7. TEHLİKE ÇANLARI

1596 Words
BÖLÜM ŞARKISI : YILDIZ TİLBE - HABERİ OLSUN Suratına imalı imalı bakışımı attıktan sonra kapıdan giren siyah güneş gözlüklü bir adama çarptı gözüm. yanında da arkadaşı diye düşündüğüm bir adam daha vardı.   Oda beni görmüş olmalı ki tam karşımıza denk gelen masaya oturdular. Yanındaki arkadaşına bir şeyler fısıldıyordu. Tam Emre siparişlerini almaya gidecekken karşımda oturan adamın geçen ki adam olduğunu anlamamla kafamda şimşekler çaktı adeta. Gözlüklerini çıkartıp masaya koyduğunda Emre'nin siparişlerini almış olabileceğini düşünmüştüm ki Emre yanımıza gelip gözlerimizin  fal taşı gibi açılmasına sebebiyet verecek bir şey söyledi sakinlikle. "LEYLA ŞU BEYEFENDİLER SENİ ÇAĞIRIYORLAR." Emre yanımıza gelip " Şu beyfendiler seni çağırıyor. " deyince Berrak la bir müddet bakıştık. Artık gitmem gerektiğini anladığım zaman omzumu silkeleyip kağıtla kalemi elime aldım. " Buyurun benimle görüşmek istemişsiniz. Nasıl yardımcı olabilirim.? " ikisinin de yüzüne aynı miktarlarla bakıyordum ama karşımdaki beyfendi sanki bana bir şeyler söylemeye çalışır gibi bakıyordu.  Tuhaf.. " Biz o limonlu keklerinizden istemiştik ama garsonunuz bize bugün mümkün olamayacağını, yapan bayanın izinli olduğunu söyledi.. " Benimle konuşan bana pür dikkat bakan adamın arkadaşı. Güzel !! bir aksilik çıkacak diye aklım çıktı ki bunu yüzümde çok net belli ettim. " Evet, sadece pazar günü çıkartmıyoruz aslında  üretime o keklerimizi. Çünkü onları hizmete sunan elemanımız o gün izinli. Bugün olamamasının sebebi ise maalesef ki aile mevzuları yüzünden elemanımızın şu an burada olamaması.. " Malca bir açıklama yaptığımın farkındaydım ama durum bundan ibaretti. Zaten karşımda ki adamın gözleri sürekli bendeyken mantıklı bir açıklama yapmamı beklemeyin. " Yaa aslında onlar için gelmiştik biz buraya. çok methetmişlerdi de. " Allah ' ım niye insanların ' yok un hiç mi yok ' anlayışlarına maruz kaldığımız bir gün oluyordu ki. " Yaa öyle mi geçen telef ettiğiniz keklere sayalım mı bu pişmanlığınızı. ? " Ayy allah ' ım ne dedim ben biraz önce ? niye içimdeki sesin volumünü açtım ki birden. Yüzlerindeki şaşkın  bakışlarını gören Berrak yetişti imdadıma. Bense hala bir santim dahi hareket edemiyordum. Karşımdaki adam  gözlerini masaya sabitleyip, sinsi sinsi gülümsüyordu. aslında hoş çocuk ama bakışlarında bir şey var. adını bilmediğim bir şey .. " Buyurun ben yardımcı olayım .. " Berrak bunları söylerken ben  arkamı dönüp ayaklarıma gitme komutu vermiştim. Zaten nasıl bakacaksın müşterinin yüzüne. Haklısın ama müşteri de her zaman daha  haklı bir motto vardır. Bu maalesef ki her yerde böyledir. Berrak siparişleri alıp yanıma geldi.  Sanırım birazdan tekme tokat dalacak bana çünkü bu gözlerindeki ateşi başka hiç bir şey açıklayamaz. " Kızım sen ocağımıza incir ağacı dikmek için niye böyle uğraşlar veriyorsun? Seni şikayet etseler savunmanı  merak ediyorum. Valla kusura bakma Hasan kurtaramaz paçanı. Kardeşimi senin laf sokan adamlara savunma hazırlaması için ikna edemem. " Hasan Berrakçığımın bir alt sürümü kendisi bu yıl avukat olacakta.  " Ya Berrak size anlatmıştım ya kafeye geldiler. Hakkımda 'bu o' diye konuşmuşlardı sende o muhteşem zekanla bana dönüp "Dünya senin etrafında mı dönüyor nutellam sana gözleri kaymıştır, alınma böyle şeylere" demiştin. Evet gerçekten söylemişti şimdi aklıma gelince yine kırılmıştım bak. Berrak bir anda ciddileşip ellerini omzuma koyup beni kendime getirircesine silkti. " Emin misin kız sen ? Bunlar onlar mı ? " " Evet zeka yoksunu arkadaşım , değilse benim müşterilere laf sokmam nerde görülmüş ?. " Berrak imalı imalı gözlerini devirip " Sen ? " deyince ağzına bir tane yumruk atmak istemedim değil. " Neyse tamam ver ne istiyorlarsa zıkkılanıp gitsinler . " Berrak beni dinlerken bir yandan da Tuncay ' a siparişleri verip gelen maillerine bakıyordu .  Her şey yoluna girmiş , beyfendilere siparişleri gitmiş keyifle kahvelerini içiyorlardı . Ben ise bu adamın gizemini çözmek içim kasanın arkasına geçip beni göremeyeceği şekilde gizlenmiştim. O an da kafenin kapısı hızla çarpıldı. Gelenin Burcu olduğunu görmemle gizlendiğim yerden çıkmam bir oldu . Basılmışım gibi hissettim. Berrak yine tüm ılıman hale bürünüp yanımıza gelen Burcuya dönüp " Kızım siz bugün evden anlaşıp mı çıktınız.? Sen gelene gidene salla,  bende Berrak a sürpriz yapıp kapıyı yerinden mi sökeceğim dedin hı Burcu ? " Burcu elindeki çantayı masaya doğru savurup " Valla şu an ne dediğinle ilgilenecek kadar düşünme yetim yok Berrak. çünkü kendi halime kan  ağlamakla meşgul içim. " dedi. Oo Burcu böyle söylediğine göre kara bahtı kör talihine çelme atmış durumda.  " Noldu kuşum ? Hem sen bugün buranın semtine uğramayacaktın ne oldu da meltem yerini poyraza bıraktı ? " Ben Berrak a baktığımda deli gibi kahkaha atıyordu. Thug life işaretimi yaparken  Burcu o depresif sesiyle sessizliğini bozdu. " Siz gülün gülün bakalım. Yavuz abim yarın burada olduğunda onu da bu esprilerinle zehirleyebilecek misiniz muhteşem zeka. " Burcu şu an tam on ikiden vurmuştu Berrakla şaklaban bakışlarımıza son verip Burcu ya döndük. " Ne diyorsun kızım sen. Şaka de ama bunun şakası bile şaka değil ki. Kabus. " Burcu eline bir bardak su alıp boş masalardan birine oturdu. Bizde daltonlar gibi arkasından oturduk. " Doğru duydunuz kızcelerim. Yavuz abim yarın İstanbul a geliyormuş. Göreceği bir dava buradaymış, gelmişken de bir kaç gün kalacakmış. Ama bilin bakalım nerde ikamet edecek gidene kadar? " Biz daha kendimize gelememişken Berrak artık sessizliği bozdu.  " Tamam kızım ne korkuyorsun bu kadar sanki ateşe verecek bizi? " salak Berrak daha kendi söylediğine kendin inanmıyorsun. Madem atacaksın tutarlı at. Ateşe verir özellikle de Kemal'i öğrenirse. " İyi de aşkım gelebilecek ihitmalini Semoş bize söylemişti. Geçen hafta bizi konferansla arayıp "bir kere söyleyeceğim iyi dinleyin. Yavuz abiniz haftaya oraya gelecek. günü daha netleşmedi. sakın uslu kız kimliğinizden ödün vermeyin. valla yoksa okul filan dinlemez bavullarınızla bodrum semalarında süzülürsünüz. anladınız mı? " Sema hala Burcu nun halası. Evlenmediği için hala abisiyle aynı evde yaşıyor. aslında abisinin yanına yengesi yani Burcunun annesi öldüğünde taşınmış. Bize her konu da yardım ve yataklık yapma da üstüne yok. O yüzden o çok başka bizde. Berrak onaylar bakışıyla yüzümüze bakıp " Evet mücoş Leyla doğru söylüyor. biliyorduk gelecekti ama bu kadar çabuk olması şaşırttı bizi. " Burcu ya mücoş demesinin sebebini ufaktan anlatayım. Çünkü o bir sevgi sözcüğü değil. BURCU MÜCELLA KADAYIFÇIOĞLU. bizim prensesin tam adı. iki isimli, paragraf soyadlı. Mücella babannesinin ismiymiş Burcu'nun. Doğduğunda bu ismi vermek istemiş babası. Nüfusa gidip bu ismi verecekken makul bir insan gelip olaya el atmış. Sefer Abi. Burcu'nun en büyük abisi.  En büyük dedim çünkü Burcu'nun 4 tane abisi var. " Baba yapma Allah aşkına. Bu kız yıllar sonra demeyecek mi naptınız bana diye. Hem biz kadar zeki filan bir şey olursa donumuza kadar alır valla. " deyince babası "tamam önüne bir isim daha koyalım. " dediğinde Sefer abi aklına ilk gelen isimle, Burcu Mücella  yazdırmışlar  kimliğe. Abileri mi? Şöyle ki Sefer abi 34 yaşında evli. İki çocuğu var. Şermin yenge üçüncüye hamile. Maşallah ne doğurgan bir çift ama..  Şimdi ise kendi şirketlerinde babasından devraldığı  pozisyonu yönetiyor. Ki Burcunun babasının dedesigil çok zenginlermiş. Zamanında büyük pastaneleri, büyük baklava dükkanları varmiş. Soyadları da ordan geliyor zaten. Adnan amcanın babası ölünce tüm varlığını oğluyla kızına bırakmış. Şimdi şirketleri çok güzel yerlerde. Bir baklavacıdan, nerden nereye.. İkinci sıra Doğukan abinin.31 yaşında. O da çok başarılı bir mimar. Zaten ona özenerek bende o bölümü yazdım tercihlerime. Henüz evli değil ama nişanlı. Seneye düğünü olacak kısmetse. Üçte ise Yavuz abi var ki biz en çok bundan korkarız. Çünkü çok dikdatör ve kendi doğruları etrafında dönen bir beyfendi. 29 yaşında kendisi avukat ki zaten mesleğinden anlamışsınızdır ketumluğunu. Son abisi ise ki buna abi demez bizde demeyiz. Çünkü bizden iki yaş büyük Güney. Buda inşallah bu yılda tamamlarsa doktor olacak. Maşallah Allah ülkedeki meslek skalasını bu aileye  dağıtmış. Kızımız Mücella da psikolog olacak nasipse. Her cins insandan mevcut anlayacağınız. Burcu bu açıklamayı duyunca gergin olan suratı iki daha gerildi. " Bende biliyorum geleceğini polyanna ama ben hafta sonu filan gelir diye düşünüyordum. Yarın biz Kemal'le yıl dönümümüzü kutlayacaktık. Off Allah'ım ya neydi günahım.? " deyip elini masanın üzerine koyup başını da elinin üstüne devirince biz daha net anladık olayın ciddiyetini. Çünkü Yavuz abi kendisinin geldiği gün bizi hayatta salmaz dışarıya. Doğru midyeciye götürür elimizden tutup. Sen o kadar avukat ol. İstanbul'a geldiğin gün de doğa harikası yerlere gitmektense midyeciye götür. Bizi kusturana kadar da yarış yap. " Neyse aşkım Kemale uygun bir dille anlat. Zaten o da hak verecektir. O gidince kutlarsınız başka bir seçeneğiniz yok çünkü- " ben cümlemi bitirir bitirmez kafasını kaldırıp "iyi de biz o gün tatil planı yapmıştık. İki günlükcüğüne." Berrak yuvalarında dönen gözleriyle Burcu ya dönüp " sen yolda gelirken yürek mi yedin yiğidim, sen ölmeyi bayılmak mı sandın hatta sandınız ?! " Bense oturmuş mal mal söylediği şeyi anlamaya çalışıyordum. Ama düşündüm  de çok makul konuşmuş benim pıtırcığım. " Napim kızım,  okul artık beynime giden damarları tıkadı. Çok sıkıldık anlasanıza Kemalde halimi görüp ' tamam o zaman planımızı oluşturalım yıl dönümümüzde Antalya'ya gidelim, deniz güneş kum sana iyi gelir' deyince bana da çok cazip geldi bu fikir. Biletleri her şeyi ayarladık. Otele kadar. " " Sen kafana koymuşsun zaten de bize ne zaman söyleyecektin minnoşum. Tatil storyleri atarken mi? " bu sefer de haklıydı Berrak. Planları yapmış, her şeyi ayarlamış bize de gitmeden bir gün önce söylüyor. Maşallah benim kankama. Biz bunları konuşurken karşı masa ayaklanıp, kalktıklarını gördüm. Ben kasaya gitmek için yöneldiğimde önümde duran beyfendi bana yol verip 'buyrun' diyerek kolunu savurdu. Ben yanından geçmek için hareketlendiğimde aramızda bir nefeslik yakınlık olduğunu fark ettim. Kokusu çok farklı, sanki böyle bazı parfümler vardır da eski kokar ya onların isimleri yoktur eskidir onlar . isimleri de eski kalmıştır. Hah işte öyleydi. Ben 'yine bekleriz' deyip kasada durduğumda o beyfendi gözlüğünü gözüne götürüp " Hiç şüphen olmasın, daha çok görüşeceğiz. " deyince ben sanki küçük dilimi yutmuş gibi arkasından bakakaldım. BÖLÜM SONU Allah'ım nasıl bir son bu böyle. Barlas ilerlemeye devam ediyor ama Leylacığım fazla geç Anlıyorsun bazı şeyleri ?? Ha bu arada İki bölüm art arda attım. Beni övün canlarım ?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD