bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

book_age18+
4.5K
FOLLOW
57.4K
READ
love-triangle
family
HE
age gap
fated
opposites attract
friends to lovers
playboy
kickass heroine
neighbor
heir/heiress
blue collar
drama
sweet
kicking
city
office/work place
cheating
childhood crush
secrets
addiction
like
intro-logo
Blurb

Yanacaksam da…Senin cehenneminde yanayım.Arin Derin Yücesoy, zekâsıyla kendi imparatorluğunu kurmuş, fazla kilolarını bir kusur değil bir taç gibi taşıyan, asi ruhlu bir yazılım dehası.Ama hiçbir kod, kalbini Ender Demirkan' dan koruyamayacaktı.Ender Demirkan, soğukkanlı bir CEO, her hareketiyle güç ve ihtiras kokan bir adam.Aşk yıllardır aşık olduğu sevgilisi Damla'nın kendisini kuzeni Gökhan' la aldattığını öğrendiğinde "İNTİKAM" yemini etti. Ve en büyük kozuysa yıllardır kendisine aşık olan sevgilisinin üvey kız kardeşi Arin' di.ENDERYüzü kapının karanlığında bile aydınlandı. Bir adım yaklaştım. Elimi uzatıp yanaklarını okşadım. Dolgun yanakları elimi dolduruyordu. Başparmağım dudak kıvrımına değdiğinde nefesi titredi. Hafifçe eğildim önce hafif bir dokunuş, sonra nefesini kesecek keskinlikte dudaklarına kapandım.Kapıyı arkadan itip kilidin klik sesini duydum. Sırtını duvara yasladım. Aramızda hava kalmadı. Soluğu dudaklarından çektikçe başka bir şey düşünemez oldum. Ellerim belinden sırtına, oradan omuz başına çıktı. Kumaşın altındaki o kıvrımlı hatları parmaklarımı yaktı. O, kollarını boynuma attı. "En... der" Adım, kısık bir inilti gibi ağzımda eridi.“Devam edeyim mi?” diye fısıldadım, dudaklarına değerek.Başını küçük bir “evet”le salladı. Gözlerini kapadı.Boynuna indim. Çenesinin çizgisinden kulak memesine, oradan köprücüklerine kadar uzun, sabırlı bir hat çizdim dilimle. Derisinin tuzu dilime değdikçe, içimdeki frenler birer birer boşalıyordu. Okyanus kokusu o temiz, serin, sarhoş eden nefesi saçlarından üzerime çöktü. Bir an ellerimi bel oyuntusuna koydum. O da başını kaldırıp boğazını bana açtı. Arkamızdaki duvar ısındı. Nefeslerimiz koridorun sessizliğini yerle bir edecek gibiydi.“Ender…” Şefkatle yanan bir kıvılcım gibi aktı adım onun ağzından.Ellerim belinden sırtına çıktı. Dudaklarım göğüs oluğuna indi. Ellerimle göğüslerini okşamaya başladım. Bir de kumaş olmasa... Gözlerinin içine bakıp "Tadına bakmak istiyorum." dedim. Saçlarımdan parmaklarını çekti ve elbiseyi omuzlarından düşürdü. "Ne istersen veririm." dedi.Kendimi biraz geri çekip elbisenin yere düşüşünü izledim. Karanlıkta pek görünmese de anında göğüslerine yapıştım. Dantelli kumaş üzerinden yalamaya başladım. Tamamını tükürüklerime boğdum. Tekrar yukarı çıkıp dudaklarıyla buluştum. Bacaklarını ovarken birini belime doladım. Sertleşen penisimi ona bastırdım. Hafifçe sürtünmeye başladım. Artık akıl kalmamıştı bende. Kalçalarını tutup havaya kaldırdım. Duvara dayayıp, penisim tamamen kadınlığına temas ediyordu. Kulağına yaklaşıp "Sabrımı siktin Arin. Seni istiyorum." diye fısıldadım. "Sana aitim. Sormana gerek yok." dedi.Kendini bana çoktan teslim etmişti. Kollarıma aldım. Birkaç adımda yatağa vardım. Pencereden sızan ışıkla ayan beyan gözlerimin önündeydi. Üzerinde beyaz bir çamaşır takımıyla bana bakıyordu. Kendini tamamiyle bana bırakmıştı. Ellerimi sırtına götürüp kopçasını açtım. İşte dip diri göğüsleri tam karşımdaydı. Doymak istercesine öpüp, dişlemeye başladım. Yatağın kenarındaki tahta hafifçe gıcırdadı. Odanın karanlığında tek ritim... tek bir kalp atışında birleştik.Ellerim kalçalarında oynuyordu. Ama kadınlığına asla dokunmadım. Kendimi engel olamayıp, erkekliğimi ona bastırdım. "Enderrr..." Fısıltısı inanılmaz seksiydi. Hafif vuruşlarla ikimizi de sona getirdim. Ellerimin altında kıvranıyordu. İkimizdr nefes nefese boşaldığımızda kendimi yanına attım. "Aklımı yitiriyorum. Seninleyken kendime hâkim olamıyorum Arin."Canın yanıyorsa, durmana gerek yo...""Hayır. Burada değil, böyle değil." dedim. Yeniden üzerindeki yerimi aldım. "Hazır olmadan olmaz. Senin için mükemmel olması gerekiyor. Özel olması gerekiyor." dedim. Yeniden dudaklarından öptüm. Bir süre daha birbirimizin dudaklarında kaybolduktan sonra kopmayı başardık. "Biraz daha kalırsam, sözlerim lafta kalacak. İçine gömülmemek için kendimi zor zapt ediyorum." dedim. Yataktan kalkabildiğimde saçları darmadağındı. Dudakları öpülmekten şişmiş, rengi koyulaşmıştı. Gözleri şehvetten koyulaşmıştı. O da kalktığında odadan çıkmak için kapıya yöneldim. Peşimden gelirken, dayanamadım. Duvara dayayıp, dudaklarında kana kana içtim.“Benim…” Kelime ağzımdan dua gibi düştü.“Zaten.” diye fısıldadı. “Zaten seninim.”Zor olsa da odadan çıkmayı başardım. Tenime kadınımın kokusunu sinmişti. Odama girdiğimde kendimi anında duşa attım. Su bedenimden aktıkça gözlerim kapandı. Arin' in yataktaki hâli gözlerimin önünden gitmiyordu. Alnımı duvara yaslayıp, penisimi ovmaya başladım. Arin aklıma geldikçe acı çeker gibi zonkluyordu. Ellerimi bacak arasında hayal ederek hızlandım. Sonunda fayansa boşaldığında rahatlamışçasına sırtımı fayanda dayadım.Nasıl bu hâle gelmiştim ben? Daha üç gün öncesine kadar Damla için ölürken, ondan başkasını düşünemezken, şimdi Arin' in hayali bile boşalmama yetiyor. Bu gece emin oldum. Arin' in tüm ilkleri bana ait. Benim... benim kadınım.

chap-preview
Free preview
EVET' TEN SONRA 💍💋🔥🔪💔
EVET' TEN SONRA 💍💋🔥🔪💔 Loş odanın içi ağır bir sıcaklıkla doluydu. Perdeler kapalıydı. Yatakta ipek çarşafın üzerinde sereserpe uzanan bir kadın ve bacaklarının arasında bir adam vardı. Gökhan, Damla' nın bacakları arasında kafasını vajinasına gömmüş, kadının inlemesini dinliyordu. Elleriyle kalçasına sarılmış, diliyle vajinasını baştan aşağıya yalıyordu. "Ahhhh!" Damla sık nefeslerle inliyordu. Gökhan bir saniye bırakmadı. Yaladıkça yaladı. Damla titreyerek boşalmaya başladı. Gökhan zevkle içti tüm sularını. Damla rahatladığında yavaşça yukarı tırmanıp, dudaklarına yapıştı. Öpücük önce yumuşak, sonra hızla derinleşen bir açlıkla geldi. Gökhan’ın dudakları buyurgandı. Damla nefes nefese kalıyor, her nefeste boğazından ince bir inilti yükseliyordu. Kendini yeniden Gökhan' a sürtmeye başladı. Gökhan, Damla’ nın kalçasını kavrayıp onu iyice kendine çektiğinde Damla’ nın bacakları iki yana daha da açıldı. Dudaklarının arasından çıkan iniltiler artık kesik kesik çığlıklara dönüyordu. Göğüsleri Gökhan’ ın göğsüne sürtündükçe meme uçları daha da sertleşiyor, teni ateşle yanıyordu. Damla’ nın parmakları onun omuzlarına kenetlendi. Tırnaklarının bıraktığı izler Gökhan’ ı daha da kışkırtıyordu. Dudaklarını boynuna indirdiğinde Damla’nın başı geriye düştü. Nefesi kesildi, dudaklarının arasından bastıramadığı bir ses çıktı. “Tutma kendini. Çığlıklarını duymak istiyorum.” dedi Gökhan fısıltıyla, dudaklarını onun kulak hizasında gezdirerek. Damla titredi. Yatağın kenarına tutunmak istedi, ama elleri güçsüzleşmişti. Çarşaflar altlarından kaydı, bedenleri çıplak sıcaklıkla birbirine sürtündü. Her temas Damla’ nın göğsünü daha hızlı yükseltiyor, her öpücük nefesini daha da düzensiz kılıyordu. Gökhan’ ın parmakları Damla’ nın göğüs uçlarını sertçe sıktığında kadın yatağın ortasında kıvranmaya başladı. “Gökhan… daha fazla bekletemezsin beni…” diye inledi. Adamın dudakları göğüslerinden karnına, oradan da kasıklarına indiğinde Damla’ nın sesi kesildi. Tek yaptığı nefesini tutup bir anda yükselen zevke teslim olmaktı. Gökhan’ ın elleri belinden kalçasına indi, onu kendine çekti. Dudakları yeniden buluştu. Bu kez öpücük öylesine sertti ki Damla’ nın dudak kenarından bir nefes kaçtı, ciğerlerinden gelen ses odada yankılandı. Parmakları Gökhan’ ın saçlarına gömüldü, kendini daha da yaklaştırdı. Dudaklarının arasından çıkan her inilti Gökhan’ın kalbini hızlandırıyor, arzusunu körüklüyordu. Gökhan sertleşmiş aletini Damla’ nın ıslak girişine sürttüğünde kadın gözlerini kapatıp bağırdı. “Hadi artık… içime gir!” diye yalvarıyordu. Adam, kadının bu çaresiz yakarışını duyunca gülümsedi. Onu biraz daha sabırsızlandırmak için önce ucunu dudaklarına sürttü, ileri geri kaydırdı. Damla kıvranırken kalçasını yukarı kaldırıyor, bedeniyle onu içeri davet ediyordu. Dudakları göğsüne, ardından karnına indi. Damla’nın bedeninde bıraktığı her iz, nefesini biraz daha yükseltti. Başını sağa sola çeviriyor ama sesi kesemiyordu. Gökhan’ ın elleri bacaklarından yukarı kaydığında boğazından neredeyse bir çığlık koptu. “Gökhan!” diye inledi, sesi boğuktu, kontrolsüzdü. Gökhan aniden kalçasını ileri itti, Damla’ nın içine köküne kadar girdi. Damla’ nın gözleri anında açıldı, ciğerlerinden çığlık koptu. Gökhan ritmini hızlandırdıkça yatağın başlığı duvara vuruyor, çarşaflar altlarından daha da kayıyordu. Damla kollarıyla boynuna sarıldı, tırnakları sırtında uzun çizikler bırakıyordu. Nefesleri birbirine karıştı, bakışları kilitlendi. Damla’ nın yüzü kıpkırmızıydı, dudakları aralıktı. Gözlerini kapattığında bile titriyordu. "Gir içime." diye inledi Damla. Gökhan kendini hizalamıştı ki, Damla' nın telefonu çaldı. Şu anı kimsenin bozmasını istemiyorlardı. Gökhan göz ucuyla baktığında ekranda ENDER yazısını gördü. "Senin ki arıyor bebeğim." "Şu anda onunla uğraşamam. Sadece seninle sevişmek istiyorum." "İki gün sonra ki, ihale hakkında bilgi lazım bebeğim. Fiyatı öğrenmemiz gerek." Damla, nefes nefese, gözlerinde sinsice bir ışıkla telefonu eline aldı. Gökhan’ dan ayrılmadı. Tam tersine kalçalarını daha derin bastırarak sarsıcı bir inilti çıkardı. Ardından telefonu açtı, sesi yumuşak ve şehvet yüklüydü. "Hayatım. Bende seni hayal ediyordum." dedi açar açmaz. Ender, ofisinde sandalyesine yaslanmıştı. Kadının sesi damarlarına ateş gibi işliyordu. “Merak ettim. Nasıldım hayalinde?” diye sordu, hafif kısık, keyifli bir tonda. Damla gözlerini Gökhan’ ın yüzünden ayırmadı, dudaklarını ısırarak kalçalarını yeniden indirdi. İçinde yükselen zevkle beraber inledi. “Üzerimdeydin… her hareketinde bana sahip oluyordun.” Ender’ in eli masaya düştü, kalemi yere yuvarlandı. Damarlarındaki kan kaynamıştı. Kimse duymasın diye kapısını kilitledi, perdenin ardından şehrin ışıkları görünüyordu. “Şu an sana dokunmak için her şeyi veririm.” dedi, sesi boğuktu. Damla sertçe Gökhan'ın penisini içine aldı. Bir çığlıkla inledi, sonra telefonu daha da kulağına yaklaştırdı. “Beni duyuyor musun Ender? İçimde gibisin.” Ender nefesini tuttu. Kravatını çözdü, gömleğinin yakasını açtı. Onu dinledikçe kalbi hızlanıyordu. Ender fermuarını açmış, penisini okşamaya başlamıştı bile. "Şu anda sana dokunmak için her şeyi verebilirim." Damla zıplamaya devam ederken "Ender!" diye inliyordu. Gökhan doğrularak Damla' nın memelerini ağzına aldı. Hoyratça emerken diş izlerini bedenine kazıyordu. Damla'nın kalçalarından turup sertçe kendine vuruyordu. "Bebeğim, parmaklarım senin yerini tutamıyor." diye yalandan hayıflanmaya başladı. Sonunda doruğa ulaşınca kendini Gökhan' ın üzerine bıraktı. O sırada Ender hâlâ penisini çekmeye devam ediyordu. O da boşalıp rahatlayınca nefes nefese kaldılar. Damla yana yatıp "Bebeğim senin şu an ihale üzerinde çalışman gerekmiyor mu?" dedi sinsice. "Bitirdim, bu sefer ihale bizim." dedi kendini temizlerken. "Umarım bu sefer alırsın. Sana inanıyorum." "Bu sefer çok sağlam. Bizim fiyatı geçemezler." "Dur sakın söyleme fiyatı. Kaç seferdir söylüyorsun, kaybediyorsun. Sanırım ben uğursuzluk getirdim sana." diye gülümseyerek Gökhan' a baktı. Ender anında ayağa fırladı. "Sen ne söylüyorsun bebeğim. Sen benim uğurum, hayat ışığımsın. Senin olmadığın yerde ihaleyi ne yapayım ben?" "Çok tatlısın. Seni çok seviyorum." diye fısıltıyla konuştu. "247 milyon teklif edeceğim. Üzerine çıkamazlar." Gökhan anında gülümseyerek yeniden Damla'nın üzerine çıkıp memelerini öpmeye başladı. Ender'in odasının kapısı çalındı. Ender kapının kilidini açtı. Gelen sekreteriydi. "Toplantının başlamasına 15 dakika kaldı efendim." "Tamam." Sekreter dışarı çıktı. "Bebeğim, benim toplantıya gitmem gerek. Kapatmalıyım." dedi. "Tamam bebeğim." dedi Damla. Ender telefonu kapattığında yere attı elinden. Ama telefon kapanmamıştı. Sadece bir anlığına ses kesilmişti. Her zaman Ender iş oldum mu düşünmeden kapatırdı. Şimdi de öyle düşündü. Ender'in duyduğunu bilmeden devam etti sevişmeye. Ender telefondan ses gelmesiyle yeniden kulağına tuttu. "Harikasın bebeğim. Hayranım sana. Fiyatı öğrendin." dedi Damla' nın memeleri ağzındayken. Ender duyduklarına inanmak istemedi. Telefon kulağında bekledi. "O salağı kandırmak ço... çocuk oyuncağı. Aylardır fark... ında bile değil. Onun gibi bir iş kolikle nasıl sevgili olduğumu düşünmedi bile. Sen... sen olmasan yanında bile durmaya taham...mülüm yok." dedi inleyerek. "Sabırlı ol bebeğim. Az kaldı. Şu domuzu bir ikna edeyim, o zaman herşey bitecek." "Onun yanında olman canımı sıkıyor." "Neye sıkılıyorsun bebeğim. O domuzun beni etkilemesi mümkün mü?" derken bir anda sertçe içine gömüldü. "Biliyorsun dedemler için ideal gelin o. Onunla evlenirsem holding benim olacak. Hakkım olan bana ait olacak." Bedenin bedene çarpma sesi odayı inletiyordu. Ender yumruklarını sıkmışz duyduklarını hazmetmeye çalışıyordu. Oraya gidip onları öldürmek istiyordu. Ama yapamadı. Ne onu bir yere götürecek güç vardı bacaklarında. Ne de buna inanabilecek kalbi. Kapının açılmasıyla sekreteri konuşmadan eliyle susturdu onu. Dışarı çıkmasını işaret etti. Sekreteri anlamıştı. Bir süre yalnız kalacaktı. Kimse rahatsız etmeyecek, toplantı bir süre ertelenecekti. Ender olduğu yere çöküp kaldı. Sesi hoparlöre aldı ve masanın üzerine bıraktı sessizce. "Ender' i bir süre daha oyalaman lazım. Arin' i ikna ettiğimde düğün hediyem holding olacak. Babaannem sürekli Ender' i onunla evlendirmek istediğini söylüyor. Seninleyken, aklına bile gelmez." "Elini çabuk tut Gökhan. İkna et şunu. Daha ne kadar dayanabilirim Ender' e bilmiyorum. Çok sıkıcı. Varsa yoksa iş. Ne eğlence bilir ne de gezmek." Gökhan içine sertçe girip çıkarken bağıra bağıra konuşuyordu. Sonunda ikisi de boşalınca Gökhan yanına attı kendini. "Aslında altıma alsam anında kabul eder." Damla ona dönerek göğsünü okşamaya başladı. "Ender konusunda sıkıntı yok. Ben varken Arin' in yüzüne bile bakmaz. Ama yine de dikkatli olmalıyız. Biliyorsun Arin, Ender' e aşık. Seninle evlenmesinin tek yolu ondan tamamen ümidinin kesilmesi bence." "Olabildiğince uzak tut onları birbirinden. Ama ilişkiniz olduğunu asla söyleme. Bu çok riskli. İnadına işler yapabilir o deli." "Sen merak etme. Konuşabilseydi çoktan karşısına çıkar konuşurdu zaten. O kadar cesur değil." dedi. Ender daha fazla dayanamadı dinlemeye. Telefonu kapattı gibi duvara fırlattı. Masanın üzerinde ne varsa yere çarptı. Sese odaya giren sekreter korkudan çıkmak zorunda kaldı.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

AŞKLA BERDEL

read
92.3K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
550.5K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
39.5K
bc

HÜKÜM

read
231.2K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
89.0K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
36.8K
bc

DEMİR 'İN ESİRİ +18

read
9.7K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook