Bir hafta boyunca her gece o dairedeydik. Baran bana izlemeyi öğretti. Sadece bakmayı değil, görmeyi. Adamın jestlerini, mimiklerini, ses tonundaki mikro değişimleri analiz etmeyi. Her kadına farklı davrandığını fark ettim. Bazılarına daha mesafeli, bazılarına daha yakın. Ama hepsinde ortak bir şey vardı: Güven. Adam güven satıyordu. Ve karşılığında, onların ruhlarını satın alıyordu. Haftanın sonunda, Baran planını açıkladı. "Yarın o kadın tekrar gelecek. Ve o gün, onu durduracağız." "Nasıl?" "Sen durduracaksın." Ne dediğini anlamam birkaç saniye sürdü. "Ben mi?" "Evet. Ona yaklaşacaksın. Onu uyaracaksın. Ama öyle bir uyaracaksın ki, sana inanacak. Korkmayacak, şüphelenmeyecek, sadece dinleyecek." "Bunu nasıl yapacağım?" Baran cebinden bir şey çıkardı. Küçük, gümüş bir yüzük. Üz

