Çetrefil 🌹

1460 Words
Şahan ailesinin kapısına dayanan Bekir'in ailesi ve kendisi, özenle iki dirhem bir çekirdek giyinmişlerdi. Önemli bir gün için bu muamma eve hevesle ve ağızlarının suları aka aka gelmişlerdi. Birer birer dış kapıdan içeri girerlerken hoş geldin beş gittin muhabbeti Akın'ın içini sıkıyordu. Üstelik ona 'bunun burada ne işi var' der gibi bakan Bekir ve ailesi gergin olan sinirlerini dahada yükseltmişti. O itin elindeki çiçek ve çikolata kutusu muydu? O zımbırtıları alıp dürüp büküp sırtlan gibi sırıtan Bekir'in dübürüne kanırta kanırta sokmak vardı da işte... Ne sıfatlaydı? Akın içinden küfürleri bir bir özenle sıralıyordu. Bu siktiğimin evinde neler oluyordu? Bir elin parmaklarını geçmeyen sayılı saatler içinde tam olarak neyi kaçırmıştı? Aklı havsalası almıyordu. Bu kadar cümbüşün içinde babasından çekinmeyen Funda'nın üzerine kilitlediği bakışlardan iyice tedirginlik duyan Akın, ilk kez ne yapacağını bilemedi. Kapıya dogru bakıp durduğunu gören Ferit "Akın, sakın şu an o kapıdan çıkıp gideyim deme kardeşim, cinnet geçirmek üzereyim! Ben bu şerefsize Feyza'mı yar etmem. Bokunu bile koklatmam lan! Şeytan diyor ki sık somağını bir daha nefes alamasın!" Derken küçük adımlarla olduğu yerde volta atıyordu. Öfkesine bir anlık yenilmiş olacak ki ağzının içinde dilini katlayıp kız kardeşine, yavşak bakışlarla yavşayan it Bekir'in ardından yumruğunu indirmek için havaya kaldırdı. Akın bu hamleyi fark eder etmez o yumruğa parmaklarını sarıp tüm gücüyle sıktı. "Sakın! Dur lan! Kardeşini hepten hayal kırıklığına uğratmak mı niyetindesin?" Ferit zınk diye durdu. Sahi ya Feyza'ya bir söz vermişti ve tutmazsa gerçekten en değerlisi ona sırtını dönmekte tereddüt bile etmezdi. "Oğlum ben o gözleri oyarım! Akın baksana şerefsizin yılan gözleri nasılda da ısırıyor Feyza'mı!" Tekrar, Bekir'e atılan adamın omuzlarından yakalayan Akın onu sıkıca tuttu. Omzunu yanındayım der gibi sıkıp koluna girdi yoksa gerçekten Bekir'e doğru uçup ağzını burnunu kırmak isteyen Ferit'e engel olamayacaktı. Engel olası da yoktu da. Neyse... Önce bu işin aslını astarını anlamalıydı. Yenice yerlerine oturmak üzere olan herkes Akın ile Ferit'in itiş kakışını ve sessiz atışmalarını fark etmemişti. "Ferit! Dur lan bir yerinde! Götü kurtlular gibi kıpır kıpır! Bak bu sefer seni kurtaramam, bileklerine kelepçe takmak zorunda bırakma beni!" Akın çok öfkelenmişti. Geçmişte Ferit'in bir genci, Feyza'yı tenhada sıkıştırıp asıldı diye öldüresiye dövmesini zaten zar zor örtbas etmişti. Bunu bir daha yapamazdı. Kenan denilen açığını arayıp duran angut, bunun peşine düşerdi. Hata yapmasını bekleyen Kenan'ın eline koz vermek demek çok sevdiği polisliğe veda etmek demekti. "Sen, benim ellerimle kodese düş, bu kız iyice sahipsiz kalsın tamam mı? Azıcık hatrım varsa yapta seni karakolda ıslata ıslata döveyim." Ferit azıcık duruldu, mantık denilen duygu gerçekten işe yarıyordu ama kullanmasını bilene. Gözleriyle Bekir'i yiyecek gibi bakan Ferit'e "Bırak ben halledeyim, öfkeme yenilmem ayarında severim, Bekir'i. Ama dersen ki sen kim oluyorsun, ona da eyvallah derim." Akın, omuzlarını sen bilirsin der gibi silkerken olaya müdahil olmak için Ferit'in nabzını ölçüyordu. Farkında değildi ama Ferit'in o an aklına karpuz kabuğunu sokan tam da Akın'ın kendisiydi. Ferit uslu bir baş sallayışla Akın'a onay verdi. Akın kimdi? Dostuydu. En güvendiğiydi. Çocukluğuydu. Ertafta ondan mert başka adam mı vardı? Ferit bile cesarete anca belirli