
Yanacaksam da…Senin cehenneminde yanayım.Arin Derin Yücesoy, zekâsıyla kendi imparatorluğunu kurmuş, fazla kilolarını bir kusur değil bir taç gibi taşıyan, asi ruhlu bir yazılım dehası.Ama hiçbir kod, kalbini Ender Demirkan' dan koruyamayacaktı.Ender Demirkan, soğukkanlı bir CEO, her hareketiyle güç ve ihtiras kokan bir adam.Aşk yıllardır aşık olduğu sevgilisi Damla'nın kendisini kuzeni Gökhan' la aldattığını öğrendiğinde "İNTİKAM" yemini etti. Ve en büyük kozuysa yıllardır kendisine aşık olan sevgilisinin üvey kız kardeşi Arin' di.ENDERYüzü kapının karanlığında bile aydınlandı. Bir adım yaklaştım. Elimi uzatıp yanaklarını okşadım. Dolgun yanakları elimi dolduruyordu. Başparmağım dudak kıvrımına değdiğinde nefesi titredi. Hafifçe eğildim önce hafif bir dokunuş, sonra nefesini kesecek keskinlikte dudaklarına kapandım.Kapıyı arkadan itip kilidin klik sesini duydum. Sırtını duvara yasladım. Aramızda hava kalmadı. Soluğu dudaklarından çektikçe başka bir şey düşünemez oldum. Ellerim belinden sırtına, oradan omuz başına çıktı. Kumaşın altındaki o kıvrımlı hatları parmaklarımı yaktı. O, kollarını boynuma attı. "En... der" Adım, kısık bir inilti gibi ağzımda eridi.“Devam edeyim mi?” diye fısıldadım, dudaklarına değerek.Başını küçük bir “evet”le salladı. Gözlerini kapadı.Boynuna indim. Çenesinin çizgisinden kulak memesine, oradan köprücüklerine kadar uzun, sabırlı bir hat çizdim dilimle. Derisinin tuzu dilime değdikçe, içimdeki frenler birer birer boşalıyordu. Okyanus kokusu o temiz, serin, sarhoş eden nefesi saçlarından üzerime çöktü. Bir an ellerimi bel oyuntusuna koydum. O da başını kaldırıp boğazını bana açtı. Arkamızdaki duvar ısındı. Nefeslerimiz koridorun sessizliğini yerle bir edecek gibiydi.“Ender…” Şefkatle yanan bir kıvılcım gibi aktı adım onun ağzından.Ellerim belinden sırtına çıktı. Dudaklarım göğüs oluğuna indi. Ellerimle göğüslerini okşamaya başladım. Bir de kumaş olmasa... Gözlerinin içine bakıp "Tadına bakmak istiyorum." dedim. Saçlarımdan parmaklarını çekti ve elbiseyi omuzlarından düşürdü. "Ne istersen veririm." dedi.Kendimi biraz geri çekip elbisenin yere düşüşünü izledim. Karanlıkta pek görünmese de anında göğüslerine yapıştım. Dantelli kumaş üzerinden yalamaya başladım. Tamamını tükürüklerime boğdum. Tekrar yukarı çıkıp dudaklarıyla buluştum. Bacaklarını ovarken birini belime doladım. Sertleşen penisimi ona bastırdım. Hafifçe sürtünmeye başladım. Artık akıl kalmamıştı bende. Kalçalarını tutup havaya kaldırdım. Duvara dayayıp, penisim tamamen kadınlığına temas ediyordu. Kulağına yaklaşıp "Sabrımı siktin Arin. Seni istiyorum." diye fısıldadım. "Sana aitim. Sormana gerek yok." dedi.Kendini bana çoktan teslim etmişti. Kollarıma aldım. Birkaç adımda yatağa vardım. Pencereden sızan ışıkla ayan beyan gözlerimin önündeydi. Üzerinde beyaz bir çamaşır takımıyla bana bakıyordu. Kendini tamamiyle bana bırakmıştı. Ellerimi sırtına götürüp kopçasını açtım. İşte dip diri göğüsleri tam karşımdaydı. Doymak istercesine öpüp, dişlemeye başladım. Yatağın kenarındaki tahta hafifçe gıcırdadı. Odanın karanlığında tek ritim... tek bir kalp atışında birleştik.Ellerim kalçalarında oynuyordu. Ama kadınlığına asla dokunmadım. Kendimi engel olamayıp, erkekliğimi ona bastırdım. "Enderrr..." Fısıltısı inanılmaz seksiydi. Hafif vuruşlarla ikimizi de sona getirdim. Ellerimin altında kıvranıyordu. İkimizdr nefes nefese boşaldığımızda kendimi yanına attım. "Aklımı yitiriyorum. Seninleyken kendime hâkim olamıyorum Arin."Canın yanıyorsa, durmana gerek yo...""Hayır. Burada değil, böyle değil." dedim. Yeniden üzerindeki yerimi aldım. "Hazır olmadan olmaz. Senin için mükemmel olması gerekiyor. Özel olması gerekiyor." dedim. Yeniden dudaklarından öptüm. Bir süre daha birbirimizin dudaklarında kaybolduktan sonra kopmayı başardık. "Biraz daha kalırsam, sözlerim lafta kalacak. İçine gömülmemek için kendimi zor zapt ediyorum." dedim. Yataktan kalkabildiğimde saçları darmadağındı. Dudakları öpülmekten şişmiş, rengi koyulaşmıştı. Gözleri şehvetten koyulaşmıştı. O da kalktığında odadan çıkmak için kapıya yöneldim. Peşimden gelirken, dayanamadım. Duvara dayayıp, dudaklarında kana kana içtim.“Benim…” Kelime ağzımdan dua gibi düştü.“Zaten.” diye fısıldadı. “Zaten seninim.”Zor olsa da odadan çıkmayı başardım. Tenime kadınımın kokusunu sinmişti. Odama girdiğimde kendimi anında duşa attım. Su bedenimden aktıkça gözlerim kapandı. Arin' in yataktaki hâli gözlerimin önünden gitmiyordu. Alnımı duvara yaslayıp, penisimi ovmaya başladım. Arin aklıma geldikçe acı çeker gibi zonkluyordu. Ellerimi bacak arasında hayal ederek hızlandım. Sonunda fayansa boşaldığında rahatlamışçasına sırtımı fayanda dayadım.Nasıl bu hâle gelmiştim ben? Daha üç gün öncesine kadar Damla için ölürken, ondan başkasını düşünemezken, şimdi Arin' in hayali bile boşalmama yetiyor. Bu gece emin oldum. Arin' in tüm ilkleri bana ait. Benim... benim kadınım.

