Geri Dönüşü Olmayan Gece

568 Words
Aşka Dair BÖLÜM 1 Geri Dönüşü Olmayan Gece Bazı kapılar açıldığı için değil, açılmadığı için kalır akılda. Baran on yıl sonra ilk kez bu eşikte durduğunda elini kapı koluna götürmedi. Bir an bekledi. Sanki içerideki kadının nefesini duyabilirmiş gibi, sanki o ses ona ne yapması gerektiğini söyleyecekmiş gibi. Sonra çaldı. Sertti vuruşu ama içindeki o küçük titreme yumruğuna yansımıştı. Dışarıda İstanbul kışı yaşıyordu. Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, Melike'nin evinin camlarını dövüyor, rüzgâr eski binanın çatlaklarında ıslık çalıyordu. Ama içerideki hava, dışarıdaki fırtınayı bastıracak kadar yüklüydü. Melike kapıyı açtı. Tek kelime etmedi. Sadece baktı. O bakışta on yılın her şeyi vardı: Öfke, hasret, kırgınlık. Ve hepsinin altında hiç sönmemiş o aşk. Baran da baktı. Aklından geçen ilk düşünce – sonra kendini affetmeyeceği o düşünce – şuydu: Hiç değişmemiş. Hâlâ işe yarar. Bu fikir bir saniyeden az sürdü. Sonra kayboldu. Ya da öyle sandı. --- Baran kapıyı arkasından sertçe kapatıp kilitledi. Sırtını kapıya yasladı, ıslak ceketi yere attı tek hareketle. Gözleri Melike'nin üzerindeydi. İnce ipek geceliğin altında hızlı nefeslerle inip kalkan göğsüne kilitlenmişti. On yıl. On koca yıl boyunca bu sahneyi kaç kez kurmuştu aklında, sayısını unutmuştu. Ama hiçbiri Melike'nin şu anki bakışı kadar yakıcı değildi. Öfkeliydi, arzuluydu, ikisi birdendi. "Neden geldin?" dedi Melike. Sesi titriyordu ama korkudan değil. İçindeki yangındandı. Elleri yumruk olmuştu yanlarında. "Hangi yüzle gelirsin bu kapıya? On yılı nasıl yok sayarsın?" Baran bir adım attı. Sonra bir tane daha. Yaklaştıkça odanın havası ağırlaştı, nefes almak zorlaştı. Tam önünde durduğunda aralarındaki elektrik ikisini de çarptı. Baran elini kaldırdı, parmak uçlarıyla Melike'nin çenesine dokundu. Melike ürperdi ama geri çekilmedi. "Gitmedim Melike," dedi Baran. Sesi yılların susuzluğuyla kısılmıştı. "Sadece senden koptum. On yıl boyunca her sabah senin kokunla uyandım. Her kadında senin bakışını aradım. Hiçbirinde bulamadım." Duraksadı. "Çünkü sen benim hem cehennemim hem cennetimsin." Melike'nin gözleri doldu ama bu teslim olmak değildi. Ellerini Baran'ın ıslak gömleğine dayadı, var gücüyle sarstı onu. "Mahvettin beni! Bu sessizlikte tek başıma bıraktın!" Baran lafla durdurmaya çalışmadı. Melike'yi belinden kavradığı gibi havaya kaldırdı. Bacakları istemsizce beline dolandı. Onu kütüphanenin yanındaki masaya sürükledi, tek hamlede oturttu. Kalemlikler, kitaplar, bir kadeh yere saçıldı – kimin umurundaydı? Baran Melike'nin yüzünü avuçlarının arasına aldı. Öyle bir hırsla öpmeye başladı ki, o öpücükte on yılın bütün özlemi, bastırılmış arzusu vardı. Dudakları birleştiğinde Melike'nin boğazından kopan inilti odada yankılandı. Melike gömleğinin düğmelerine asıldı. Bir, iki, üç düğme birden koptu, yere saçıldı. Elleri Baran'ın sıcak göğsüne değdiğinde, on yıldır ölü olan kalbinin yeniden attığını hissetti. Baran dudaklarını Melike'nin boynuna gömdü. Sakallarının teni tahriş etmesi Melike'yi daha da ateşledi. Baran'ın elleri geceliğin ince askılarını omuzlarından aşağı sıyırdı. İpek kumaş teninden süzülürken Melike tamamen savunmasız kaldı. O an ne ayrılık vardı ne yarının belirsizliği. Sadece birbirine kenetlenmiş iki beden vardı. Bir daha asla ayrılmamak üzere. --- Gecenin en derin saatinde, iki beden hareketsiz kalınca oda da sustu. Baran başını Melike'nin saçlarından kaldırmadan gözlerini açtı. Tavana baktı. Şöminede ateş son korlarla yaşamaya çalışıyordu. Melike'nin nefesi düzelmişti. Derin ve ağırdı, uykuya yakındı. Baran uzun süre öylece kaldı. Zihninin bir köşesinde sayılar dönüyordu. Borç. Akrep'in son mesajı. Evin güvenlik kameraları. Melike'nin bilmediği adamla kurduğu düzen. Bir milyon. Kelime karanlıkta bir çakı gibi parladı. Sonra yavaşça söndü. Melike'nin omzuna döndü. Gözleri kapalıydı. Yüzünde çocuksu bir huzur vardı. Her şeyi unutmuş olanın huzuru. Baran parmak uçlarıyla yanağına dokundu. Hafifçe. Neredeyse şefkatle. Değişmemişsin, diye düşündü. Hâlâ aynı kırılganlığın var. Gözlerini kapattı. Dışarıda yağmur dinmişti. Yerini bir sessizlik almıştı. Her şeyin mümkün olduğu, her şeyin henüz bozulmadığı o aldatıcı sessizlik.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD