9. ÇİÇEKLENDİK

2310 Words
BÖLÜM ŞARKISI : MFÖ - ELLERİMDE ÇİÇEKLER " Sen kafana koymuşsun zaten de bize ne zaman söyleyecektin minnoşum. Tatil storyleri atarken mi? " bu sefer de haklıydı Berrak. Planları yapmış, her şeyi ayarlamış bize de gitmeden bir gün önce söylüyor. Maşallah benim kankama. Biz bunları konuşurken karşı masa ayaklanıp, kalktıklarını gördüm. Ben kasaya gitmek için yöneldiğimde önümde duran beyfendi bana yol verip 'buyrun' diyerek kolunu savurdu. Ben yanından geçmek için hareketlendiğimde aramızda bir nefeslik yakınlık olduğunu fark ettim. Kokusu çok farklı, sanki böyle bazı parfümler vardır da eski kokar ya onların isimleri yoktur eskidir onlar . isimleri de eski kalmıştır. Hah işte öyleydi. Ben 'yine bekleriz' deyip kasada durduğumda o beyfendi gözlüğünü gözüne götürüp " Hiç şüphen olmasın, daha çok görüşeceğiz. " deyince ben sanki küçük dilimi yutmuş gibi arkasından bakakaldım. " Ağzını daha da ayır da sinekler mesken bellesin o güzel ağzını aşkım. " Berrak 'ın sesini duyuyorum ama ne dediğini idrak edemiyorum. " Burcu ! koş valla kıza bir şey oldu . " mesela bu söylediği uğultuları duyuyorum ama ne diyor hiç bir fikrim yok. ikisi de telaşlı telaşlı yüzüme bakarken Burcu elini şıklattı . sanki biraz biraz daha iyiydim. " Noldu aşkım sana böyle ? " Berrak ' ın korku dolu yüzüne bakarken " İyiyim sakin ol . " diyebildim ancak. Elimden tutup masaya oturttuklarında başıma üşüştüler . " Demin ki adamalardan esmer olanına çıkarken nezaketen yine bekleriz dedim bana ne dese beğenirsiniz ? Şüphen olmasın daha çok görüşeceğiz. " ben gözlerimi açıp onlara bunu söylerken onlar da en az benim kadar şaşkın gözlerle yüzüme bakıp " Emin misin aşkım , ama nezaketen söylemiş olamaz mı o da sen gibi ? " diyen Berrak a dönen gözlerimiz bir anda Burcu ' nun carlamasıyla devrildi . " Niye birinci tekil şahıs kullandı, ayrıca niye bunu üçüncü çoğul şahsa çevirdi ? " Burcu meraklı ses tonuyla bunları söylerken Berrak Burcu nun söylediği şeyi anlamamış olacak ki boş boş gözlerini kısıp sanki bir matematik problemi çözer edasıyla gözünü havalara dikmişti. " Bilmiyorum ayrıca senin haberin de yok geçen anlatmıştım ya o adamlar işte bu adamlar. " biz saçma sapan birbirimize bakarken Emre sessizliği bölerek lafa girdi. " Leyla bu kutu sana gelmiş. Demin kurye bırakmış. " Allah ım bir de bu bela var idi başımda. Bir anda kafamı çevirdim kızlara. sanki o an üçümüzün de kafasında birer ampul yandı." yoksa ?! " dedi Burcu " bu saçma sapan kağıtları o manyak adam gönderiyor olmasın? " ben dudağımı olabilir mi ki diye dişlerken Berrak o kanımı donduran sözleri söyledi. " Kız bu sapık olmasın yada katil. " Burcu ayağını Berrak a vururken benim sanki başımdan aşağı kaynar sular devrildi. " Saçmalama Berrak adamda ne katil tipi var ne de sapık. Öyle olsa illaki hal ve tavrından anlardık. Sen sezdin mi bir şey Leyla ? Hey kime diyorum. " " Hıı ? " " Sen bu adamda bir şey sezdin mi yani sen bizden daha çok gördün sonuçta. " Burcu bana bunları sorarken ben sadece bana bakan o bakışları düşünüyordum. Sanki bir şey söylemeye çalışıyor ama bir şeyler engel oluyor gibiydi. " Bakışları.. " diyebildim kısık çıkan sesimle " bakışları bir tuhaftı.. " " Heh ben size söyledim. Adama bir de laf soktun Leyla neyine güveniyorsan acaba. " Allah'ım kafayı yiyeceğim ya sapıksa ya katilse.. Burcu o ılıman sesiyle " Leyla yüzüme bak güzelim. Leyla.. O adam hiç bir şey yapamaz duydun mu beni yanımıza bir daha yaklaşmaya kalkarsa ararız polisi. Olmadı Yavuz abime söyleriz gelince. O bakar icabına. " Sanki içime biraz su serpilmişti. Sonuçta Yavuz abi bizi gözünden bile sakınırdı. üniversiteye girmeden, tercih yerlerimizi aynı yer yazdırmıştı zorla. Değilse Berrak yurt dışında okuyacaktı. sırf bizim için vazgeçmek zorunda kalmıştı yurt dışı hayallerinden. Gerçi bizim tercihlerimizin İstanbul a çıktığı gün üçümüzü de alıp İngitere ye götürmüştü. Sırf Berrak'ın yüzü biraz gülsün diye. Ama nafile bir çaba olmuştu sonuçta. Bir parmak bal çalmak denirdi buna lakin bize işlememişti. Bu insanların haklarını asla ödeyemezdim ben . Çünkü kimse bana Berrak la Burcu nun ailesi gibi sahip çıkmadı. Zaten Berrak ın annesi Fatma teyzeye bizde anne derdik. Bizim Burcuyla kapanmayan yaramızdı bu konu. Ama onun da babası vardı mesela . ben yüzde yüz şanssız olanlardandım maalesef ki.. Ama nasıl güzel hissettiriyor insanın anne diyebileceği bir yapay da olsa annesinin olduğuna inanması. Neyse kızları daha fazla korkutmamam gerektiğini anlayıp ayağa kalktım. Elimi Burcu ' y la Berrak ' ın omuzlarına koyup " Ne korkacağım be daha adını sanını bilmediğimiz adamlardan. Benim dört tane kapı gibi abim var gerçi dört tane olmasaydı da Yavuz abim yeter yeter artardı da işte. " ben bunları tüm içtenliğimle söylerken Berrakla Burcu bana sarılıp " Sen var ya yıkılmaz bir duvarsın. Tuğlaları da biziz unutma bunu sakın. " Ben geriye doğru çekilirken gözyaşlarımı saklarcasına elimle göz pınarlarıma bastırdım. " Tuncay biz çıkıyoruz . Yarın biz ancak öğleden sonra uğrarız buralara malum Yavuz abimle kapışacağız . " neyi kastettiğini size anlatmıştım . Çantalarımızı alıp kafeden çıkarken Emre arkamızdan bağırdı." Leyla bunu unuttun . " ahh şu lanet olası gizemli kutu . Bıkkınlıkla bana uzattığı kutuyu alıp omzumu silkerek kızların yanına döndüm . Eve geldiğimde aldığımız dondurmaları dolaba koyarken " Ben duşa giriyorum. çıkınca ölüm uykusuna yatacağım sakın akşam olmadan odamın önünden geçmeyin . " bağırarak konuşan Berrak ' ın arkasından bağırarak " O saçlarını kurutmadan uyuma, görürsem uykunda gelir kuruturum. " bakınız bendeki anne şefkatini başka hiçbir yerde bulamazsınız. ben bunları söylerken kapının çat diye çarpıldığını duydum. Bak bak bana çarpıyor . O benden otuz santim uzun boynunu kırmaz mıyım şimdi BEN SENİN. Akşam yaptığım yemeği iştahla yedik . Söylemesi ayıp evde zehirlemeden yemek yapabilen tek canlı bendim de.. Berrak ' a yanılıp yenilip mutfağı emanet ettik bir gün . Allah var yaptığı şey göze çok hitap ediyordu. Biz de hadi bakalım deyip yaptığı şeye yumulunca ortaya hiç te güzel manzaralar çıkmamıştı maalesef ki . Böğürüp balkona depar atarcasına koşan mı dersiniz , midemi yatıştırsın diye kolonya içmeye kalkışanı mı ararsınız . Her türlü görsel şölen bizdeydi . Gel vatandaş gel .. Tamam biraz abartmış olabilirim ama durum bu kadar vahimdi. Üzgünüm Berrak.. Ya da değildim vallahi. " Aşkım yarın karnıyarıkla, pilavı da sen yaparsın demi. Semoşun dediği gibi uslu kız kimliği meselesi." Burcu yukarıya doğru kıvırdığı dudağıyla bana imalı imalı bakarken "Saçmalama pamuğum, tabi ki de ben yapacağım. Berrak a verelim de mutfağı, Yavuz abi ilk uçakla bizi uçursun demi" biz Burcuyla kahkahalara gömülürken Berrak ise hırslı hırslı bakışlarını atarken " Ne alaka geri zekalı ? " bak ! bana geri zekalı ? al sana. elimde tuttuğum suyla dolu bardağı üzerine boca ederken çoktan yerimden kalkmış uçarcasına odama gidip kapıyı kilitlemiştim. Seviyorum böyle sulu şakaları. Napabilirim bu da benim serseri serbest stilim. Bunları söylerken o silktiğim omuzlarımı hayal edin. Ettiniz mi ? hahh.. " Hayatının sonuna kadar o kapının ardında yaşayamazsın seni küçük fare. Elbet çıkacaksın. Çıktığında seni salonun ortasında yıkamayan Berrak değil. " işte görüyorsunuz biz aramızdaki bağı böyle güçlü tutuyoruz. " Berrak tamam. Yelkenlerimi suya indiriyorum ." Allahım nasıl bir şeytanım ya bunu anlayacağını bile bile aziz Türkçemiz de bula bula bu deyimi mi buldum. " Aç şu kapıyı şeytan seni. " nasıl ya bu kız iç sesimi de mi duyabiliyordu ? Berrak ayağını ardarda kapıya vurunca Burcu bağırdı en sonunda " Berrak valla ben de o bacaklarını kırıcam ha. Bu ne ya bir huzur vermediniz insana. kediyle köpek gibi bu ne canım. " " Kedi olan benim Berrak. " deyince Berrak daha da kudurmaya başladı. bense yerlere yatıyordum gülmekten. " Sen çık şuradan seni bizzat ben evcilleştireceğim yer cücesi. " ayıp ama ya allah ın yarattığı fizikle de dalga geçilmez ki. napim Allahta beni 1.65 yaratmış. tabi kendisi 1.72 olunca bir üstün görmeler filan.ama aslında düşündüm de ben olsam bende görürdüm. bak hak verdim şimdi Berrak a görüyor musunuz. nasıl adaletli bir arkadaşım. yiğidi ıslat, hakkını ver demişler. Berrak kısık kısık ya sabır çekip kapıdan uzaklaştığında kapıyı açmak için yeltendim. Tam o sırada bir bağırtıyla kıyamet koptu sandım sanki. Burcu ateşe düşmüş gibi bağırıyordu çünkü. " Kızlar Yavuz abim arıyor valla öğrendi kesin öğrendi Kemal ' i. bu sefer bittim . " ben sese doğru geldiğimde burcu hopluyordu adeta . " Kızım bir dur ne sekiyon keklik gibi . Aç bir önce ne olmuş öğrenelim . Sesini de hoparlöre ver . " Burcu kafasını onaylarcasına sallayıp açtı telefonu " Alo abicim nasılsın , neredesin , napıyosun ? " ya bu kadar hızlı ve ardı ardına soru polis katile sormaz kızım napıyon ya ! " Burcu , abiciğim istediğim sorudan başlayabiliyor muyum böyle zor olacak çünkü . " ben saçma sapan gülerken lafa tekrar girdi " sesimi üçünüzün de duyduğunu biliyorum prenseslerim. Biliyorum geleceğim için çok mutlusunuz, çok heyecanlısınız." dediğinde üçümüz de aynı anda gözlerimizi devirdik. " Adeta bayram havası vardır evde şu an biliyorum bunları söylemenize hiç gerek yok. " nasılda tanıyordu ama bizi. ciğerimizi biliyordu ciğerimizi.. " Aa Yavuz abi sen misin ben mutfaktaydım da sesini duyunca koştum geldim. nasılsın abiciğim ? "paça kurtarma işlemleri başlasın. " Benim Leyla. içlerinde en gerçek yalan söyleyen sendin seni de mi kendilerine benzetti o senin tabirinle minnoş arkadaşların ? " bir insana asla yalanlarınızı sanki gerçekmiş gibi sunmadan önce onun önce Yavuz abi olup olmadığını kontrol edin. benden size de ufak bir sır.. " Neyse güzellik abidelerim ben yarın akşam üzeri orda olurum. bana yemeklerimi yapın bunu söylettiğiniz için kendinizden de utanın ayrıca. her geldiğimde aç kalmaktan bıktım. Şimdi kapatıyorum sizi de seviyorum . " bir insan anca bu kadar tehdit ederken sözünü geçireceğinin de bilince olur arkadaş. asla duruşmada karşı tarafın avukatı olmak istemezdim asla. Telefon kapandığında hepimizde birer oh çekerek koltuklara attık kendimizi . " Ya nasıl oluyor da bu adam bizim günden güne DNA ' larımızı da ezberliyor ? " Burcu bunları söylerken Berrak tip tip suratına baktı. " Ne bakıyorsun öyle ? benim lisede günlüklerimi de ezberleyip ezberleyip konuştuğu cümlelere sıkıştırırdı bende ne güzel akıllarımız bir çalışıyor diye sevinirdim mal aklımla. Meğer günlüğümü bulmuş ta her gece ben yattıktan sonra okurmuş . " nasıl bir gözü açıklık arkadaşlar bu böyle. Buraya daha başka kelime bulamadım siz koyarsınız kafanıza göre. Büyüyen gözleriyle Burcu ' ya bakarken " Kızım o kadar araştırmacı kimliğiyle senin Kemal i bugüne kadar öğrenmemesi mucize değil de nedir ? " elimdeki yastığı kafasına fırlatırken " Sen bugün felaket tellallığına mı atandın şeytanın diğer yüzü. İşletmeci olacaktın halbuki , o yolda ilerliyordun .. " Burcu oturduğu yerden doğrulup " Ben yatıyorum ya yarın beynimi daha başka şeylere yormam gerek . Sizin o küçük beyinlerinizle muhatap olamaz benim minnoş beynim. " " Yat aşkım yat sen. Yarın nasılsa yeterince yorulacaksın, hastane hastane gezmek varken dimi ama Kemal ' ini ararken. " " Kemalim yapmaz. " diyerek geçti yanımızdan. Hay beyinsiz, iki yıl önce fenomen olmuş o sözü söylemeye utanmıyor musun sen haaa. " Kızım şöyle şeyler demesene şu kıza. İçine atıyor hep. Hem Yavuz abi eninde sonunda öğrenecek biliyorum ama niye kulağına kar suyu kaçıralım şimdi durduğumuz yerde. Adam sanki biri sizi gözetliyor edasıyla konuşmuyor mu bizimle. " bunu duyunca Berrak hafif kıkırdadı. " Dost acısını söyler aşkım duymadın mı bu lafı ? " " Kalk yatalım bizde yarında, önümüzdeki günler de sancılı geçecek belli. En azından uykumuzu alalım. " diyerek kolundan sürükledim Berrak' ın. Herkes ışığını söndürüp başını yastığa koyduğunda yarını saniye saniye düşündüğüne kalıbımı basabilirim arkadaşlar. Sabah alarmla birlikte kalktık. Kalktık çünkü hepimiz aynı saate alarm kurduk bugün. Ahh Yavuz abi sen nelere kadirsin böyle.. Bir şeyler atıştırdıktan sonra ben markete gitmek için evden çıktım kızcelerim ise temizlik yapacaklardı. Yemek işi bende olduğu için market işi de doğal olarak kim de ? Ta bi ki ben dee. " Hüsnü amca bana şuradan bir kilo patlıcanla, bir kilo biber verir misin ? " Hüsnü amca bizim alt komşumuz hem de abartmanın aşağısındaki küçük bakkalcığın sahibi. Çok sever bizi, bizde onu. Yavuz abimle tam bir iç içe insancık. Dedektifimiz demeye dilim varmıyor ama maalesef öylesin hain domdom. " Ne o Leyla kızım Yavuz mu geliyor ? " görüyorsunuz sayın seyirciler birileri daha gelmeden ortalığı zulanda koymakta ısrarcı davranmış. Sanırsın birileri " devlet başkanı " kişiliğiyle Hüsnü amcamızı da ele geçirmiş. Olsun be varsın kader de bize sırtıyla Gülsün. " Hee Hüsnü amca sen bizden önce öğrenmişsin zaten , bir de niye teğet ediyorsun ? " yüzüme gülercesine baktığında bende parayı uzattım. Eve girdiğimde biri yer siliyor, biri de tuvaleti temizliyordu. " Allah ' ım niye sen bu kuluna bütün pis işleri veriyorsun ki hayır gocunduğuma değil de benim şekilli yeni yaptırdığım manikürlü ellerimin gücüne gidiyor böyle. Üzülüyorum. " bunu diyen Berrak ellerini yukarıya kaldırmış yalvarıyordu adeta. " Paçan tutuşunca , yalvarmak kelimesinin anlamının aklına gelmesi...Hııım biraz şey değil mi 'Show' kafasını yukarı kaldırdığı başını bana çevirerek "Allahım Vaz geçtim, beni böyle de yaratabilirdin. Şükürler olsun sana şükürler. " " Allahın cezası ! " Ben mutfağa girdiğimde sanki bir şef edasıyla boynuma önlüğü geçirdim. Karnıyarık çalışmaları başlamıştı çoktan. Yavuz abi akşam üzeri dedi ama hiç belli olmaz ona. Bilirsiniz. Aradan 1 saat sonra baya uğraşlar sonucu çıkardığım sanat şaheserine bakıyordum. Ardından tüm hızımla pilavı da yaptım. Salata, mezeler derken. Enfes bir akşam yemeğine hazır ol Gestepo Yavuz Kadayıfçıoğlu. Kapı zili çaldığında herkes sanki koltuklardan fırlatılmışcasına yerlerinden sıçradı. Kapıyı kim açacak kavgası yapıldı. Taş kağıt makasla açık ara kaybeden Berrak kurban seçildi. Berrak kapıyı açtığı an sanki guraf guraf bir kötü enerji geldi. Allah ' ım bunlar bizim bilinç altımızın bize oynadığı birer oyun. Demi Kanmayın . " Hoş geldiin Yavuz abi . " " Hoş buldum Berrak , içeriye almayacaksan pek de hoş bırakmayacağım sanki . " Ahh seni şakacı çocuk. Önce Burcu ya sonra da bana sarıldıktan sonra içeri tam adımını atacak ki kapı yeniden çaldı. Bu saatte kimse gelmez ki bize diye düşünürken o son aklımıza gelecek şey oldu . Kapıyı Yavuz abi açtı . Bize doğru döndüğünde elindekine dair tek bildiğim , o saatten sonra aslında hiçbir şey bilmediğimdi .  Bir çiçek buketi . Nolursun ya o gün bugün olmasın. Nolur yaa! BÖLÜM SONU Sizce kim gönderdi çiçeği. Haydi yorumlaraaa bakalımm ?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD