Tişört ararken elime gelen defteri açıp salladım. "Bu Elçin'in ilk yazı defteri değil mi?" "Onu yavaşça yerine bırak, tişörtü al ve çık küçük şeytan. Olur da bir şey söylersen tişörtlerimi unut. Kapişonlu hırkalarımı da tabii." Gözlerimi kocaman açıp defteri tişörtlerden birinin altına sıkıştırarak "Ben bir şey görmedim ki." dedim hızlıca. Kendimden çok onun dolabından giyiniyordum ben. Ne demek unut! Dayım gözlüklerini hafifçe düzelterek yatakta uzattığı ayaklarını birbirinin üzerine attı ve kitabını okumaya devam etti. Parfümü elime alıp "Bir tane sıkayım mı?" diye sorduğumda aldığım cevap sadece elini kaldırması olmuştu. Odadan hızla çıkıp parfümü tişörtün üzerine sıktıktan sonra yerine koyarak dayımı kitabıyla yalnız bıraktım. Onun odasında parfüm sıkmam yasaktı. Ve banyoda oldu

