bc

AŞKA YÜKSELİŞ

book_age18+
631
FOLLOW
6.6K
READ
dark
forbidden
family
HE
forced
opposites attract
badboy
mafia
heir/heiress
drama
city
mythology
office/work place
rejected
secrets
love at the first sight
friends with benefits
surrender
addiction
like
intro-logo
Blurb

Asya için hayat, hasta babası ve bir hizmetlinin eline bıraktığı çaresiz dünyasından ibarettir. Ancak Akın için Asya, bir kadından çok daha fazlası acısından zevk aldığı, her çırpınışında daha da bağlandığı bir takıntıdır. Akın, yanında sarsılmaz dostları Baran, Vedat ve Cihan ile Yeraltına hükmederken asıl savaşı Asya’nın ruhuyla verir.

Akın’ın benim olan diyerek ilan ettiği bu mülkiyet, Asya için bir aşk değil, her zerresiyle hissedilen bir esarettir. İhanet ve tutkunun birbirine karıştığı bu yolda, kazanılan her savaş aslında bir Mağlup Zaferdir.

Ve Kader hiç beklemedikleri anda bir sürpriz sunar..

chap-preview
Free preview
ENKAZ ALTINDAKİLER
Şehrin ışıkları aşağıda, binlerce insanın günahlarını örten parlak bir yalan gibi uzanıyordu. Akın, siyah paltosunun önünü açmış, rüzgarın buz gibi parmaklarının göğsüne çarpmasına izin veriyordu. Burası onun krallığına tepeden baktığı, zihnindeki o dinmek bilmeyen fırtınayı susturabildiği tek yerdi. Kimsesizler Tepesi. Aşağıda yönettiği o kirli imparatorluk kumarhaneler, gece kulüpleri ve kanlı hesaplaşmalar, Akın için sadece birer satranç tahtasıydı. Kalbi, çocukken babasının ağır kemerinden çıkan o korkunç ıslık sesiyle mühürlenmişti. O günden beri ne acımayı bilmişti ne de sevmeyi. Tam o sırada, uçurumun en ucunda onu gördü. Rüzgarda her an kırılacak bir dal gibi savrulan, ince ve narin bir silüet. Asya.. Genç kadın, sanki annesinin bir uçurum boşluğunda son bulan kaderini arar gibi bakıyordu aşağıya. Omuzlarında felçli bir babanın ve yarım kalmış bir hayatın devasa yükü koyu kahve gözlerinde ise sönmüş bir dünyanın külleri vardı. Akın, bugüne kadar pek çok şeyi istemiş ve almıştı. Ama bu kızın o uçurum kenarındaki çaresiz teslimiyeti, Akın’ın içindeki o karanlık, saplantılı canavarı uyandırdı. Bu sadece bir aşk hikayesi olmayacaktı. Bu, bir istilanın başlangıcıydı. Akın, elindeki sigarayı yere atıp botunun ucuyla ezerken, bakışlarını kızın üzerinden bir an bile ayırmadan fısıldadı. "Bütün bu acıyı tek başına çekmen sana haksızlık küçüğüm... Ben sana çok daha fazlasını, çok daha derinini yaşatabilirim." Derin sözlerin ardında.. Karanlık bir yükseliş başlıyordu. Ve bu yükselişte sadece biri hayatta kalacaktı. Asya tepedeki o dondurucu rüzgarı ruhunda, iliklerinde taşıyarak eve döndüğünde saat gece yarısını çoktan geçmişti. Şehrin kirli gürültüsünden sonra evin koridoruna sızan o ölümcül sessizlik, üzerine bir karabasan gibi çöktü. Anahtarı kapıda yavaşça, sanki birini uyandırmaktan değil de, uyanık olan acıyla yüzleşmekten korkar gibi çevirdi. İçeride onu bekleyen tek şey annesinin yokluğundan miras kalan o ağır, tozlu boşluk ve babasının tekerlekli sandalyesinin odaya yayılan o tekinsiz, hafif gıcırtısıydı. "Baba?" diye seslendi Asya Sesi, soğuktan ve yorgunluktan pürüzlü, adeta kırılmış bir cam parçası gibi çıkıyordu. Babası salonun tam ortasında, pencerenin önünde bir heykel gibi duruyordu. Bakışları, şehrin karanlığına saplanmıştı. Annesinin bir uçurumdan, hayatın tüm yükünü boşluğa bıraktığı o anı fiziksel olarak görmüyordu belki ama zihni o günden beri o boşlukta asılı kalmıştı. Felç geçirdiğinden beri tek bir kelime bile etmemişti. Ancak Asya babasının gözlerindeki o sessiz haykırışı, annesini koruyamadığı için ruhunu kemiren o vicdan azabını her gün, her saniye görüyordu. Asya yavaşça yanına çömeldi. Babasının, hayatı elinden alınmış o soğuk ellerini kendi ince parmakları arasına aldı. "Yine çok bekledin mi beni? İyiyim ben. Sadece biraz nefes almak istedim." Babasının koyu kahve, hüzün dolu gözleri bir anlığına kızınınkilerle kesişti. O bakışta binlerce ağıt vardı. Asya ona gülümsedi ama bu gülümseme, yüzünde açılmış bir yara gibi asılı kaldı. Yarın sabah erkenden restorasyon şantiyesine gitmesi gerekiyordu. Elinde mala ve fırçayla, eski ve yıkılmaya yüz tutmuş binaları ayağa kaldırmak için uğraşırken, aslında kendi hayatının enkazını onarmaya çalıştığını, her tuğlada kendi kırıklarını gizlediğini kimse bilmiyordu. Asya’nin zihninde ise hala o tepe vardı. Az önce o uçurumun kenarında dikilirken, rüzgar ince hırkasını delip geçerken hissettiği tek şey özgürlük arzusuydu. Aşağıdaki o karanlık boşluk, ona korkutucu değil, aksine annesinin kucağı gibi sıcak gelmişti bir an. Annesinin neden orayı seçtiğini anlamaya çalışmıştı. "Anne," diye fısıldamıştı rüzgara karşı, "Bu kadar mı ağırdı dünya? Yoksa gökyüzü mü seni çok çağırdı?" Gözlerini yumduğunda, rüzgarın saçlarının arasından geçişi sanki annesinin parmaklarıymış gibi hissetmişti. Bir adım daha atsa her şey bitecekti babasının felçli bakışları, bitmek bilmeyen borçlar, omuzlarındaki o devasa yorgunluk... Ama atamamıştı. Babasını o sessiz cehenneminde tek başına bırakmaya vicdanı el vermemişti. Koyu kahve gözlerini açtığında, hayata karşı duyduğu o derin öfkeyle karışık çaresizlik, uçurumun soğukluğuyla birleşmişti. Arkasında bir çift gözün onu bir avcı gibi izlediğinden habersiz, sadece kendi içindeki kıyameti dinlemişti. Aynı dakikalarda, şehrin diğer ucunda, Kimsesizler Tepesi’nde zaman durmuş gibiydi. Akın, uçurumun en ucunda, az önce Asya’nin durduğu o tehlikeli noktada dikiliyordu. Kız gitmişti ama varlığı hala oradaydı. Soğuk rüzgarla harmanlanmış o çaresiz ama mağrur koku, Akın'ın burnunun direğini sızlatıyordu. Yağmurun toprağa karışan kokusu değildi bu, yıkımın ve masumiyetin birleşimiydi. Akın’ın siyah gözleri, karanlıkta avını arayan bir yırtıcı gibi kısıldı. Kızın rüzgarda uçuşan o uzun, koyu renk saçlarının hayali hala gözünün önündeydi. O narin fiziği, o uçurumun kenarında öylece duruşu… Sanki her an düşmeye razı ama dünyaya kafa tutacak kadar da dik. Akın için o uçurum bir manzara değil, zayıfların son durağı, kendisi gibi güçlülerin ise kurbanlarını seçtiği bir seyir terasıydı. Kızın bakışlarındaki o düşme arzusu bir avcı içgüdüsüyle iliklerinde hissetmişti. "Demek burası seni çağırıyor," diye fısıldadı boşluğa doğru. Sesi, rüzgarın uğultusunu kesen keskin bir bıçak gibiydi. İçinde uzun zamandır uyuyan, bastırılmış o vahşi sahiplenme duygusu gerilmişti. Onu o boşluğa, o huzurlu ölüme bırakmayacaktı. Bu, onun için çok kolay bir kaçış olurdu. Onu kendi elleriyle yakalayacak ve kendi yarattığı, kurallarını sadece kendisinin koyduğu o özel cehenneme hapsedecekti. Bir saat sonra, Akın Holding’in camdan devasa kulesinin en üst katında, mutlak bir sessizlik hakimdi. Akın, kütüphanedeki ağır ceviz panellerden birini sessizce kaydırdığında, dumanlı, ağır kokulu ve neon ışıkların soğukluğuyla yıkanmış gizli krallığına adım attı. İçeride onu en yakın arkadaşları ve suç ortakları bekliyordu. Baran elindeki tesbihi sabırsızca çevirirken Cihan ekranlardaki kumarhane verilerini inceliyor Vedat ise viskisini yudumluyordu. Akın’ın içeri girişiyle odadaki hava bir anda ağırlaştı. Ceketini tek bir hamlede çıkarıp fırlattı, gömleğinin kollarını hırsla kıvırdı. "Dosyayı getirin," Sesi buz tutmuş bir emirdi. Baran kaşlarını çatarak dosyayı masaya fırlattı. "Kim bu kız Akın? Gecenin bu saati bütün istihbaratı ayağa kaldırdın." Akın cevap vermedi. Şeffaf dosyanın üzerindeki ASYA yazısına baktı sadece. İnce parmakları, kızın vesikalık fotoğrafının üzerinde gezinmeye başladı. O koyu kahve gözler, fotoğraftan bile Akın’ın ruhundaki o karanlık boşluğa meydan okuyor gibiydi. Kendi çocukluğunda babasından yediği her darbenin, o kemer seslerinin hıncını bu kızın saflığından çıkarmak istiyordu. Vedat merakla öne eğildi. "Güzel kızmış ama tehlikeli duruyor. Bakışları Sanki kaybedecek bir şeyi yok gibi." Akın, viskisinden büyük bir yudum alırken fotoğrafın üzerine parmağını sertçe bastırdı. "Kaybedecek çok şeyi var Vedat. Henüz haberi yok ama her şeyi benim ellerimde olacak." Kadehini masaya sertçe bıraktı ve ismini sanki kutsal bir yeminmiş gibi, dişlerinin arasından tıslayarak telaffuz etti. "Asya... Bakalım senin canın, benimki kadar acıya dayanacak mı?"

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Kahpenin Kızı +18

read
6.3K
bc

ATEŞLİ DADI

read
29.4K
bc

KÜÇÜK AĞA [HALEF +21][KUMA]

read
19.4K
bc

CEHENNEM MAZGALI+18

read
8.6K
bc

YIRTICI EVLİLİK |+18|

read
175.1K
bc

Ayrılan YOLLAR +21

read
198.3K
bc

Sahte Karım

read
396.9K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook