2. bölüm

328 Words
(◍•ᴗ•◍) Fısıltı'dan Önümü zor görürken elimdeki bira ile, geniş gövdeli ağaca yaslandım. Denizin karşısında oturmuştum. Etrafta bir sürü içmiş insanlar vardı, hepsi kendi halinde... Saat gecenin üçü, hiç sevilmemiş adam. Bir kız çocuğunu yalnız bırakmak zorunda kalan; çaresiz, güvenilmez, yavşağın teki bir adam. Bugün doğum günüm; belki de Gece oradadır, belki de on yıldır beni bekliyordur. Keşke kalkıp koşa koşa yanına gidebilsem... Elime aldığım beyaz kulaklığı kulaklarıma taktım. "Kalktım baktım gecenin üçündeymişim. Ben nasıl bir adamım, hiç sevilmemişim." Hiç sevilmemişim... Hiç... Tek seveni de bırakıp gitmiş bir adam... Belki de sevilmeyi hiç haketmiyorumdur? Bir insanı neden sevmezsiniz? Bir nedeni olur, peki benim sevilmeme sebebim neydi? Ah Gece'm... Savunmasız meleğim... Bir bilsen ne haldeyim. Beni boşver, bir bilsem ne haldesin... Gece; bana dedin ya hani, "biz bu dünyayı haketmiyoruz." diye. Yanılıyorsun Gece'm, bu dünya bizi haketmedi. Bu dünya senin gibi iyi bir insanı haketmedi. Bu dünya senin iyiliğini kaldıramadı be Gece'm. Masumluğunu, temizliğini, güzelliğini, iyiliğini, merhametliliğini, hayat dolu olmanı kaldıramadı. Enerjini kaldıramadı. Sen insandın Gece, yaşayanlar gibi insan görünümlü hayvan değildin. Ben ise; seni hiçbir zaman haketmeyen, haketmeyecek ben ise, seni bıraktım. Terkettim, yıktım, harap ettim, yaktım, kül ettim. Oysa ki benim, seni yakanları yakmam lâzımdı. Seni yakmam değil. Bana verdiğin değeri, sana vermem lâzımdı. Değersizleştirmem değil. Beni seni korumam gerekirdi, terketmem değil... Gece, gelsem affeder misin beni? Ama gelemem ki... Ah be Sessiz Gece'm, Fısıltı'nı da kaybettin. Tamamen sessizliğe büründün. Ah be Gece'm, bari sana not bırakabilseydim. Yazsaydım kağıda, "Ay kolyesini kurcala." yazabilseydim keşke... Bari seni sevdiğimi öğrenirdin. O; manyak, ruh hastası 'Sezgi' olmasaydı... Şuan belki sarılıp uyuyor olurduk, gecenin bu saatinde içip bunları düşünmek yerine... Anlatamam ki sana sevgimi, yalnızlığımı, dertlerimi, özlemimi... On yıldır; yüzünü göremiyor, kokunu içime çekemiyor, sesini duyamıyor, saçını öpemiyor, koruyamıyordum... Zil zurna şarhoşken, elimdeki bira şişesini havaya kaldırıp bağırdım. "Seni seviyorum Sessiz Gece'm." birkaç kişi bana dönmüş, sarhoş olduğumu anlayınca kendi halime bırakmışlardı. (Doktor kendi haline Bırakın dedi. Jdşamdiamxşamd) Bizim hikayemiz; Gece'nin sessizliği... Gece'nin fısıltısı... "Sessiz Gece"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD