Kara, Kaan’a bayağı güven duymuş ve sevmişti. Kaan’a bakarak: “Adın Muzaffer ya, bana güven veriyorsun. İçimde ne var ne yok sana anlatmak istiyorum.” Kaan: “Abi, kendini rahat hissediyorsan anlat.” Kara: “Muzaffer isminden de değil… Sen delikanlı bir çocuksun.” Kaan: “Teşekkür ediyorum abi.” Kara: “Lan oğlum ne teşekkürü? Dakika başı… Sen sosyetik misin Allah Allah? Bu kadar kibarlığa alışkın değiliz biz, mafya bu dili kaldırmaz. Sen de bir alemsin.” Kaan: “Doğrudur abi.” Kara güldü yine. “Neyse, sen yine de teşekkür etmeye devam et. Kibar mafya… Oğlum sen beni de bozdun.” İkisi birlikte gülmeye başladılar. O akşam Hakkı eve uğramıştı. Nihayet içeri girer girmez: “Hanım, neredesin?” O sırada Elif göründü. “Baba, annem hep yerinde de asıl sen nerelerdesin?” Babası: “Sen bana h

