Baran'ın buluştuğu adam beklenenden genç çıktı.
Otuzlu yaşların ortasında, temiz giyimli, sakin bir tip. Beyoğlu'nun arka sokaklarındaki küçük restoranda buluştular. Adam gelince önce etrafı süzdü, sonra oturdu.
"Anlat," dedi.
Baran anlatmaya başladı. Melike'nin adını vermedi. Sistemi anlattı. Nasıl bir kadın olduğunu, nelere erişimi bulunduğunu, ne yaptığını.
Adam dinledi. Hiç soru sormadı.
"Karşılığında ne istiyorsun?"
"Para. Ve güvence."
Adam hafifçe güldü. Gülüşü sıcak görünüyordu ama altı başkaydı. "Para ayarlanır. Güvence birkaç güne. Bu sürede ortada görünme."
Baran başını salladı. "Tamam."
Adam kalktı, arkasına bakmadan çıktı.
Baran bir süre masada oturdu. Geri dönüş yoktu artık. Bunu biliyordu.
---
Melike o gün Elmas Çavuşoğlu'nu araştırdı.
Çalışma odasında bilgisayarın başında tek başına. İsmi yazdı, tarattı. Çok az şey çıktı. Bu da kendi başına bir bilgiydi.
Bir holding kaydı. Çok eski. Ankara merkezli. Ortak isimler arasında Halit Çavuşoğlu vardı. Baba olmalıydı.
Melike Halit Çavuşoğlu'nu arattı.
Eski bir gazete arşivi çıktı: 1994. "Ankara'nın tanınmış iş insanı Halit Çavuşoğlu geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti."
Kalp krizi.
Melike bu iki kelimeye takıldı. Bu şehirde kalp krizi her zaman kalp krizi değildi.
Haberin devamı: "Çavuşoğlu'nun tek varisi kızı Elmas Çavuşoğlu, babasının işlerini devraldı."
Tek varis. Kızı. Elmas.
---
Melike kalemi aldı, not almaya başladı.
Halit Çavuşoğlu 1994'te öldü. Elmas o zamandan beri araziyi tutuyor. Erkan 2026'da araziyi almak için gitti. Kudret Bey bu işin arkasında.
Kudret Bey.
Kalemi bıraktı.
1994'te... Halit öldüğünde Kudret neredeydi?
Melike kâğıdı katladı, kitaplığın arkasına sıkıştırdı.
---
Akşam Erkan söyledi: "Kudret Bey bugün bahsetti. Doğrudan söylemedi ama Elmas'ın babasıyla eski bir bağlantısı olduğunu anladım."
"Nasıl anladın?"
"Elmas'ın adı geçince yüzü değişti." Erkan durdu. "Çok ince, çok hızlıydı ama gördüm. Kudret'in yüzü oynadığında orada bir şey var demektir."
Melike çorba koydu önüne. "Belki eski bir iş anlaşmazlığıdır."
"Belki. Ama anlaşmazlık insanın yüzünü öyle değiştirmez."
---
Gece geç saatte Melike gözlerini tavana dikip yattı.
Kudret, Halit Çavuşoğlu'nun ölümüyle bir şekilde bağlantılıydı.
Ve Elmas bunu biliyordu.
Bir adım daha: Elmas araziyi bu yüzden tutuyordu. Otuz yıllık bir hesaptı bu.
Ve Melike tam ortasına düşmüştü.