DONDURMA

1329 Words

Arabaya binip yakınlardaki bir markete gelmemiz uzun sürmemişti. Yiğit ile yürümek ve aldıklarımızı taşımak zor olacak diye arabayla gidecektik. Yiğit'i arabanın ufak koltuğuna yerleştirdiğimde ilgiyle etrafına bakmaya başladı. Aslan bir adım önümüzde ilerlerken bir eliyle de arabanın ön tarafından tutmuş bize yön veriyordu. Önce bakliyatlardan başlayıp temel alınacakları aldık ve meyve sebze reyonuna geçtik. Ben sebzeleri poşetlerken Aslan et reyonun gitmişti. Yiğit o kadar sevimliydi ki. Bıcır bıcır konuşuyor elini çileklere doğru uzatıyordu. "Oğlum yiyemeyiz onları." Öyle masumdu ki. Söylediklerimi anlıyor olmalı ki yüzünü asmıştı bile. "Neden asmış benim oğlum yüzünü bakalım?" Aslan'ın sesini duymamla ona doğru dönüp cevapladım. "Çileklere uzanıyor ama kirli şimdi onlar o yüzden

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD