BÖLÜM ŞARKISI : KARSU - GÜLÜMSE
Her insan önünü alamayacağı bir vakitte hayatına gireceği insanı düşler, umarsızca hem de. Normal düşünemeyeceği ayaklarının yere basamayacağı aklından geçerken bir anda yanında bulmak isteyeceği o vakitleri düşler durur. Keşke her insan gönlüne düşeceği insanı hayalinde oluşturduğu gibi bulsa. Ama bu ne yazık ki imkansız.
Bunları size neden anlattım. bu bölüm değil belki ama ilerleyen bölümlerde anlayacaksınız.
Sabah kalkmak bana ölümün diğer adı gibi geldiğini size söylemiştim. Ama bugün kendime kötülük yapıp 9 da kalktım. Çünkü kızlara bir güzellik yapmam gerek. Dün gece ikisi de projeleri yüzünden uykusuz kaldı. Çok üzülüyorum hallerine. Dönem bittiğinde kendileri de bitecek haberleri yok.
Çıtımı çıkarmadan kahvaltı hazırlamak için mutfağa doğru yol aldım. Tabi giderken minnoşlarımın odasına bakıp, üzerlerini örtmeyi ihmal etmedim. Ölü gibiler bir ara nefeslerini dinlemek için yaklaştım yanlarına doğru. Ama asayiş bel kemal.
Mutfağa girdiğimde sabaha kadar içilen kahve kupalarını makinaya koydum. Kutsal kanka görevidir bu. evde herkes yaşamak istiyor ama kimse bulaşık yıkamak istemiyor. Ohh ne ala memleket.
Kısık çalan o çok sevdiğim şarkımla birlikte dolabın kapağını açtım. Allahtan dün market alışverişi yaptık da, bugün yavrularıma sürpriz yapıp, onları doyurabileceğim.
Evde ayak sesi bile yapmamaya çalışmıyorum çünkü zaten onlara top atsak uyanmazlar. O yüzden çok rahattım.
Kahvaltıyı hazırlamak tam 1 saatimi aldı. çünkü benim tatliş arkadaşlarım normal insanlar gibi zeytin peynir yemezler kahvaltıda. evdeki tüm imkanları kullanmak onlar için bir hayat felsefesi özelliklede kahvaltıda. Ben bunları sesli düşünürken mutfağın kapısı aralandı.
" Aaa sen ve erken kalkmak sen ve kahvaltı sen ve- " Burcu bir gözünü ovuşlarken sözünü böldüm " bana laf yetiştireceğine git de şu oymaya ramak bıraktığın gözlerini yıka. Makyajla yatmak nerde görülmüş Burcu o yastığın katran olmuştur katran. " Hala bana laf yetiştiriyor ders çalışmaktan pili yüzde yirminin altına düşen beyniyle.
Lafımı tamamlamadan mutfaktan ayrıldı bense hala arkasından bağırıyordum. Bunlara iyilikte yaramıyor arkadaş.
Burcu gittiği yerden Berrak ı da kaldırmış olacak ki koridorda bağıra bağıra geliyordu. "Bana göstereceğin neyse umarım hayat fonksiyonlarına son vermemek için yeterlidir Burcu."
Ne güzel sabah ama arkadaşlarına sürpriz bile yapamıyorsun ki en kötüsü de bunu onların kötü niyetleriyle yapamıyor olmak.
Berrak içeriye girer girmez gözleri sanki ters dönmüş gibi " Kolumu çimdir Burcu. Aman ya rabbi bu gözler neler görüyor. " dedi. o an ona bir tekme atma isteğimi def edip "oturun valla toplarım şimdi hazırladığım gibi" deyince ikisi de birbirine çarpıp boş sandalyelere oturdular.
" Aşkım bizi çok duygulandırdın nasıl oldu da sen erken kalkıp kahvaltı hazırladın? "
Berrak'ın söylediklerine gözümü devirip masadan çayları doldurmak için kalktım.
"Sizin için bugün prensiplerimden vazgeçtim. Sizde çok güzel teşekkür ettiniz beybiler sağ olun" dediğimde ikisi de oturdukları yerden kalkıp yanıma geldiler. Triplerim işe yaramış olacak ki Burcu yanağıma dokunup " Ya biz seni yeriz. Yıkılmaz tabularına tekme atmış olman sırf gece geç yattığımız için olabileceğini düşünemedik kuşum affet. " Yüzlerine baktığımda ikisi de pişman vaziyette bana bakıyordu ya da ben öyle görmek istedim. Çünkü şu an ikisi de birbirlerine sırıtıyorlar.
" Tamam çekilin çayları koyacağım elim yandı. " dediğimde ikisi de deminki oturdukları yere oturdular. "bugün kafeye gelemeyeceğim ben kızlar okulda işim var. Hem zaten akşam üzeri de Kemalle buluşacağım. " bunu diyenin Burcu olabileceğini söylememe gerek yok diye düşünüyorum.
Ağzına salatalık tıkıştıran Berrakla göz göze geldiğimizde " Ben de gel- " diyen cümlesini yarıda kestim. Çünkü yaklaşık bir haftadır kafeye ikisi de yarım yamalak geliyorlar ve ben artık kafenin hem işletmesiyle hem de finansal işleriyle uğraşmaktan bıktım. Berrak işletmeci olacak güya ama ondan daha çok şey bildiğime dair yemin edebilirim. " Hayır efendim sen benimle geliyorsun. İşletmeci olan sensin sana güvenerek açtık burayı. Şimdi ortada iki çocuğuyla bırakılmış gibi hissetmek istemiyorum. Bugün bütün gün birlikteyiz. "
Bu sözlerimden sonra Berrak'ın kötü kötü bakışlarına mazur kaldım ama ne yapabilirim. Hadi projeleri okulları var dedik ama iyi niyetim su istimal ediliyor SAYIN HAKİM. Ben bunları söylerken Burcu haykırmaya başladı ama sıranın ona geleceğini düşünmüş olacak ki sinirden ateş püsküren gözlerime bakıp gülmesine son verdi jet hızıyla. Aferin aşkım doğru bir zamanda kestin o kavruk gülüşünü!
Berrak ağzını açamadı ama biliyorum içinden bilmediğim küfürlerin âlâsı tüm sülalemi etkileyecek biçimde yankılandığını.
Kahvaltıdan kalktığımda odaya doğru ilerledim. Kıyafet seçmek günün ikinci zor etabı gibi görünse de beyaz tişörtle beyaz pantolon cazip geldi gözüme. Zaten çokta matah bir şey beklemeyin benden. çünkü moda ikonu değilim sayın okurlar. İçimde ne yazık ki diğerleri gibi bir Pelin su yatmıyor. Üzgünüm..
işlerimi yarım saat içinde halledip "hadi kızım ayakkabılarımı giyiyorum" dediğim an odasından çıkıp göründüğünde yüzüne oyuncağı elinden alınmış çocuk edasını takınmış bana bakıyordu.
Yanıma ayaklarını sürüyerek geldiğinde onun bu haline dayanamayıp yüzünü öptüm kocaman. Ama sen o dudağını büzersen ben sana dayanamam ki şapşik.
" Tamam akşam üzeri azat edeceğim seni. " dediğimde çığlıkla yanağımı sıkıp " yılın kanka ödülü sana verilmeli. " dedi gülümseyerek.
" Ben o ödülü sizle aynı evi paylaşma fikrine sıcak baktığım gün hak ettim de arada kaynadım. " dediğim an kafama yediğim darbeyle elinin ne kadar ağır olduğunu bir kez daha anlamış oldum acı bir şekilde.
Kafeye geldiğimizde biraz biraz hareketlenmiş Tuncay'la Emre ortalarda servis tepsilerini taşıyordu. Ben kasaya doğru yürürken Berrak okuldan bir arkadaşını görmüş yanına doğru ilerledi.
Lale Bardan doğru taraftan beni görüp yanıma geldiğinde " Günaydın Leyla yine tayfadan kimse yok. " deyince elimi " Berrak a doğru işaret edip birini kaçırdım. o da zamanı gelince uçacak yuvadan. " deyince Lale yüzüme bakıp kahkaha attı. Allah tan bu kızda anlıyor esprilerimden.
Berrak arkadaşıyla vedalaşıp yanımıza geldiğinde Lalenin yüzünü astığını gördüm. Oldum olası bunlar iyi anlaşamadı. Sebebini de benden başkası merak etmedi. Berrak kendisinin anlamadığı o yalancı gülümsemesiyle Laleye selam verdikten sonra Lale uzaklaştı yanımızdan.
" Nasılda güzel anlaşıyorsunuz öyle. Habil'le Kabil gibi. " dediğimde Berrak gülerek " herkese gerçekten gülmek için bir sebep söyle tatlı kıs. " dedi. Benden daha komik kanka larım var sanırım.
Suratına imalı imalı bakışımı attıktan sonra kapıdan giren siyah güneş gözlüklü bir adama çarptı gözüm. yanında da arkadaşı diye düşündüğüm bir adam daha vardı.
Oda beni görmüş olmalı ki tam karşımıza denk gelen masaya oturdular. Yanındaki arkadaşına bir şeyler fısıldıyordu. Tam Emre siparişlerini almaya gidecekken karşımda oturan adamın geçen ki adam olduğunu anlamamla kafamda şimşekler çaktı adeta.
Gözlüklerini çıkartıp masaya koyduğunda Emre'nin siparişlerini almış olabileceğini düşünmüştüm ki Emre yanımıza gelip gözlerimizin fal taşı gibi açılmasına sebebiyet verecek bir şey söyledi sakinlikle.
"LEYLA ŞU BEYEFENDİLER SENİ ÇAĞIRIYORLAR."
BÖLÜM SONU
Evet bundan sonra neler olacak merak etmeye devam edin canlar