ZÖHRE DEN; Gözlerimi açtım, tavanla bakıştım. Elimi kalbime götürüp sıktım, sanki içimdeki acıyı avuçlarımın arasında ezebilirmişim gibi. Bir kâbus gördüm… Düğünde herkes birbirini vuruyordu. Sonra bir ses fısıldadı kulağıma: "Senin yüzünden..." İçim yandı. Yüzüm buruştu. Gözlerim hızla odanın içinde gezindi. Üzerime baktım, gözlerim yuvalarından fırlayacak gibi açıldı. Sahi, ben bu rüyayı kaç defa gördüm? "Baba!" diye haykırarak yataktan fırladım. Kapıya doğru koştum. "Açın kapıyı! Babama götürün beni!" "Rüya olmalı… Rüya…" diye mırıldandım. Ama kapının diğer tarafından gelen sesler beynimde yankılanıyordu. Kapının koluna uzandım, çevirdim. Açılmadı. "Açın kapıyı!" diye bağırdım. Yumruklarımı art arda kapıya indirdim. İçim yanıyordu. Çaresizlik... Nasıl da yakıyordu insanın içini…

