Yıldız Soylu Ders bittiğinde, amfideki o gergin konuşmanın ardından Koray’ın ısrarlarını bir şekilde savuşturup kendimi kampüsün dışına atmıştım. Kafam öyle doluydu ki, sanki attığım her adımda Baybars'ın o cüretkar, erkeksi fısıltıları kulaklarımda uğulduyordu. Hızla yurda döndüm. Odadaki kızların bitmek bilmeyen yüksek sesli dedikoduları ve odanın o boğucu kasveti arasında derin bir nefes almaya çalıştım. Bugün benim için çok önemliydi; aylar öncesinden biletini aldığım ve uzun zamandır beklediğim o ünlü modern sanat sergisinin açılış gecesi vardı. Yurt odasındaki o küçük aynanın karşısına geçip hızla hazırlanmaya başladım. Üzerimdeki o sıradan kampüs kıyafetlerini çıkarıp, serginin o elit havasına uyum sağlayacak ama abartıdan uzak, dizlerimin hemen üzerinde biten siyah, sade bir