bir yere kadar eşlik ederdi. Ama Akın öyle miydi? Gözü karaydı. Gemileri yakmaktan çekinmezdi. Alt üst olması bile onu yıkamazdı. Bilirdi. Ferit'in dikkatli ölçen bakışları Akın'a kilitlendi. Abi olmak çok zordu vesselam. Ama kardeşi Feyza, biriyle olacaksa bu düşünceden çok ama çok rahatsız olsa da bu Akın olmalıydı. Tüyleri diken diken oldu. Sırtı buz kesti ama gözleri sıcak bir aydınlanma ile ışıl ışıldı. Akın sabırlıydı. Hayır hayır çok sabırlıydı. Annesini baş tacı eder herkesi korumaya kendisini unutarak resmen adardı. "Akın, Feyza'ya öfkeme yenilmeyeceğime dair söz verdim. Bu olay uzayacak gibi olursa devamında da böyle hep koruyacak mısın kardeşimi? Yoksa yük mü oluruz? Bana ne lan, senin kardeşinden dediğin bir an gelir mi?" Akın'ın çakmak çakmak ortamı kolaçan eden karamel rengi gözleri, Ferit'in ufaktan sırıtan yüzünü göremedi. Mayınlı soruya cevap verirken kendinden çok emindi. "Sen istersen yaparım, başım gözüm üstüne." Sözlerini bakışlarıyla da onaylamak ve tastikle beslemek ister gibi yüzünü Ferit'e çevirirken o minik sırıtma dostunun suratından çoktan kaybolmuştu. Ama Ferit'in irislerinde tuhaf bir ışıltı vardı. Akın buna da anlam veremedi. Şu olanlardan bu manyak keyif alıyor olabilir miydi? Söz konusu Ferit ise olabilirdi tabii. Ondan delisi mi vardı? O gözlerdeki manidar ışıltının ardına düşmedi. Zor geldi, uğraşası yoktu. Ferit'in üstünden sanki tonlarca yük kalkmıştı. Nasip ya içine doğan his gerçekleşirse bu gönül bağının sonuna dek destekçisi olacaktı. Bekir evdeki büyüklerinin ellerini öperken gözleri körpe güzel Feyza'yı arıyordu. Büyükler oturmadan baş köşedeki koltuğa kurulup sırıtarak herkesi izlemeye başladı. Annesi Fadime Hanım, Feyza'nın da onda gönlü olduğunu söylediğinde mutluluktan bir iki bardak rakıyı devirivermişti. Babası izin verse bir bardak daha içse, heyecanı da yatışacaktı ama neyse... Hem kızın da kendinde gönlü varmış işte, ne diye dükkan içinde olsun önünde olsun ondan kaçmıştı ki? Azıcık koklayıp öpse ne olurdu sanki? Bastonuyla dayak yediği aklına gelince Nurten Nine'ye diş biledi. Nurten Nine evde tek başına yaşayan bir kadındı. Bekir o dayağın hesabını yaşlı kadının evine ziyaret ederek verecekti. Rakıyı köklerse her yeri buruş buruş kadın, ona dünya güzeli gibi gelirdi. Her seferinde o iş için para vermek istemiyordu arada Nurten'e de giderdi. Yaşın ne önemi vardı canım, alkol bunu mis gibi çözerdi işte. Hem hala kafası acıyordu, namus timsali kadının, canını böyle yakmayı düşünmek bile hoşuna gitti. Arada kadının pörsümüş sarkmış memelerine vurarak kafasındaki acının da öcünü alırdı. Kısasa kısastı. Yamyam gibi sırıttı. Pis düşüncelerle bile içi bir garip oldu. Hasta ruhlu sapık Bekir çok canavar ruhlu bir yaratıktı. Şimdi de mahallenin tonton nenesine bela olacaktı. Neyse ki yüzükler takılınca, körpecik Feyza'ya da istediğini yapabilirdi! Zayıfça kızın dik iri göğüsleri vardı, çok ballıydı. Sırıtması biraz daha genişledi. Kum saati gibi kıvrımlı taze bedenle ağzının suyu akar gibi oldu. Bi tarafları hareketlendi. Ferit sırıtıp duran adamın ağzına kazma kürek sokmak istiyordu. Acayip sinirleri gerilmişti. Bok var gibi dişlerini gösteren Bekir'e acayip bilenmişti. Akın'ın kolu kendi koluna kilitli olmasa, Allah ne verdiyse adam kılıklı sümsüğe, danaya girer gibi dalacaktı. Şerefsiz Bekir bugünde içmiş olsa gerek evde kesif bir alkol kokusu dolaşıyordu. Hal hatır sorulurken Bekir konuştukça bu alkol kokusu daha keskin bir hale geliyordu. Ramazan Bey'in damarları patlayacak gibiydi. Gözünün nuru kızını istemeye gelirken bile içkili gelen gencin yakasına yapışıp döve döve dışarı atmak istiyordu. "Feyza kızım nerede, Aylin'cim? Neden bizi karşılamaya gelmedi?" Fadime eksik ararcasına Aylin'e bakarken Ramazan Bey kendisini tutamadı. "Aylin karşıladı ya sizi..." Fadime'nin kocası herkesteki gerginliği sezmiş araya girme ihtiyacı hissetmişti. Ramazan Bey'in sözlerine devam etmesini istemedi. "Ramazan nasılsın? Bayadır görüşemiyoruz." İçinden meziyeler düzen Ramazan Bey dışından ben içki masalarında kendimi kaybetmiyorum demedi, biliyordu öfkeden kendini kaybedecekti. Ramak kalmıştı. Eğer Ramazan Bey hal hatır soran bu adamın, oğluyla içki içmekle kalmayıp dükkana aldıkları aynı hayat kadınıyla günaha bulandıklarını bilseydi yani Akın'ın anlatmaya vakti olabilseydi, bu aileyi döve döve dışarı atardı. Feyza çekinerek salona girdi ve Ferit birden ayaklanca onun koluna sıkıca kenetlenen Akın'da onunla birlikte ayaklanmak zorunda kaldı. Bekir pis bir gülüşle kızı süzüyor hemen yan tarafında ki tekli koltuğa oturmasını istiyordu. Ferit aniden kolunda Akın'la beraber Feyza'ya yürüdü. Boştaki tarafina kolunun altına alıp Bekir'e öyle bir baktı ki adam korkarak yutkunup fesat sırıtmasını aniden suratından sildi. Bir dahada kıza korkusundan ayran budalası gibi pek bakamadı. Ama şu yüzükler takılsın Ferit iti güvercin gibi takla atsa iplemeyecekti! Bekir koltuğun kolçağına koyduğu çiçeği alıp ayağa kalktı fakat onu kesip biçecek gibi kilitlenen dört göz yüzünden yutkunarak geri elinde çiçeğiyle beraber oturmak zorunda kaldı. Ferit ve Akın, Bekir'e yapacaklarını gözlerini ikisi birden oğlana dikerek korku salıyorlardı ve başarılı da oluyorlardı. Ferit'in kolunun altında ki Feyza, Ferit ve hala kol kola olduğu Akın üçü birden dörtlü koltuğa oturdular. Fadime el bile öpmeyen kıza küçümseyerek baktı. Üstelik onlar iki dirhem bir çekirdek gelmelerine rağmen kız paçavra gibi bir eşofman takımıyla karşılamıştı. Hani bu kızın oğlunda gönlü vardı? Hem bu ne surattı canım? Acaba abisi Ferit bu hayırlı işi onaylamıyor muydu? Hem Akın'ın bu özel günde burada ne işi vardı? O Funda için gelmiş olmalıydı, tabii canım başka ne olabilirdi ki zaten? Aylin, 'polis damadım olacak' diye günlerde kasım kasım kasılıyordu. Haklıymış demek ki dedi kadın içinden. Tekrar Feyza'ya bakınca kızın asık suratı moralini bozdu. Yüzünde güller açması gerekmez miydi? Biricik oğlu onu görmeye gelmişti. Fadime içinden kuradursun ortada dönen havadan sudan konuşulan samimiyetsiz sohbet devam ediyordu. Funda oturduğu sandalyeden kalkıp Akın'ın yanındaki boşluğa yürüdü. Sırt dayanılan yastığı almak yerine Akın'a yakın olabilmek için öylece dar alana totosunu sıkıştırdı. Elini adamın bacağına yanlışlıkla olmuş gibi sürtmesiyle eli hızla itilip sertçe uyarıldı. "Çok basitsin Funda... Bir daha bana dokunma! Hareketlerin beni huzursuz ediyor. Uzak dur yoksa seni babana şikayet edeceğim." Akın yine de dibine giren kızla iyice gerildi bunu dile de sessiz getirdi. Kızın temasını tekrar kolunda hisseder hissetmez birden ayağa kalkmak istedi. Onun kolunda olan Ferit, koluna girdiği kardeşi de ayaklanmak zorunda kaldı. Üçü birbirine 'neden kalktık' der gibi anlamsızca baktı. "Ne oldu oğlum?" Fısıldayan Ferit, ateşe değmiş gibi ayağa kalkan Akın'a şaşkınca bakıyordu. Akın gergin olunca yaptığı gibi gözlerini kapatıp sertçe alt dudağını ısırdı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD