🌶️🔥🌶️🔥 ZEHİRLİ ZEVK 🔥🌶️🔥🌶️
DAMLA
Kapının kolunu tutmuştum. Elimdeki kırmızı ojenin parlaklığı kulpun üzerinde bile göze batıyordu. Dudaklarımda sinsice bir gülümseme, kalbimde saf bir öfke vardı.
“Ahh Ender’ im,” diyordu babaannesi. Ardından kahkahalar yükseliyordu. “Sen benim en büyük gururumsun.” Tam sırasıydı moruğunların gelmesinin…
Sonra Ender’ in sesi geldi, tok, kararlıydı. “Bu sene sana harika bir hediyem var, babaanne.”
Nefesim kesildi. Hediye mi? Ne hediyesi olabilirdi ki?
Ardından babaannesinin sesi yükseldi, neredeyse sevinçten titreyen bir tondaydı. “Beni mutlu edecek tek hediye vardır evladım. Gelinim! Bana gelin getir, başka bir şey istemem.”
Sanki göğsüme yumruk yemiş gibi oldum. İçimden, Ne saçmalık bu? diye haykırdım. Anca rüyanda görürsün sen gelini. Ender' le evlenecek göz var mı bende.
Ama en kötüsü, içeride kısa bir sessizlik oldu. Ender cevap vermedi. Sessizlik… Ama o sessizlik benim kulaklarımda bir çığlık gibiydi.
Sonra babaannesi yeniden atıldı. “Ne o, yoksa bana sürpriz mi yapacaksın? Gelin mi getiriyorsun yoksa? Söyle bana, kim?” Kadının sesi adeta sevinçle yankılanıyordu.
Ender’ in cevabı ise buz gibi bir darbe oldu bana. “Sürpriz babaanne. Doğum gününde öğreneceksin.”
"Oğlum biz yaşlı insanlarız. Yarını göreceğimiz belli değil. Kimmiş güzel gelinimiz." Bu seferde dedesi konuştu.
"Ağzından yel alsın dede." dedi ciddi bir tonla. Sonra da "Hem siz hepimizi cebinizden çıkarırsınız Şükrü Bey." diye alayla konuştu.
Boğazımda bir şey düğümlendi. Yutkundum, ama nefesim bile yanıyordu. İçimdeki öfke bir anda alev aldı.
Aylardır evlenelim diye tutturuyordu. Hep okulu bahane ediyordum. Lanet olsun. Kesin doğum gününde herkese ilişkimizi açıklayacak. Nasıl kurtulacağım bu beladan? Ender' le evlenirsem geri dönüşü olmazdı.
Tırnaklarım avucuma geçti. Öyle bastırıyordum ki canım acıyordu. İçeri girip bağırmak, Hacer Hanım’ ın gözlerinin içine bakıp “Hayır, gelin falan yok." demek için. Ama yapamadım. Onun yerine arkamı döndüm. Topuklarım koridorda yankılandı.
Asansöre binene kadar kendi kendime söylenip durdum. “Ben seninle evlenmek istemiyorum Ender. Hiçbir zaman da istemedim. Sadece oyaladım seni. Asla senin karın olmayacağım. Asla!”
Asansör kapandı, içimdeki öfke kükremeye başladı. Elbisemin eteğini çekiştirdim, sanki boğazımı sıkıyordu. Arabama atladığımda direksiyona yumruk indirdim.
“O aptal! Nasıl olur da onunla evleneceğimi düşünür?”
Telefonumu çıkardım. Ellerim titriyordu. Tek bir numara yazdım. Gökhan.
Karşı taraf açtığında sesim öfke ve nefretle titriyordu. “Gökhan! Delireceğim! Az önce neler duydum biliyor musun? Delirmek üzereyim." diye bağırıyordum.
"Sakin ol bebeğim. Ne oldu anlat bana. Neden fiyatı değiştirmiş?"
Fiyat mı? Elimi direksiyona vururken gülmeye başladı. "Ne fiyatı ya? Sorunumuz çok daha büyük. Hemen görüşmeliyiz. Yoksa ben o adamı parçalayacağım."
Gökhan beni sakinleştirmeye çalışırcasına "Tamam sen sakinleş önce. Birşey olmasından korkuyorum. Bizim evde buluşalım." dedi. Sinirle telefonu kapattım.
Sakinleşmeye çalışırcasına derin derin nefesler almaya başladım. Hızla eve sürdüm. İçeriye girdiğim gibi çantamı yere fırlatıp çığlık attım.
"Orospu çocuğu, piç kurusu. Sen kimsin lan? Kimsin de benimle evleneceğini düşünüyorsun?"
Ben bağırırken Gökhan' da gelmişti. Gördüğüm anda koşarak sarıldım. O da bana sarıldı.
Ağlayarak "Evlenmem, evlenmem onunla." diye bağırdım.
"Ne evlenmesi Damla? Ne saçmalıyorsun? Yoksa baban biriyle mi evlendirmek istiyor?" Yüzündeki öfkeyi gördüğümde sakinleştim. Gökhan asla izin vermezdi, başkasıyla evlenmeme.
"Şimdi sakin ol. Anlat ne oldu?"
"Ender mesajlarıma cevap vermeyince annen yanına git dedi. Ben de gittim. Ama yanında babaannen ve deden vardı. Bu kıyafetle giremezdim. Kapıda kaldım mecburen.
Ender babaannesine doğum günü hediyesi olarak gelin vereceğini söyledi."
"Gelin mi? Seninle mi evleneceğini söyledi?"
"Başka kim olabilir Gökhan? Sürpriz dedi gerçi ama."
Gökhan birden beni bıraktı. Pencereye doğru gitti. Bana kızmasına dayanamam. Hemen arkasından gidip sarıldım.
"Sen merak etme. Doğum gününden önce onunla konuşacağım. Evlenmek istemediğimi söyleyece..."
"Ne saçmalıyorsun Damla? Dört ayak üzerine düştük kızım anlamıyor musun?"
"O ne demek Gökhan? Benimle evlenmek istiyor diyorum sana. Ne yani Ender' le mi evleneyim?"
Yanaklarımdan tutup dudaklarımdan öptü. Kendimi bir anda kollarında buldum. Kucağına aldığı gibi koltuğa oturdu. Bende bacaklarımı iki yanına açarak kucağına oturdum.
Vahşice dudaklarımı sömürüyordu. Nefesim kesilecek gibi olduğunda dudaklarımı serbest bırakıp boynuma yöneldi. Üzerimdeki elbiseyi yukarı sıyırıp yere attı.
Elleri anında kopçamı buldu. Göğüslerimi serbest bırakıp ağzına aldı. Öpüyor, ısırıyor. Kendimden geçiriyordu beni. Elleri de kalçamı yoğurup duruyordu.
Ellerimi saçlarıma attım. Üzerinde ileri geri hareket etmeye başladım. "Siktir." Dudaklarından çıkan küfürle kıkırdadım.
"Hoşuna mı gitti küçük fahişemin."
"Evet." diye fısıldadım. Kalçamdan tutup daha da bastırdı erkekliğine. Altımda kabarmış hâlde içime girmek için kuduruyordu.
Belimden tutup ayağa kaldırdı. Koltuğun kenarına oturtup arkama geçti. Kilodumu çıkarıp amımı yalamaya başladı. Her dil darbesi beni benden alıyordu.
"Hadi. Gir içime." diye inledim. Sabrım kalmamıştı artık. İçimde istiyordum onu.
Ayağa kalkıp pantolonuyla beraber baksırını da indirdi. Ayağıyla fırlattı. Şu an o kadar seksi görünüyordu ki, anlatmaya kelimeler yetmez.
Aletini amıma sürttü. "Yanıyorsun amına koyim." Amıma ucunu sokuo çıkardı.
"Oynama benimle."
Saçlarımdan çekip dudaklarıma yapıştı. Kulağıma fısıltıyla "Yalvar güzelim. İçine girmem için yalvar bana." dedi.
Kalçamı ona daha fazla bastırdım. "Sik beni sevgilim. Amım senin için yanıyor. Söndür ateşimi. Bırakta aletin içimi fethetsin."
"Söyle, neyimsin sen benim?"
Bir eliyle göğsümü sıktı. Kulak mememi ağzına aldı. "Söyle, neyimsin."
Onun bu sözleri çok hoşuma gidiyordu. Daha da azıyordum. "Fahişenim sevgilim. Kölenim. Neyin olmamı istersen, o olurum." dedim.
Damarlarımdaki kan bile içime girmesi için kaynıyordu.
"Haklısın, ben ne istersem sen osun. Benim küçük fahişemsin. İstediğimde altıma yatan orospumsun." diye bir anda içime girdi. Hem de köküne kadar.
İkimizde derinde "OOHHH!" çektik. Amıma öyle sert giriyordu ki, zevkten ölmek üzereydim. Ender' den asla böyle zevk alamadım.
Gökhan hızlandıkça hızlandı. Kalçama tokatlar atıyor. Amımı parmaklıyordu. Birden içimden çıkınca beye uğradığımı anlamadım. Arkama baktığımda yüzünde acayip bir sırıtış vardı.
Yine aniden içime girdi köküne kadar. Ama bu sefer götüme girmişti. Burası daha dardı. Durmadan sertçe girip çıkmaya devam etti.
Gözlerim kararmaya başladı. Boşalmak üzereydim. "Geliyorum." diye inledim.
Saçlarımı çekip "Beni bekleyeceksin. Bensiz sona gelemezsin." diye tehditkâr şekilde konuştu.
Ben dayanmaya çalışıyordum. Ama bu seferde parmaklarını amıma sokup çıkarmaya başladı.
"Lütfen. Dayanamıyorum artık." diye kesik kesik inledim.
Birkaç sefer daha sertçe girip çıktı. Sonra da sırtıma boşaldı. Bende onunla boşaldım. Tükenmiş bir hâlde koltuğa bıraktım kendimi. Nefes almaya bile takatim kalmamıştı.
Gökhan' sa tüm heybetiyle karşımda duruyordu. Ender vücut olarak Gökhan' dan daha iyiydi. Ne de olsa bir zamanlar kick boks yapmıştı. Ama Gökhan seks konusunda bir dahiydi. Ne istediğimi anında anlıyordu.
Oysa Ender' leyken zevke gelmek için numara yapmam gerekiyordu. Asla istediklerimi vermiyordu. Ben kirli seks seviyordum. Oysa o tarz kelimeler kullanmazdı. Bana bebekmişim gibi davranıyordu. Her sevişmemizde midemin bulanmasını sağlıyordu.
Çıpalk bir şekilde yanıma oturdu. Ellerini yeniden göğsüme attı. "Şimdi yeniden anlat bakalım." dedi.
"Dediğim gibi Ender evleneceğini söyledi. Yarın akşam doğum gününde açıklayacak ilişkimizi büyük ihtimalle."
"Onu anladım da neden evlenmek istemiyorsun? Onu anlamadım." Göğsüm ağzındayken sesi boğuk çıkıyordu.
"Ben seninle evlenmek istiyorum. Onunla evlenemem." dedim nefesim kesilirken.
"Ben de seninle evlenmek istiyorum bebeğim. Ama holding için Arin denen domuzla evlenmek zorundayım."
"Başka bir yol bulabiliriz. Senden başkasıyla olamam. Gökhan..." diye inledim.
Belimden tutup kucağına aldı. Doğrudan aletinin üzerine oturdum. Öylesine dolu hissediyorum ki.
"Gökhan..."
"Buna mecburuz sevgilim. Yoksa dedemler asla bana vermezler holdingi. Arin diyorlar başka birşey demiyorlar."
"Ben ondan daha iyiyim."
"Eski kafa...lılar işte... Anlam...ıyorlar. Bana ka...lsa senden başkas...ına bakmam." dedi inleyerek.
"Ender' le ev...lenirsem nas...ıl?"
"O kadar beklemeyeceğiz. Evlenme haberi geldiği anda Arin... yıkılacak. Teselliyi de benim kollarımda bulacak. Bir ge...ce yeter onu iknaya. Koyn...uma girdiğinde herşey bite...cek." dedi nefes nefese.
"Babaannem haberi aldığ...ında Ender için herşey bi...tec...ek. Nişan haberiniz duyurmak için holdin...gin yıl dönümünü bekle...yelim dersin. Ondan önce bende dedemleri ikna ederim. Arin' le evleneceğimi söylediğimde başka şansla...rı kalmaz zaten. Holdingi aldığımızda herşey bitecek. Yıl dönümünde de seninle... evleneceğimi söyleyeceğim. Artık hiçbiri birşey yapamayacak." Dudaklarıma yapışıp daha sert vurdu beni kendine.
Yeniden titreyerek boşaldık. Göğsüne kapanmış hâlde kıpırdayamıyordum. Aleti hâlâ içimde seğiriyordu.