Geri Dönüşü Olmayan Gece

548 Words
AŞKA DAİR BÖLÜM 1 — GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN GECE Kapı zili çaldığında Melike, elindeki şarap kadehine bakıyordu. Erkan asla zil çalmazdı. Onun anahtarı vardı ve bu daireye her zaman bir fırtına gibi girerdi — kapıyı açar, mekanı sahiplenir, havayı değiştirirdi. Güvenlikten de bir uyarı gelmemişti. Kalbi, nedenini bilmediği o tuhaf huzursuzlukla küt küt atmaya başladı. Kadehini bıraktı. Sabahlığının kuşağını sıkıca çekti. Görüntülü diafona baktı. Ve dondu. Ekrandaki silüet, zihninin en derin çekmecesine kilitlediği, üzerine tozlu örtüler serdiği şeyin ta kendisiydi. Adım geri çekildi. Yutkundu. Bu olamaz. Ama kapıyı açtı. Karşısındaki adam, yedi yıl önceki o parlak gözlü, umut dolu genç değildi. Üzerinde eski, rengi solmuş bir deri ceket vardı. Saçları birbirine karışmış, sakalları düzensizce uzamıştı. Yüzündeki çizgiler, geçen yılların sadece yaşlandırmadığını — ruhunu da hırpaladığını — haykırıyordu. Ama o gözler... O hüzünlü, her zaman biraz suçluluk taşıyan bakışlar değişmemişti. "Melike..." dedi adam. Sesi çatlaktı, sanki kelimeler boğazına dizilen cam kırıklarının arasından zorla süzülüp geliyordu. Melike'nin nefesi kesildi. Kapının pervazına tutunmasaydı, dizlerinin bağı çözülecekti. "Baran?" Bu isim dudaklarından döküldüğünde, yedi yıllık öfke, özlem ve hayal kırıklığı aynı anda göğsüne çarptı. Tek dalgada. Birbirinden ayırt edilemez hâlde. "Senin... Senin burada ne işin var?" Baran, bakışlarını yere indirdi. Omuzları çökmüştü. "Gidecek başka yerim yoktu," dedi. Sadece bu. Fazlası yok, eksiği yok. Melike, koridoru kontrol etti. Erkan'ın adamları ya da rezidans güvenliği bu manzarayı görürse, ikisi de biter. Erkan'ın kıskançlığı bu şehirde bir efsaneydi. Mülküne izinsiz giren her şey, bedelini ağır öderdi. "İçeri gir," dedi hızla. Baran'ı kolundan tutup çekti içeri. Kapıyı kapattı, kilitledi. Sırtını kapıya yaslayıp derin bir nefes aldı. Baran, salonun ortasında eğreti bir yabancı gibi duruyordu. Modern avizeler, devasa camlar, şehrin tüm ışıklarının ayaklar altına serildiği manzara... Melike'nin ondan ne kadar uzağa gittiğinin, gözle görülür kanıtı. "Çok değişmişsin," dedi Baran. "Bu hayat... Sana iyi bakılıyor." Melike acı bir gülümseme bıraktı ortaya. "İyi bakılıyor mu?" Sesi tehlikeli biçimde alçalmıştı. "Yedi yıl sonra gece yarısı kapımda bitiyorsun ve ilk söylediğin bu mu? Neredeydin Baran? Hiçbir iz bırakmadan, tek kelime etmeden çekip gittiğinde ben ne haldeydim, biliyor musun?" Baran bir adım atmaya yeltendi. Melike elini kaldırdı. "Sakın. Yaklaşma." Sessizlik oldu. Sonra Baran koltuğun kenarına çöktü. Başını ellerinin arasına aldı. "Paraya ihtiyacım var," dedi. Sesi düzdü. Ne titredi ne kırıldı. Sadece yorgundu — kemiklerine kadar işlemiş, kaçacak yeri kalmamış bir yorgunluk. "Gidecek bir evim yok, yiyecek yemeğim yok. Kimseye gidemedim. Sadece sana..." Melike olduğu yerde dondu. Kalbindeki o eski sızı, saniyeler içinde buz tuttu. Geriye sadece bir gerçek kaldı, kristal netliğinde: Baran aşkı için gelmemişti. Özür dilemek için de değil. Köşeye sıkışmıştı ve Melike, onun gözünde hâlâ açık duran tek kapıydı. "Yani..." dedi Melike. Sesi titriyordu ama gözleri kuruydu. "Bunca yıldan sonra... sadece para için mi kapıma geldin?" Baran cevap vermedi. O sessizlikte Melike, yıllarca içinde taşıdığı o gizli umudu gördü. Baran'ın bir gün döneceğine, onu bu hayattan çekip çıkaracağına dair o inatçı, çocukça umudu. Ve sessizliğin içinde, bir bir izledi onun yanışını. Parçalanmak böyle bir şeydi demek. Sessiz, hızlı ve geri dönüşü olmayan. "Ne kadar?" dedi sonunda. Soğuk bir sesle. Tanımadığı bir sesle. Baran başını kaldırdı. Gözlerinde şaşkınlık vardı — belki de bu soğukluğu beklemiyordu. Belki hâlâ o eski Melike'yi bulmayı umuyordu kapının ardında. Ama o Melike, yedi yıl önce bu şehirde kaybolmuştu. Erkan'ın dünyasında hayatta kalabilmek için, insanın önce kendi içindeki yumuşaklığı gömmesi gerekiyordu. Melike çoktan gömmüştü. "Ne kadar istiyorsun, Baran?"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD