Yazarın Anlatımıyla; Günler ağır ağır geçiyordu. Pamuk sabahları erkenden kalkıyor, avuçlarını dua etmek için birleştiriyor, kalbinde sadece bir dua taşıyordu. Kafasına koymuş okulu kazanmak istiyordu. Hem bir mesleği olursa Şahin ve ailesinin karşısında ezik hissetmezdi kendisini.. Hem doktor olursa annesini yanından hiç ayırmazdı. Babasını kurtaramadı ama belki annesini kurtarırdı. Günlerdir dilinde hep aynı dua vardı ; “Allah’ım, ne olursa olsun, alnımın akıyla kazanayım.” Şahin her gün çiftlik işlerini bahane ederek Pamuk’un yanına uğruyordu. Bazen elinde soğuk bir limonata, bazen de taze kopardığı narenciye dalıyla… Pamuk ona her defasında “gerek yoktu” dese de, gözlerindeki gülümseme yalan söylüyordu. Artık aralarındaki bağın adı konulmuştu ama Pamuk hâlâ temkinliydi. Kalbin

