Sabah daha güneş tam doğmadan konak hareketlenmeye başlamıştı. Koridorlarda hizmetliler koşturuyor, aşağıdan kahvaltı hazırlıklarının sesleri geliyordu. Dün gece kıyılan imam nikahından sonra neredeyse hiç uyuyamamıştım. Parmağımdaki yüzüğe her baktığımda boğazıma bir düğüm oturuyor, yaşadıklarımın kabus değil gerçek olduğunu yeniden hatırlıyordum. Leyla erkenden odama dalmıştı. “Hadi gelin hanım.” dedi zorla gülümseyerek. “Bugün alışveriş var.” “Şu ‘gelin’ lafını bir daha söylersen seni camdan atarım.” Kahkaha attı. “Tamam tamam… Ezgi Hanım.” Üzerime sade bir elbise geçirip aşağı indim. Salon yine doluydu. Kadınlar hazırlanmış, erkekler çoktan kahvelerini içmeye başlamıştı. Babam ile göz göze gelmiştik, üzgünlüğünü gözlerinden dahil anlıyordum, çok yüzüne bakmadan kafamı ç

