Birkaç gece önce- Balım’ın anlatımından: Araba sürüyordum, gece geç bir saat olduğu için de biraz da yorgundum. Yorgunluğumu geçirmek için arkadaşım ile telefonda konuşuyordum. Konu tabii ki okuldu, hocalardı. “Eda, yok artık! Hocamız gerçekten öyle mi dedi? Vallahi dalga geçiyor gibi bazen, inanamıyorum,” dedim kahkahamı tutamayıp. Telefonun diğer ucundaki Eda da gülüyordu. “Yemin ederim, Balım. Bildiğin ‘bu sunumu yapmazsanız vizeden kalırsınız’ dedi ya. Hoca değil resmen tehditçi,” diye homurdandı. Camdan dışarıya baktım, yolun kenarında ağaçlar sıklaşmaya başlamıştı, biraz içim ürperdi. “Ben de öyle bir sunum yapacağım ki, adam ömrü boyunca unutamayacak. Ha bu arada, ben hâlâ eve varamadım. Hani şu kestirme yoldan gidiyorum ya… Araba bir tuhaf, duman gibi bir şey geldi az önce.”

