79- El ele

1538 Words

Leman Hanım’ın evindeki uzun yemek masasına bakarken içimde garip bir huzursuzluk vardı. Ev şık, masa özenliydi ama o kadar kusursuzdu ki, kendimi biraz fazlalık gibi hissettim. Hizmetçiler sessizce sofrayı kuruyordu; peçeteleri özenle katlayıp, tabakları neredeyse milimetrik hassasiyetle yerleştiriyorlardı. Akgün, oturduğu yerden annesine dönüp konuştu. “Ne zaman taşınacaksınız yalıya?” Leman Hanım, elinde son tabaklarla içeri girerken yüzünde hafif bir tebessüm belirdi. “Bilmiyorum. Güzel bir yalı arıyoruz, böyle geniş, ferah, Boğaz’ı gören… İçime sinecek bir yer olsun istiyorum.” Ben masanın kenarındaki boş sandalyeye, Akgün’den uzak bir yere oturmuştum. Göz ucuyla fark ettim, Akgün yüzünü buruşturdu. Cevap vermedi. Sessizce kalktı ve geldi, benim yanımdaki sandalyeye oturdu. Hiçbir

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD