarılmak istemedim ama ihtiyacım vardı bir anne şefkatine bir anne kucağına ihtiyacım vardı gözlerim doldu daha fazla dayanamadım koşar adım gidip sarıldım halime teyzeye tıpkı annemin beni sardığı gibi sardı, kokladı gözümden yaşlar aktı burnumu çektiğim de duyduğum koku beni dumura uğrattı Biraz uzaklaşıp halime teyze ye baktım gülümsüyordu aynı annem gibi ben onda şaşkın şaşkın bakarken bir eliyle saçımı sevip yanağıma doğru geldi tıpkı annem gibi sonra bana "noldu kızım iyi misin" diye sordu, bian annem sandım onu ve sadece "annem gibi kokuyorsun" diyebildim, ve daha çok sarıldım sımsıkı sarıldım kokusunu içime Çektim sanki anneme sarılıyormuş gibi sanki annem ölmemiş gibi
Biraz sarıldıkdan sonra ayıp olur düşüncesi ile ayrıldım halime teyze gözyaşlarımı sildi sanki anlamış gibi
"istediğin kadar sarıl kızım ayıp falan olmaz" aynı annem gibi ben daha demeden anlamıştı beni biraz daha sarıldım sonra ayrıldım ve
"bana kalsa sabaha kadar böyle kalırım halime teyze ama şu işi Bi konuşalım" dedim gülerek oda yanağımı severek
"ANNE, bana anne de yani tabi sende istersen" dedi
Şaşırdım böyle bir şey beklemiyordum kafamı eğdim gözlerim doldu, söyleyip söylememe konusunda gidip geldim ama hasrettim kaç haftadır anne kelimesine, zaten annem gibi kokuyordu onun yerini tabi tutmazdı ama yine de ona sarılıp anne demek bana iyi gelecekti, yüzüne baktım ve
"iyi ki varsın anne" dedim oda gülerek "kızım" deyip tekrar kucakladı biraz öyle kaldıktan sonra kafamı kaldırıp ayrıldım ve yerime geçtim arkamı döndüğüm de ateşi gördüm gözleri dolu dolu ama yüzünde yarım bir gülüşle, yerime geçtiğim de dedem
"zor olacak kızım senin için de benim için de zor olacak ama olacak inanıyorum alışmak zor alacak hatta istemeyeceğiz ama olmak zorunda ben senin hep yanındayım" dedi
Dedeme gülerek göz yaşlarımı sildim ve gizeme dönüp ve biraz da konuyu dağıtmak için
"ee gizem aslanoğlu kendinizi nasıl hissediyorsunuz" dedim gülerek
Oda aynı şekilde göz yaşlarını silip gülerek
"senin kardeşin Fahri amcanın ise kızı olmak muhteşem bir şey, gerçi umut konusunda kötü oldu babam beni umut a vermicekmiş" dedi gülerek herkes gülmüştü
Bende
"ee bir aslanoğlundan kız almak kolay değil" dedim gülerek
Umut
"yok ben kafama koydum alıcam gizemi Fahri amcanın rızası olana kadar beklerim sonra evet desin hemen kapıp kaçarım" dedi yine şen şakrak haliyle
Ortamın havası biraz dağılmıştı gülüp eğlendik ve sonunda ateş söze girdi
"plan konusunda ne diyorsunuz peki" diye sordu
İlk konuşan dedem oldu
"plan güzel evet bana uyar" dedi ve diğerleri de buna benzer şeyler söylediler bu plan okeydi ama bende işler aynı değildi zarar görsünler hatta ölsünler istiyordum ve bu kararımdan dönmeyecektim birden konuya atladım
"plan güzel ama bazı değişiklikler ekliyorum mesela ece ve annesine saldıracak olan insanlar it kopuk birileri olsun ve uyku ilacından da vazgeçtim yani demem o ki her şey olması gerektiği gibi olsun birileri zarar görmesin diye kendimi kasamam sonuçta benim annemin ve babamın da suçu yoktu ama bir hiç uğruna alındılar benden ve ben buna boyun eğmeyeceğim çakal ve ailesinden geriye kimse kalmayacak "dedim sinirli ses tonumla herkes şaşırarak bana baktı
İlk söze giren ateş oldu
" emin misin tuğçe sonra pişman olma ama "dedi tedirgin bir sesle
Ben
" evet eminim ve hayır asla pişman olmayacağım tatil işine de askıya alalım bu olaydan sonra gitmek istiyorum, planı da haftaya perşembe günü uygulayacağız kaanın doğum günün de unutamadıkları bir gün olsun bol ağlamalı ve kaybetmeleli"
Dedim
Dedem
"kızım ne oldu da değiştirdin niye böyle bir karar verdin bir şey mi oldu" diye sordu
Mehmet amca
"eğer bu dediğini yaparsak bir nevi artık katil olacaksın ve üstelik annesinin kardeşinin bu işte pek suçu yok gibi iki de kendi halinde insanlar yani ece daha küçük hayelleri idealleri olabilir ki unutma babanı bu konuda o uyarmıştı" dedi
Bende
"umurumda değil Mehmet amca anlıyor musun umurumda değil benim annemin de suçu yoktu benim annemin de hayalleri vardı ama noldu kimse sormadı acımasız bir şekilde öldürdüler bunu düşündüler mi hiç hayır ben niye düşünüyorum söyler misiniz bana" diye bağırdım
Hasan amca
"çünkü kızım ne olursa olsun ne yaşanırsa yaşansın sen onlar gibi cani değisin senin vicdanın var onların yok" dedi sakin bir tonla
Bende
"günün sonunda olacaksam cani olayım yada vicdansız umurumda değil ben onlara bu şekilde acı çektiricem evet ama yaşamaya döndüklerinde de her şeyi unutup yine yaşamaya devam edecekler yok hayır ben bunu istemiyorum ben hepsi ölsünler istiyorum ve cani olmak umurumda değil "dedim yine aynı sert tonumla
Bir süre herkes birbirine bakıp sustular yine sessizliği bozan ben oldum
" ee ne diyorsunuz tamam mı yoksa bu gün kaanı dövdüğüm gibi tek başıma mı yapayım her şeyi "dedim onlara bakarak
Gizem
" Sen kaanı mı dövdün tuğçe ne zaman oldu bu "dedi hayretle
Bende
" evet dövdüm evin önünde o şekilde korkmadan durması hiç hoşuma gitmiyordu bende sinirlendim dövdüm "dedim düz bir sesle herkes bana hayretle bakıyordu sonra ateş söze girdi
" ben varım ben en başta demiştim ne olursa olsun tuğçe nin yanındayım diye şimdi de geri dönmem ''dedi kesin bir sesle bende ona bakıp gülümsedim, ama diğerleri bu durumdan pek memnun değil gibiydi
Umut
" açıkcası senden böyle bir şey beklemiyordum ama bu konuda sende haklısın yapma etme diyemem ki yine de ne olursa olsun bende yanındayım elimden geldiği kadar yardım ederim yenge" dedi hafif tebessümle
Barış
"aynı şekilde bende yenge yardım ederim yani birini öldürmek çok benlik değil ama teknik işlerde falan her şekilde yardım ederim" dedi
Gizem
"ben şaşırdım tuğçe yani böyle bir şey beklemiyordum, nasıl yapacaksın peki yani gerçekten vicdansız gibi mi davranacaksın" dedi şaşışarak
Bende
"gizem şuan ne dediğini farkında mısın ben onların canını acıtamıcaksam neden böyle bir şeye kalkışıyorum, neden kendimi yoruyorum ben nefesimi kaybettim gizem onların nefes almasına izin verir miyim sanıyorsun umurumda değil gerçekten ne olduğum ne olacağım umurum da değil kaybedecek bir şeyim yok "dedim hafif bağırarak
Bu
Gizem
" anlıyorum seni tuğçe seni en iyi ben anlıyorum ama onlar gibi olmak zorunda değilsin onlar gibi davranmak zorunda değilsin sen tuğçe sin ya sen benim kardeşimsin sen kediler üşümesin diye montuma saran kızsın ya sen dilencenin ne kadar para kazandığını bilmediğin halde yinede kıyamayıp para veren insansın ya sen vicdansız olamazsın ya sen cani olmazsın gencecik bir kızın hayatını maf edemezsin yada belkide hiçbir şeyden haberi olmayan bir anneyi bu işe alet edemezsin yapamazsın "dedi aynı tonda bana bağırarak bende aynı şekilde bağırmaya başladım bu sefer gözlerim dolmuştu
" annem öldü gizem annem çocukluğum dan beri yanımda olan annem dostum sırdaşım öldü onu benden çok cani bir şeklide aldılar nasıl hala bu kadar vicdanlı davranabilirim ya ben onlar gülüp eğlenirken sabahı zor ettim sence ne yaşadıkları yada ne yaşayacakları umurum da mı hayır benim hakkımda istediğini düşebilirsin "dedim
Gizem
" ya sana inanamıyorum gerçekten tuğçe ben yokum senin o hallerini görmek istemiyorum birinin canına kıydığın o zamanı görmek istemiyorum, ya biz seninle insanlar yaşasın diye sağlıkçı olduk birine can olabilmek yardım edebilmek için yemin ettik ya sen şimdi gelmiş hepsini öldürücem diyorsun sen benim yıllardır tanıdığım arkadaşım olamazsın kendine gelmelisin, Kaan gibi senin de gözünü hırs bürümüş sırf sadece intikam alıcam diye ne yapacağını bilmiyorsun ne yaptığını da farkın da değilsin "
İkimiz de ayakta birbirimize bağırıyorduk
" evet değilim gizem değilim, ben eski tuğçe değilim, ben artık kediler üşümesin diye montunu veren kız değilim, dilencenin benden fazla parası olduğunu bilmeme rağmen kıyamayıp para veren kız değilim anla artık şunu anla ben annemle beraber gömdüm o tuğçeyi yok öyle biri yok anlıyor musun, ben bu gün sırf benden annemi aldı diye elime sopa alıp kanlar içinde kalana kadar kaanı döven kızım, annemin bacağını not defteri olarak kullanan adama aynısını yapan kızım ben, bu saatten sonra benden merhamet vicdan bekleme yok çünkü yok "diye bağırdım
Gizem
" ne, ne ne, sen bu gün kaanı mı dövdün ne zaman nasıl ateş neredeydi "
Ateş
" yanındaydım"
Gizem
"ya siz şaka gibisiniz gerçekten, tencere kapak gibisiniz, vaov çok iyi psikopat fav çiftim" dedi sağa sola giderken alaylı ses tonuyla sonra tekrar kızgın halini bürünüp
Gizem
"ya sana bir şey olsaydı tuğçe, ya o adamlar kaanı dövdün diye sana bir şey yaparlarsa ne yapacaksın He söylesene bana kendi çektiğin acıyı Fahri amcayla bana mı çektirmeyi düşünüyorsun, onlara sataşayım da öleyim mi diyorsun ne yapmak istiyorsun tuğçe Allah aşkına amacın ne " diye bağırdı
Bende
" amacım ne mi, amacım anneme bunu yapan insanlardan hıncımı almak onlarada aynı acıyı yaşatmak mutlu olmasınlar istiyorum yaşamasınlar istiyorum anladın mı yok olsunlar istiyorum gizem şu kalbimin yüreğimin acısı geçsin istiyorum anladın mı" dedim bağırarak boğazım acıyana kadar
Sonra yere dizlerimin üstüne düştüm ağlayarak ve konuşmaya başladım
" dayanamıyorum artık anlayın ne yapacağımı bilmiyorum nasıl davranacağımı bilmiyorum, bazen dünyayı yakasım geliyor, bazen de yerimden kalkmak istemiyorum, anlayın ya anlayın ben içime atıyorum ve yok oluyorum anlayın artık yaşamak istemiyorum" dedim
Daha çok ağlayarak dedem yanıma gelip omuzlarımdan sarıldı bana sert bir şekilde ittirdim ve ona dönerek
"dokunma bana kimse bana dokunmasın kimseyi istemiyorum" dedim ayağa kalkarken
Kapıya doğru gittim göz yaşlarımı silerek ateş peşimden gelip kolumdan tuttu "nereye gidiyorsun" diye sordu "bırak" deyip çektim hızla kolumu "sakın peşimden gelme, gelemeyin yalnız kalmak istiyorum" dedim ve hızla çıktım odadan geldiğim yoldan geri çıkışa yürüdüm, gözlerim dolu dolu insanlara çarpa çarpa çıktım mekandan derin derin nefesler alarak yürümeye başladım nereye gidicektim burası neresiydi bilmiyordum ama sadece yürümek istedim
Yürüdüm yürüdüm yürüdüm
Ben yürüdüm yollar uzadı, bağırdım çağırdım ağladım ama içimde ki yangın sönmedi kendimi en sonunda attım denizin kıyısına dalgalar vurdukça ağladım kumlara yatıp bağıra bağıra ağladım ama içim deki yangın sönmedi
Ne annem ne babam o kadar ağlamama rağmen gelmediler ve ben bir kez daha öldüm.