Bu sesler de neydi? Yüzünü buruşturarak yataktan kalktı, dışarıdan gelen gürültüye kulak kabarttı. Bugün düğün vardı. Gülümsedi. Kendisi de hazırlanıp çıkmalıydı. Tam o anda, gözlerinin önüne Dağ Gülü geldi. Siyah saçları, kalkık burnu, dolgun dudakları... İçine garip bir his çöreklendi. Avuçları yanmaya, karıncalanmaya başladı. Yumruğunu sıktı. Evlerinde misafir olan adamın kızını arzulamak… Bu düşünce bile onu irkiltti. Ne yapıyorum ben? diye sordu kendine. Peki, ya sadece arzu değilse? Ya sevdaysa? Başını iki yana salladı, kendine gelmek ister gibi. Yataktan kalktı, pantolonunu giydi, gömleğini düğmelerken yakasını düzeltti. Kol manşetlerini katlarken aynadaki yansımasına baktı. İki günde insan alışmaz derlerdi, alışıyormuş meğer. Kapıyı açıp dışarı adım attığında düğün yerine göz g

