Akgün’ün anlatımından; Babam arkamdan kapıyı kapattığında içeride bir ağırlık oldu. Oda sanki küçüldü bir anda. Oturmadı. Ellerini arkasında birleştirmişti, yüzü sert, bakışları dimdik üzerimdeydi. Derin bir nefes alıp konuştu: “Evliliğin bile alelaceleye getirilmiş.” Gözlerimi kaçırmadım ama içimdeki gerginlik artmıştı. Sakin olmaya çalıştım. “Baba, lütfen…” Ama o dinlemedi. Bir adım daha attı, sesi daha da kararlıydı: “Karım da buraya gelmiş… ve karımı da vurmuş onun abisi.” İçimde bir şeyler sıkıştı. O an kafamdan geçen her düşünceyi bastırıp kendimi tutmaya çalıştım. “Buraya bunun için, tartışmak için mi geldin?” Gözleri kısıldı. İçinde öfke, hayal kırıklığı ve bir tür korku vardı. Tonu daha da keskinleşti. “Biz seni böyle mi yetiştirdik?” Ne demek istediğini anlamaya çalışt

