BÖLÜM ŞARKISI : OĞUZHAN KOÇ - GİTSEM DİYORUM
Önce Burcu ya sonra da bana sarıldıktan sonra içeri tam adımını atacak ki kapı yeniden çaldı.
Bu saatte kimse gelmez ki bize diye düşünürken o son aklımıza gelecek şey oldu. Kapıyı Yavuz abi açtı. Bize doğru döndüğünde elindekine dair tek bildiğim, o saatten sonra aslında hiçbir şey bilmediğimdi.
Bir çiçek buketi.
Nolursun ya o gün bugün olmasın. Nolur yaa !
Şu an yanımdaki şaşkalozlar içlerinden dua etmeye başlamışlardı bile. Neler dediklerini tahmin edebiliyordum.
" Nolur sevgilimden gelmiş olmasın. "
Peki benim duam ?
" Nolur sapığımdan gelmiş olmasın ! " adalet mi bu ya ?
Tabi ki de sevgililerini kırmızı alarm diye uyarmışlardı ama bizimkisi şans ya belki Kemalin on gün önce gönderdiği çiçeğin bugün geleceği tutabilirdi.
Bunlar hep olası şeyler arkadaşlar . Hiç öyle bakmayın . Biz çöle gitsek bizi fok balığı bağrına basar. Öyle de bir kader
Yavuz abi çiçeğin kenarına sıkıştırılan kağıdı eline alıp baktı . " Güzel çiçekler bakalım şanslımız kim ? " ellerine aldığı kağıda bakarken bir yandan göz ucuyla da bize bakıyordu.
Hepimize göz gezdirdikten sonra, herkes te şu an nasıl bir gerilim olduğunu anlamış olmanız için suratımızı görmenize gerek bile yok.
Gözleri bi anda bana takıldı. " Leyla ? "kaşlarını kaldırıp bana bakıyordu . " Efendim abi. "
" B kim ? " deyip çiçekleri kenara koydu. Sözlerine devam etti. " İki harfli isim duydum da tek harfli .. " dedi karta dikkatli bakarken " hiç duymamıştım. " ben mi bir şey anlamıyorum yoksa hepimizin mi beyni durdu şu anda.
Kızlara baktığımda biraz rahatlamış gözükseler de Berrak atladı kartın üzerine doğru " Kimdenmiş abi ? "
" B ne be ? " dedi meraklı meraklı.
" Bende onu soruyorum. B adında bir arkadaşın olmalı Leylacığım. " ben hala olayın etkisinden çıkmadan Burcu koluma vurdu. " Öyle mal mal bakmaya devam edersen sapığı senin bulduğunu düşünecek. "
" Tanımıyorum abi. " deyip Berrak'ın elindeki kağıda uzandım.
Leyla'ya
B..
Yazıyordu. Allah allah kim bu densiz. Cahil cesareti bu olsa gerek. Sen dur dur, geldiği gün de Yavuz abiye yakalan.
" Eee Leyla yok mu tahminin ? Bu çiçek buraya kendi kendine gelmiş olamaz diye düşünüyorum. " bakışlar bana çevrili şu an kafamı kaldıramıyorum ama biliyorum.
İyi de niye utanıyorum ki kimden geldi onu bile bilmiyorum. Kafamı kaldırıp " Abi bilmiyorum. B kim ondan da haberim yok. B adında benim arkadaşım bile yok ki. Şu ikisi hariç. " dedim elimle onları gösterip.
" Onlarda benim geldiğim gün adrenalin yaşamamak adına çiçek göndermezler herhalde sana ? " ben kafamı onaylar gibi salladım.
" Neyse daha çok konuşacağımız vakit olacak. Açlıktan bayılmak istemediğimi vurgulamama gerek yok herhalde kızlar. Mutfağa geçelim mi ? " hepimiz ayaklanıp mutfağa doğru ilerlerken Berrak beni durdurup " Bunları gönderen o sapık olmasın Leyla. Evimizi nerden öğrendi. Valla ben yavaştan korkmaya başladım. " ben omuzlarımı silkip " sanırım Yavuz abiye söylememizin vakti geldi. Zaten nasıl olsa öğrenecek. En azından bizden duysun. " Berrak kolunu omzuma atıp " haklısın aşkım, neyse çıksın ortaya. " diyerek beni onayladı.
Mutfağa girdiğimizde yemekleri ısıtıp bir güzel yedik. Yavuz abi memnun olmuş gibi " Yemek yapmayı da öğrenmişsin cimcime. " dedi. Bir kaç saat önceki ses tonundan eser yoktu.
" Evet abi. Zehirlenmemek adına yemekleri ben yapıyorum . Değilse hastane hastane gezmek hiç akıl kârı değil. " biz gülerek sohbet ederken Berrak ta sinirli sinirli yüzümüze baktı. Ama çok kısa sürdü hırçın dolu bakışları pamuğumun .
Bulaşıkları makinaya koyup, sofrayı topladıktan sonra kahveleri yapıp salona geçtik . Yavuz abi de koltuğa uzanmış, bilgisayarından bir şeyler okuyordu .
Kafasını kaldırıp bizi görünce " Gelin bakalım prenseslerim . " Deyip uzandığı yerden doğruldu.
" Size kötü bir haberim var. " biz hepimiz meraklı gözlerle suratına bakarken " Yarın akşam üzeri dönüyorum. Davayla alakalı sorun çıktı. Benim de zaten işlerim yarım kaldı Bodrumda. Ama siz üzülmeyin tamam mı ben yine gelirim. " Burcu' nun gözleri bir anda parlasa da kendini geri çekti.
" Yazık Burcu. En çok sen üzülmüşe benziyorsun yapma böyle abicim böyle çok üzülürsen ben gidemem ki. " alayla karışık bunları söylerken Berrak söze atladı.
" Abi aslında sana söylememiz gereken bir şey var. " Burcu'nun bu karardan haberi olmadığı için meraklı gözlerle bize çevirdi kafasını 'o ne' der gibi.
" Söyleyecekleriniz eve gelen faili meçhul çiçeği ilgilendiriyorsa buyrun nefes almadan konuşabilirsiniz. Ama Leyla sanki bu konu seni daha çok ilgilendiriyormuş gibi geldi bana ? " ben omuzlarımı silkip lafa girdim her şeyi anlatacağım artık ne olacaksa olsun.
" Evet abi. Aslında bende tam neyin ne olduğunu bilmiyorum. Bir hafta önce kafeye bir arkadaş grubu geldi. O gün kafede tek ben vardım, kızlar okuldaydı. Masalarına gidip siparişlerini almak için konuşmaya başladığımda o gruptaki bir adamla göz göze geldik. Başta öylesine sandim. Ama oturdukları her an sanki gözlerini üzerimden hiç çekmedi. Ben rahatsız oldum. Sonra bir kaç saat sonra kafeden çıkmam gerekti. Tam kapıdan çıkacakken denk geldik yanındaki arkadaşına ' bu o' dedi beni gösterirken.
O günden sonra dün tekrar geldiler kafeye neyse yediler içtiler. Tam tekrar kapıdan çıkacakken, nezaketen ben yine bekleriz dedim. Asla kötü bir niyetim yoktu. Görüşeceğiz tarzı bir şey söyledi. "
Yavuz abi beni pür dikkat dinlerken bir anda gözlerini açarak " Adını filan bilmiyorsunuz öyle mi ? " Berrak lafa atladı " Hayır abi bilmiyoruz. Zaten bilsek şu an çoktan paralamıştık kafasında şu cağnım çiçeği. " dediğinde Yavuz abi sırıtarak yüzümüze baktı .
" Başka bir şey bilmediğinize emin misiniz ? Olay bundan ibaret yani ? " Burcu bu sefer sessizliğini bozdu . " Bu abi ne bekliyordun ki ? Adını sanını bilmediğimiz bir sapığımız var daha ne olması gerek. Korkutmaya yetmiyor mu ? "
" Onu kastetmedim sevgili kardeşim . Neyse ben bunu bulurum . Kimse belli ki beni tanımıyor daha. Ben halledeceğim bu işi siz karışmayın. " içime su serpilse de yine de huzursuzdum . Ya O manyak Yavuz abiye bir şey yaparsa. Nereden geliyor bu cesaret ?.
Sabah uyandığımda mutfaktan çok güzel kokular geliyordu. Anlaşılan bizim kızlar uslu kız taktiğini sürdürecekler.
" Günaydın minnoşlarım . " ikisini de teker teker öpüp " Abim kalkmadı mı daha? " dediğimde ikisi de suratıma bakıp " Sabah erken çıkmış . Nereye gittiğini bilen yok. Acaba geri mi döndü Bodruma akşam üzeri demişti ama abime de belli olmaz ki ? " diye mırıldanırken Burcu kapı çaldı . Otomatiğe bastığımızda karşımızda duran bir adet Yavuz abi.
" Prenseslerim kalktınız mı ? Ya benim gözümü yaşartıyorsunuz siz. Erken kalkmayı ne zamandan beri huy ettiniz kendinize ? " ayakkabılarını çıkartıp kıs kıs gülerken " Bir de kahvaltı, anlaşılan halam iyi tembihlemiş sizi. " bu kadar iyi tanımasan keşke insanları be abim. Yorar..
Elindeki poşeti masanın üzerine koydu . " Hadi yapalım kahvaltımızı daha işimiz var ? "Ne işimiz var demeye kalmadan elindeki poşetin içindekileri tahmin etmekte zor olmadı .
Ne bu ya ? Sabah erkenden gidip midye mi aldın Yavuz abi. Bu biraz show değil mi ya ? Kahvaltıda fazla yemeyelim de , çıkacaklar sınırlı kalsın dimi ama ?
Kahvaltımızı yaptıktan sonra, midye yarışına başladık büyük bir özveriyle .
Ben ağzıma ikinciyi almamla kusmaya banyoya koştuğumda Burcu da koştu arkamdan. Berrak ile ikisi kalmıştı. Şu gereksiz özgüveni bıraksan mı acaba aşkım ?
Bu kutsal görevi de tamamlamakla birlikte dışarıya çıktık. Belki gezeriz diye , kafeye de gidebilirdik aslında ama kızlar hava çok güzel deyince Emirgan'a gittik. Ahh buranın havası bile çok başka.
Akşam üzerine doğru Yavuz abi " Kızlar beni bırakabilirsiniz demi havaalanına şimdi taksiyle uğraşamam. " deyince
" Tabiki abi. " dedim usuldan. " Hadi madem. "
Havaalanına yaklaştığımızda kızlar arabadan inerken " Bana bakın tırtıllar. Önce sizi Allah'a sonrada birbirinize emanet ediyorum. Sakın ihanet etmeyin emanetlerinize ona göre. " diyerek belki de yirminci uyarısını yapıyordu. Sayamadım.
" Ayrıca Leyla. Bugün o çiçeği gönderen adamın kimliğine ulaştım. BARLAS ARHANGIL. Arhangil grubun ortağı. Sessiz sakin temiz bir adam gibi duruyor. Ama siz fazla güvenmeyin. Ben zaten önlemlerini aldım. Siz sakın karışmayın tamam mı canlarım ? "
Ne ? Öğrenmiş mi ? Ve bunu şimdi mi söylüyorsun abi ? Kaç gündür Yıkılmadım ayaktayım pozu vermekten dişlerim hamur oldu hamur. Ama ben biliyorum ne yapacağımı.
" Hey deli kız. Aklından geçenleri biliyorum. Ben sadece daha fazla endişelenmeyin diye kimliğini açıkladım. Duydun mu beni ? "
" Hıı ? Tamam abi nasıl istersen. "
" Aferin. " diyerek indi arabadan. Arkada oturan iki şaşkın da en az benim kadar şaşırmışlardı duruma.
Ama bu Yavuz abiydi yaa. Ne sandınız ?
" Eee gelmiyor musunuz ? Minnet borcunuz buraya kadar mıydı prenseslerim ? "
Biz ayaklanıp yolcu etmek için arkasından yürüdüğümüzde birbirlerimize değen bakışlarımız ateş ediyordu adeta.
Onu uğurlayıp arabaya bindiğimizde birer oh çektik ama içim hala huzursuz.
Sessizliği ilk bozan Berrak oldu. " Nasıl kızım ya ? Nerden nasıl öğrenmiş ? Bunca zaman peki bize niye söylemedi ? Kafamda binlerce tilki hiç biri birbirine değmiyor. "
" Sabah çıktığı o ara öğrenmiş olmalı. Evet evet başka ihtimal yok. " Burcu bunları söylerken gözlerine karşıya dikmiş umarsızca bakıyordu.
" Ama ben o çiçeği senin kafanda paralamam mi be? Kiminle dans ettiğinin farkında bile değilsin Arhangil. " ben bunları söyledikten sonra gaza bastım. Niyetim eve gidip çiçeği alıp suratına fırlatmaktı ama kızlar beni durdurdu. Akşam olduğu için şirketinde olamayacağını söylediler. Evet haklılar işimi riske atamam. Yarın gündüz gözüyle giderim.
Sabah kalktığımda on birdi. Koşarak Burcu' un odasına geldim. Kapıyı hışımla açtım.
Tabi ki de bilmiyordum. İş adamlarının işe kaçta gelebileceğini. Erken vakitte geliyorlardır tabi ki ama kaderimizden size bahsetmiştim.
" Burcu bir aç gözünü bir şey soracağım. Ya bir aralasana şu gözlerine. Yapıştırdım mı mübarek ? " Burcu gözlerini açıp " Ne var baş belası. Ne dikildin başıma kazık gibi ? "
" Bu laflarını uyku sersemliğine veriyorum aşkım. Acaba gitmiş midir şu B kişisi ? "
" Ne bileyim kızım ben. Oradan bakınca sekreteri gibi mi duruyorum? Gitmiştir herhalde. "
Neyse ben vakit kaybetmeyeyim. Gelmediyse de kapıda beklerim. Hem daha havalı olur öylesi.
Sen bulda önce şu B kişisini çiçeği nasıl havalı patlatırsın kafasında onu o zaman düşünürsün.
Üzerimi giyinip, masadan arabanın anahtarını da alıp ha bide bir adet kafada paralanacak çiçeği de aldım çıktım evden.
Şirkete geldiğimde saat 12.45 olmuştu. Nasıl bir trafikse artık. Adamlar o saat dilimiyle köylerinden şehirlerine iniyor. Neyse işine odaklan Leyla. Yurda serzenişlerini sonra yaparsın..
Kapıdan içeriye girdiğimde kapıda danışman yazan yerde oturan bir kadın vardı.
" Buyurun nasıl yardımcı olabilirim?
" Imm ben B kişisiy- " napıyorsun Leyla eceline mi susadın Begonyam ?
" Pardon ben Barlas beyle görüşecektim. "
" Randevunuz var mıydı hanımefendi ? " gözlerini bayıp bayıp bana bakarken nasıl sakin kalabilirim söyler misiniz minnoşlarım ?
" Hayır yoktu. Bakın bu hayat memat meselesi. Barlas beyle görüşmem lazım. Siz bir sorun eğer tanımıyorum derse çıkar giderim. "
Hadi bakalım tanımıyorum derse, nasıl gideceksin arkana bakına bakına. Bazen yürek yediğini düşünüyorum. Ama sen sakatat da sevmezsin ki aşkım.
Bakınız bu benim iç sesim. Doğruyu yanlışı pat diye söyler.
Ben bunlarla iç dünyamı karartırken karşıdan sesle kendime geldim.
" Bir saniye hanımefendi. Barlas Bey bir hanımefendi geldi. Sizinle görüşmek istiyormuş. Evet efendim. Pardon İsminiz ? "
"Leyla ! " dedim gözlerimi devirerek.
" Leyla Hanım efendim, tamam hemen iletiyorum. " telefonu kapatıp yüzüme doğru " Buyurun Leyla Hanım, Barlas Bey sizi bekliyor. Ben size eşlik edeyim. " he benim güzelliğim bana bunlarla gel.
Kapısına doğru yaklaştıkça sanki kalbim duracak sandım. Sakin ol aşkım, hadi bakalım gazamız mübarek olsun.
" Buyurun burası Leyla Hanım. " muhtemelen şu an elimdeki çiçeğe bakıp deli olduğumu filan düşünüyor ama sizce bu benim umurumda mı ?
Kapıyı tıklatıp beni buyur ettiğinde içeriye yöneldim. Tam karşımda oturan adam bir anda beni görünce ayağa kalktı. Evet görüşeceğiz diyen adam buydu. Ta kendisi.
" Sen.. " diyebildi " Hoş geldin. " onun daha fazla konuşmasına izin vermedim.
" Bak B kişisi adını sanını bilmem. Sen hangi cesaretle bana çiçek gönderiyorsun bunu da nerden bulabiliyorsun bilmiyorum ama.. " dedim çiçeği kafasına fırlatırken " seni bir daha çevremde görmeyeceğim. Yoksa.. " dedim nefes alırken " yoksa " dedi alayla karışık sesiyle " hiç iyi şeyler olmaz !"
Kapıyı çarpıp çıktığımda sesim demek ki çok çıkmıştı. Bu pahalı kapılar sesi dışarıya çıkartıyor mu diye düşündüm sanki başka işim yokmuş gibi.
Ben salına salına koridorlardan geçerken o kadar havalıydım ki he sanki halteri bu sene sen kaldırdın aşkım. Tşk.
Arabaya bindiğim an telefonum çalmaya başladı. Arayan tabi ki minnoşlarım.
" Noldu aşkım had bildirme işlemi okey mi ? " Burcu böyle açınca ben soluk almadan anlatacaktım ki Berrak atladı lafa " Kız Leyla büyük büyük konuşmasaydın aşkım senin dilin sivri valla adamı pişman etmişsindir de yine de silmeseydin hayattan. " sesli güldüm.
" merak etmeyin. O işlem tamam. Bir daha yanıma yamacıma gelemez o B kişisi. " arka fonda hala tartıştıklarını duyuyorum kızların. canlarım ya nasılda kavga ediyorlar benim için.
Ben okula doğru yol alırken 4 yılın ne çabuk geçtiği geldi aklıma. İlk girdiğim o sınav ve şimdi gireceğim son sınav. Hayat aslında bu ikisinin arasında. Ne garip.
Evet mezun olmama son sınav. Artık daha da kendi ayaklarımın üzerinde durmak için son sınav.
Okula geldiğimde Ceyda'yla kapıda karşılaştık. Arabayı park edip yanına gittim.
" Hoş geldin canım nasılsın ? " diyerek sarıldık.
" İyi kuzucum son sınav he ? "
" Aynen kızım insan bir tuhaf oluyor. Eee mezuniyete kiminle gideceksin ? " doğru ya ben bunu hiç düşünmemiştim ki. Ama en kötü ya Kemal'e söylerim yada Mehmet gelir ya. Yaşasın enişte kontenjanı..
" Ya inan bilmiyorum. Sen ? "
" Ben Ozan ile giderim ya, kardeşimle. Bir işe yarasın. " mantıklı. Aramızda gülüşüp sınava girdik. Nasıl zorlama arkadaş bunlar. Mezun olacağız derken.
Sınavdan çıkıp, eve kendimi atmaktı tek niyetim ama tabi ki ben ne yaptım kafeye gittim. Benim iki tane sorumsuz arkadaşım vardı nihayetinde.
Arabayı park etmek için boş yer bulduktan sonra indim arabadan. Tam çantamın içine anahtarı atacakken telefonuma mesaj geldi. Kızlar attı herhalde diyerek baktığımda telefonun ekranında donup kaldım adeta.
" Özür dilerim.
B. KİŞİSİ.. "
BÖLÜM SONU
Arkadaşlar ne düşündüğünüzü deli gibi merak ediyorum. Lütfen mahrum bırakmayın..