Mühür tutmuştu. Ama sessizlik yanıltıcıydı. Defne avlunun kenarında duruyordu. Nefesi hâlâ düzensizdi. Göğsünde Maran'ın enerjisi sızıyordu. Yavaş. Tükeniyordu. Baran yanındaydı. Omzu Defne'ninkine değiyordu. Temas kasıtlı değildi. Ama Defne geri çekilmedi. "Havuz," dedi Baran. Sesi alçaktı. "Bak." Defne başını çevirdi. Su donuktu. Yüzeyde ince bir çatlak belirmişti. Siyah bir çizgi. Kare şeklinde değil. Dalga gibi. İçeriden dışarı doğru yayılıyordu. "Mühür sızdırıyor," dedi Defne. "Hayır." Baran'ın parmağı çatlağı işaret etti. "Bu bir sızıntı değil. Bir mesaj." *** Ana salon. Melike haritayı masaya yaymıştı. Zühre ve Elif yanındaydı. Defne ve Baran içeri girdiğinde hepsi başını kaldırdı. "Çatlak," dedi Defne kısaca. Melike'nin yüzü gerildi. "Ne yönde?" "Dışa doğru," dedi Baran. "

