Kaan, Yavuz’un dediği lokantayı buldu ve lokantanın önünde, uzakta dikkat çekmeden beklemeye başladı. O gün akşama kadar baktı; her şeyi kaydetti iğnince. Lokantaya giren, çıkan, lokantanın deposuna giren sebzeyi, eti, ekmeği… Her şeyi takip ediyordu. Geliş saatlerini, çıkış saatlerini, müşterileri… Hepsini deftere bir bir yazıyordu. Depoya mal getiren gıda arabalarının plakalarını, şoförlerin tiplerine kadar her şeyi not ediyordu. Arabanın içinde sıkılmıştı; müzik dinliyordu ama yine de beklemek zordu. Karnı da acıkmıştı ve “En iyisi gidip hem yemek yiyeyim hem de sohbet açayım,” dedi. Gitarı sırtına aldı. Saçları da uzundu, kirli sakal da bırakmıştı. İçeriye özellikle müşterilerin en yoğun olduğu saatte girmeyi tercih etti. Tam akşam saatleriydi. En uzaktaki masaya oturdu.Lokantadaki hi

