“Ne partisi ya? Delirdin mi? Daha dün bu yasaklandı, şimdi beni alet ederek partiye mi gidiyorsun?” diye çıkıştım. Parmağının ucuyla yavaşça burnuma vurup “Sakin ya,” dedi. “İddiayı sürekli unutuyorsun.” Oflayarak odama girip kapıyı kapattım. Bu parti dediği her neyse umarım olaysız biterdi. Üstüme siyah mini elbise giydim. Donmamak için bacaklarıma ince siyah bir çorap geçirdim. Diz altı çizmelerimi de giydiğimde hazır gibiydim. Üzerime giymek için krem rengi peluş bir ceket aldım. Hafif bir makyaj yapıp kapıdan çıktım ve aşağı indim. Aras koltuğun başına yaslanmış telefonla ilgileniyordu. Çizmelerimin topuk sesini duyunca bana döndü. Gözleri ayak uçlarımdan başlayıp yavaşça yukarı doğru tırmandı. Telefonu tutan eli bir anlığına havada asılı kaldı, bakışlarındaki o her şeyi küçümseyen

