Savcının sorgusu saatler sürdü. Baran ona işkence etmedi. Tek bir fiske bile vurmadı. Sadece konuştu. Saatlerce, usul usul, bir yılanın avını sindirmesi gibi konuştu. Ve adam, sonunda her şeyi itiraf etti. Sekiz kadının ismini, nasıl seçtiğini, onları nereye gömdüğünü, cesetleri nasıl yok ettiğini... Hepsini, hıçkırıklar arasında anlattı. Baran'ın gözleri, her kelimede biraz daha karardı. Ama sesi hep aynı kaldı. Sakin, düzenli, hipnotik. İtiraf bittiğinde, Baran kayıt cihazını kapattı. Ayağa kalktı. Adama son bir kez baktı. "Seni öldürmeyeceğim," dedi. "Ölmek, senin için bir ödül olur. Bunun yerine, her gün o kadınların yüzlerini göreceksin. Her gece onların seslerini duyacaksın. Ve yaşadığın her an, onların çalınmış hayatlarının bir hatırlatıcısı olacak." Adama bir şey enjekte etti.

