Hani duyguların biran için karmaşaya uğrar ya,ne yapacağını şaşırır kararsızlık içinde kalırsın. Sonra birisi senin boğazını sıkar,tekmeler atar. Böylece nefessiz kalır ve her yerinde şiddetli ağrılar hissedersin.
Kalp sıkışması yaşarsın bazen. Sanki elini kalbinin üstüne koyduğunda o ağrının geçeceğine inanırsın ama ne yaparsan yap o ağrı geçmez. İşte Elif de böyle hissediyordu. Hoşlandığı adam,sabah onu öpen adamın şimdi sözlü olduğunu duyuyordu. İçinden ağlamak geliyordu. Madem evleneceksin benim duygularımla neden oynadın demek istiyordu. Fakat bir yanı da bu kadar saf olursa herkesin elinde oyuncak olursun şimdi gurur zamanı diyordu. Güçlükle yutkundu Elif. Bir kaç kez bu yutkunma işini gerçekleştirdi. Sonra gözlerini sıkı sıkı yumup geri açtı. Kararlı bir şekilde gözlerini Koray'a dikti. "ben sonra geleyim Koray bey" Elif cümlesini bitirir bitirmez arkasını dönüp odadan çıktı.
Bir yandan da Koray şaşkınlık içindeydi. Annesi ne demişti az önce 'sözlün' kimdi lan onun sözlüsü? Elif 'in gitmesiyle Koray sinirle annesine baktı. "ne diyorsun anne sen?" annesine ne kadar bağırmak istemese de sesi sert çıkmıştı Koray'ın. Anlamıyordu Koray.
Neden bu evlilik için acele ediyordu. Zaten Koray birini sevince evlenecekti.
Neden bu acele?
"oğlum işte Nur'la tanışman için geldik. Siz anlaşırsanız baban isteyecek" Koray annesine öfkeyle bakıp "şimdi şu kızı da alıp gidiyorsun Asya hanım. Bir daha da bu saçmalığı duymayacağım" dedi.
"ama-" asya hanım sözünü tamamlayamadan Koray "anne!" diye sesini yükseltince Asya hanım apar topar kalkıp karşısındaki esmer güzeline hitaben "hadi yavrum kalk" geldiklerinden beri göz ucuyla bile bakmamıştı Koray kıza. Onu hiç bir kadın ilgilendirmiyordu.
Elif'inden başka!
Koray annesinin çıkmasıyla hızla ayağa kalkıp koşar adımlarla odasından çıktı. Merdivenleri ikişer üçer inip muhasebe katına gitti. Stajyerlerin odasına girdiğinde boşlukla karşılaşmasıyla sıkı bir küfür dudaklarından firar etti. Kaçırmıştı Elif'i. Gitmişti Elif. Aslında şimdi deli gibi Elif'in evine gidip bas bağırarak yanlış anladın o yalan ben seni seviyorum demek istiyordu. Fakat Elif'in ailesi elini kolunu bağlıyordu. Omuzları düştü Koray'ın. Neden aşkına çözüm bulamıyordu ki? Neden Elif'ine benimsin diyip elinden tutamıyordu. Biliyordu sert olsa Elif'i ondan kaçardı . Elif narindi. Elif inceydi. Elif duygusaldı. Annesinin o cümlesinden sonra Elif"in yüzünü izlemişti. Önce yüzü düşmüş sonra gözleri buğulanmıştı . 'seviyor mu beni acaba' diye düşündü Koray. İnşallah sever beni diye dilinden dualar döküldü. İnşallah aşkıma karşılık bulurum.
Elif düşünmekten çıldıracak duruma gelmişti. Neler olduğunu neler düşüneceğini bilmiyordu. Şirketten nasıl çıktığını bilememiş Oğuzhan'ın koluna takıldığı gibi şirketten çıkmıştı. "geldik güzellik" Elif gözlerini ellerinden çekip Oğuzhan 'a döndü. "teşekkür ederim kuzum. Annem ararsa biliyorsun çalışıyoruz" Oğuzhan başını sallayıp "dikkat et kendine" dedi ve Elif'i kendine çekip alnına sıcacık bir öpücük kondurdu. "çıkmadan önce ara" Elif başını sallayıp arabanın kapısını açıp dışarıya çıktı. Kapıyı yavaşça kapadı. Sakin adımlarla çalıştığı kafeye girip kasadaki arkadaşına ''kolay gelsin" deyip hızlı adımlarla içeriye girdi. Harıl harıl çalışan arkadaşlarına da 'kolay gelsin' diyip soyunma odasına girdi. Elif elindeki büyük çantayı masaya bırakıp rahat hareket edebileceği kalın tayt ve kazağını çıkarıp bir yandan da botlarının iplerini çözüyordu. Topuklu botlarını ayaklarından çıkardıktan sonra kıyafetlerini eline alıp lavaboya girdi. Bir çırpıda şirkette giydiği kıyafetlerini çıkarıp tayt ve kazağını üzerine geçirdi. Ayağına da çizmelerini giyip lavabodan çıktı. Elindeki kıyafetlerini çantasına koyup bileğindeki tokayla saçlarını at kuyrugu yapıp soyunma odasından çıktı.
"hah Pirem acele et. Çok yoğun bugün" Elif başını hızlı hızlı sallayıp eline aldığı kağıt ve kalemle hızla dışarıya çıkıp sipariş alınmasını bekleyenlerin yanına ilerledi.
Saatler hızla ilerlerken Elif yorgunluktan ölüyordu. Şirketteki yorgunluğu yetmiyormuş gibi birde burada yoruluyordu. Bu yoğunlukla bugün yaşananlar da aklından ucup gitmişti. "Pirem sen çık patron gitti. Biz idare ederiz" Elif minnetle yanına gelip konuşan Mert'e baktı.
''Çok teşekkür ederim" Mert tebessümle "saçmalama da hadi çık" deyince ona sıkıca sarılıp koşar adımlarla soyunma odasına girip montunu eline alıp üzerine giydi. Çantasını koluna takıp soyunma odasından çıkınca ortalığı silen arkadaşlarına "iyi geceler" deyip kafeden çıktı. Kafenin önünde durup çantasından telefonunu çıkarırken duyduğu sesle bir anda kalbi hızlı hızlı çarpsa da derin nefesler alıp sakinleşmeye çalıştı.
"Elif"
Elif karşısında duran Koray 'a bakıp bir kaç kez yutkundu."Koray bey'' dedi sesini sakin tutmaya çalışarak . Koray hala Elif'in ona bey demesine sinir oluyordu. Daha bu sabah öptüğü kadının neden ona hala bey dediğini anlamıyordu . Koray hızlı adımlarla Elif'in yanına gelip arada mesafe bırakmadan karşısında durdu. "seni almaya geldim"
Elif kaşlarını çatarak Koray a baktı. "neden?" demekten kendini alıkoyamadı. Sonuçta bu adam nişanlıydı. Daha ne istiyordu ki ondan .
"nedeni yok güzelim seni almak istedim ve geldim" Elif alayla gülüp "Nişanlınız kızmasın Koray bey" dedi.
Koray sinirle dişlerini sıkıp "arabada konuşalım" dedi. Elif başını sağa sola sallayıp "gerek yok Oğuz gelecek" dedi. Koray Elifin kolunu bir hışımla tutup arabaya doğru sürüklemeye başladı. Elif daha ne olduğunu anlamadan arabaya binmiş ve kemeri bağlanmış bir durumdaydı. Koray arabay binince Elif sinirle Koray'a dönüp "ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz " diye bağırdı.
Koray hızla arabayı çalıştırıp gaza basınca Elif hızla geriye yaslandı. "sus!" Koray ilk defa Elif'e karşı sesini yükseltiyordu. "niye?" Elif'in de ondan aşağı kalır yanı yoktu. O da ilk defa sesini yükseltiyordu ki ikisininde tek bir nedeni vardı.
Kıskançlık!
"yanlış anladın her şeyi" Elif Koray'ın konuşmasıyla ona döndü. "hah birde duyduğun her şey yalan de tam olsun" şuan ikiside iki sevgilinin tartıştığı gibi tartıştığının farkında değildi.
"aynen öyle. Annem benim haberim olmadan kızı getirmiş. Kızı görmedim etmedim. Yüzüne bile bakmadım. Benim tek gördüğüm kadın sensin Elif! Sadece sen"
Elif ne diyeceğini bilmiyordu. Koray ona az önce ilani aşk mı etmişti yoksa yanlış mı duyuyordu. "gerçekten mi?" Elif'in sesi o kadar kısık çıkmıştı ki Koray'ın duyup duymadığından emin bile değildi. Koray yavaş bir şekilde arabayı sağa çekip Elif'e döndü. Elleriyle Elif'in başını avuçlarının arasına hapsedip "gerçekten" dedi. Elif derin bir nefes çekti içine. Fakat çektiği tek şey Koray'ın o büyüleyici kokusuydu. Bu kokuyu ömrünün sonuna kadar solumak istiyordu.
Koray Elif'in alnına uzun bir öpücük kondurup "Elif, Elif'im. Ben seni seviyorum. Hemde ilk gördüğüm andan beri. O günden beri-elini önce başına götürüp -önce buradan- sonra kalbine dayayıp -sonra buradan hiç çıkmadın " dedi.
Elif "in gözünden düşen bir damlayı baş parmağıyla silip "şş.. Aglama.. Sakın ağlama" dedi.
Elif gülümsemeye çalışıp "Koray benim burama bir şey oluyor. Çok hızlı atıyor" dedi göz yaşları eşliğinde. Koray gülümseyerek "beni seviyor musun?" dedi. Elif o güzel pembelikteki dudaklarını büzüp "bilmiyorum. Seni sevdiğimi anlamama yardım eder misin?" dedi.
Koray gür bir kahkaha atıp "güzelim teklifi senin değil benim yapmam lazım" dedi. Elif"in yanakları kızarırken "teklif mi ne teklifi?" dedi. Aslında bal gibi de Koray'ın ne demek istediğini anlamıştı. Fakat rezil olduğu için anlamamazlıktan gelmeye çalışıyordu.
"birbirimize ait olduğumuzun teklifi "
"Elif.Elif'im.. Benim misin? Benim olur musun? Ömrünün sonuna kadar elimi sım sıkı tutup, bu aşkımı avuçlarının arasına alır mısın? "
Elif derin bir nefes alıp dudaklarını Koray 'ın dudaklarının üzerine kapadı. Koray en güzel cevabı almıştı. Elif'i ona en güzel "evet"i vermişti.