Bölüm 18

4870 Words
onu o halde görmek beni üzmüştü yanına gidip kolundan tuttum ve ayağa kaldırıp ona sarıldım anında oda bana sarıldı sanki benden bunu bekliyor muş gibi sanki en çok buna ihtiyacı var mış gibi sıkıca sarıldı bana sonra burnunu çektiğini duydum ağlıyordu kendimden uzaklaştırıp ellerimi yüzüne koydum gözünden yaşlar geliyordu "şşş sakin ol sevgilim lütfen ağlama sude barışın ona karşı bir şey hissetmediği için böyle düşünüyor sıkma canını hadi topla kendini al yanına umut u ve barışı konuşun ben sudeyi sakinleştirim" dedim gözlerine bakarak sıkıntılı bir nefes verip gözlerini kapadı bende bunu fırsat bilip anlık dudağından öptüm motive olmaya ihtiyacı vardı ben öpünce hemen açtı gözlerini ve bana arzu dolu bakamaya devam etti. ATEŞ TEN ❤️‍? Tuğçe in her ne kadar bana kızgın olsa bile beni o an yalnız bırakmayıp beni teselli etmesi bana çok iyi gelmişti, başka zaman olsa şimdi her yeri yakıp yıkmıştım, bana sarıldı önce sonra o güzel sesiyle cümleler söyledi bana ve Bi anda öptü. Gözlerimi açıp ona baktığımda utandığı çok belliydi bende yüzünü okşayıp "Tuğçe aklımı başımdan alıyorsun gerçekten, az önce ne düşünüyordum şimdi ne düşünüyorum kızım yapma şöyle ani hareketler aklımı yitiriyorum" dedim,yalan değildi tuğçe bana dokunduğun da aklım kafamdan uçup gidiyordu Biraz tebessüm ederek "ne düşündüğünü gece yatarken açıklarsın şimdi git umut la barış la şu problemi çözünn hepimiz rahat edelim" dedi , gece yaterken konuşma fikri aklıma bambaşka şeyler getirmişti ama haklıydı önce kardeşimin işini çözmem lazım dı tekrar bana bakarak "gece konuşmayız ama başka şeyler yapabiliriz '' dedim çapkınca, sonra eğilip bende dudağından öptüm ama anlık olarak değil biraz kaldı dudakları dudaklarım da sonra geri çekilip barışa döndüm " barış hadi gel gidiyoruz sude ile tuğçe ilgilenecek, umut sende gel" dedim ve yürümeye devam ettim arkama baktığım da ikisinin de arkamdan geliyor olduğunu gördüm ve direkt bahçe çıktım, kış bahçesi olan kısma geçip onlarında tam anlamıyla gelmelerini bekledim, barış gergin görünüyordu içeride sudeye davranış şekli de gözümden kaçmamıştı, içeri ilk giren barış oldu ellerini iki yana açıp "Ateş ne oluyor Allah aşkına bana ne diceksinde sude bu şekilde oldu ne cezasından bahsediyor" diye çıkıştı Ben "sakin ol barış şimdi sana sadece tek bir soru sorucam" dedim sakince gözlerine bakarak "sor bekliyorum ne sorucan" dedi kafasını sallayarak Direkt konuya girdim "sude yi mi seviyorsun" Barış direkt bana dönerek şaşkınlıkla "neeeee" diye tepki verdi, ben yine aynı sakinlikle "sude yi mi seviyorsun barış çok kolay bir soru evet yada hayır diye cevap vereceksin" dedim yine aynı sakinlikle barış "Ateş ben ee benn" diye kafasını sağa solla sallayıp ne yapacağını bilmeden kekliyordu, daha fazla uzatmamak adına söze girdim "bak barış cevabın ne olursa olsun sana olan davranışım değişmeyecek, sadece bir şeylerden şüphelendim ve sordum, seni tanıyorum böyle bir şey olsa bile sırf bana ihanet ettiğini düşünüp doğruyu söylemezsin ama şuan bana gerçekçi ol, bir şeyleri söylemek ve değiştirmek için son şansın, kardeşimi seviyor musun "diye tekrar sordum uzun uzun gözlerime baktı tedirgin oluyordu anlıyordum ellerini birbirine bağlayıp gözlerini yumdu derin bir nefes alarak " seviyorum "dedi sadece Gerildim, hemde hiç olmadığım kadar gerildim ellerimi yumruk yapıpı dişlerimi sıktım sudeye bir şey yapmayacağım diye söz vermiş olmasaydım çoktan şuan barış altımda dayak yiyor olıyordu ben ona öylece bakarken bana bakıp konuşmaya devam etti "seviyorum ama sevsem de bir şey değişmeyecek ateş sude beni sadece abisi olarak görüyor yıllardır alıştım ben bu duruma" dedi daha üzgün bir sesle bir anda gülesim geldi, ki güldüm de ama kısa bir gülmeydi, tabi ama umut bildiğimiz kahkaha atmıştı benim aklımdan geçeni o dile getirdi "siz gerçekten işi tane Aptal aşıksınız, lan oğlum hiç mi anlamadınız lan" diye daha çok gülmeye başladı, sinirimden hem ellerimi yamuk yapmış hemde umut un gülüşüne gülüyordum barış afallayarak "ne, ne iki Aptal aşık ne anlaması hiçbir anlamıyorum" dedi daha da şaşırarak biraz öyle durup tekrar gözlerine baktım boğazımı temizleyip konuşmaya devam ettim "bak barış seni uzun zamandır tanıyorum beraber yedik içtik beraber yaşadık beraber askere gittik sana canımı hiç gözümü kırpmadan emanet ederim ama kardeşimi seviyor olman ne yalan söyleyim beni biraz üzdü ve şuan kardeşime söz vermiş olmasaydım çoktan ağzından burnundan kan geliyor olurdu "dedim ciddiyetle barış kafasını önüne eğip elleriyle oynamaya başladı ve Barış " haklısın ateş, kendimi engellemek için çok uğraştım ama yapamadım, yapma dedim kendi kendime uzak durdum gittim ama yok yine soluğu SUDENİN yakının da aldım, uzak duramadım kendime engel olamadım o abi dedi ben öldüm ben ona kardeşim dedim canımdan can gitti hiç bir zaman sarıp sarmalayamadım yanlış anlama o şekilde değil, hiç o gözle bakmadım sude ye korudum uzaktan yakından elimden geldiiği kadar korudum onu sevdiğimi anladığım gün kalbimin bütün kapılarını kapattım başka kadınlara bırak bir gecelik ilişkileri başka kadınlara bile yan gözle bakmadım ben sadece sudeyi bekledim imkansızdı ama bekledim, kusura bakma kardeşim kalbe aşk düşünce insan engel olamıyor bende olamadım şuan bana ne desen ne yapsan haklısın istersen öldür gıkım çıkmaz "dedi üzgün sesiyle hala yüzüme bakamıyor kafası eğikti ben konuşmaya devam ettim " barış senin şerefsiz it kopuk biri olmadığını biliyorum oğlum ben senin ciğerini biliyorum anlamadım mı sandın birini sevdalandığını anlamadım mı sandın, anladım ama kardeşim olmaz diye düşündüm " dedim biraz sinirle Barış "Ateş öğrendin işte nolcak şimdi ne yapayım, nasıl davranayım önceden kimse bilmiyordu şimdi ikiniz de biliyorsunuz ne yapayım nerelere gidiyim siz söyleyin" biraz ağlamaklı bir sesle Durup şöyle bir düşündüm bir kaç tane yumruktan bir şey olmazdı hem benden bunu gizlediği için kızgındım ve sordum "ne zamandır barış ne kafar süredir kardeşime göz koydun" diye sordum, Başını kaldırıp bana baktı gözleri dolu dolu "sude lise son sınıftaydı mezuniyetin de olan oldu" dedi kafasını eğerek, gerçekten inanamıyordum iki de aynı zaman da birbirlerine aşık olmuş ama farkında değildiler, umutla göz göze güldü ne yapmak istediğimi biliyordu fazla bekletmeden 'ulan ben senin "diyip daldım barışa, üst üste 2 3 yumruk indirdim hiç karşılık vermedi öylece kendini topladı karşımda durdu ağzının kenarı ve ve kaşının üstü kanıyordu yanağında da biraz iz kalmıştı bu kadar yeter diye düşünüp çekildim üstünden sonra ona bakıp " Aptal herif tam Bi aptalsın" dedim nefes nefese "haklısın tam bir aptalım ben gideyim" dedi üstünü başını düzeltirken gözleri dolu doluydu bir hışımla yüzüne bakıp "dur daha söyleceklerim bitmedi" dedim "söyle ateş her şeyi söyle hakkındır" dedi ulan çok masum duruyordu dayanamadım biraz ona baktım ve gittim sarıldım başta afalladı öylece durdu sonra kollarını kaldırdı "özür dilerim birader ne aklıma ne kalbime engel olamadım" dedi burnunu çekerek geri çekilip ondan uzaklaştıltan sonra "Aptalsın barış ama kardeşimi sevdiğin için değil, sudenin de seni sevdiğini göremediğin için" dedim Kafasını anında yukarı kaldırıp gözlerini açarak "nee" diye sordu Umut araya girdi "doğru duydun barış bizim kız da sana aşık mış, hemde mezuniyetin den beri ne tesadüf dimi Aptalsınız gerçekten koca iki Aptal ulan hiç mi anlamadınız" dedi gülerek Barış "ben rüya falan görmüyorum dimi yani uyumuyorum şuan" dedi hala şaşkınlıkla "hayır kardeşim uyumuyorsun buda rüya değil bak" diyip bir yumruk daha geçirdim biraz sendeleyip gülerek ayağa kalktı Nefes nefes "ne yani sude de mi beni seviyor" Umut "evet" dedi gülerek Barış Bi anda 'Allllaaaaaahhhhhhhhhh' diyerek sağa sola koşmaya başladı salah kaç kere takılı yere düştü ama yine ayağa kalkıp gülerek söyleniyordu, bu hali çok komiğime gitmişti gerçekten koca adam kardeşim onu seviyor diye çocuk çocuk hareketler yapıyordu işte bundan ona rızam var vardı, sonra Bi anda durup bana döndü "Ateş Allah aşkına bana rıza göster sana yemin ederim sude yi en mutlu insan ederim yok ben sevgili olaylarına karşıyım dersen evlenirim de hiç problem değil ama yeter ki rızam var de daha mahrum kalmayım sude den" dedi üzgün ama heyacanlı bir şekilde bende gülüp ona bakarak "barış oğlum sana canımdan sonra kardeşimi de emanet ederim hemde gözüm kapalı onayım var ama hemen evlilik olmasa bile sevgili olaylarını çok uzatmayın" dedim Anından kocaman bir gülüşle gelip bana sarıldı "eyvallah kardeşim sen hiç merak etme sude evet desin ben her şeyi yaparım" dedi gülerek Umut "HADİ abi o zaman içeri geçelim kız içeride kendini yedi resmen o da senin onu sevmediğini düşünüyordu da bir konuşunda rahatlasın" dedi haklıydı daha fazla üzülsün istemiyordum barış 'tamam' deyip onayladı tam gidilecekken bana dönüp "Ateş fazla ileri gitmek istemiyorum ama onu öyle ağlarken görünce içim gitti bir kez sarılsam iznin var mı" dedi, bi an hoşuma gitmişti her ne kadar ona belli etmesem de tek kaşımı kaldırıp ona baktım, hayır diyeceğimi sanmıştı ama kardeşimin de ona sarılmak istediğin den emindim, bütün ifademi düzelterek hafif tebessümle " git sarıl ulan ama abartma "dedim 32 diş sırıtarak " yok abartmam "deyip koşa koşa içeri gitti, biz arkasından baka kaldık umut " bu kadar hızlı koştuğunu bilmiyordum bu puştun "dedi gülerek Bende ona eşlik ettim " valla sorma ayaklarını götüne değiyordu "dedim gülerek ama biraz hüzünlüydüm farkına varmadan gözümden yaş aktı anında hemen silsem de umut farkına var mıştı Umut " Ateş ne oldu birader şimdi durup dururken niye ağlıyor "dedi Umut a bakıp " oğlum sude büyü dü ve ben bunu şimdi farkına varıyorum Bi tuhaf oldum o benim için hala 'abi bana neden hiç çikolata almıyorsun' diye ağlayan minik kardeşim olarak geliyordu şimdi şu durum, beni bir tuhaf etti "dedim öyleydi hem mutlu hem üzüntülüydüm Umut " ya abi gerçekten tuğçe den sonra duygusal bir panda oldun, nerede o sert kabadayı mafya babası "dedi gülerek " kes lan zevzekliyi hadi gidelim içeri bu kadar sarıldıkları yeter "dedim gülerek, onda aynı anda gülüp birlikte yürümeye başladık, hayat değişikti gerçekten son 1 ayda hayatım çok fazla değişmişti ve kardeşim benden kopuyordu bu durum beni içten içe üzüyor olsa da o mutlu oldukça bende mutlu olacaktım gülerek içeriye yürümeye devam ettik, içeri girdiğimiz de hepsi Bi anda dönüp bize baktı İlk önce tuğçe ile göz göze geldik,bana yine ışık ışıl bakıyordu ve gülümsüyordu, Ah Allahım bu kızın benim kalbim de hissettirdikleri inanılmaz şeylerdi, böyle masum masum gülerken bile kalbim deli gibi çarpıyordu koşarak geldi bana anında sarıldı, saçlarını sevdim önce kokladım daha çok sarıldım sonra öptüm önce başından sonra biraz geri çekip yüzünü ellerimin arasına alıp yanaklarından, oysa dudaklarından öpmek istiyordum ama ortam buna pek müsait değildi ben onu öptükten sonra bana o denizi andıran gözleriyle bakıp "Sen mükemmel bir sevgili vede mükemmel bir abisin" dedi kocaman gülümsemesiyle, sevgilinden daha fazlası olmak istiyorum diyemedim ama yine ona kocaman sarılıp öptüm. Sonra salona doğru yürüdük Sude beni görünce 'dedi' sesi titreyerek "gel buraya benim çikolata canavarım" diye kendime çekip sarıldım kendimi ağlamamak için zor tuttum hayatım da bu kadar zorlanmamıştım, biraz kendimden uzaklaştırıp buruk bir sesle "demek benim minik ufak çikolata canavarım büyümüş ha" dedim gülerek oda kafa salladı hem gözünden yaş akıp hem ağlayarak devam ettim konuşmaya ama aynı zaman da yüzünde ki yaşları silerek "şimdi ağlamak yok tamam mı hep mutlu ol benim güzel kardeşim bu it seni üzerse ilk işin bana gelmek oluyor ben anında müdahale ederim" dedim oda gülerek "ya abi" dedi ve yine kocaman sarıldı biraz öyle durduktan sonra tekrar kendimden uzaklaştırıp "tamam da yeter bu kadar şimdi al git bu sevgilini yüzüne gözüne bir pansuman yap sonra da konuşun işte bir yol çizin kendinize ondan sonra gelin şu filmi izleyip yatalım barış sende burda kal sabah işimiz var zaten bir daha gel git yapmazsın" dedim ikisi de onaylayıp yukarıda ki odalardan birine gittiler sonra bizimkikere dönüp "kardeşimi en yakın dostumla baş başa kalsınlar konuşsunlar diye bir odaya gönderdim sizce bu durum da gavat oluyor muyum" diye sordum umut tabi yine dalga geçerek "hayır gavat olmuyorsun, gavakçık oluyorsum" dedi gülerek "siktir la" diye omzuna vurdum ve devam ettim "gizem al kızım sevgilini başımdan" Umut "ne yani ya dalga da mı geçmeyelim" Gizem "umut sevgilim yapma ya ciddi ol şimdi abim seni de sövecek '' Ateş " heh bak onu iyi dedin kardeşim gel ben seni Bi benzeteyim" Umut "aman aman birader tamam bir şey demedim en büyük sensin" Tuğçe "sevgilim" deyip yanıma yaklaştı "efendim güzelim" dedim ve kafasını göğsüme koydu elleriyle belimi sarıp sonra bana baktı "Sen böyle yaparak gavat değil, dünyanın en iyi en mükemmel en anlayışlı abisi oluyorsun ve ben bu mükemmel abiye aşığım" dedi işte beni sakinleştiren sözler işte kalbimi arşa çıkartan o gülüş işte içinde depremler yaratan o gözleri ellerimi yüzüne götürüp öylece ona baktım gülerek Umut "gel sevgilim biz gidelim yoksa istemediğimiz şeyler göreceğiz şimdi" dedi gülerek hiç ona kulak asmadım şuan tuğçeye odaklanmıştım zaten gitsinler diye bekliyordum yanımız da sesleri kesilince tuğçe nin önce gözlerine sonra dudaklarına baktım küçük ama dolgun olan dudakları benim panzehirim gibiydi daha fazla dayanamadım ve öptüm kendime daha çok çekerek daha sıkı sararak ve hoyratça deli gibi onu öptüm Tuğçem benim güzel sevgilim ne olur benden hiç gitme ❤️‍? BARIŞ TAN ? Ateş beni aradığında apar topar üstümü giyindim ve yola koyuldum, yol boyu aklıma bir çok şey gelmişti acaba ne olmuştu her an anlıcak diye korkuyordum, kardeşine aşık olmak elimde olan bir şey değildi ama kendime de hakim olamadım. Sude nin mezuniyetin de ona karşı birşeyler hissetmeye başlamıştım başta anlamadım, ama sonra bakışına bana gülüşüne kokusuna o derin bakan gözlerin kaptırdım kendimi, bana her abi dedeğin de kalbim sızladı, içinde kıyametler koptu ama ona belli etmemek için elimden geleni yaptım, bazen yanına da erkek gördüm kıskançlıktan öldüm ama elimde bir şey gelmedi ona da açılamadım tam 4 sene onu karşılıksız sevdim her sene daha çok yük toplandı omuzlarıma, her gün öldüm ama onun için nefes almaya devam ettim, kafamda tonlarca soru ile araba sürerken kafam dağılsın diye bir sigara yaktım, ve yol boyu çalan şarkı ile sonunda ateş in evine geldim arabadan indim ve derin bir nefes alıp 'hadi bakalım barış kazan mübarek olsun, yine Bi boklar olmuş ama hadi hayırlısı' diye yürüdüm eve Eve girdiğim de kısa bir tanışma törenin den sonra sude ye baktım, ağlamıştı hemde çok o derin bakan gözleri kıpkırmızı idi, içim acıdı dayanamadım ama sarılamadım bile ona içimden lanetler okudum ama elimden' noldu 'demekten başka çarem yoktu, kısa bir konuşmadan sonra ateş gidelim dediğin de ayağa kalktım ve SUDENİN verdiği tepki karşında şaşırdım kaldım ne konuşacaktı benimle ne cezası veriyordu ateş aklımda bir sürü soru vardı tam adım atıp gidicektim mi sude kucağıma doğru bayıldı, başta ne yapacağımı şaşırdım tedirgin oldum korktum ama yine elimden bir şey gelmedi, sonra gözlerimi açıp bana baktığın da ilk 'barış' dedi, bana yıllar sonra ilk defa barış dedi, adımı onun ağzından yanına da 'abi' olamadan duymak kalp ritmimi yerle bir etti biraz ona baktıktan sonra ateş daha fazla durmayarak çıkalım dedi ve çıktık Kış bahçesine geldiğimiz de biraz durup direkt konuta girmesi beni biraz germişti ama artık daha fazla dayanamazdım bu kadar sene beklediğim yeter di, belki beni sevmiyordu ama olsun yine de söyleyecektim ne olursa olsun artık umurumda değildi, Öyle de oldu doğruyu söyledim, dayağımı yedim bana onay vermez diye düşünüyordum ama onayım var diyince dünyalar benim oldu ayaklarım yerden kesildi resmen ne yapacağımı şaşırdım çocuk gibi güldüm eğlendim, son olarak sarılma izinini de alarak koşa koşa gittim ordan daha fazla bekleyemezdim, Kapıdan içeri girdim koşar adım salona geldiğim de sude elinde peçete kafası eğik sessiz sessiz ağlıyordu, ayak seslerimi duyunca kafasını kaldırıp bana baktı, yüzümün haline şaşıracak olacak ki hemen ayağa kalkıp "ne oldu yüzüne böyle" diye sordu Nefes nefes sadece 'sude' deyip, koşarak ona sarıldım, kollarımı arasına aldım, başta tepki vermedi şaşırdı sanırım sonda kollarını boynuma sardı, derin derin çektim kokusunu içime, ipek saçlarını sevdim kokladım öptüm bende biraz uzaklaşıp bana baktığında şaşkınlığı hala yüzündeydi ellerimi kaldırıp yüzüne koydum yanaklarımı sevdim sonra kendime çekip alnından öptüm, sude hala tepkisiz di sadece "Sen, barış sen" dedi bir damla göz yaşı akarken 'evet' dedim kafamı sallayarak "evet, sude seni çok seviyorum" dedim tek nefeste, Gülerek tekrar sarıldı bana bu sefer sıkı sıkı sarılan oydu, hiç şikayetim yoktu halimden memnundum Biraz daha benden uzaklaşıp gözlerime bakarak "bende seni seviyorum barış, hemde çok" dedi sesi titreyerek, öyle bir birimize bakarken ateş ve umut girdi içeri biraz toparlanıp yan yana geldik ve sadece elini tuttum ateş ve sude biraz sarıldıktan sonra bizi yalnız kalmamız için başka bir odaya gönderdi, ateş gerçekten değişmişti, eski ateş olsaydı şuan bu kadarı bile olmazdı sanırım tuğçe ile olmak ona iyi gelmişti. Yukarı odalardan birine girdiğimiz de sude başka bir tarafa daha gidip elinde acil yardım malzemeleri ile geldi ve yanıma otururken konuşmaya başladı "barış ne oldu dışarıda, abim ne dedi hem sana bunu abim mi yaptı, bana herşeyi anlat barış her şeyi bilmek istiyorum" dedi poşetten pamuk çıkarırken ona melül melül bakıp "adımı ağzından yanında abi olmadan duymak çok hoşuma gidiyor, yıllar buna hasret kaldım inan" dedim gülerek kafasını öne eğip "ya barış ben ne diyorum sen ne diyorsun, hem utardırma beni" dedi yanakları al al olarak Kaşımın üstünde ki kanı temizlemek için elini uzatıp, yavaş yavaş temizlemeye başladı hala utanıyordu halinden belliydi gözlerime bakmıyordu bende o ara ateşle aramda olan ne varsa anlattım, ama anlatırken yüzünün her kıvrımını inceledim ince uzun yüzünü al al olmuş yanaklarını hokka burnunu küçük ama derin bakışlarını kirpiklerini, ve küçük ama biraz dolgun olan dudaklarını, öpme isteğiyle doldu taştı içim, derin bir şekilde tekrar gözlerine baktım birşeyler diyordu kaşlarını çatarak ama o an odaklanamadım, eliyle beni dürterek "barış sen beni dinlemiyor musun o kadar şey dedim" dedi, sitemli sesiyle "sana dalmışım sude sana öyle bir dalmışım ki ne dediğini duymadım" dedim yarım tebessümle , oda gülerek başını eğdi "Sen hep böyle utanıcak mısın" dedim gülerek Bana bakıp gülümsedi "bilmiyorum sanırım evet çünkü düne kadar barış abimdin, şu durum biraz değişik geliyor" dedi gözlerini kaçırarak, aynı zamanda diğer pamuğa yara temizleme suyunu dökerken yine bana dönüp "gel dudağının kenarını da temizleyelim sonra bitiyor işimiz, neden kavga etmek zorundaydınız ki anlamıyorum, gerçi sen dayak yemiş gibisin abim de bir şey yoktu, neden izin verdin" dedi hem pamuğu dudağımın kenarına bastırıp hemde gözlerime bakarak, ilk pamuğu değdirdiğin de acdığı için irkildim, sude hemen geri çekip 'özür dilerim' dedi bir yandan da dudağımın kenarını üflüyordu, öylece ona baka kaldım bu kızın ne yaptığından haberi varmıydı acaba, kendimi zor tutuyordum, dudaklarına yapışmamak için zor duruyordum, onu uyarmam lazımdı, derin bir tutkunuşla dudaklarına bakarak "sude geri çekil kızım, yoksa kendimi tutamayanibirim" dedim anında bana baktı, sanırım ne kafar yakın olduğumuzu o zaman farkına varmıştı oda benim gibi yutkunup gözlerime baktı, ama hala yanakları al al dı. "kendini tutma o zaman barış, şu saatten sonra kendini tutman gereken hiçbir şey yok" dedi hala bana bakarken Onay vermişti, zaten zor duruyordum daha fazla beklemeden yapıştım dudaklarına, önce yavaş yavaş öptüm, sonra sanki doyamıyordum ve hızlanmaya başladım ben hızlandıkça nefes nefese kalıyorduk, zaten yatağın kenarında oturuyorduk yavaş yavaş ilerleyip onu yatakla arama aldım ama hala öpüşmemiz devam ediyordu durmam gerekiyordu ama asla durmak istemiyordum, bacaklarını açıp ben tam üstüne yerleştiğim de öpüşlerim daha da hızlandı artık sadece dudaklarımız değil bütün vücumuduz değiyordu birbirine ellerimi belinden kalçalarına götürdüm sonra yukarı göğüslerine doğru devam ettim, ben ellerimi hareket ettitdikçe boğukça sesler çıkartıyordu, onun da istediği apaçık ortadaydı, ellerini saçlarımda gezdiriyor tırnaklarını sırtıma batırıyordu bu beni daha çok tahrik ediyordu. Uzun bir öpüşün ardından ayrıldım sude den nefes nefese, gözlerime bakarak "çok güzelsin sude, aşırı güzelsin ben tam 5 yıldır bu günün hayalini kurdum ve sen hayallerim den bile daha güzelsin" dedim gözlerine bakarak Sude "barış bende hep beni öpüşünü hayel etmiştim, acaba nasıl öper yavaş mı hızlı mı tutkulu mu ve sen benim hayallerimi gerçekleştirdin şuan, bu anın hiç bitmesini istemiyorum" dedi gülerek. Hala bir birimize çok yakındık, bir kez daha dudaklarına eğilip öptüm ama bu sefer yavaş yavaş tadına vara vara sonra tekrar geri çekildim "beni durdurmalısın sude yoksa kendime asla hakim olamayacağım" dedim hala dudakları dudaklarıma yakınken Sude "durma barış durmanı isteyen yok ki" dedi, Ah bu kız Ah, bana bu haliyle her şeyi yaptırırdı ama olmaz evlenmeden sude karım olmadan ona en fazla bu kadar yakın olabilirdim daha fazlasını yapamazdım olmaz Dı "hayır sude yapamam, ne zaman nikahıma evet dersin işte o zaman hiç durmam hemde hiç ama şuan durmam lazım, hadi toparlanalım aşağa inelim sevgilim bizi bekliyorlar" dedim ve anlık öpüp kalktım üstün den Sude de doğruluktan sonra "barış neden bu zamana kadar söylemedin beni sevdiğini" Barış 'çünkü beni sevmiyorsun sandım, bide dostumun kardeşine aşık olmayı yediremedim sanırım kendime, peki sen, sen niye söylemedin yada belli etmedin " Sude " bende senin gibi düşünüyordum, abimin arkadaşı olmaz diyordum ama yapamadım, tam Bi aptalmışız gerçekten 5 yıl boşuna işkence çektirdik bir birimize " Barış " sorma güzelim ya, ama hiçbir şey için geç değil, önümüz de daha zaman varken her günü dolu dolu yaşayalım, yarın tüm gün Beraberiz önce işlerimizi halledelim sonra bir şeyler yaparız geçip giden zamanı telafi edicem " Sude " süper, sabah erken den çıkarız o zaman biz, bide şey abime gerçekten istersen evlenirim bile dedin mi " Barış " valla dedim güzelim ama öylesine söylenen bir şey değildi bu ciddiydim evlenin deseydi yarın akşam seni istemeye gelirdim, ama iste sana sormak lazımdı istermiydin diye, zaten abinde hemen olmaz biraz zaman geçirin ondan sonra isteme söz bir şey olur dedi, ama senin bu konuda düşünceni merak ediyorum "dedim çapkın. Çapkın sonra ellerimle belini tutup kendime çektim aradaki mesafeyi sıfıra indirdim bir elim belinde diğer elim yüzünde öylece ona bakıyordum, Sude " isterdim tabiki, seni kaç yıl bekledim zaman kaybetmek istemezdim kabul ederdim, "dedi Bende aradaki mesafeyi kapatıp Barış " ya demek isterdin He o zaman evlenince çok eğlenicez sude hanım bakalım o zaman da şimdi ki gibi kaçıp utanacak mısın " Sude " ya aşkım valla çok kötüsün ve sapıksın " Barış " ne, ne dedin bir daha söyle '' Sude " sapıksın dedim " Barış " yok o değil diğeri" Sude "He yani sapık olduğunu kabul ediyorsun" Barış "evet ediyorum ama yalnızca sana sapığım ve konuyu kaynatma bir daha söyle bakayım" Sude "aşşşkkııımmm" ?? Barış "oyy Allahım valla şükür sonunda gerçek oluyor, kızım yerim valla seni ya yeminle aşkım diyen ağzını yicem şimdi" Sude "ye sevgilim, sana hayır dediğimi hatırlamıyorum" dedi cilveli cilveli, bu kız beni benden alıyordu buna emindim, bir kez daha yapıştım dudaklarına daha tutkulu ve daha hızlı, sude de bana ayak uydurup aynı şekilde yaptı onu geri geri götürerek yine yatakla arama aldım, anında bacaklarını açarak beni karşıladı ve bacaklarını belime doladı, bir öncekine bakarak çok daha fazla tutkulu bir öpüşmey Di bu, hem vucut hareketlerimi hemde dudaklarımı daha çok hızlandırdım, en son nefes almak için ayrıldığımız da nefes nefeseydik, ama hala tutkumuz devam ediyordu, yanağından boynuna doğru indim öptüm kokladım emdim yılların hıncını biraz da olsa gidermek istedim tekrar dudaklarına yapışıp uzun bir öpüşten sonra ayrıldım "sude kalk güzelim yoksa sonumuz iyi olmayacak kalk sonra aşağa inelim yoksa abin her an gelebilir ne yapıyorsunuz diye" dedim ve güldüm oda bana güldü, ikimiz de doğrulduk SUDENİN saçları biraz dağılmış gibiydi, onları düzelttim bana aşk dolu baktığı o kadar belli oluyordu ki, bunca sene nasıl anlamadım ona pişman olmuştum Barış "seni sevdiğimi anladığım da deseydim belki şuan çocuğumuz olurdu" dedim gülerek Sude "abartma aşkım, ben o ara daha yeni kazanmıştım üniversite yi evlenemezdim babam izin vermezdi ki bende istemezdim" Barış "doğru söylüyorsun seni sevdiğim de küçük bir genç kızsın, şimdi güzel mi güzel bir prenses, ve bu prenses artık benim sevgilim" Sude "o zaman sende benim yakışıklı mı yakışıklı prensim oluyorsun" Dedik ve güldük birbirimize sarılıp biraz öyle durduk ve aşağıya inmeye karar verdik ellerini tutup kapıdan çıktım ve o anda kendime bir söz verdim ben bu kızın elini ölene kadar bırakmıyacaktım çünkü o benim kalbim di ? TUĞÇE DEN ❤️‍? Hepimiz koltuklarda oturmuş, kendi aramız da bişiler konuşurken sude barış salona el ele girdi, hepimiz yüzlerimiz de koca bir gülümseme ile onlara bakarken ateş in ki daha bir buruktu, gerçekten de dediği kadar vardı değişik bir gün olmuştu bizim için bütün duyguları barındıran ama sonunda illaki mutlu olduğun. Yanımıza geldiklerini de sude direkt abisine sarıldı teşekkür etti, aynı şekilde barışta 'eyvallah' diyerek sarıldılar, hepimiz ayrı ayrı kucaklaşıp tebrik ettik, aramız da ufak ufak şakalar, muhabbetler döndü ayak üstü sonra ateş saate bakıp "gençler saat 22.00 film 3 saat ne diyorsunuz artık başlayalım mı" diye sordu, hepimiz kahkaha attık Umut "yahu birader ne bu sende ki film aşkı, daha düne kadar film nereden açılıır onu bile bilmiyordun, tutturdun akşam dan beri film de film diye" dedi gülerek Haklıydı onca şey yaşadık, oturalım konuşalım demesini beklerken sürekli film diyordu sonra ateş Ateş "kes lan sesini, ısrar ediyorsam bir bildiğim var demektir, hadi oturun yerinize alın yiyeceklerinizi başlayalım, sevgilim sen yanıma gel" diye hafif seninle söylendi, bende tıpış tıpış yanına gidip kolunun altına girdim. Ben "kızma sevgilim, hadi başlayalım" dedim gülerek, bana aynı şekilde karşılık verince yerlerimize geçtik Umut ile gizem sude ile barış artık çifttler, herkes sevdiğinin göğsüne yatıp televizyona bakmaya başladılar, daha film açılmadan ateş sudeye şöyle bir baktı Barış koltuğun kenarına çapraz bir şekilde dizinin birini yukarı Yukarı kaldırıp oturmuş hemen yanına da sudeyi hafif uzanmış bir pozisyonda alarak göğsüne çekti, başta elleri yumruk oldu ama hemen tuttum ellerini ve yüzüne bakarak 'şş sakin ol bunlara alışman lazım normal şeyler bunlar kızma lütfen' diye onu telkin ettim anında yumuşamıştı, benden gözlerini çekip sudeye tekrar baktığında göz göze geldiler, gülümsedi ateş bütün içtenliğiiyle ve sonra Ateş "mutlu musun kardeşim" diye sordu Sude "Her ne kafar senin göğsünü tutmasada, sevdiğinin göğsüne uzanmak bambaşka bir duyguymuş, evet abi istediğin cevap buysa mutluyum ve seni çok seviyorum" dedi gülerek Ateş "bende seni seviyorum abicim, unutma benim göğsüm sana zaman mekan farketmeden daima açık sen yeter ki hep mutlu ol" dedi aynı gülüşe Birbirlerine dolu dolu gözlerke baktılar sonra ateş 'hadi yeter bu kadar başlayalım' diyerek filmi oynattı. Film izlerlen çok keyif aldık ateş ilk defa izlediği için bazı yerle 'oha bune' gibi yada 'saçma ama' diye farklı şekiller de yorum yaparak hepimizi güldürmüştü, film boyunca sadece elimi tuttu ve beni hiç bırakmadı. Film bittiğin de saat gece 01:00 e geliyordu kafamız baya dağılmıştı, film sonunda ne kadar çok izlesek ye kritik yaparak biraz daha zaman geçirdik sonra yatmak için odalara dağıldık, sude barış beraber yatalım diye Ateşe baya direttiler ama hiç oralı olmadı 'ben gavat değilim' deyip her seferinde işin içinden çıkıyordu sonunda sude Sude "ya abi bunun onunla ne alakası var, bak hem