(Hande) “Ne demek bu?” diye tekrar sordum. Sesimdeki titrekliği ben bile fark ediyordum. Bir an durdum… Sonra istemsizce kahkaha attım. “Ben neyin içinde olabilirim ki?” Ama içimde bir yer… Hiç de gülmüyordu. “Az kaldı, Hande… biraz daha bekleyeceksin,” dedi. Sesi tuhaf bir sakinlik taşıyordu. “Ve her şeyi öğreneceksin.” Arkasını döndü. Hiç duraksamadan kapıya doğru yürüdü. Kapıyı açtı… ve çıktı. O an aklıma annemle babam geldi. En son teyzemlere gitmişlerdi. “Eve geldilerse… beni merak etmişlerdir,” diye geçirdim içimden. Sonra Zeynep’e söylediklerim geldi aklıma. Ezgi’yle buluşacağımı söylemiştim. İçimde küçük bir umut doğdu. “Şimdiye kadar…” dedim kendi kendime, “çoktan beni aramaya başlamışlardır.” ⸻ (İlk kez Zeynep’ten) Hamide… bizim en yakın arkadaşımızdı. Bu

