Ölmek Gibi Bir Şey

1071 Words
Batın Bardan çıkıp taksi ile eve döndüğümde kapıyı açarken düşmek üzereydim ki belimden tutup birisi dusmemi engellemisti Yüzünden önce derin göğüs dekoltesinden taşan göğüsleri ben buradayım diyordu " Batın bey iyi misiniz?" Üstünde Lale'nin - yatarken bile giymem - dediğime benzer bir gecelikle gözlerime ima dolu bakıyordu Asansöre doğru yürüdüm kolumdan destek olaran kizla. Kapının önüne geldiğimde odamın kapısını açmış " sizin için yapabileceğim bir sey var mi" deyip elini alt takımıma attı. Kapıya yaslammis homurtu ile kizi uzaklastirdim " kaybol" Yan odaya döndüm, uyudun mu ufaklık? Kapiyi elimden geldikçe yavaş açtım. İçeri girdiğimde yatakta kimildamdigini gördüm, bakmıyordu bana kus müsün ? Acıttı mi canini o .... o ... acıttı mi? Allah kahretsim beni. Yatağa uzandım beline sarılıp boynuna gömdüm kendimi. Teslimdi, her şeye... hiç bir şeye karşı koymuyordu sanki kaderini kabullenmiş gibi... Kurtulmamak için çabalayan ya da kendini kıyıya vurarak intihar eden balina sürüleri gibi kendini kıyılarıma vuruyordu " Simdi de siz mi istiyorsunuz?" dedi sesinden ağladığını anlamıştım, Kollarımi vücudundan çözüp sırt üstü yattı " Ceset gibi durmamaya çalışırım, ne istiyorsanız söyleyin yaparim" Gözünden yaşlar süzülürken gözleri tavanda ruhsuz ama kırgın sesi ile beni dövdü, çeneme, kalbime kafama vurdu sözleri ile " Onun için... o yüzden gelmedim lale" dilim dolaşıyordu. Başımı gömdüm boynuna. " Bu sefer de başka arkadaş mi getirdiniz tadima baksin diye?" İste bu çok ağırdı " yapma... yapma sus" sussun... yapmasın. Kendimi aşağı atacagim artık düşünmekten çıldıracağım yapmasın, durmalı... " Başkalarına da verecek misiniz beni? Daha kac kişiye kullandiracaksiniz?" Yaralamak için mi söylüyor gerçekten mi yapacağımı düşünüyor? Kalkıp üstüne kapandım , gözlerim tavanı ruhsuzlar izleyen gozlerinde bana bakıyordu ama benden çok uzakta bir yerdeydi " Kimse... kimse sana dokunamaz vermem" Dudaklarını birbirine bastırıp ağladı " kardeşinle mi ortak kullanacaksın" dediğinde ruhsuz ifadesi silinmiş yüzüme pislikmisim gibi benden igrenerek baktı Haksiz mi, hakli. " hiç kimse Lale, kimse sana dokunamaz, ne o ne de başkası... sadece benimsin" Sadece sarikacaktim, ama üstüme kapanmamla erkekliğim sertlesti, tek düşündüğüm onu almaktı... o da anladı, bakisimdam, hızla inip kalkan göğüs kafesimden, yüzüne çarpan ihtiras dolu nefesimden " Yap... " dedi yüzünü yana dönerek, bana bakmaya bile tahammülü yoktu ama sanki bir vazifesi vardı. Adına çaresizlik denilen mecburiyeti. İstesem onu bir günde kurtarırım bu durumdan ama o zaman giderdi benden. Daha doyamadım ki ona... doyabilecek miyim buna bile emin değildim Elimi fermuarına atıp içinden aletimi çıkarttım, bacağını sıyırıp kadinligina dayadım " Sadece bana aitsin sakin unutma" içimde öfke kabariyordur. Tüm suçu bana atarken kendi kabullenisini unutuyordu. Gözümün içine baka baka kabul ettiğini, yan odamda benim yatağımda, benim evimde abimle yattığını " hayir " diyecekti " benim ruhumun bedenimin tek sahibi sensin" diyecekti sadece ama o... içimde kabaran öfke ile gomdum içine aletimi " Çok mu hoşuma gitti sikilmek, başka erkeklerin de mi tadına bakmak istedin de kabul ettin hemen" deyip kendimi tek hamlede tüm duvarlarına sürterek girdiğimde acı ile inledi cirpindi altımda. Boyun damarları gerilip gözünden yaşlar süzülürken titremeye başlamış dudaklarına kapandım. Dudakları... eşsiz ,yumuşacık dudaklarını ağzımda emerken ağzıma acı ile inliyordu Cok kuruydu ici... zor ilerliyordum. Defalarca kendimi çekip soktum. Her cekmemle içi de sökülüp aletimle beraberinde geliyordu sanki... Her sokmamla beli kıvrılıp inliyordu ağzıma " Benimsin... benim" ellerim kalça etinde, parmaklarım yumuşacık etine gömülmüş, sıkarak çektim kendime bedenini ve tüm gücümle içine gömmeye başladım kendimi Benim izimi taşıyacak, sadece benim... Başımı boynuna gömüp emdim ,ardından gerdanini... göğsünü ağzımın icine alıp ağzımın dolusu emerek doldum içine " bir daha" nefes nefese çenesine tutup sikarak devam ettim " bir daha başka bir erkeğin altına yatmayı kabul edersen seni önüme çıkan tüm erkeklerin altına atarim" Öfkeden gözüm dönmüştü, ona değecek göze tahammülüm yokken ağzımdan nasıl çıktı bunlar, sarhoştum o yüzden mi? Gözünde biriken yaşlar, ağlaması , acı inlemeleri durmuş yüzüme bakıyordu, kalbime binlerce tokat atsa öyle bakmasaydi O an idrak ettim söylediklerimin ağırlığını, korktu mu? yapacağımı mi düşündü, mümkün mü Lale... mümkün mü? Dudakları çenesi titreyerek narin elleri ile bana vurmaya başladı, kollarıma, gogsume vurup altımda başını geriye itmiş ağlayarak acı ile feryat ederek kaçmaya çalışıyordu Goz yaşlarına boğulurken kapandım boynuna " Tamam tamam sakinles...yapmayacagim" Aletim içinde can çekisiyordu, kahrersin gönlünü almam gerek ama alkol ve arzu ile kaybettiğim benliğimle bana vurarak kaçmaya çalışan kizin içine kendimi gömmeye devam ettim " Kes şunu, kes... Sen de suçlusun biliyorsun" sucluydu, kabul etti, nasıl eder? Kalcasini kavrayıp aletimi köküne dek içine saldığımda yine duramadin, kahretsin susamadim " hangimiz .... ha... hangimiz daha iyi? " Altımda titreyerek baktı, konuşmuyor benden iğreniyordu sanki " Hala biraktigim genisliktesin... Hala içine giremiyor aletimin tamamı... aynı darlık... ben daha iyiyim değil mi, hadi söyle" Ne duymaya calisiyorum, kahretsin onun için ölürken neden onu öldürüyorum Kalbimin onunla atması neden beni bu kadar ofkelendiriyor. Basit bir seks neden ruhumda kalbimde yer acıyor, kokusu olmadan uyuyamıyorum Hayir, Gaye'nin yerini alamaz, izin vermem. özellikle de Gaye gibi tertemiz bir kızın yerni bedenini bana peşkeş çeken bir hizmetci alamaz " söylesene lan, seninki daha iyi desene" bir kere daha gömdüm acı ile kapandı gözü, kabarmış boğazından inleme koptu. Başını yan döndü sanki yüzümü görmek istemiyor gibi Lale Bu adam mı seni sevecek. Bu adamın mi karısı olacaksın Lale... üstümde etimi acitarak içime giriyordu. Girişim o kadar sizliyordu ki, zonklayarak yanıyor, sanki soyulmuş ayak derisine ayakkabı surter gibi içime girerken girişimi acitiyordu Beş buçuk ay... bitecek Lale... bes buçuk ay. Kurtulacaksın, pastahane de acarsin. Gozum koltuğa ilişti. dun gece onun oturduğu koltuğa. Koltuk mu küçüktü o mu iriydi? Hayal ettim, o koltuktan kalkıp gelip üstümdeki adamı aldığını, beni yine kıyafetini giydirip sıcak göğsüne sakladığını Üstümde kendini kaybeden adama bir kere daha dermansız kalan kollarimla vurup ağlayarak inledim "Birak...birak..nefret ediyorum senden birak" İçime kendini hızla gömerken bir anda durdu, Eli ile yüzümü kendine döndürdü " Ne dedin sen?" Korkuyorum, sarhoşken ondan çok korkuyorum. " Senden nefret ediyorum" bogazim yirtilarak bagirdim, gözlerimden yaşlar süzülerek bagirdim... Sokağa atılma korkum içimde yanarken dillerinden döküldü... Yuzu öfke ile çevrildi. Sinirden basi titriyordu. " nefret" diye bir kere daha bagirdim giderek kısılan sesimle " Çok da sikimde ne hissettiğin " Korkudan tüm bedenimi titretecek sertlikle girmeye başladı... Daha önce de sertti ama bu bambaşkaydı. Oyle sertti ki kasıgima sanki aleti değil bir demir sokuyorlardi. İçimi ezerek kulağıma dayadi dudaklarını " Satılık basit bir kıza göre fazla dilin uzun, bir daha beni sikten başka ağzından söz çıkarsa.... " Ne, ne yapacaksın daha? " Ben basit degilim" titreyen dudakkarimdan döküldü kelimeler. " o yüzden mi her gece üstünden bir erkek alıyorum. Önce Ahmet sonra..." Yüzüne baktım, ona dahil tüm iyiler kayboldu içimde. Yüzündeki ifade değişirken içimde tüm çirkinliklerden sakladığım küçük kız bir darbe daha aldı
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD