Zöhre ve Tahir konağın ağır kapısından içeri adım attıklarında, Zöhre’nin vücudu hâlâ titriyordu. Avucundaki gerginlikten Tahir'in elini sıktığını fark etti. Göz göze geldiklerinde, Tahir gözleriyle “sakin ol” dedi. Ama o an bile yetmedi. İçeri girerken gözlerini etrafta gezdirdi. Modern yapı, yüksek tavan, acık renk perdeler … Konağa hayran kalmıştı. İçinde bir düğüm vardı. Bu konak onun mezarı olmayacaksa yaşayabilirdi belki. Ama her şey zaten zorken, daha da zorlaşması ölümüne sebep olabilirdi. Belki kurtulurdu. Aysun, içten bir gülümsemeyle, "Bu taraftan, buyurun," dedi, eliyle odayı işaret ederek. Salona geçtiklerinde yaşını almış bir çift onları bekliyordu. Adam tanıdıktı. Kadının yüzüne bakamadı. Gözlerindeki sertlik Zöhre’yi korkutmuştu, içinde soğuk bir ürperti gezindi. Tahir,

