SADECE BIZ!

1336 Words

Dilan Karanlık, ağır bir sis tabakası gibi üzerime çökmüştü. Ne bir ses duyuyordum ne de bir ışık görüyordum; sadece ruhumun derinliklerinde yankılanan o korkunç çığlıkların uğultusu vardı. Sonra, çok uzaklardan bir sıcaklık hissettim. Biri beni sarsıyor, ismimi bir dua gibi peş peşe sayıklıyordu. ​Göz kapaklarımı aralamaya çalıştığımda, dünyanın üzerime doğru yıkıldığını sandım. Başım zonkluyor, boğazım bir cam kırığı yutmuşum gibi acıyordu. İlk gördüğüm şey, hastanenin o soğuk, beyaz tavanı ve burnuma dolan keskin dezenfektan kokusu oldu. Hemen yanımda, elimin üzerinde bir ağırlık vardı. Bakışlarımı zorlukla yana çevirdiğimde Boran’ı gördüm. ​​Başını yatağımın kenarına yaslamış, elimi iki elinin arasına alıp sıkıca kenetlemişti. O sert, tavizsiz Boran Ağa gitmiş; yerine omuzları çökmü

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD