Reber… Babam Cemşid Ağa, elini ağırlıkla omzuma koydu: "Reber, artık büyüdün. On dokuz yaşına geldin, sorumluluk alma vakti geldi. Ağrı'nın eteklerindeki köyleri sen kontrol edeceksin. Gidip köylülere bu seneki hasadın kötü geçtiğini, kuru yemleri idareli kullanmalarını söyleyeceksin." "Sen nasıl istersen baba," diye cevapladım. Aslında içimde sevinç köpürüyordu. Tam da gitmek için bahane arıyordum. Delal... Çocukken beraber oynadığımız o kız, her gidişimde daha da güzelleşiyordu gözümde. At köye yaklaştıkça Delal gözümde beliriyor, anılarımın içinde kayboluyordum. İnce beli, uzun boyu… Şalvarı sallanırken içindeki kalçalarının kıvrımları… Eğilip yerden bir şey kaldırırken göğüslerinin yuvarlaklığı… Bu görüntüler zihnime kazınmıştı. Kaç kez onun hayaliyle boşaldığımı saymayı çoktan bı

