Sabahın sessizliğini önce mutfaktan gelen tıkırtılar bozdu. Gözlerimi araladım, elimle yastığı yokladım. Uyuyakalmışım. Battaniye üstümde hâlâ duruyordu. Birkaç saniye neredeyim diye düşündüm… sonra hatırladım. Balım’ın evi. Küçük ama güvenli sığınağım. Ayağa kalktım, üstümdeki tişörtü biraz düzelttim. Mutfak kapısından içeri bakınca Balım’ı gördüm. Saçını tepeden toplamış, çaydanlıktan çıkan buharla boğuşarak kahvaltı hazırlıyordu. Hemen fark etti beni. “Uyanmışsın!” dedi gülümseyerek. “Hadi gel, kahvaltı hazır sayılır.” Ben de hafifçe başımı salladım. “Tamam. Ellerimi yıkayıp geliyorum.” Lavaboya gidip yüzümü yıkarken aynadaki yansımama şöyle bir baktım. Göz altlarım hâlâ şişkin, ama artık o hastane koridorunun soğukluğu yok üzerimde. Sadece bir bekleyiş vardı içimde. Akgün’den gelec

