erdinckoroglu Beni de kötü yola düşürdüler ?
1.233 beğeni, 457 yorum
@yalinsoyder: senin yolun yol değildi zaten kardeşim
@esateerbas: o yoldan kalktığın mı var da düşürelim gerzek?
_
@yeis: kullanıcı adını değiştirmişsin ;))))))))
@esateerbas: o sorunlu aklından yine ne geçiyor bilmiyorum ama öylesine değiştirdim
@esateerbas: sıkıldığım için
@esateerbas: değişiklik olsun diye
@yeis: tamam canım ben de bir şey demedim ki ;))))))
Görüldü.
@yeis: bugün dövme yaptırmaya gidecek misin?
@esateerbas: evet de sen nereden biliyorsun bunu?
@yeis: her sene 13 Ekim'de bir dövme yaptırırsın çünkü ve ben senin hakkında diğer şeyler gibi bunu da biliyorum
@yeis: vücudunda yer kalmadı artık nereye yaptıracaksın?
@esateerbas: bulurum bir yer
@yeis: senden benim için dövme yaptırmanı istesem çok mu saçmalamış olurum gözünde?
@esateerbas: muhtemelen
@yeis: istemeyeyim o zaman
@esateerbas: isteme o zaman
@yeis: her neyse ders başlıyor, iyi dersler :')
@esateerbas: sana da
Yine bedenen bulunduğum bir dersin sonuna geldiğimizde hızla amfiden çıktım ve çıkışa ilerlemeye başladım. Tam bahçede sigaramı yakmıştım ki Erdinç dibimde bitti. "Kenka bir sakin yav. Niye beni beklemeden gidiyorsun?"
Ona tek kaşımı kaldırarak yandan bir bakış attım. "Beklemem için bir sebep göremiyorum?"
"Aşk olsun beni beklemek için sebebe ihtiyacın mı var?"
Mavi gözlerini kısmış bakarken benden bir cevap bekliyordu. İçime çektiğim sigara dumanını dışarıya üfleyerek konuştum. "Evet."
"Al kırdın kırdın," dedi sol tarafını işaret ederken. "Beni beni Erdinç'ini."
Göz devirdim. "Bazen neden seninle muhatap olduğumu sorguluyorum. Seninle takılmak 3 yaşında biriyle takılmakla eş değer."
Sarı saçlarını karıştırırken bana imalı bir bakış attı. "Beni çocuğun olarak nüfusuna geçirmeyi kabul ediyorsun yani?"
"Çocuk yapma yaşına gelmiş herifin sorduğu soruya bak," diye homurdandım. Çıkışa yürürken konu dikkatini çekmiş olacak ki hararetli bir şekilde konuşmasını sürdürdü. "Haklısın valla kenka. Çocuk yapma yaşım geldi benim. Bana kalsa 5 çocuğa bile razıyım ama bana kalmıyor işte. Kız beni görmüyor ki."
Bahsettiği kız bu senenin başından beri dilinden düşürmediği alt sınıflardan bir kızdı. İsmini unutmuştum. İsim hafızam hiçbir zaman iyi olmamıştı zaten.
"Kendini göstermeyi denedin mi zeki kardeşim?"
"Yoo." Yürümeyi kesip duraksadı. "Anaa ben bunu daha önce nasıl düşünemedim? Kıza kendimi göstermem gerek. Çok haklısın Esatkuşum, ben kızla konuşmaya gidiyorum." Tekrar okulun içine doğru koşarken bağırdı. "Özle beni!"
Göz devirerek önüme döndüm. "Başka işim yok seni özleyeceğim, gerzek." Bitirdiğim sigaranın izmaritini kenardaki çöp kutularından birine atıp okuldan çıktım.
Ellerimi cebime yerleştirerek bilindik yere yürümeye başladım. Sonbahar ayındaydık, dolayısıyla havalar çoğu zaman yağmurlu ve soğuktu. Normalde sağlam olan bünyem bu konuda zayıftı. Ellerim sürekli soğuk olurdu. Kansızdım. Doğru düzgün beslenmeyen, içkiyle karın doyuran biriydim. Kim bilir doktora gitsem ne tür hastalıklarım çıkacaktı. Bu benim için iyiydi. Öteki tarafa bilet alışımı hızlandırırdı.
Dövmeciden içeri girip her zamanki yere geçtim. Gündüz olduğu için boştu. Sahibi Bartu hemen yanıma geldi. "Oo hoş geldiniz Esat Bey. Uzun zaman oldu, özlettiniz."
"Anca fırsat oldu." Sol elimi uzatıp baş parmağımdaki boşluğu işaret ettim. "Buraya. Geçen bahsettiğimizden."
"Tamamdır ben örneği getireyim."
Uzandığım koltukta kolumu başımın altına koyup tavanı seyretmeye başladım. Her geldiğimde bunu yapardım ve aklıma o kişi düşerdi. Emir Erbaş. Namı diğer abim. Bugün 13 Ekim, onun ölüm yıldönümüydü. Ölümüne doğrudan sebep olmadığım ama yıllardır dolaylı yoldan da olsa sebep olduğumu düşündüğüm abim. Anne, babamızın umurunda olmamıştık hiçbir zaman. Biz birbirimizin ailesi olmuştuk. Abi - kardeş güzel bir hayat kurmuştuk kendimize ama sürdüremedik. Onun ölümüyle hayatım tepetaklak oldu. O günden sonra da toparlanmadı. Toparlanamadı.
"Hey dostum, bitti."
Bartu'nun sesiyle gerçek dünyaya dönerken uzandığım yerden kalktım. Dövmeye kısa bir bakış atıp arkadaşımın omzunu sıktım. "Eyvallah."
Ücreti ödeyip orayı terk ettiğimde bir süre boş boş sokaklarda dolanmış, sonunda yine evime gelmiştim. Bugün içmeyecektim çünkü bana acı veren hiçbir günde içmezdim. Acılarımı unutmaya çalışmazdım. Benim içme sebebim tamamen işgüzarlıktı. Keyfime içiyordum. Bir de ayık olmayan kafayla kızlara katlanması daha kolay oluyordu.
Salondaki koltukta boş boş otururken odayı mesaj sesi doldurdu. Pantolonun cebinden telefonu çıkarıp gelen mesaja tıkladım.
@yeis: yaptırdın mı?
@esateerbas: evet
@yeis: görebilir miyim?
@esateerbas:

@yeis: güzelmiş
@yeis: şey mi bu? demir attım yalnızlığa?
@esateerbas: ben ona daha çok 'batacak gemim kalmadı kendim batıyorum' derdim
@yeis: izin vermiyorsun seni tutup yukarı çekmeme
@esateerbas: yapamazsın yeis, inan ol yapamazsın
@esateerbas: ben boğazına kadar pisliğe batmış biriyim, benim için buradan geri dönüş yok
@esateerbas: o yüzden sen kendi yoluna bak
@esateerbas: yazdıkça senin canını da yakacağım
@yeis: öyleyse yazmaya devam edeceğim :)
@esateerbas: mazoşist misin?
@yeis: aşığım
@esateerbas: aynı şey değil mi?
*