senden izin alıyoruz yoksa sen uyuduktan sonra da gizli gizli iş yapabilirdik ama bunu tercih etmedik bak güzel güzel izin alıyoruz" dedi masum masum sonra bana dönerek "yenge ya abimi bir şey de, lütfennnn '' diye köpek yavrusu gibi bakıyordu bana, bende Ateşe dönüp " Ateş "dedim gülerek Ateş " yavrum yapma ya şöyle seslenme işte, ben bu seslenişi biliyorum sonunda sana tav olucam "dedi sonra yine bakıp " söyle güzelim "dedi göz kırparak " izin ver de artık hadı biz de odamıza gidelim "dedim biraz cilveli cilveli ateş anında " Olur olur yatın nasıl istiyorsanız öyle yatın "dedi bana bakerken aynı zamanda çapkın bir gülümse vardı dudaklarında, sudenin dediği olsun diye resmen kendimi ateşe atmıştım neyse yapacak bir şey yoktu Sude " hiiiğğğğ aslansın sen abi ya, yengeee sen var ya bir tanesin, Birtane "dedi heyacanla Barış " eyvallah yenge saol "dedi daha düz şekilde de Ateş hala bana farklı şekillerde bakmaya devam ediyordu sonra bir anda sude ve barışa dönüp " ama sadece uyuyacaksınız saçma, sapan şeyler olmasın "dedi yalancı kızgınlıkla Sonra hepimiz odalarımıza dağıldık. EN yukarı odamıza geldiğimiz de hala sırıtıyordu aynı şekilde bende içeri girdik ve girer girmez ateş beni kapı ile arasına alarak ellerimi başımın tepesinde birleştirip bir eliyle tuttu diğer eliyle belimden tutup kendine yasladı ve öpmeye başladı, anında ona karşılık verdim sanki bunu bekliyormuş gibi, öpüşlerimiz hızlandığın da yatağa doğru yürümeye başladık en sonra kendimi yine ateş ve yatak arasında buldum, anında üstüme yerleşirken elleri de vucudumun her yerinde idi, benim ellerim ise onun boynunda ve sırtında geziniyordu, kendinden geçmiş gibiydi bunu beni öpüşünden anlıyordum biraz tedirgin olmuştum açıkçası ama dursun da istemiyordum, biraz öyle durduktan sonra kafasını kaldırıp bana nefes nefese baktı "güzelim sence de üstümüz çok giyinik değil mi" diye yarım gülüşle sordu "bilmem sence de öyle mi" dedim ve kafasını sallayarak biraz benden uzaklaşarak üstünde mi tişörttü çıkardı, gözlerimi vucun da gezirdim uzun bir süre sonra yüzüne baktığım da o çapkın gülüşüyle karşılaştım ve gözleri çok koyu bakıyordu biraz tedirgin oldum ama bozuntuya vermedim. Bu konuda ateş ustaydı bunu zaten daha önce gizem de demişti Bi an aklıma gelen şeyle duruldum, ya bende ateş için sadece bundan ibaretsem ya her şeyi beni elde etmek için yapıyorsa ya bu olduktan sonra beni bırakırsa diye düşünmeden edemedim ve anlık bir refleksle ateşi ittim üstümden şaşırmış bir şekilde bana baktı "güzelim noldu iyi misin" diye sordu Nefes nefese "Ateş ben istemiyorum" dedim gözlerimi kaçırarak Ateş "istemiyorsan tabiki ileri gitmem tuğçe ama ne oldu da böyle bir anda tepki verdin söyle" dedi Onu iterek toparlandım ve yatakta doğruldum, gözümden bir yaş geldi dizlerimi karnımı çekip kafamı dizlerime bastırdım beni görsün istemiyordum Ateş "Tuğçe ya ne oldu söyler misin bilmeden kötü bir şey mi yaptım Allah aşkına söyle" dedi yanıma gelip saçlarımı severek Boğuk sesimle "Ateş sadece uyumak istiyorum" dedim, ne düşündüğümü söylemek istemedim çünkü duyacaklarıma hazır değildim ateş yanımdan uzaklaşıp Ateş "tamam tuğçem sakin ol uyuyalım sen nasıl istersen, ben bi duş alayım sende o sıra üstünü değiştir" dedi üzgün sesiyle Sanırım bu şekilde davranmam onu da üzmüştü, Banyonun kapanma sesini duyduğum da kendime gelerek ayaklarımı yataktan sarkıttım ve kendimce toparlanmaya çalıştım biraz kendime gelerek kapıya doğru gitmeye başladım ama tam o sırada bir telefon sesi duydum ateş in di. Banyodan çıkınca bakar diye düşündüm önce ama tekrar çalmaya başladı açıp açmamak konusunda kararsız kalmıştım, bir şey olmaz deyip tam açacıktım ki telefon kapandı neyse deyip yerine koyduğum anda ekrana bir sürü aynı numaradan msj geldi istemsiz elime alıp okuma arzusuyla doldum ama keşke okumasaydım elimle ağzımı kapatıp öylece ekrana baka kaldım yıkılmıştım demek gerçekten düşündüklerim doğruydu ateş için sadece vücudumdan ibarettim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD