Kristaller aralarındaki boşlukta asılı kaldı; biri altın, biri siyah. İkisi de aynı şekilde, aynı boyutta, aynı nabızla atıyordu. Defne'nin avucundaki altın kristal titredi; gölge Defne'nin avucundaki siyah kristal cevap verdi, bir yankı gibi, bir ayna gibi. "Defne, yapma." Baran'ın sesi arkasından geldi; gergin, ama kontrollü. Kılıcı hâlâ elindeydi, ama ucu yere dönüktü. Müdahale ile güven arasında bir yerde duruyor, seçimi ona bırakıyordu. Gölge Defne gülümsedi. Defne'nin gülümsemesi, Defne'nin dudakları, Defne'nin sağ yanağındaki o küçük gamze. Ama gözleri siyahtı; içinde yıldız yok, sadece boşluk. "Korkuyor musun? Kendinden korkmak... ironik. Komik." "Benimle konuşma," dedi Defne. Sesi keskindi, kılıç ağzı gibi. Ama eli titriyordu; kristal avucunda huzursuz bir kuş gibi çırpınıyord

