(Hande) Karanlık, ama bu kez korkutmuyor. Karanlığın içindeyim, ama kaybolmuyorum. Bir ışık beliriyor ve sonra küçük bir kız çocuğu… sarışın, mavi gözlü, bana bakıp gülümsüyor. “Anne…” diyor. Bir an kalbim sıkışıyor. Bir adım atıyorum ona doğru. Tam ona ulaşacakken yanında biri beliriyor. Ali. Gözlerimin içine bakıyor, daha önce görmediğim bir bakışla elini uzatıyor. “Gel…” diyor. Bu… benim hayalim. Benim mavi düşüm. Ağlamak istiyorum ama ağlayamıyorum. Parmaklarımı uzatıyorum. Tam dokunacakken— Bir ses. Uzaklardan geliyor. “Hande… duyuyor musun beni?” Görüntü titriyor. Kızın gülüşü soluyor. Ali’nin eli yavaşça kayboluyor. “Gitme…” demek istiyorum. Ama sesim çıkmıyor. Her şey kararıyor. Ve ben… yeniden düşüyorum. Yine Karanlık ama bu kez sessiz değil. Bir ses var sanki çok

