Kara: “Ne oldu Urfalı Hamdi? Şimdi oldun titrek Hamdi! Senin ölümün kolay olamayacak! Seni Hakkı abime sunacağım şerefsiz! Var mı böyle Hakkı abimin malına çökmek?! Hamdi, o benim mallarımdı!” Hamdi hâlâ konuşuyordu. Kara yüzüne yumruk attı. Kara: “Sus dedim sana pislik!” Hamdi’nin arkasına geçti ve aşağıya doğru inmeye başladılar. Kara, Hamdi’nin adamlarına seslendi: “Silahlarınızı bırakın yoksa öldürürüm patronunuzu! Hamdi, indirin dedim!” Kara, Hamdi’nin ellerini bağladı ve arabaya geçti. Arabada Hakkı’yı aradı. “Abi, sana çok güzel bir yemeğim var. Çar getiriyorum.” Telefonda hep şifreli konuşuyorlardı. Hakkı’nın deposuna geldiler. Hakkı kapıdaydı. Hamdi’yi indirdiler. Hakkı: “O can parem gelmiş… Bak seni kapılarda karşılıyorum. Ben dostlarımı kapıya kadar uğurluyorum ama düşm

