11. ÇOK BEKLERSİN

1778 Words
BÖLÜM ŞARKISI : ZEYNEP BASTIK - YAĞMURLAR BARLAS IN AĞZINDAN " Şu koridordan salına salına geçen Revan mıydı az önce ? " Can ağzı açık bir şekilde yüzüme bakıyordu. Komik görünüyordu, başka zaman olsaydı kesinlikle kahkahalarla gülebilirdim. " Evet Revandı. " dedim.gülerek. " Ne yaptın da bu kız buraya kadar geldi ? Seni ziyarete gelmemiştir diye düşünüyorum. Haksız mıyım ? " dedi yerde harap olan çiçeğe doğru bakarken " Ayrıca bu ne Barlas ? Sakın kıza çiçek gönderdim deme ! " dedi bakışlarını devirerek. " Gönderdim ama kafamda paraladı gördüğün gibi kardeşim. Hayatımda ilk defa kafama çiçek yedim. Hem kızlar hoşlanmaz mı böyle şeylerden anlamıyorum ki ? Gözlerindeki öfkeyi görseydin kesinlikle bakamazdın. " " Adını dahi bilmiyor Barlas. Doğal olarak kız seni sapık filan diye düşünüyordur şu an muhtemelen." dedi Can yüzüme bakarak. Bu ihtimale katlanamam. Asla. Telefonu çıkartıp bir mesaj yazmak istedim. Ama ne yazacaktım ? Ne desem beni o düşüncelerinden soyutlardı ? Numarasını geçen hafta tabiki de araştırırken aldım. Ellerim rehberde onu ararken buldu bi anda çünkü en başa kaydettim. 'RUHUM, REVAN' ÖZÜR DİLERİM B. KİŞİSİ.. ? Telefonuma kitlenmiş ekrana bakarken bir anda kendime geldim. Nasıl buldu bu benim numaramı ?  Saçmalama Leyla adam evini biliyor. Numaranı nasıl bulmasın, bulamasın ?  İç sesim yine çok haklı konuştun teşekkürler aşkım. Kafeye doğru gitmek için ayaklarıma komut verdiğimde kapıdan içeriye girdim. Kafe kalabalık gözüm kızları aradı. Ama bilin bakalım bulabildim mi ? Etrafa bakınırken bir anda gözüme çarpan Berrak'ı gördüm. Oturmuş kalabalık bir masaya. Arkadaşlarıyla muhabbet ediyor. Kendi kafen mi sandın sen burayı hı ? Saçmalama aptal kızım onunda ya kafe. Yüzde otuz üçlük kısmı ona ait ya hani ? İç sesim yine devrede. Kapatamıyorum napabilirim. Yanlarına doğru yaklaştığımda Berrak beni fark etti. " Aaa arkadaşlar sizi iki ortağımdan biriyle tanıştırayım. Leyla. " suratıma zoraki bir gülümseme takınıp hafifçe başımı eğdim. İçlerinden densizin biri atladı. " Berrak'cığım böyle güzel bir ortağın olduğunu bilseydik daha önce gelirdik canım. " diyerek elini uzattı " Merhaba Leyla Kerim ben. Memnun oldum. " elimi istemeye istemeye uzattım çünkü Berrak'a  ayıp olmasını istemedim. Anlaşılan buraya onları o çağırmıştı. " Bende. " diyebildim gülümseyerek. Ama bu densiz hâlâ beni süzüyordu ayrıca elimi de henüz alabilmiş değilim. Elimi hışımla çektirip " Berrak bir bakabilir misin tatlım ? " dedim masadakilerden izin istercesine. Ama o bir tersliğin gittiğini anlamış olmalı ki suratıma noldu dercesine bakış attı. Çünkü ben asla tatlım demem bu dingile. Oda bunu anladı tabi. Hey yavrum hey. " Çok pardon.. " diyerek masadan ayrıldım. Berrak da arkamdan gelmeye başladı. " Noldu Leyla ? Ne hışımla dağıttın havamızı ? Güneş mi çarptı kuzum. Hem ne tatlımı ya gıcık mısın sen ? " dedi homurdanarak. " Senin havanı değil de o içerdeki Kerim denilen herifin havasını söndürmemek için zor tuttum kendimi o sana dua etsin. " " Alkış mı bekliyorsun aşkım. Geçen sözleştik. Okuldan hepsi. Gelmek istediler kıramadım. " dedi boynunu bükerek. " Konumuz o değil şu an çikolatam. Sana ne diyeceğim ben.. " dedim elimdeki telefona suratına tutarak. Mesajı okuduğu an anlamamış olacak ki bu ne der gibi baktı yüzüme. " Bugün kafasına attığım çiçek pek etkili olmamış anlaşılan. Mesaj atmış yüzsüz. Numaranı nerden almış diye sorma. Adam evimizi biliyor. Bunu bulmak için çaba bile sarfetmemiştir eminim ki. " dedim bıkkın bıkkın olduğum yerdeki sandalyeye çökerken. " Anlamıyorum ya adam seni daha tanımıyor bile. Hemen aşık mı olmuş ? " " Ne aşkı ya saçmalama. Onun canı oyun istiyor. Kim tanımadığı birine çiçek gönderir ? Zengin zühpesi. Beni alet edebileceğini düşünüyor.  Ben bu numaraları yer miyim be ? " dedim ama aynı zamanda sağ gözümde seğreldiğini hissedebiliyordum. " Leyla ben şu arkadaşlarımı gönderip geliyorum. Çok ayıp oldu. Döndüğümüzde konuşuruz tamam mı kuşum ? " dedi beni ayağa kaldırırken. " Tamam ben de geliyorum. Kahve içeceğim." dediğimde çantamla ceketimi alıp kasaya doğru yöneldim. Ben tam otururken grubun hareketlendiğini gördüm. Oh gidiyorlardı nihayet. Ben kahvemi alıp geldiğimde deminki Densiz yanıma gelip tekrar elini uzattı. " Hoşça kal Leyla. Tanıştığıma sevindim. " niye şu sahte gülümsemeyi suratıma vird ettiriyorsunuz arkadaşım yaa. Suratım yamulacak yakında. Elini nezaketen sıkmak için uzattım. Ama o aptal sıkmak yerine öptü. Vıcık vıcık.. " Görüşmek üzere. " Yaa allahım niye ya ?  O gittikten sonra elimi defalarca yıkadım. Niye normal insanlar gibi hoşlanmıyorum böyle şeylerden. Berrak onları atlatıp yanıma geldi. " Kerim denilen adam sınıftan mı ? " dedim bir anda. Yüzüme noldu der gibi bakan Bir adet Berrak. Canım bugün söylemeden anlaman için ikinci kez yüklendim beynine. Sorry. " Noldu ki evet ? " dedi gamsız gamsız. " Çok yılışık. Hiç sevmedim. " " Bir şey mi dedi sana ? " dedi meraklı ses tonuyla. " Merak ettim. Ne diyebilir o densiz bana ? " " Niye soruyorsun o zaman ? " dedi benim sinirlerim yavaştan nöronlarıma saldırmaya başladı. Niye böyle şeyler söyleyip beni geriyorsun kardeşim. " Ağzının ortasına bir tane çarpmak vardı ama eli maşalı kafe sahibi demelerinden korkuyorum. Evde hatırlat tamam mı aşkım ? " sesimdeki siniri anlayıp yüzüme baktı. " Her gördüğü kıza yazar. Seni de ilk gördüğü için yazma gereksinimi duymuş olabilir. Güzel kızsın aşkım beğenebilir yani. Ne var bunda ? " " Kendi dediğinle kendin çelişiyorsun ömür törpüsü. Her kıza yazar ne demek ?  Bana da mı yazma hakkını görüyor kendinde ? Ne iğrenç düşünceler.. " " Sen Kerim i bırak. Başrole gelelim biz. Yardımcı oyuncuları ne yapacaksın ? " dedi gözleri parlıyordu sanki. " Ne diyorsun Berrak anlamıyorum. " dedim suratına bakarken. " B kişisinin mesajına cevap vermeyecek misin ? " evet evet elime telefonu tıkıştırırken aynen bu cümleleri kullandı benim ölmeye beş dakkası kalmış canım arkadaşım. " Ne cevabı be ? İki gün önce sapık, katil demiyor muydun sen bu adama. Ne ara başrol oldu bu katil veya sapık ? " " Ya katil veya sapık sessiz sakin çiçek gönderir mi kapına ?  Hem o kadar hırpalamışsın adamı sesini bile çıkartmamış eğer öyle olsaydı şimdiye kadar sessiz kalır mıydı ?  Gururuna yediremezdi başta. Ama o ne yapmış özür dilerim demiş. Yani bu ne demek biliyor musun ? Kusuruma bakma ben senin ne düşüneceğini kestiremedim. Bir daha olmaza getirmiş olayı. " Berrak parmağını şıklatıp bir düşün akıllım hareketi yaparak gözlerime bakıyordu. Ellerine vurup " Ne diyorsun ya sen ? İki kelimeden mi anladın sen bunca şeyi ? Hem öyle bile olsa bana çiçek gönderme cüretini nereden buluyor bu adam ?!" Berrak bayılma numarası yapıyordu. Kalk canım yemezler. " Sen bu kafayla gidersen, evinde onlarca kedi besleyen, yaşlı, huysuz, çekilmez biri olarak öleceksin hayatım. " dedi. Konuştu yine 'çok bilmiş' belirtisi alnında yazan saf arkadaşım. Haklı mı ki ?  Diyen iç sesime seninle sonra konuşacağız dedim. Ne kadar tutarlı hareketler bunlar Allah'ım. O lafları yememin üstünden iki saat geçmişti. Ben eve gelmiştim. Berrak evrak işlerini tamamlayıp geleceğini söylemişti ama Mehmet sinemaya gitmeyi teklif edince Leyla mı Mehmet mi diye seçenek bile sunmadan beyninde onaylamıştı. Bense eve gelip ılık bir duş alıp kendime kahve yaptım. Burcu aşkım benden önce gelmiş ölü gibi uyuyor. Hiç dokunma yolar valla. Şu mesaj olayı hala kafamda soru işareti. Yanlış anlaşılmasın Berrak' ın söyledikleri bir kulağımdan girip diğerinden çıkma klişesi değil. O laflar kulağıma hiç girmedi bile. Ben sadece cevap vermek istiyorum ama haddini bildirmek için. Evet evet bilmeli. Haddini yani. Açtım telefonu. Kaydetmediğim mesajlardaki numaraya dokundum. İçim niye böyle ya. Tarif edemiyorum hiç bakmayın. Bir daha olmasın. Bunu yazıp gönderdikten sonra cevap bekledim sebepsizce. Ya noluyor manyak mısın içim ?  Ne çırpınıyorsun? İki dakika sonra telefonuma mesaj düştü. Garantisini veremem. Ana ukalaya bak. Adamı yakamızdan düşürmeye çalıştıkça resmen düşmem diye bağırıyor bas bas. Durur muyum bende yapıştırdım cevabı. O zaman bende o çiçeklerin bir sonraki paralanma adresinin senin kafan olmayacağının garantisini veremem. Heytt be. Sen kiminle dans ediyorsun B. Kişisi. Ben keyifle bir daha yazamaz diye bakarken, telefonumun ışığı yanıp sönmeye başladı. Ok filan yazmıştır heralde diyerekten açtım telefonu ama gelen mesaj Razıyım.. Manyak mısın be adam. Bu mesaj ne ?  Ne demek istiyorsun sen bana açık açık konuşsana yiğidim. Ondan sonra cevap verdiğimi düşünüyorsanız bu beni üzer. Çünkü ne diyebilirdim ki ? Küfredebilirdim evet ama o sıra Berrak geldi. Benim sinirli sinirli kendi kendime konuştuğumu görünce telefonu alıp kapattı. Çünkü o da biliyor Güzel küfrederdim.. Hoş olur muydu ? Olurdu ama yapamadım. Ahlaklıydım bir kere. Baba dediğim Adnan amcamdan böyle gördüm çünküsü. Neyse diyerek uykuya dalmaya ramak bıraktığım gözlerim, bir anda açıldı. Mezuniyet. Allah'ım hala söylemedim ki bizimkilere. İkisi de beni kırmaz biliyorum ama o gün olur ya işleri çıkar beni ekerler. Sap gibi gidemem. Sonuçta bölümü ikincilikle bitirmenin gururu var. Birde eşli gidersem benden havalısı olmaz be güzelim. Daha on gün var ama işimi riske atamazdım. Sabah ikisinide arayıp sorayım bakalım. Hangisi işini gücünü sallayıp biricik baldızına eşlik edecek. Hadi koçlar bol şans. Sabah kalktığımda okuldaki işlerim geldi aklıma. Sonuçta elimizi ayağımızı çekiyoruz  diye vefasızlık yapmayalım. Tuttuğum notları alt sınıftaki kızlara vermem gerek. Bu benim vatani görevim. Hazırlanıp odadan çıktığımda bizim kızlar kahvaltı yapıyorlardı. Ben sabahları kahvaltı yapmazdım da bu da biraz kırıcı oldu açıkçası. Salatalık yerdim en azından uyandırsaysınız. Mutfağa girdim. İkiside umursamayıp dedikodularına devam ediyorlardı. Geç otur bile demediler sayın okurlar. İçim burkuldu ama iki saniye filan sürdü bu. " Günaydın benim vefalı arkadaşlarım. Kesin uyandırmaya çalıştınız da ben kalkmadım dimi ? " diye sordum bir umut hani evet derler diye beklerken. " Hayır. " dedi Burcu o gaddar sesiyle. Doydum. Tşk. " Ben çıkıyorum arabayı alıyorum. Okulda işlerim var. Kendinize ben gelene kadar kötü davranın. Bünyeniz alışa koysun minnoşlarım. " Berrak şu an ıyyy iğrenç derecesine tiksintiyle yüzüme bakıyordu. O anı canlandırın o güzel beyinlerinizde. Okula geldiğimde arabayı park edip şu notları isteyen kızı bulmak için kantine gittim önce.    Evet burdaydı. Yanına gittim içten tavrımla. Bakınız ne kadar da vefalıyım arkadaşlarıma inat. " Al güzelim benden istemiştin. " dedim sevecen bir tavırla. Oturduğu yerden kalkıp " yaa hakkını nasıl öderim. Çok sağ ol. " dedi bende gülümseyerek " lafı olmaz. İşe yarasın yeter. " diyebildim. Yanlarından ayrılıp okuldaki en sevdiğim hocanın yanina gitmek istedim. Ne de olsa bugün vefa bende İstanbulda bir semt olmaktan çıkmıştı. " Merhaba Melike Hocam nasılsınız ? " aynı zamanda rektör yardımcısı. Çaktırmayın. " Merhaba Leylacım. Seni gördüğüm iyi oldu aslında Dekan bey seni görmek istiyordu gün içinde. Hatta seni arayacaktım ama demin söyledi daha. " dedi bana bakarken. Allahım napmış olabilirim ki asla disiplinlik bişey yapmadım arkadaşımın saçını da çekmedim. Valla kopya da çekmedim hocam. Saçmalama Leyla. Coştun yine. " Ne konuda hocam bilginiz var mı ? " " İnan bilmiyorum. Bir beyefendiyle konuşuyordu zaten odasında bir gözük istersen ? " tamam sağ olun diyerek ayrıldım yanlarından. İç sesim şu an değil anladın mı ötme boşa ! Kapıya geldiğimde nefesimi tutup çaldım. 'Gel' sesini duymamla içeriye girmem bir oldu. O an gördüğüm manzara. Hayır yaaa senin burda ne işin var B. Kişisi? BÖLÜM SONU Barlas ne yapıyorsun canımın içi sen orada? ?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD