Bölüm – “İlginçti…”

359 Words
(Yiğit’in gözünden – Karargâhta, Tim Odası) Sorgu odasından çıktığımda Deniz çoktan binadan ayrılmıştı. Dışarıda hâlâ sert bir ayaz vardı. İçimdeyse tanımlayamadığım bir gerilim. Adresini söylediğinde anlamıştım,Mert’in yan daireme taşınan arkadaşı ve ortağı. Mert geleceğini söylediğinde operasyona çıkacaktık çok üstünde durmamıştım. Kız…Sertti. İnadına konuşan, korkusuz, cümlelerinin arasına kibir değil zekâ serpiştiren bir kadındı. Beni sinirlendirmedi desem yalan olur, ama… Biraz da kendime sinirlendim. Onunla bu kadar muhatap olmuş olmama. Koridoru geçerken askerler toparlanıyordu. Timim toplantı odasındaydı. Kapıyı açtım, içeri girdim. Herkes sustu. Ali, her zamanki gibi not defteriyle oturuyordu. Efe, elleri başının arkasında yaslanmış, göz kırptı bana. Emre sigara içemediği için ayağını yere vuruyordu. Mehmet duvardaki haritaya boş boş bakıyordu ama beni görünce dikkat kesildi. “Sorgu nasıldı komutanım?” dedi Emre, direkt Oturmadan önce kepini masaya bıraktım. “Sivil, temiz görünüyor kamerayı inceleyince net karar veririz.” Komşu olduğumuzu ve kim olduğunu söylemedim. Birazda onlar şaşırsın Efe hafifçe güldü. “Yani bizim mıntıkada doğa fotoğrafçılığı… Değişik hobi.” “Kız baya dik duruyordu ha,” dedi Mehmet bu sefer. “Korkmadı sizden.” Sessizce başımı salladım. “Gereken incelemeler yapıldı. Kimlik doğrulandı. Art niyeti yok. Konu kapanmıştır.” Ama odada bir sessizlik oluştu. Ali hafifçe başını eğdi, sesini çok düşük tuttu: “Komutanım… Siz hiç böyle konuşmazsınız biriyle. Özellikle bir kadınla…” Bakışlarımı ona çevirdim. O hep dikkat ederdi detaylara. Benim çözülmediğim nadir adamlardandı. “Yine konuşmadım.” “Sizce de fazla konuşmadınız mı?” Bu Efe’ydi. “Yani normalde biri suratınıza baksa onu bile sorgularken boğazını kurutur gibi bakarsınız… Ama bu kızla… Bilmem… Cümle kurdunuz baya.” Emre kıkırdadı. “Bence komutan ilk defa karşısında laf sokan biri görünce şaşırdı.” Mehmet çok sessizdi ama o da gülümsüyordu hafifçe. “İşi ciddiye alıyorum,” dedim. “Bu kadar basit.” Ama ben de biliyordum. Orada, sorgu odasında yaşanan şey… Basit değildi. O kadında bir şey vardı. Yalnızlık? İsyan? Yoksa sadece bana öyle mi geldi… Ali yine not defterini karıştırdı. “İnceleme raporlarını Emre alsın. Efe fotoğraf makinesindeki dijital veriyi yedeklesin. Mehmet dış devriye kayıtlarını toparlasın. Yarın sabah tekrar dağa çıkacağız.” Başka hiçbir şey demedim. Ama timin bakışları peşimden geliyordu. Onlar da hissetmişti. Bu kız… Başka bir şeydi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD