"Bu ne artık Ekin!" Ne ne ya? Yine niye benim yanımda bitmişti bu durup dururken böyle? Zırt pırt gelip gelip duruyordu bir de utanmadan. Kafamı yavaşça kaldırıp Demir'e baktım. "Tam olarak neyden bahsediyoruz? Ona göre çemkireceğim de." "Bundan." deyip alnını gözüme soktuğunda kahkaha attım. "Uykun derinse bu benim suçum değil." dedim omuz silkerken. "Ya hadi affetmiyorsun, bari intikam almaktan vazgeç. Hiç mi soğumuyor için kızım?" "No frost olsam su akıtmaya başlardım be. Ne demek soğumak?" "Bak suçluyum. Suçum yok demiyorum. Ama asıl kızması gereken kişi affetti. Hadi be." "Ay iyice yüz buldun sen de ya, iki konuştuk diye." diyerek elimin tersi ile biraz geriye iteledim onu. Camdan dışarı doğru itelesem daha mutlu olurdum ya, neyse artık. "Ulan her şeye tamam. Ama neden alnıma

