*** 6 Yıl Önce… O gün Güneş, Ağrı Dağı’nın eteğini kızıl ışıklarıyla kaplarken, hayvan sürüsü yavaş yavaş köye doğru yaklaşıyordu. Bu sürünün gelişi sadece emzirilmeyi bekleyen yavruları değil, beni de heyecanlandırırdı. Çünkü bilirdim ki sürüyü otlatmaktan getiren Zinar’dı. Bir bahane bulur, yolunun üstüne çıkardım. O da her gelişinde bana bir çiçek getirirdi. Bir gün, elindeki dağ menekşesini uzattığında dayanamadım. Omuzlarımdan nazlı bir şekilde sallanıp, “Bu çiçekler herkeste var,” dedim, bakışlarımı kaçırmadan. “Bana öyle bir çiçek getir ki, kimsede olmasın.” Zinar gülümsedi, gözlerinin içi parladı. “Yarın dağın eteğinde -üç kayaların orda-beni bekle Delal,” dedi. “Sana öyle bir çiçek getireceğim ki, daha kimse adını bile koymamış.” Omuzlarımı sallamayı bıraktım, Zınar’ın a

